ASAYİŞ - 24 Temmuz 2024 Çarşamba 10:01

Yunan unsurları kaçak göçmenleri ölüme terk etmeye devam ediyor

A
A
A
Yunan unsurları kaçak göçmenleri ölüme terk etmeye devam ediyor

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen 2’si çocuk 21 kaçak göçmen, Yunan unsurları tarafından Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.


Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Motoru sökülmüş lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.


Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botu ‘TCSG-28’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 2’si çocuk toplam 21 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.


Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Büyükincirli köyünde incirin yalnızca adı kaldı Yozgat merkeze bağlı Büyükincirli köyü, ismini asırlar önce topraklarında yetişen bereketli incir ağaçlarından almasına rağmen, günümüzde tek bir incir ağacı dahi yetişmiyor. Anadolu’nun kadim yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat’ta yer alan Büyükincirli köyü, rivayete göre incir ağaçlarına sahip olduğu dönemlerde bu ismi aldı. Ancak değişen iklim şartları, zamanla kuruyan su kaynakları ve tarımsal dönüşüm, köyün simgesi olan incir ağaçlarını tarihin tozlu sayfalarına gömdü. "Büyük incir ağacından dolayı köyümüzün adı ‘Büyükincirli’ olmuş" Büyükincirli köyü muhtarı Sedat Zorlusoy, "1800’lü yıllarda Osmanlı Devleti zamanında köyümüz kayıt altına alınmaya başladı. Fakat köyümüzün kuruluşu 1500’lü yıllara dayanıyor. O dönemlerde iklim şartlarına uygun benim köyümde incir ağacı yetişiyordu. İncir ağacı varmış ve o incir ağacından dolayı köyümüzün ismi Büyükincirli. Yozgat’ta iki tane ‘İncirli’ köyü vardır. Birisi Büyükincirli diğeri Küçükincirli olarak kayıtlara geçer. Benim köyümdeki incir ağacının boyunun büyük olmasından dolayı Büyükincirli adını almıştır. Küçükincirli’deki ağacın boyunun kısalığından dolayı orası da Küçükincirli olarak kayıtlara geçmiştir. Belli zamanlardan sonra iklim değişikliklerinden veya bakımsızlıktan dolayı o incir ağacı kuruduktan sonra köyümüzde caminin bahçesine o zaman yaşamış atalarımız tarafından dut ağacı dikilmiştir. Tekrar incir yetiştirme çalışmalarına ben başladım, devam ediyorum. İnşallah tekrar bu köyde incir ağacı yetiştirebiliriz" dedi. "Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum" Köylerinde incir ağacı yetiştiğini göstermek istediğini söyleyen Zorlusoy, "Görkemli Hatıralar programında Yozgat’ın tanıtımı yapılırken incir uyutması tatlısının Yozgat’a ait bir tatlı olduğu gerçeği ortaya konuldu. Yozgat’ta incir yetişmezken incir tatlısının nasıl Yozgat’tan doğduğu sorgulaması geldi. Aydın bölgesi incir yatağıyken neden bu tatlı Yozgat’tan doğmuştur? 1500’lü, 1800’lü yıllarda burada bir incir ağacı yetişmiş. Anadolu’daki insanlarımızın geçimi tarım ve hayvancılıkla olduğundan incir ve sütü buluşturup bir tatlının üretilmesinin gayet normal olduğu ve bu tatlının da buradan çıkmış olma ihtimalini dile getirmek için bu röportajı yaptım. Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum. Köyümün görünürlüğünü tanınırlığını daha çok arttırmak istiyorum. Köyümüzde ve Yozgat’ımızda güzel şeyler olsun istiyorum" dedi. Bugün Büyükincirli köyünde meyve veren incir ağaçları bulunmasa da köyün ismi bu tarihi bağın kanıtı olarak görülüyor. Köy halkı bu tarihin araştırılmasını ve bölgenin geçmişteki bitki örtüsünün incelenmesini istiyor.