KÜLTÜR SANAT - 16 Aralık 2025 Salı 15:08

Çanakkale’de Tarihi Alan Başkanlığının yetkileri artıyor: Çanakkale Savaşları ile doğrudan ilişkili tarihi yapı ve anıtlar denetim altına alınacak

A
A
A
Çanakkale’de Tarihi Alan Başkanlığının yetkileri artıyor: Çanakkale Savaşları ile doğrudan ilişkili tarihi yapı ve anıtlar denetim altına alınacak

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nın genişletilmesiyle ilgili yeni kanun hakkında konuşan Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Savaşı’yla alakalı noktalarda ’Tarihi Alan Bağlantı Noktası’ ilan edip buralarda Tarihi Alan Başkanlığı olarak hizmet vermek istiyoruz" dedi.


Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nın; tarihi, kültürel, manevi ve doğal değerlerinin korunması ve tek elden, bütüncül bir yönetim modeliyle idare edilmesi amacıyla 6546 sayılı Kanun, yürürlüğe girdi.


Çanakkale Savaşları’na ait çok sayıda tabya, kale, savunma yapısı, şehitlik ve lojistik unsur, özellikle Çanakkale Boğazı’nın Anadolu Yakası’nda olmak üzere mevcut Tarihi Alan sınırları dışında kalarak bakım ve denetim eksikliğiyle karşı karşıya olup, yok olma riski taşıyordu. Bu nedenle, yalnızca Çanakkale Savaşları ile doğrudan ilişkili nitelikli tarihi yapı ve anıtlar ’Tarihi Alan Bağlantı Noktası’ şeklinde tanımlanarak Tarihi Alan hükümlerine bağlı olup bakım, koruma ve denetim altına alınacak. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Savaşları bir bütün, savaşlar hem Gelibolu Yarımadası’nda şu anki Tarihi Alan içerisinde cereyan etmiş hem de Anadolu tarafında cereyan etmiş. Hem deniz savaşları hem de kara savaşları" diye konuştu.


Tarihi Alan Başkanlığı ile ilgili kanunda bir takım eksikliklerin olduğu ve bunun üzerine görüşmeler başlatıldığını söyleyen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Çanakkale Savaşları’nın 100’üncü yıl dönümüne giderken 2014 yılında 6546 sayılı kanunla kurulmuş ve o günden beri de görevini ifa etmektedir. Görevliliğimiz zamanı içerisinde bir takım eksiklerin olduğu tespit edilmiş ve bunlar ilgili kurumlarla paylaşılmıştır. Aslında hem kamuoyunun hem de bizim uzun zamandan beri dillendirdiği, özellikle Çanakkale Savaşı alanlarının Anadolu yakasında da olduğu ve Tarih Alan Başkanlığımızın buralara da hizmet götürmesi gerektiği kanaati herkes tarafından malum olmuştur. Biz de Tarihi Alan Başkanlığı olarak çalışmalarımızı yaptık. Kanunla ilgili taleplerimizi ilgili mercilere ilettik ve geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisimizde kanun tasarısı görüşüldü ve en son Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş oldu" dedi.


Kanun yürürlüğe girer girmez çalışmalara başladıklarını aktaran Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, şu ifadeleri kullandı:


"Öncelikli olarak şu anda kanun Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe girdikten sonra hemen başkanlık olarak çalışmalarımızı başlattık ve ilgili kurumlarla çok yakından hem teorik olarak hem de sahada çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Önce şunu belirtelim, Çanakkale Tarihi Alan’ın özellikle Anadolu yakasında tekrar var olması için savaşın geçtiği noktaları tespit ediyoruz ve yapılacak çalışmalar sonundaki amacımız bir alan olarak değil, daha çok spesifik olarak Çanakkale Savaşı’yla alakalı noktalarda ’Tarihi Alan Bağlantı Noktası’ ilan edip buralarda Tarihi Alan Başkanlığı olarak hizmet vermek. Bugüne kadar niye bakamadık buralara? Çünkü bizim mevcut kanunumuzda Çanakkale Tarihi Alan’ın sınırları koordinatlarla belirliydi. Dolayısıyla biz karşıda koordinatlarımızın belli olduğu yerler dışında, özellikle Çanakkale Anadolu tarafındaki Kumkale, Dardanos Tabyası gibi yerlere hizmet götüremiyorduk. Takdir edersiniz ki buralar şu anda boş bırakılmış ve herhangi bir hizmetin yapılmadığı yerlerdi ve buralara da hizmet götürmek özellikle Tarihi Alan Başkanlığı olarak bizim için çok önemliydi."


Tarihi Alan sınırlarının Akbaş Şehitliği bölgesine kadar olduğunu ve orayı da kapsadığını belirten Kaşdemir, "Aslında Çanakkale Savaşları bir bütün, savaşlar hem Gelibolu Yarımadası’nda şu anki tarihi alan içerisinde cereyan etmiş hem de Anadolu tarafında cereyan etmiş. Hem deniz savaşları hem de kara savaşları. Tarihi Alan Başkanlığı olarak Eceabat tarafındaki Akbaş Şehitliği’nden öbür tarafa yani Gelibolu tarafına gitme gibi bir düşüncemiz yok. Bizim sınırlarımız, Akbaş Şehitliği’nde bitmiş olacak çünkü savaş alanları olarak orası koordinatlarla belirlenmişti. Akbaş Şehitliği bizim Tarihi Alan sınırlarımız dışarısında kalmıştı şimdi onu da Anadolu tarafı gibi Çanakkale Tarihi Alan sınırlarına dahil edeceğiz. Çanakkale’nin çok değişik mecralarına, Gelibolu’ya, Tarihi Alanın genişlemesi gibi bir kanaat ortada yok. İlk etaptaki düşüncemiz derhal Çanakkale’nin Anadolu tarafındaki Dardanos Tabyası Bataryası, Kumkale, Çanakkale merkezindeki Çanakkale Şehitliği gibi yerleri öncelikli olarak hedefliyoruz" diye konuştu.


Çanakkale Savaşlarına dair objelerin koruma statüsüne gireceğini, deniz altı kültürel varlıklarının korunması için balıkçılığa bir takım kurallar getirileceğini ve Tarihi Alan’ın spesifik alanları kapsayarak vatandaşların özel mülklerine girilmeyeceğini özellikler vurgulayan Başkan İsmail Kaşdemir, şunları söyledi:


"Çanakkale Savaşları’yla alakalı objeler, harp malzemeleri birçok kişide var. Özel koleksiyoncularda, hatta birçok köyde, vatandaşta var. Bunları biliyoruz. Bununla alakalı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile çalışma yapıyoruz. Bir yönetmelik çalışacağız. Bu yönetmelikleri ilan ettikten sonra da onlarla alakalı nasıl bir süreç izleyeceğimizi orada belirlemiş olacağız. Koleksiyoner belgesi olanlar bunlarla alakalı şimdi de daha sonra da çalışmaya ve bunlarla alakalı müze yapmaya devam edecek ama bundan sonraki süreçte koleksiyoner belgesi ve yetkili belgesi olmayanlar bu objelere sahip olamayacak. Bundan sonra Çanakkale Harp malzemeleri bir taşınır kültür varlığı yani korunan bir kültür varlığı olacak. Bunları bir yerden bir yere nakletmek, kazı yapmak, çıkarmak, satmak, devretmek hepsi suç haline gelecek. Bundan sonra Çanakkale’deki Tarihi Alan’ın sınırlarındaki kıyılar da bizim tasarrufumuz altında olacak. Örneğin yapılar, yapılacak işlemler için bizden izin alınacak, kurulumuz bunda yetkili olacak. Balıkçılıkla alakalı da bir noktaya kadarki olan yerlerde şimdi tespitini yapacağız. Takdir edersiniz ki suyun altında bazı yerlerde çok önemli kültürel varlıklar var. Buralara çapa atmak, ağ atmak belli kurallara tabi olacak. Bizim amacımız tarihi korumak. Vatandaşımızın özel mülkiyetiyle alakalı hiçbir düşüncemiz yok. Tamamen şu anda bilinen, malum olan yerler olacak."


Yeni kanun ile Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde bulunan uzamanların yetkilerini refakat gerekmeden kullanabileceklerini açıklayan İsmail Kaşdemir, "Biz devlet müzesi statüsü kapsamına girmiyorduk. Kanundaki eksiklerden bir tanesi oydu. Örneğin biz Çanakkale Tarihi Alan sınırları içerisinde kazı yapacağımız zaman bizim Çanakkale’deki müze refakat ediyordu. Aslında biz bu konuyla alakalı çok yetkiliydik, uzmanlarımız da var ama kanunda böyle bir eksiklik olduğu için yapamıyorduk. Şu anda kendi yetkililerimiz Tarih Alan’ın her noktasında yetkili olmuş olacak. Kural belirleyebileceğiz. Devlet müzelerinin sahip olduğu bütün yetkilere sahip olmuş olacak" şeklinde konuştu.



Çanakkale’de Tarihi Alan Başkanlığının yetkileri artıyor: Çanakkale Savaşları ile doğrudan ilişkili tarihi yapı ve anıtlar denetim altına alınacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF, bir yılda yüzde 126 değer kazandı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da örnek bir girişim modeliyle hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 değer kazandığını ifade etti. BTSO Başkanı Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın hem bölgenin hem de Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birine karşılık verdiğini vurgulayan Burkay, projenin konum avantajlarına dikkat çekti. Burkay, "Bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara erişim imkânlarıyla TEKNOSAB Lojistik Teknopark, Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerden biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yüksek teknolojili bir kompleks kuruyoruz" Projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, kurulacak yapının klasik lojistik faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirtti. Başkan Burkay, "Antrepolardan soğuk hava depolarına ve e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacak bir altyapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda veri merkezlerine teknik ve fiziki altyapı sağlayacağımız alanların da yer aldığı fonksiyonel bir kompleks hayata geçiriyoruz." dedi. Merkezin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Önümüzdeki süreçte uluslararası şirketlerin de yer aldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "2026’nın ilk çeyreğinde inşaat süreci başlıyor" Projenin mevcut durumu hakkında da bilgi veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, altyapı çalışmalarının sona yaklaşmakta olduğunu ve ihale sürecinin ardından inşaat çalışmalarının kısa süre içinde başlayacağını açıkladı. 18 ila 24 ay gibi bir sürede inşaatı tamamlamayı hedeflediklerini açıklayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E-ticarette hayata geçirilen yeni regülasyonlarla birlikte uluslararası markalar artık lokalleşmek zorunda. Bu kapsamda tüm uluslararası markalarla görüşme halindeyiz. Bu markaların tamamı bölgemizde kullanıcı konumuna gelecek ve lojistik alanındaki en büyük ihtiyaçlardan birini karşılamış olacağız" diye konuştu. "KOBİ’lerle sanayicileri aynı yatırımda buluşturan proje" Fonun yatırımcı yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin Türkiye’de kurulu 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Burkay, "Katılımcı sayısı açısından Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer alıyoruz. Toplam nitelikli yatırımcıların yüzde 10’unun bu fonda yer alması son derece kıymetli. Değer büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin dokuzuncu büyük fonu konumundayız." dedi. BTSO’nun 615 üyesinin projede yatırımcı ve ortak olarak yer aldığını belirten Başkan Burkay, "Aynı projede, KOBİ’lerimizden büyük sanayi kuruluşlarımıza kadar kapsamlı bir yatırımcı profilimiz var. Böylesine kapsayıcı bir yatırımcı profili, Türkiye’de benzeri olmayan bir işbirliği modelidir. Yatırım fonumuz, bir yılda TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 reel kazanç sağladı. Tüm yatırımcılarımız için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Ölçek ekonomisi zorunlu hale geldi" Yeni ekonomi ve dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, iş dünyasının birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Burkay, "Yeni ekonomi önümüzdeki süreçte ölçek ekonomisine geçişi zorunlu kılıyor. İş dünyası olarak mutlaka bir araya gelmeli, nitelikli yatırımcılarla vizyon projeler ortaya koymalı ve bu projelerde birlikte yatırımcı olmalıyız. Önümüzdeki 50 yılda çok farklı alanlarda önemli gelişmeler yaşanacak." dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile örtüştüğünü belirten Burkay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan ve girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomideki projelerin hayata geçirilmesi vizyonunu ete kemiğe büründüren bir projeyi hayata geçirmiş durumdayız" dedi. "Önümüzdeki 100 yılda da ticaretin merkezinde olacak" Küresel ekonomide yaşanan kırılganlıklara da değinen Burkay, "Dünya konjonktürel olarak zor bir dönemden geçiyor. Kırılganlıklar artıyor, tedarik yapıları ve küresel ekonomik dengeler değişiyor. Biz iş dünyamızın birikimlerini doğru alanlarda ölçeğe kavuşturarak, önümüzdeki 50 yıl boyunca da ekonominin ve küresel rekabetin merkezinde olacak projelere yönlendiriyoruz. Nasıl ki 14. yüzyıldan itibaren Bursa tarihi İpek Yolu üzerinde ticaretin merkezi olduysa, önümüzdeki 100 yılda da Bursa ticaretin merkezinde yer almaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Yurt içi ve yurt dışında yeni fon projeleri geliyor" Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını belirten Burkay, "Lojistik ve taşımacılığın toplam ekonomi içindeki payı hızla artıyor. E-ticarette geometrik bir yükseliş trendi söz konusu. Bu da güçlü teknik altyapıya sahip merkezlere olan ihtiyacı artırıyor. Önümüzdeki dönemde girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni yatırımları da hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi. İbrahim Burkay, projeye yapılan yatırımların tamamının yatırımcılara düzenli ve sürdürülebilir gelir sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi; "Bu projede yer alan yatırımcıların tamamı düzenli olarak kira gelirleri elde edecek. Aynı zamanda yatırımlar, temettü ve kira gelirleriyle birlikte ciddi anlamda değer kazanacak. Bu tablo bize, birikimlerin doğru alanlara kanalize edildiğinde ülke ekonomisini kalkındırmada ne kadar güçlü bir itici unsur olduğunu açık şekilde gösteriyor. Aksi takdirde yalnızca finansal enstrümanlar içinde dönen birikimler, belli dönemlerde ülke ekonomisine zarar verebiliyor. Bu nedenle doğru kanallar ve doğru iş modelleri büyük önem taşıyor." "Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyonun bu noktada son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomi projelerinin hayata geçirilmesinin stratejik bir adım olduğunu belirtti. Burkay, "Cumhurbaşkanımızın, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden Türkiye Yüzyılı projelerinin hayata geçirilmesi yönündeki vizyonu doğrultusunda çok önemli vergi destekleri sağlanıyor. Amaç, bu birikimlerin doğru projelerde, uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımlarda kullanılması. Aslında bizim hayata geçirdiğimiz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, bu vizyonun sahadaki en somut, ete kemiğe bürünmüş örneklerinden biri" dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin ardından yeni bir adımı daha hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, şehir fonu çalışmalarına da başladıklarını açıkladı. Burkay, bu fonun bölgedeki girişim ekosistemine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Bu fonla birlikte bölgemizde yeni fikirlerin, yeni girişimlerin destekleneceği bir yapı oluşturuyoruz. Melek yatırımcı olarak tanımladığımız yatırımcılarımızın yanı sıra Ar-Ge şirketlerimizin kanunen zaten ayırmak zorunda oldukları kaynakları da bu fon aracılığıyla doğru projelere yönlendireceğiz. Şehrimizin ve bölgemizin yeni fikirlerini hayata geçireceğiz" diye konuştu. Yeni ekonomi olarak tanımlanan alanların tam da bu noktada şekillendiğini vurgulayan Burkay, Bursa’nın bu dönüşümde güçlü bir merkez olacağını belirtti. Burkay, "Önümüzdeki süreçte yeni ekonomi diye tarif ettiğimiz alanlar tam olarak burada şekilleniyor. Bursa’mız, BTSO’nun vizyonu ve ortaya koyduğu projelerle önümüzdeki 50 yılda da merkez konumunu güçlü şekilde sürdürecek" ifadelerini kullandı.
Aydın Bozdoğan’da okul çevresinde düzenlemeler devam ediyor Bozdoğan Belediyesi, Ümit Güldane Okulu’nun yanında bulunan atıl alanı düzenleyerek öğretmenler ve servis araçları için modern bir otopark alanına dönüştürdü. Yapılan çalışma ile okul çevresindeki trafik rahatlatılırken, öğrenci güvenliği de artırıldı. Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde eğitim kurumlarının fiziki şartlarını iyileştirmeye yönelik çalışmalarını sürdüren Bozdoğan Belediyesi, Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri aracılığıyla Ümit Güldane Okulu yanında önemli bir çevre düzenlemesi gerçekleştirdi. Atıl durumda bulunan alan, kilitli parke taşı döşenerek düzenli ve kullanışlı bir otopark haline getirildi. Okul giriş ve çıkış saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğu ve düzensiz parklanmayı önlemek amacıyla hayata geçirilen çalışma kısa sürede tamamlandı. Yeni oluşturulan alan sayesinde servis araçları öğrenci indirip bindirme işlemlerini güvenli bir noktada yapabilecek, öğretmenler ise kendilerine ayrılan alanda düzenli şekilde park edebilecek. Böylece yol üzerindeki araç yoğunluğu azalırken yaya güvenliği de artırılmış oldu. Taş döşeme çalışmasıyla bölge, toz ve çamurdan arındırılarak daha düzenli bir görünüme kavuşturuldu. Bozdoğan Belediyesi yetkilileri, eğitim kurumları çevresindeki düzenlemelerin öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, benzer çalışmaların ilçe genelinde ihtiyaç duyulan noktalarda devam edeceğini ifade etti. Gerçekleştirilen düzenleme, okul yönetimi, veliler ve mahalle sakinleri tarafından memnuniyetle karşılanırken, özellikle servis araçlarının artık daha güvenli ve düzenli şekilde hareket edecek olması öğrenci güvenliği açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirildi.