ASAYİŞ - 07 Ekim 2025 Salı 11:18

Akran zorbalığında 25 dakika nefessiz kaldı

A
A
A
Akran zorbalığında 25 dakika nefessiz kaldı

Çanakkale’de sınıf arkadaşı Y.C. tarafından darbedilen M.D.Y.’nin ağır yaralandığı için yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. M.D.Y.’nin yoğun bakımdaki 12’nci gününde durumunun hala kritik olduğu öğrenildi. M.D.Y.’nin avukatı Şeyma Çimendere "Şu an raporlanmamış vaziyette ancak yapılan tetkikler neticesinde doktorları ile görüştüğümüzde 25 dakikalık bir zaman dilimi kadar beynine oksijen gitmediğini tespit ettiler. Bunun bilgisini aldık ancak raporlanmadı. Daha sonrasında netlik kazanacaktır bu oran" dedi.


Olay, 25 Eylül günü saat 15.35’te Biga ilçesinde bulunan Biga İÇDAŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre M.D.Y. (14), Y.C.’nin (14) ayağına bastı. Bunun üzerine Y.C., M.D.Y.’ye yumruk attı. M.D.Y., yumruğun etkisiyle kafasını sıraya çarparak yere düştü. Y.C. ise yerde yatan M.D.Y.’yi tekme ve yumruklarla darbetmeye devam etti. Nöbetçi öğretmen, kavgayı ayırdıktan sonra durumu 112 sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri geldi. M.D.Y.’nin kalbinin durduğunun belirlenmesinin üzerine ambulansta yapılan müdahalenin ardından kalp, sağlık ekipleri tarafından tekrar çalıştırıldı. Ağır yaralı M.D.Y., önce Biga Devlet Hastanesi’nde ardından Çanakkale Üniversite Hastanesi’nde tedavi altına alındı. M.D.Y.’nin kafa travması, akciğer sönmesi, karaciğer ve pankreasta organ hasarları tespit edildi.



"Yaşam mücadelemiz devam etmektedir"


M.D.Y.’nin son durumuna ilişkin açıklama yapan Avukat Şeyma Çimendere, "Öncelikle şöyle bahsedeyim toplumumuzda ve gündemimizde de sıkça yer aldığı üzere bu tür akran zorbalığı vakalarının artmış olması hepimizi üzüyor ve düşündürüyor. Çocuğumuzun durumuna gelecek olursak da halen daha entübe vaziyette uyandırılması planlanan tarih epeyce geçti. Yoğun bakım ünitesinde halen daha yaşam mücadelemiz devam etmektedir" dedi.



Akran zorbalığına uğrayan M.D.Y.’nin beynine uzun süre oksijen gitmedi


Olayın oluş şeklinde dair konuşan Şeyma Çimendere o anları şu cümlelerle anlattı:


"3 Ekim tarihi itibarıyla soruşturma makamlarınca tahkikat genişletildi. Sonradan sınıfın içerisinde aslında hemen hemen bütün sınıfın olayı gördüğü ve vakıf olduğu bilgisi edinince haricen diğer tanıkların da ifadesine başvuruldu ve toplamda 15 çocuğumuzun daha ifadesi alındı. Genel manasında dosyanın şahsım adına sentezini yaptığımda ve suça sürüklenen çocuk ile müşteki çocuğumuzdaki darp oranlarını kıyasladığımda çocuğumuzun bünyesinde biliyorsunuz ki daha önce sizler de vakıfsınız kalbi durmuş vaziyetteyken 112 ekiplerince müdahale edildi. Devamında hastaneye intikal edildi. Yapılan tetkiklerde kafa travması, akciğer sönmesi, karaciğer ve pankreasta organ hasarları tespit edildi. Şu an raporlanmamış vaziyette ancak yapılan tetkikler neticesinde doktorları ile görüştüğümüzde 25 dakikalık bir zaman dilimi kadar beynine oksijen gitmediğini tespit ettiler. Bunun bilgisini aldık ancak raporlanmadı. Daha sonrasında netlik kazanacaktır bu oran. Diğer suça sürüklenen çocuğumuzun da aynı şekilde kendisindeki darp oranına baktığımızda küçük küçük çiziklerden ibaret oluşu müşteki çocuğumuzun belli bir süre savunmasız kaldığı ya da baygın haldeyken kendisine şiddet uygulanmaya devam edildiğini göz önüne sermektedir. Bunu bir ayrıntı olarak belirtmek isterim. Geneli manasında dosyadan vakıf olduğum kadarıyla olayın oluş şekli aralarında suça sürüklenen çocuk harici başka bir arkadaşıyla şınav çekmeye iddiasına giriyorlar. Bunu duyan diğer çocuk gülerek ve alay ederek karşılık veriyor. Sonrasında bir ayağa basma gerekçesiyle aralarında bir itişme başlıyor. Müvekkilim bilinçli bir şekilde tutularak yere düşürülmeye çalışılıyor. Yere düşüyor. Düşmezden evvel de müvekkilime 5-6 yumruk darbesi uygulanıyor. Düştükten sonra da yumruklanmaya ve darbedilmeye devam ediyor ve diğer öğrencilerce müvekkilimin titremeye başladığı ve ağzından beyaz köpüklerin geldiği tespit edilince artık diğer çocuklarda müdahale etme ihtiyacı hissedip şüpheli çocuğumuzu üzerinden alıyorlar. Olay acı bir şekilde vuku buluyor."



"Toplum halinde yaşayabilme kabiliyetini lütfen çocuklarımıza aşılayalım"


Akran zorbalığının toplumsal bir gündem olduğunu vurgulayan Çimendere, "Aynı şekilde belirtmek istiyorum, toplumsal bir gündem konusudur. Kurumları yaşanılır hale getirenler bireylerdir, insanlardır. Yöneticiler de bunların denetçisi pozisyonundadır. Toplum halinde yaşayabilme kabiliyetini lütfen çocuklarımıza aşılayalım. Müdahale edemediğimiz bir boyuttaysa da lütfen rehabilite olabilme imkanı onlara sağlayabilelim ki toplumumuz adına faydalı bireyler yetiştirebilelim" ifadelerini kullandı.



Akran zorbalığında 25 dakika nefessiz kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Yardımcısı Kabak: "Bir daha 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" AK Parti Kayseri İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Fatma Kabak, 28 Şubat Postmodern Darbe’nin yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, "Demokrasi tarihimizde bir daha 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" dedi. 28 Şubat’ın topluma yönelik yapılan ağır bir darbe olduğunu söyleyen Fatma Kabak, "28 Şubat darbesinin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bugün bir araya geldik. Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz" dedi. Kabak, 28 Şubat’ı bir daha yaşamamak için milli irade anlayışını daima diri tutacaklarını söyleyerek, "Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Malatya MOTAŞ 2025’te rekor kırdı Malatya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Toplu Taşıma Hizmetleri A.Ş. (MOTAŞ), 2025 yılında toplu ulaşımda rekor seviyelere ulaştı. 2024 yılına göre hem hat uzunluğunda hem yolcu sayısında hem de filo kapasitesinde önemli artış sağlandı. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Toplu Taşıma Hizmetleri A.Ş.’de (MOTAŞ), 2024 yılında 2 bin 348 kilometre olan toplam hat uzunluğu 2025’te 3 bin 812 kilometreye yükselirken, 17 yeni hat hizmete alındı ve tüm hatlarda optimizasyon çalışmaları yapıldı. Toplam yapılan kilometre 2024’te 16 milyon 43 bin 517 kilometre iken 2025’te 16 milyon 907 bin 650 kilometreye çıktı. Toplam yolcu sayısı 2024’te 39 milyon 192 bin 578 iken 2025’te 42 milyon 117 bin 896’ya ulaştı. Kilometre başına taşınan yolcu sayısı 1,6’dan 2,8’e, sefer başına taşınan yolcu sayısı ise 20’den 28’e yükseldi. Deprem sonrası il genelinde nüfus azalmasına rağmen yolcu sayısındaki artış dikkat çekerken, sefer planlamaları ve güzergah düzenlemeleriyle hizmetin kesintisiz sürdürüldüğü belirtildi. 15 Ekim 2025’te trambüs hattında 53 bin 632 yolcu ile tüm zamanların günlük yolcu rekoru kırıldı. Yolcu profilinde yüzde 42 sivil, yüzde 38 öğrenci, yüzde 20 ücretsiz yolcu yer alırken, ücretsiz grubun yüzde 70’ini 65 yaş üstü vatandaşlar oluşturdu. 2025 yılı boyunca 16 milyon 4 bin 800 öğrenci indirimli, 8 milyon 423 bin 500 vatandaş ise ücretsiz taşındı. Filo verilerine göre 2024’te 139 otobüsün 84’ü aktif, 22 trambüsün 15’i aktif, 70 özel halk otobüsünün 45’i aktif olarak hizmet verirken; 2025’te 182 otobüs, 22 trambüs ve 80 özel halk otobüsünün tamamı aktif hale getirildi. Günlük seferdeki araç sayısı 2024’te 129 otobüs ve 15 trambüs iken 2025’te 230 otobüs ve 22 trambüse yükseldi.
Malatya Malatya Sonsöz Gazetesi’nden 28 Şubat protestosu Türkiye’nin demokrasi tarihine post-modern darbe olarak geçen 28 Şubat’ın yıl dönümünde, Malatya Sonsöz Gazetesi, siyah-beyaz baskıyla çıktı. Malatya Sonsöz Gazetesi, kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü gelenekle, tüm darbe ve muhtıra yıl dönümlerinde olduğu gibi bugün de okurlarının karşısına siyah-beyaz baskıyla çıktı. Gazetenin imtiyaz sahibi Ali Er, 28 Şubat sürecinin Türk demokrasisinde açtığı derin yaralara dikkat çekmek amacıyla bu kararı aldıklarını belirtti. Her yıl darbe yıl dönümlerinde gazetenin renklerini feda ettiklerini vurgulayan Er, "28 Şubat, milli iradeye ve bu milletin değerlerine yönelik yapılmış karanlık bir müdahaledir. Biz Malatya Sonsöz Gazetesi olarak, o günlerin puslu ve baskıcı atmosferini hafızalarda diri tutmak için her yıl bu tarihte siyah-beyaz baskı yapıyoruz. Renklerimizden vazgeçiyoruz çünkü o dönem Türkiye’nin üzerine çöken karanlığı unutmadık, unutturmayacağız" dedi. "Demokrasi nöbetimiz sayfalarda sürecek" Ali Er, Malatya Sonsöz Gazetesi’nin sadece bir haber kaynağı değil, aynı zamanda bir demokrasi kalesi olduğunu ifade ederek, "Sadece 28 Şubat’ta değil, 12 Eylül gibi hain girişimlerin yıl dönümlerinde de aynı tavrı sergiliyoruz. Bu bizim için bir gelenek ve bir namus borcudur. Malatya basını olarak, milletin iradesine vurulmak istenen her zincire karşı kalemimizle ve duruşumuzla direnmeye devam edeceğiz. Bu siyah-beyaz sayfalar, Türkiye’nin bir daha asla o gri günlere dönmemesi için verilmiş bir mesajdır" diye konuştu.
İzmir Bergama’da tarihi hamamdan Parşömen Müzesi’ne uzanan yolculuk İzmir’in Bergama ilçesinde 1513 yılında inşa edilen tarihi Hacı Hekim Hamamı, yürütülen çalışmalar sonucunda Parşömen Müzesi ve atölyesine dönüştürülerek hizmete açıldı. Parşömen Müzesi ve atölyesinin açılışında Bergama Kaymakamı Avni Oral, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı. Törende konuşma yapan Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, "Hepimizin bildiği gibi yaklaşık 200 yıldan bu yana bir hizmet veren mekan bugün farklı bir mekan olarak hizmet vermeye devam edecektir. Şehrimiz için değerli olan bu mekanda öncelikli olarak değerli kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum. Değerli misafirler bildiğiniz gibi şehrimiz UNESCO Dünya Mirası. Antik çağdan bugüne baktığımız zaman Roma’ya, Bizans’a, daha sonra beylikler dönemine, Osmanlı Devletine hizmetler vermiş ve tabii ki Osmanlı’dan önce Anadolu Selçuklu ve Büyük Selçuklu Devleti’ne hizmet vermiş bir bölgede yaşıyoruz ayrıca. Katman katman olan bu kültürel mirasta önemli bir mekanın önünde bulunuyoruz. Bu da atalarımızdan kalan, Osmanlı’dan kalan, Osmanlı’nın mirası, bizlere olan mirası. Mirasına da sahip çıkmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Atıl durumdaki yapı sanata kazandırıldı Bergama Kaymakamı Avni Oral ise, "Bugün burada sanat ve sergi merkezi olarak açacağımız bu mekanda daha önce asli vazifesini yerine getirmiş, 2020 yılına kadar da hizmet etmiş Bergamalılara ama artık son 5-6 yıldır atıl bir şekilde, boş bir şekilde duruyordu. Biz de bunu Vakıflar Bölge Müdürlüğünden Kaymakamlığımıza tahsis ettirerek özellikle Bergama’nın da açığı olduğunu düşündüğümüz sanat ve sergi alanında kullanabileceğimiz bir mekan haline getirmek için bir çalışma yaptık. Aşağı yukarı 1,5 yılı kapsayan bir süreç içerisinde aşama aşama buradaki bu hazırlıkları tamamlayarak açılışa hazır hale getirdik. Ön taraftaki sanat ve sergi yerimizin yanında arka taraftaki kadınlar bölümünde de biz ADEM merkezimizin, ADEM kurslarımızın bir merkezi halinde, bir workshop haline getirerek, ön taraftaki sergiden sonra yapılan faaliyetlerin ne olduğunu uygulamalı şekilde arka taraftaki bu merkezimizde, atölyelerimizde insanlarımızla paylaşacağız" dedi. Öte yandan, tören, konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesinin kesilmesi ve müzenin gezilmesiyle sona erdi.
Kütahya Kütahya’da "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında anlamlı Ramazan etkinliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında düzenlenen etkinlikte ortaokul öğrencileri, Ramazan ayının manevi atmosferini sokaklara taşıdı. İlahiler ve anlamlı dövizlerle gerçekleştirilen yürüyüş, ilçe esnafı ve vatandaşlardan büyük takdir topladı. Tavşanlı İstiklal Ortaokulu öğrencileri, eğitimde değerler aktarımını hedefleyen "Maarif Modeli" çerçevesinde geleneksel bir Ramazan etkinliğine imza attı. Okul Müdürü Mustafa Ağartan ve öğretmenlerin eşlik ettiği yürüyüşte öğrenciler, ellerinde Ramazan ayının önemini vurgulayan dövizlerle ilçenin cadde ve sokaklarını arşınladı. Yürüyüş boyunca hep bir ağızdan ilahiler söyleyen öğrenciler, mahalle kültürünü ve Ramazan sevincini canlandırdı. Güzergah üzerindeki esnafları selamlayan ve hayırlı Ramazanlar dileyen öğrencilerin bu anlamlı ziyareti, çevre sakinleri tarafından ilgiyle takip edildi. Esnafın alkışlarla destek verdiği yürüyüşte, genç nesillerin geleneklerine sahip çıkması duygusal anlar yaşattı. Ellerindeki pankartlarla farkındalık oluşturan grup, yürüyüşün sonunda okul bahçesine geri dönerek etkinliği tamamladı. Etkinliğe katılan öğrenciler, Ramazan ayının birleştirici gücünü hissetmekten ve bu eski gelenekleri yaşatmaya çalışmaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ettiler. Okul idaresinden yapılan açıklamada, bu tür etkinliklerin öğrencilerin milli ve manevi değerlerle bağ kurmasını sağladığı belirtilerek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedefleri doğrultusunda sosyal etkinliklerin devam edeceği vurgulandı.