ÇEVRE - 09 Ekim 2025 Perşembe 11:11

Arıtma sistemlerinin geliştirilmesi hem müsilajın çözümüne hem tarıma katkı sağlayacak

A
A
A
Arıtma sistemlerinin geliştirilmesi hem müsilajın çözümüne hem tarıma katkı sağlayacak

Marmara Denizi’nde müsilaj yer yer görülmeye devam ediyor. Prof. Dr. Muhammet Türkoğlu, arıtma faaliyetlerinin arttırılmasıyla denizlerin hem müsilajdan kurtulacağını hem de yerinde tarım ile ucuz meyve-sebzeden faydalanılabileceğini belirtti.


Marmara Denizi’nde müsilaj yer yer görülmeye devam ederken, ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Türkoğlu müsilajdan kurtulmak için arıtma sistemlerinin önemine değindi. Prof. Dr. Türkoğlu, "Bu atık suları arıttıktan sonra tam biyolojik arıtmadan sonra belirli havzalarda biriktirip, bunu yerinde tarım ve park bahçeleri sulamak için kullanabiliriz. Dolayısıyla Marmara Denizi hem kirlilikten kurtulmuş olur hem de İstanbul gibi tarım alanlarının mevcut olduğu civarlarda yerinde tarımla daha ucuz sebze, daha ucuz tarım ürünlerini orada yaşayan insanlar edinebilir. Dolayısıyla bu çift yönlü çözüm aslında en önemli çözüm" dedi.



Müsilajın oluşumunda üç temel etken


Müsilajın oluşumunda üç temel etkenin yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Türkoğlu, "Müsilaj oluşumu tamamen organik madde birikimi. Bu organik madde birikiminin ana sebebi kirlilik demiştik ve aynı zamanda bunu etkileyen sıcaklık söz konusu, bir de hidrodinamik yapı yani üreyen, çoğalan organik maddenin dip sulara dağılamaması, dolayısıyla yüzeyde müsilaj birikimine neden oluyor. Problemin ana kaynağı bu" diye konuştu.



"Arıtma konusunda son zamanlarda kısmen bilinçlenme oluştu"


Denizlere salınan atıkların arıtılması konusunda son dönemlerde bilinçlenmenin arttığını ama yetersiz olduğunu vurgulayan Türkoğlu, "Peki müsilaj oluşumunu nasıl engelleyebiliriz? Bunu şu şekilde ortaya koymak lazım; müsilaj için öncelikle sebepleri ortaya koyduk biraz önce. O sebepleri ortadan kaldırmamız lazım. Şimdi sebebi biri neydi; kirlilik yüküydü, kirlilik. İkinci sebebimiz neydi; önemli sebebimiz, iklim değişimi ve buna paralel olarak sıcaklığın artışı. Üçüncü sebebimiz neydi; hidrodinamik yapı. Bizim hidrodinamik yapıyı değiştirme şansımız yok. Bu akıntı sistemlerini değiştirme şansımız yok. Artı, iklim değişimini kısa vadede değiştirme şansımız yok. Kısa vadede öncelikle değiştirebileceğimiz ne kalıyor ortaya; müsilajın sebebi olarak denizlerin kirletilmesinin durdurulması. Bunu nasıl durduracağız, çok basit aslında. Geçmişte kaba arıtma metodlarıyla tüm atık suları biz Marmara Denizi’ne boca ediyorduk. İstanbul, İzmit, Kocaeli, Bursa vesaire bunların her biri Marmara’ya kıyı oluşturan şehirler. Dolayısıyla bunlar atıklarını çözüldükten sonra katı atığı sıvı olarak belirli derinliklere 25 metre, 30 metreye boca ediyorlardı. Son zamanlarda biraz tabii bilinçlenme söz konusu oldu, biyolojik arıtma tesislerinin sayısı artmaya başladı. Kısmen bu oran 25, 30, 40’lara çıktı. Biz yine de kaba arıtımla kirleticilerin büyük bir kısmını sisteme veriyoruz" ifadelerini kullandı.



Arıtma ile hem müsilajdan kurtulma hem de yerinde tarım


Prof. Dr. Türkoğlu, müsilajın oluşumunun engellenmesi ve yerinde tarım ile ucuz sebze-meyveye ulaşmanın Marmara Denizi’ne kıyısı olan şehirlerde arıtma sistemleri ile sağlanabileceğini açıkladı. Türkoğlu, bu arıtma sistemi düzenini ise şöyle anlattı:


"Burada ise aynı zamandaki kirleticileri sisteme vermiyoruz, elde ettiğimiz tatlı su kaynaklarını ayrıca sisteme veriyoruz. Gelecekte su kıtlığı dediğimiz olgu da söz konusu. Dolayısıyla biz şu anda içme su kaynakları için var olan nasıl havzalar varsa; bu atık suları arıttıktan sonra, tam biyolojik arıtmadan sonra belirli havzalarda biriktirip, bunu yerinde tarım ve park bahçeleri sulamak için kullanabiliriz. Dolayısıyla Marmara Denizi hem kirlilikten kurtulmuş olur hem de mevcut İstanbul gibi tarım alanlarının mevcut olduğu civarlarda yerinde tarımla daha ucuz sebze, daha ucuz tarım ürünlerini orada yaşayan insanlar edinebilir. Dolayısıyla bu çift yönlü çözüm aslında en önemli çözüm. Bunu politika yapıcılar, siyasetçiler göz önünde tutmalı. Biz insanlar olarak da çevremize daha duyarlı olmalıyız, daha dikkat etmeliyiz. Minimum seviyede kirletmeliyiz."



Arıtma sistemlerinin geliştirilmesi hem müsilajın çözümüne hem tarıma katkı sağlayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon Başkan Sayar:"Kayıtlı ekonominin güçlenmesinde kritik bir rol üstleniyoruz" Afyonkarahisar Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Erdal Sayar, muhasebeci ve mali müşavirlerin işletmelerin mali yapısının doğru şekilde yönetilmesinde, kamu yükümlülüklerinin zamanında ve doğru yerine getirilmesinde ve kayıtlı ekonominin güçlenmesinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Başkan Sayar, 1-7 Mart Muhasebe Haftası dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, mali müşavirlik mesleğinin ülke ve il ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez bir görev üstlendiğini kaydetti. Başkan Sayar, Afyonkarahisar’ın güçlü ticari yapısı, gelişen sanayisi, üretim gücü ve dinamik esnaf yapısının sağlıklı şekilde ilerlemesinde mali müşavirlerin önemli bir sorumluluk taşıdığını belirterek, "Meslek mensuplarımız; işletmelerimizin mali yapısının doğru şekilde yönetilmesinde, kamu yükümlülüklerinin zamanında ve doğru yerine getirilmesinde ve kayıtlı ekonominin güçlenmesinde kritik bir rol üstlenmektedir. Mali müşavirlerimiz, devletimiz ile mükelleflerimiz arasında güvene dayalı önemli bir köprü vazifesi görmektedir" dedi. Vergi bilincinin artırılması, mali şeffaflığın sağlanması ve ekonomik istikrarın korunmasında mali müşavirlerin katkısının büyük olduğunu vurgulayan Erdal Sayar, özellikle dijital dönüşüm süreci, e-dönüşüm uygulamaları, sürekli değişen mevzuat ve artan sorumluluklara rağmen meslek mensuplarının görevlerini büyük bir özveri ve fedakârlıkla yerine getirdiğini dile getirdi.
Kastamonu Kastamonu’da köy yollarında karla mücadelesi yeniden başladı Kastamonu’da yoğun kar yağışının ardından köy yollarının ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekiplerinin karla mücadele çalışmaları yeniden başladı. Meteoroloji Müdürlüğünün turuncu kod ile uyarıda bulunduğu Kastamonu’da aralıklarla kar yağışı etkisini gösteriyor. Özellikle yüksek rakımlı yerleşim yerlerinden etkili olan kar yağışı sonrası kar kalınlığı yer yer 60 santimetreye ulaştı. Yoğun kar yağışı sonrası köy yolları da ulaşıma kapandı. Kastamonu İl Özel İdare ekipleri köy yollarının ulaşıma açılması için 24 saat esaslı çalışma yürütüyor. Özel İdare ekiplerinin sürdürdüğü çalışmalar neticesinde bir günde 101 köy yolu ulaşıma açıldı. 194 köy yolundaki 2 bin 281 kilometre yol ağının ulaşıma kapalı olduğu Kastamonu’da, ekipler çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kastamonu’da kış mevsimi boyunca 2 bin 625 köy yoluna ait 25 bin 205 kilometre yol ağı kardan temizlendi. İl Özel İdaresinden edinilen bilgiye göre, yoğun kar yağışı nedeniyle İnebolu’da 20, Ağlı’da 8, Azdavay’da 33, Bozkurt’ta 18, Cide’de 10, Çatalzeytin’de 4, Daday’da 11, Devrekani’de 26, Doğanyurt’ta 10, Küre’de 17, Pınarbaşı’nda 23, Seydiler’de 3, Şenpazar’da 10 ve Taşköprü’de 1 köy yoluna ulaşım sağlanamıyor. Kastamonu İl Özel İdaresinde kepçe operatörü olarak çalışan Ufuk Küçük, Şubat ayının sonuna gelmelerine rağmen yağan kar yağışı sonrası Devrekani İlçe Özel İdare ekipleri olarak karla mücadele çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Kastamonu İl Özel İdaresinde kepçe operatörü olarak çalışan Mesut Turan ise, "Şu anda Şubat ayının son günlerindeyiz. Bozkurt’un Mamatlar köyünde ikamet eden iki öğrencimiz bulunuyor. Allah nasip ederse bu öğrencilerimizi köylerine ulaştırmak için yolları açıyoruz. Şu anda Bozkurt’un Mamatlör bölgesinde 30-35 santimetreden fazla kar kalınlığı bulunuyor. Bizler, bu yolu açarak bu arkadaşlarımızı köylerine ulaştırdığımız vakitte bizler de çok mutlu oluyoruz" dedi.
Düzce Düzce’de 4 dükkan satıldı 43 dükkan liste fiyatından satılacak Düzce Belediyesi tarafından Cedidiye Kent Meydanı Projesi kapsamında yapımına başlanan çarşı dükkanlarının satışına yönelik düzenlenen açık artırma ihalesinde 4 dükkan liste fiyatı üzerinden satıldı. Kalan 43 dükkan ise liste fiyatı üzerinden satılacağı açıklandı. Cedidiye Meydanı’nın cami ile uyumlu hale getirilmesi ve bölgede mimari bütünlüğün sağlanması amacıyla hayata geçirilen cami–meydan–çarşı konseptli projenin ikinci etap inşaat çalışmaları devam ediyor. Bedesten tarzında inşa edilecek ve toplam 47 dükkandan oluşacak çarşı için geçtiğimiz günlerde temel atma töreni gerçekleştirilmişti. Bu yıl tamamlanması hedeflenen dükkanlar, daha önce duyurulduğu üzere açık artırma yöntemiyle satışa çıkarıldı. Yapımını ve dükkanların satışını iştirak şirketi Beltaş’ın yürüttüğü projeye ilişkin açık artırma ihalesi, Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi’nde Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı ve Düzce Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Okan Özkasap başkanlığında, Beltaş Genel Müdürü Erdem Yılmaz ile Genel Müdür Yardımcısı Erkan Arslan’ın katılımıyla düzenlendi. 38’i tekli, 3’ü üçlü blok halinde olmak üzere toplam 47 dükkan için gerçekleştirilen ihalede, 4 dükkanın satışı gerçekleşti. Beltaş Genel Müdürü Erdem Yılmaz, kalan 34 adet tekli ve üç adet 3’lü köşe dükkanların satışının belirlenen liste fiyatı üzerinden devam edeceğini bildirdi.
Bolu Tanju Özcan’ın avukatından irtikap soruşturmasına ilişkin açıklama Bolu Belediyesine yönelik gerçekleştirilen irtikap soruşturması kapsamında, Bolu Belediye Başkanı’nda aralarında bulunduğu 13 kişi jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Tanju Özcan’ın avukatı Ferit Atalay, soruşturmanın bir buçuk yıl önce kurulan Bolsev Vakfı’na yönelik olduğunu belirterek, vakfa usulsüz nakit girişi iddiasının bulunduğunu açıkladı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde açıklama yapan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın avukatı Ferit Atalay, soruşturmanın konusunun bir buçuk yıl önce Tanju Özcan’ın öncülüğünde kurulan Bolsev Vakfı olduğunu belirtti. "Bu vakfa usulsüz nakit girişi olduğu iddia ediliyor" Avukat Ferit Atalay, vakfa usulsüz nakit girişi olduğu iddiasının bulunduğunu ifade ederek, "Bu sabah belediye başkanımız Tanju Özcan gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi olarak, üç harfli isimlerden oluşan bir grup zincir market işletmecisinin şikayeti üzerine irtikap iddiası gösteriliyor. Gözaltına alınmanın konusu, bundan bir buçuk yıl önce belediyemiz tarafından oluşturulan, belediyeyle doğrudan ilişkisi bulunmayan ve 528 öğrenciyi okutmak amacıyla kurulan vakfın işlemleriyle ilgilidir. Bu vakfa usulsüz nakit girişi olduğu iddia ediliyor. Oysa vakıf, denetimlerden geçtikten sonra kurulmuştur. Denetime tabi yeminli müşaviri vardır. İşlemleri faturalı, şeffaf ve panolarda ilan edilen bir vakıftır" dedi. "İddiaların asılsız olduğunu düşünüyoruz" Zincir marketlerin Bolsev Vakfı’nı şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tanju Özcan ve diğer 13 kişi hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu savunan Atalay, "Bu iddianın asılsız olduğunu, itibarsızlaştırmadan ibaret bulunduğunu düşünüyoruz. Sayın belediye başkanının serbest bırakılacağını ümit ediyorum. Bu konunun yargı mercilerine çıkarılacak bir vaziyette olmadığını tespit etmiş durumdayız. Olay, belediyenin tamamen hayır amacıyla kurduğu vakfa yardım edenlerin, bu yardımın zorla yapıldığı iddiasına dayanan asılsız bir ithamdan ibarettir" diye konuştu. Konuyla ilgili soruşturma sürüyor.