GÜNDEM - 28 Nisan 2026 Salı 09:35

Minik çobanlar Lapseki’de kıyasıya yarışacak

A
A
A
Minik çobanlar Lapseki’de kıyasıya yarışacak

Çanakkale’de Lapseki Kaymakamlığı, ’Boğazın Minik Çobanları’ projesini duyurdu. 6-12 yaş arası çocuklar, kendi yetiştirdikleri veya bakımını üstlendikleri kuzu ve oğlaklarla sürece dâhil olacak ve jüri karşısına çıkacak.


Lapseki Kaymakamlığı, kırsal yaşam kültürünü canlandırmak ve çocukları üretimin merkezine almak amacıyla mayıs ayında gerçekleştireceği ’Boğazın Minik Çobanları’ projesini duyurdu. Hayvancılık kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen proje, yalnızca bir yarışma değil; kapsamlı bir kültür aktarımı ve bilinç inşası olarak öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ’Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ yaklaşımı ile Millî Eğitim Bakanlığı’nın ’Köklerden Gelen Miras: Aile’ vizyonundan ilham alan proje, kırsaldan kente göç ve geleneksel mesleklerin terk edilmesi gibi önemli sorunlara somut bir çözüm sunmayı amaçlıyor. Türkiye’de bir ilki temsil eden bu yarışmada, klasik değerlendirmelerin aksine sadece hayvanların kalitesi değil; çocukların gelişimleri, hayvanlarıyla kurdukları bağ ve bu süreçteki rolleri de bütüncül bir şekilde puanlanıyor. Proje çerçevesinde 6-12 yaş arası çocuklar, kendi yetiştirdikleri veya bakımını üstlendikleri kuzu ve oğlaklarla sürece dâhil olacaklar. Temel hedef, çocukları dijital ekranlardan uzaklaştırıp atalarından miras kalan kadim toprak kültürüyle bizzat tanıştırmak ve hayvancılığı prestijli bir ’aile mirası’ olarak konumlandırmak. Oluşturulan yenilikçi değerlendirme sisteminde yalnızca hayvanın fiziksel özelliklerine değil, çocuğun emeğine ve bilgisine de odaklanılıyor. Çocuklar, hayvanla kurdukları bağ ve günlük bakım süreçlerindeki sorumlulukları üzerinden çok yönlü bir jüri tarafından değerlendirilecek. Jüride veteriner hekimler, iletişim uzmanları ve eğitimciler yer alacak.



Minik çobanların emeğine anlamlı ödüller


Yarışma sürecinde gösterdikleri çaba ve hayvanlarıyla kurdukları bağ ile jüri değerlendirmesinde dereceye giren çocukları teşvik etmek amacıyla çeşitli ödüller verilecek. Etkinlik sonunda; 1’inci bisiklet, scooter ve 50 bin TL, 2’nci bisiklet ve 30 bin TL, 3’üncü ise bisiklet ve 20 bin TL ödülün sahibi olacak.


Proje hakkında konuşan Lapseki Kaymakamı Cafer Ekinci, "Çanakkale Lapseki ilçemizde, ilçe kaymakamlığımızca ’Boğazın Minik Çobanları’ yarışması düzenliyoruz. Yarışmamız festival havasında olacak. 2026 yılını Birleşmiş Milletler’in ’Çobancılık ve Mera Hayvanları Yılı’ ilan etmesi, Tarım ve Orman Bakanlığımızın ’Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin varlığı ve Milli Eğitim Bakanlığımızın ’Köklerden Gelen Miras Aile’ projeleri, bizlerin bu projeyi yapmasında etkili olmuştur" dedi.


Projede çocukları kökleriyle buluşturmak istediklerini vurgulayan Kaymakam Ekinci, "Bu projeyi yapmaktaki amaçlarımız; çocuklarımızı kökleriyle buluşturmak, aile mesleklerinin değerini anlatmak ve aşılamak, hayvan üretimini geleceğe taşımak, geleneksel mesleklerimizi yaşatmak ve her şeyden önemlisi çocuklarımıza dijital dünyanın dışında daha güzel bir hayatın var olduğunu anlatabilmek, çobanlık mesleğinin ne kadar kıymetli olduğunu hem çocuklarımıza hem de tüm vatandaşlarımıza anlatmak gayesiyle yola çıktık" ifadelerini kullandı.


Kaymakam Cafer Ekinci sözlerine şöyle devam etti: "6-12 yaş arası çocuklarımız kuzu ve oğlağını alacak yarışmaya gelecek. Çocuklarımızın özellikle bu hayvanların bakımında görev alması gerekiyor. Yarışmada jüri üyeleri hayvanın kalitesinin yanında çocuğun hayvanla kurduğu ilişki ve çocuğun hayvancılıkla ilgili bilgileri sınayacak. Çocuğun kendini nasıl ifade ettiğine bakacak buna göre puanlama yapacak."



Minik çobanlar Lapseki’de kıyasıya yarışacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da bacalar dijital takipte: Yangın riski ortaya çıkmadan müdahale ediliyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, geliştirdiği dijital takip sistemiyle bacaları düzenli olarak denetleyerek yangın ve zehirlenme risklerini ortaya çıkmadan önlüyor. Hayata geçirilen uygulama sayesinde hem can ve mal güvenliği korunuyor hem de baca kaynaklı yangınlarda dikkat çekici bir düşüş sağlanıyor. İtfaiye Dairesi Başkanlığı, önleyici faaliyetler kapsamında yangın riskini ortadan kaldırmak ve muhtemel zehirlenmelerin önüne geçmek için baca temizlik işlemlerine devam ediyor. Olası baca kaynaklı yangın ve zehirlenmelerin önüne geçmek amacıyla İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile ortaklaşarak bir yazılım programı geliştirdi. Yazılım sayesinde Diyarbakır’daki tüm işletmeler ve konutlar dijital bir harita üzerinde bir araya getirildi. Sistem, sadece bir veri tabanı olmanın ötesinde, tıpkı bir "yaşam nöbetçisi" gibi çalışıyor. İşletmeler için restoran ve lokantalar gibi yoğun baca kullanımı olan iş yerlerinde 3 ayda bir, fırınlarda 6 ayda bir, kömür ve odun kullanılan konutlarda ise yılda 1 kez yapılması gereken temizlik zamanları sistem tarafından otomatik olarak takip ediliyor. Vatandaşların temizlik takvimini unutma ihtimaline karşı sistem, ilgili hane veya iş yeri sahibine otomatik bilgilendirme SMS’i gönderiyor. Bu hatırlatmanın ardından İtfaiye Dairesi bünyesindeki uzman "Baca Amirliği" ekipleri devreye girerek profesyonel temizlik ve denetim sürecini başlatıyor. Odak noktası insan ve güvenlik Bu çalışmanın temelinde iki kritik hedef yer alıyor, yangın riskini sıfırlamak. Bacalarda biriken yağ ve kurum tabakaları, küçük bir kıvılcımla büyük çatı yangınlarına dönüşebiliyor. Ekipler, bu yakıt kaynağını henüz parlamadan temizleyerek yangın vb. tehlikelerin önüne geçiyor. Tıkanıklık nedeniyle geri tepen dumanın yol açtığı karbonmonoksit zehirlenmeleri, bu sistemli temizlik sayesinde bir risk olmaktan çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi, kurduğu bu dijital denetim mekanizmasıyla vatandaşları sadece yangın anında kurtarmayı değil, o yangının hiç çıkmamasını sağlamayı amaçlıyor. Müdahale eden değil, önleyen bir sistemle mal kayıplarının da önüne geçiliyor. Yazılım sonrası baca yangınlarında düşüş yaşandı Sistem devreye girmeden önce 2024-2025 yılları arasında 18 aylık zaman aralığında baca kaynaklı 264 yangın olayına müdahale eden ekipler, geliştirilen yazılım programı sonrasında 10 aylık zaman diliminde 36 baca yangınına müdahalede bulundu. Konuya dair bilgi veren İtfaiye Eğitim Şube Müdürü İhsan Gezer, İtfaiye Yönetmeliğinde baca temizliğinin itfaiyenin asli görevleri arasında olduğunu belirterek, baca temizlik hizmetinden lokantalar, restoranlar, iş yerleri ve aynı zamanda bacalı konutların yararlandığını söyledi. Baca temizliğiyle muhtemel yangın felaketlerinin önüne geçtiklerini vurgulayan Gezer, sistem kurulmadan önce bu temizliğin iş yerlerinin başvurusu ile gerçekleştiğini, bunu daha sistematik bir hale getirmek için yazılım programı geliştirdiklerini ifade etti. Sistem dahilinde Diyarbakır il sınırları içerisinde ve kırsal ilçelerde baca kullanan tüm iş yerlerini kayıt altına aldıklarını kaydeden Gezer, ayrıca kömür veya odun kullanan haneleri de sisteme tanımladıklarını belirtti. ‘’Lokantalar 3 ayda, fırınlar 6 ayda bir baca temizliği yapıyor’’ Gezer, oluşturdukları sistemle lokantalarda 3 ayda bir, fırınlarda 6 ayda bir ve konutlarda yılda bir baca temizliğini zorunlu hale getirdiklerini, temizlik sonrası tarihin sisteme girildiğini ve bir sonraki temizlik zamanı geldiğinde iş yerleri ile konutlara otomatik SMS gönderildiğini, ardından ekiplerin temizlik için harekete geçtiğini ifade etti. Sistemin devreye girmesiyle baca yangınlarında ciddi bir düşüş yaşandığına dikkat çeken Gezer, "2025 yılında bu sistemi kurduktan sonra baca yangınlarında ciddi bir düşüş yaşandı. Biz bunu daha sistemli bir şekilde ilerletmeye karar verdik. Zabıta Daire Başkanlığımızı da işin içine katarak temizlikten kaçınan iş yerlerine ve konutlara cezai bir sistem uygulamaya başladık. Olası felaketlerin önüne geçmek için bu işi sistemli, programlı bir şekilde yürütmeye kararlıyız" dedi. Sistemle baca yangınlarından kaynaklanabilecek can ve mal kayıplarını sıfıra indirmeyi hedeflediklerini dile getiren Gezer, "Çok üzücü olaylar yaşamıştık. Daha önce baca yangınlarından kaynaklı çatı yangınları çıkmıştı. Bu çatı yangınlarında yaralanan arkadaşlarımız ve vatandaşlarımız olmuştu. Bu programdaki ana mantalite şu: Can ve mal kaybını sıfıra indirmek. İleriki süreçte bunu geliştirerek sürdüreceğiz" diye konuştu. ‘’Sistemde kayıtlı bin 36 iş yeri var’’ Sisteme kayıtlı bin 36 iş yerinin bulunduğunu aktaran Gezer, bunlardan 673’ünün lokanta, 363’ünün fırın ve 12’sinin de bina olduğunu aktardı. Gezer, "Diyarbakır genelinde bacası olan tüm işletmeleri ve konutları sisteme yüklemiş durumdayız. Yıl içerisinde bunların temizliğini yapıyoruz ve baca yangınlarında ciddi bir düşüş yaşadık. Şimdi bu sistemi daha da geliştirmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Diyarbakır’da yeme-içme sektöründe faaliyet yürüten işletme sahibi Emrullah Omar, baca temizliğini sürekli belediye ile birlikte yürüttüklerini ve verilen hizmetten memnun olduklarını söyledi. Daha önce baca temizliğinin 6 ayda bir yapıldığını, artan risklerden dolayı zaman aralığının 3 aya düşürüldüğünü ifade eden Omar, "Her 3 ayın sonunda zaten bize belediyeden resmi mesaj geliyor. Bu tarihte bacanız temizlenecek diye. Geldikleri zaman da en iyi şekilde bacalarımızı temizleyip gidiyorlar" dedi. Bunun dışında kendisine ait özel bir baca temizleyicisinin olduğunu belirten Omar, onun da belirli periyotlarda bacanın iç kısmını temizlediğini, dış kısmının ise İtfaiye ekipleri tarafından temizlendiğini ifade etti. ’’Bacalar zamanında temizlenmediğinde yüksek risk oluşturur’’ Omar, işletmelerinde kebap ocağı ve fırın için ayrı bacalar kullandıklarını, tek baca olması durumunda riskin daha yüksek olacağını belirterek, özellikle yağlı olan kebap ocağı bacasında tutuşma ihtimalinin daha fazla olduğunu; temizliklerin zamanında yapılmaması halinde yangın riskinin ciddi şekilde arttığını ve bunun hem iş yerine hem de bina sakinlerine zarar verebileceğini anlattı. Baca temizliği yapıldığında kendilerini daha güvende hissettiklerini belirten Omar, "Biliyoruz ki bacada temizlik yapılmış, daha rahatız o konuda. Önceden 6 ayda birdi. Tabii yılda iki defa olunca maliyet daha az oluyordu. Şimdi yılda 4 defaya çıkarıldı. Maliyet olarak biraz artış oldu ister istemez. Ama önemli değil. Çünkü sizi büyük bir yükten ve büyük bir sorumluluktan kurtarıyorlar. O yüzden temizlik her zaman şart. Bu konuda fiyata bakmamak lazım" ifadelerini kullandı.
İstanbul Trendyolmilla’nın yeni marka yüzü Demet Özdemir oldu Trendyolmilla, yeni sezon için heyecan verici bir iş birliğine imza attı. Stil sahibi duruşu ve enerjisiyle dikkat çeken ünlü oyuncu Demet Özdemir, platformun yeni marka yüzü oldu. Modayı ulaşılabilir, trend odaklı ve ilham veren bir yaklaşımla sunan Trendyolmilla, ilkbahar-yaz sezonunda Türkiye’nin yıldız isimlerinden Demet Özdemir ile güçlerini birleştirdi. Demet Özdemir, platformun ’Kendini Yansıt Dünyaya’ mottosuyla stil ve trend odaklı ruhunu yansıtacak. Bu stratejik iş birliği; Demet Özdemir’in çok yönlü yeteneği ve kendine has tarzıyla, platformun sunduğu geniş ürün dünyasını modanın merkezine yerleştirerek, çok daha güçlü ve ilham verici bir stil yolculuğunun kapılarını aralamayı hedefliyor. Sezonun trendleri Demet Özdemir’in stiliyle buluşuyor Yapılan açıklamaya göre, platformun 2026 İlkbahar/Yaz sezonu için hazırladığı koleksiyon, farklı görünümleri tamamlayan parçalar ile ayakkabı ve çanta gibi tamamlayıcı aksesuarlarla birlikte sunuluyor. Sezon çekimlerinde Demet Özdemir’in farklı görünümlerini tamamlayan koleksiyonun parçaları, platformun dinamik stilini sezonun en canlı renk paletiyle bir araya getiriyor. Koleksiyonda kendisi için öne çıkan parçaların sezonun enerjisini yansıtan renkli bomber ceketler, denimler ve hem gündüz hem geceye uyarlanabilen şık elbiseler olduğunu belirten Demet Özdemir, platform iş birliğini şu sözlerle özetledi: "Türkiye’nin önde gelen dijital moda markalarından Trendyolmilla ile bu yolculuğa çıkmak benim için çok heyecan vericiydi. Bu iş birliğinin hazırlık sürecinin her detayında o güçlü ve dinamik ruhu hissettiğim keyifli bir çalışma oldu. Böylesine ilham verici bir hikâyenin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum." Her an için özgür bir stil Açıklamaya göre, platform 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu takım elbiselerden denimlere, şık elbiselerden alt-üst takımlara kadar geniş bir yelpaze sunuyor. Demet Özdemir’in günlük hayatındaki şık ve rahat tarzından ilham alan parçalar, gündüzden geceye zahmetsizce uyarlanabilecek şekilde tasarlandı. Koleksiyonda özellikle bomber ceketler, denimler ve sezonun favorisi olan elbiseler, ayakkabı ve çantalarla tamamlanarak güçlü bir stil duruşu sergiliyor. Koleksiyonun renk paleti, sezonun enerjisini yansıtan soft pembe ve turuncu tonlarının yanı sıra ekru ve bej gibi naturel renklerle dengeleniyor. Çiçek desenlerinin hareket kattığı seçkide; dantel, payet, şifon ve denim gibi farklı dokular bir arada kullanılarak feminenlik ile güç arasında kusursuz bir denge kuruluyor. Platform ve Demet Özdemir iş birliğiyle hazırlanan bu özel koleksiyon, 27 Nisan itibarıyla Trendyolmilla uygulamasında moda tutkunlarını bekliyor.