GÜNDEM - 16 Ağustos 2024 Cuma 14:27

Tarım ve Orman Bakanı açıkladı... Çanakkale’deki yangın kontrol altında

A
A
A
Tarım ve Orman Bakanı açıkladı... Çanakkale’deki yangın kontrol altında

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki orman yangının kontrol altına alındığı açıkladı. Bakan Yumaklı, 700 hektar alanın etkilendiği yangında, yangının çıkış nedeninin elektrik direğinden kaynaklı oldıuğunu söyledi.


Çanakkale’de dün sabah saat 09.51 sıralarında Eceabat ilçesine bağlı Büyükanafarta köyü yakınlarında ziraat arazisinde başlayan ve rüzgarında etkisiyle ormanlık alana sıçrayan yangın Orman Bölge Müdürlüğü ve çevre illerden gelen takviye ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sonrası 24 saat sonra kontrol altına alındı.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, havadan helikopter ile bölgede yaptığı incelemenin ardından Çanakkale Savaşları Destanı Tanıtım Merkezinde konuşlu Orman Genel Müdürlüğü Yangın Yönetim Aracı önünde yangının son durumuyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci ve Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan hazır bulundu.


Yangının kontrol altına alındığını açıklayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Çanakkale-Eceabat Büyükanafarta’da dün sabah 09.51’de başlayan yangın. İlk etapta arkadaşlarımız 3 dakika içerisinde müdahale ettiler. 9 uçak, 12 helikopter, 69 kara aracı ve 450 personelle direkt olarak müdahale başladı. Bunun yanı sıra yine Valiliğimiz, AFAD, diğer kolluk güçleri, yerel yönetimler, belediyelerin destekleriyle birlikte bu müdahale o saatten itibaren başlamış oldu. Gece boyunca devam etti. Dün gece söylemiştim en son çalışmalar iyiye gidiyor, inşallah güzel haberi vereceğim diye. Dolayısıyla Bu mücadele meyvesini verdi ve an itibariyle Çanakkale-Eceabat yangınının kontrol altına alındığını belirtmek istiyorum. Manisa-Gördes’teki yangın kırsal alandan başlayıp ormanlık alana geçmişti. Burada bir parantez açmak istiyorum. 14 Ağustos tarihinde başlayan orada başka bir yangın vardı. O kontrol altına alınmıştı. Ancak bölgeden yaklaşık 8 kilometre ileride yeni bir yangın daha başladı orada. Hem nemin düşük olması hem yüksek şiddette rüzgar sebebiyle ki yaklaşık 70 kilometre ve üzeri ölçüldü zaman zaman. Burada da yangın büyüdü. Arkadaşlarımız burada da alevlerle mücadele ediyorlar. Burada da 5 uçak, 10 helikopter, 74 kara aracı ve 443 personelle müdahale ettik. Orada da gece boyunca mücadeleler ve müdahaleler devam etti. An itibariyle yüzde yüz kontrol altına alındı diyemiyoruz. Çünkü çok küçük bir yer kaldı. Orada da biraz rüzgar var. Kısmen kontrol altına alındı. Ancak gün içerisinde inşallah burada güzel haberi vereceğiz. Diğer yangın Bolu’da idi. Göynük, Bekirfakılar’da bu yangın 12.41’de meydana geldi. İlk müdahale 12.56’da gerçekleştirildi. İlk andan itibaren 8 helikopter, 105 kara aracı ve 536 personel sevk edildi buraya. Diğer yangınlar da olduğu gibi gece boyunca buraya da müdahale devam etti. Yine günün ağarması ile birlikte takviye hava araçları ile birlikte müdahale devam ediyor. Orayla ilgili şu anda kısmı ya da tamamen bir kontrol söyleyemiyoruz. Ancak çalışmaların iyiye gittiğini söyleyebilirim. Biraz da bitki örtüsünün farklı yapıda olması sebebiyle aslında yanan alanla çıkan duman arasında bir orantısızlık var. Bu açıdan belki farklı görünebilir ama arkadaşlarımız şu anda oraya müdahaleye devam ediyorlar. Çok fazla büyümeden kontrol altına alacağız inşallah. Ben de biraz sonra buradan Bolu’ya geçmiş olacağım. Oradaki çalışmalara nezaret etmek ve incelemek için. İzmir Karşıyaka’da da arkadaşlarımızın müdahalesi devam ediyor yine. Orada da bir sorun olacağını öngörmüyoruz. Ancak gün içerisinde orayla ilgili de diğer yangınlara nispeten daha küçük boyutta olması sebebiyle fazla detay vermeyeceğim. Ancak gün içerisinde yine bunu arkadaşlarımız bildirmiş olacak” dedi.


Meteorolojik verileri bugün, Cumartesi ve Pazar 3 günde yüksek risk olduğunu ifade eden Bakan İbrahim Yumaklı, “Dolayısıyla biz orman teşkilatı olarak, valiliklerimiz olarak, tüm kamu kurumlarımız olarak alarm durumundayız bu üç gün için. Çok düşük nem, yüksek şiddette rüzgar, ve yine yüksek derecede hava sıcaklığı. Bunlar yangın oluşması için ortam hazırlayan unsurlar. Burada da ben bütün vatandaşlarımızın ilgilerini, hassasiyetlerini istirham ediyorum. Hep söylediğim gibi bizlerin bu müdahale kabiliyeti ve kapasitesi bir yere kadar vatandaşlarımızın desteği olmadan bu mücadeleden galip çıkmak mümkün değil. O yüzden tekraren bu 3 günde özellikle hatta bundan sonra da Eylül’ün 15’ine kadar üst düzeyde hassasiyet rica ediyorum” diye konuştu.


Yangının çıkış nedeniyle ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, “Çanakkale-Eceabat için yol kenarındaki bir elektrik direğinin onun artık patlaması diyelim. Ondan çıkan Kıvılcım’ın kırsal alan orası, yol kenarı. Oradan başlayan bir yangının ormana sirayet etmesiyle gerçekleşmiş oldu maalesef. Tarihi alan içerisinde etkilenen hiçbir yapı, tesis yok. Burada elbette çok yakınına kadar geldi ama arkadaşlarımız zaten bunu rüzgarın şiddetinden de öngördükleri için gidiş yönünü oraya gerekli tedbirlerini aldılar. Yani herhangi bir sıkıntılı durum hiçbir şekilde olmadı. Henüz alanı inceleyip geldim. Yaklaşık bizim tahminimize göre etkilenen alandan bahsediyorum. Bunun altını çiziyorum biliyorsunuz. Etkilenen alanla yanan alan aynı şey değil. Yaklaşık 700 hektarlık bir alanın etkilendiğini tahmin ediyoruz. Bunu arkadaşlarımız daha sonrasında netleştirecekler alan çalışmasıyla. Ancak bunun başka bir yönü de var. 18 Haziran’da yanılmıyorsam bir önceki yangın. onun sanki devamı niteliğinde gibi oldu. Dolayısıyla onunla da birleştirdiğimizde büyük bir alan maalesef etkilenmiş oldu. Yine her zamanki gibi söylediğim husus herkesin üzerine düşeni yapmak durumunda. Vatandaşlarımız, kurumlar, kuruluşlar kimler varsa bu son olsun diyelim artık bundan sonrası için herkesin üstün hassasiyetini tekrar istirham ediyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.
Ankara AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.