ASAYİŞ - 29 Mayıs 2021 Cumartesi 14:54

Çanakkale’de belediye barınağında hayvanların içler acısı hali...

A
A
A
Çanakkale’de belediye barınağında hayvanların içler acısı hali...

Çanakkale Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde köpeklere kötü davranıldığı iddiası hayvanseverleri harekete geçirdi.

Çanakkale Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde köpeklere kötü davranıldığı iddiası hayvanseverleri harekete geçirdi. Belediyeye ait barınağa giden hayvanseverler, köpeklere mama ve su verilmediğini öne sürdü. Hayvan barınağına gizlice giren hayvanseverler, o anları da cep telefonu ile saniye saniye kayıt altına aldı.


Çanakkale’de, bir süredir Belediye Sokak Hayvanları Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezini takibe aldıklarını iddia eden hayvanseverler, barınak çalışanlarının hayvanlara iyi davranmadığını öne sürdü. Hayvanlara; mama ve su verilmemesinin yanı sıra, yavru köpeklerin hasta ve uyuz olan diğer köpeklerle aynı yere koyulduğu ifade edildi. Hayvanseverler tarafından kilitli kapılarak aşılarak, gizlice içeriye girilmesi ve hayvanların da kötü durumda oldukları cep telefonu ile saniye saniye kayıt altına alındı.


Esenler Mahallesi’nde bulunan Kedi Köyü için de aynı durumların yaşandığını belirten Özlem Burkan, “ Pandemi sürecinde bol bol vaktim olduğu için buradaki sokak hayvanlarıyla ilgilenme durumum oldu. Zaten uzun süredir Belediye Barınağı ve Kedi Köyü ile ilgili sıkıntıların olduğunu bildiğim için daha çok ilgilendim konularla. Bu eksiklikleri ve yaptıkları rezillikleri daha çok görme şansım oldu diyebilirim” dedi.


“Hayvanların önüne su ve mama koyulmuyor”


Kedi Köyü ve Çanakkale Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde sokak hayvanlarına çoğu zaman su ve mama koyulmadığını söyleyen Özlem Burkan, “Çanakkale gibi güzel bir şehirde barınakta çok kötü şartlar ve olumsuz koşullar mevcut. Zaten hijyenik bir ortam yok burada. Yavru köpekler hasta ve uyuz olan diğer köpeklerle aynı ortama koyuluyor. Güçten düşen hayvanlar ‘Biz rehabilitasyon yapıyoruz’ diyerek, o kapalı odalara ve görüntülerde yer alan yerlere alınıyor. Çünkü, buralarda insanların görme şansı olmadığı için çok acı bir şekilde hayatlarına son veriyorlar. Hayvanların önüne mama koyulmuyor, su da çoğunlukla olmuyordu en son bizim ısrarlarımız üzerine su koymaya başladılar, Allah razı olsun” diye konuştu.


“Haftanın 4 günü hizmet veriyoruz diyorlar ama böyle bir şey yok”


Kedi Köyü’nde haftanın 4 gün hizmet verildiğine dair kapıda tabela asıldığını ancak böyle bir şeyin yapılmadığını iddia eden Burkan, “Buradaki Kedi Köyü de aynı şekilde. Tabelalarda ‘Burada haftanın 4 günü hizmet veriyoruz, tedavi yapıyoruz’ diyen arkadaşlar var ama maalesef ki öyle bir şey yok. Buraya bir veteriner hekim ya da herhangi bir tekniker arkadaşımız gelmiyor. Geldikleri zaman da bir iki dakika burada fotoğraf çekip gidiyorlar. Burada bunları gözlemliyoruz. Buradaki hasta hayvanlara tedavi yapılmadığı gibi kediler sürekli caddelere çıkıyor. Yollardaki bu setleri bile şikayet dilekçeleriyle zorla yaptırdım. Onu bile Kedi Köyü’nü yaptıktan 2,5 sene sonra zor yaptılar. Setler yapılalı daha bir sene oldu diyebilirim” dedi.


“Ülgür Bey’in konularla belki alakası yok ya da hiç bilgisi olmayabilir”


CHP’li Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın konularla ilgisi olmayabileceğini ya da kendisine hiçbir şekilde bilgi verilmemiş olabileceğini de sözlerine ekleyen Burkan, “Bence, barış ve özgürlüğün kentinden ziyade kendi kedisine söylüyor herhalde Ülgür Bey, bir tane kediyle bu iş bitmiyor maalesef. Çanakkale’de çok fazla hayvan var, bu konuyla ilgili hiçbir şey yapılmıyor. Neden yapılmıyor ben de anlamış değilim. Ülgür Bey’in bu konularla belki alakası yok ya da hiç bilgisi de olmayabilir. Yetkililer artık bunları kendi aralarında çözecektir diye inanıyorum” diye konuştu.


“Hayvanları uygunsuz bir şekilde yakalıyorlar”


Çanakkale Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde çalışan personelin eğitimli olmadığını öne süren Burkan, “Koca barınakta bir tane kedi puseti yok. Yakalamak için sadece kement gibi bir aparat kullanıyorlar ya da file kullandıklarını söylüyorlar. Bunlara ait konuşmalarımız da var. Hayvanları gece yarısı veteriner hekim olmadan uygunsuz bir şekilde uyuşturucu iğne ile yakalıyorlar ve tabii ki neler yaptıklarını biz halk olarak göremiyoruz” dedi.


“Barınak müdürü ve çalışanların buradan gitmesi gerekiyor”


Çözüm önerisi olarak gönüllerle iş birliği yapılması ve personelin gitmesi gerektiğini son olarak sözlerine ekleyen Burkan, “Benim düşüncem buradaki rezilliklerin ya da buradaki bakımsızlıkların, gönüllülere daha çok kapılar açılıp, buradaki arkadaşlarımızla işbirliği yapılması gerekiyor ve kesinlikle barınak müdürü ve çalışanlarının buradan gitmesi gerekiyor. Çünkü yıllardır değişmeyen bu düzen, aynı ekiple de değişeceğine ben inanmıyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.