EKONOMİ - 07 Kasım 2025 Cuma 09:37

Yüzlerce yıldır İspanya ve İtalya’dan sonra sadece Gökçeada’da yetişiyor

A
A
A
Yüzlerce yıldır İspanya ve İtalya’dan sonra sadece Gökçeada’da yetişiyor

İspanya, İtalya ve Kanada’dan sonra Türkiye’de sadece Gökçeada’da yetişen ve tamamen doğal olan ladolia cinsi zeytinler genellikle yağlık olarak değerlendiriliyor.


Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay, Çanakkale’ye bağlı Gökçeada’nın genellikle geçim kaynağının tarım, hayvancılık ve turizm olduğunu söyledi.


Adada halen Rumların yoğun yaşadığını dile getiren Atalay, kendi ailesi gibi birçok ailenin yıllar önce Trabzon’dan adaya gelip yerleştiğini anlattı.


Adada tarımsal üretimde zeytinyağının öne çıktığını dile getiren Atalay, şöyle konuştu: "Ladolia cinsi zeytin, Gökçeada zeytini olarak da biliniyor. Dünyada çok fazla yerde bulunmuyor. İspanya ve İtalya’da biraz da Kanada’da bulunuyor. Türkiye’de de sadece Gökçeada’da yetişiyor. Buraya nasıl gelmiş, kim getirmiş bilen yok. Çünkü bin yıllık ağaçlarımız var."


İlaç ve kimyasal gübre bulunmuyor


Ada genelinde 255 bin zeytin ağacı bulunduğunu ve hasat edilen ürünlerin tamamının yağlık olarak değerlendirildiğini aktaran Atalay, ladolia cinsinin sofralık tüketilmediğini söyledi.


Adanın bazı noktalarında bin yıllık ağaçlardan bile zeytin toplandığını belirten Atalay, "Hazina’ye ait özel bir alan var. 500 ila bin yıllık zeytin ağaçları bulunuyor bu alanda. Yüzlerce yıl zeytin yetişiyor burada. Tamamen doğal. Biz de hayvancılık kapalı değil serbest yapılır. Bu hayvanların gübreleriyle doğal yetişiyor. İlaç yok, kimyasal gübre yok" dedi.


Jeopark yapılacak


Hazineye ait yüzlerce yıllık ağaçların bulunduğu alanın jeopark yapmak için çalıştıklarını vurgulayan Atalay, bu alanı belediye olarak özellikle koruduklarını ve çok özen gösterdiklerini anlattı.


Adada Rumların ve Türklerin kendi arazilerinde zeytin yetiştirerek geçimini sağladığını belirten Atalay, "Bizim büyüklerimiz ilk geldiklerinde zeytin toplayı bilmiyorlar hatta ağacını tanımıyorlar. Odun ihtiyacı için zamanında çok kesilmiş. Rumlar 3 kişi 6 çucal toplarken bizimkiler 5 kişi bir çuval ancak toplamışlar. Çünkü bizim büyükler elma toplar gibi zeytin hasat etmişler. Zamanla öğrenmişler ağacı, zeytin toplamayı ve ürünün kıymetini" diye konuştu.



Yüzlerce yıldır İspanya ve İtalya’dan sonra sadece Gökçeada’da yetişiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Palandöken Belediyesi karla mücadelede sahada Palandöken’de etkisini artırarak ilçe merkezinde bir metreyi bulan kar yağışına karşı, Palandöken Belediyesi ekipleri sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yoğun karın olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla Fen İşleri, Park ve Bahçeler ile Temizlik İşleri birimlerinden 200 personel, 78 araç ve iş makinesi ile 3 vardiya sistemi kapsamında görev yapıyor. Çalışmaların daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi için mevcut araç ve iş makinelerine ek olarak 5 greyder, 5 loder, 15 kamyon ve 4 JCB takviyesi yapılarak, ana arterler başta olmak üzere mahalle yollarında kar küreme ve tuzlama faaliyetleri yürütülüyor. Başkan Sunar: "Tüm imkânlarımızla sahadayız" Karla mücadele çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, beklenenin üzerinde gerçekleşen kar yağışına rağmen ekiplerin hızla organize olduğunu belirtti. Başkan Sunar, "Çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Daha kısa süre içerisinde hayatın normalleşmesi için kiralık araç takviyesinde de bulunduk. 3 vardiya şeklinde sahadayız. Çalışma arkadaşlarıma kolaylıklar diliyorum." dedi Hedef en kısa sürede normalleşme Açıklamasında vatandaşların sabır ve anlayışına da teşekkür eden Başkan Sunar sözlerini şöyle sürdürdü: "Bilindiği üzere karla mücadele bir süreç. Biz tüm imkânlarımızla sahadayız. Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırma adına ne gerekiyorsa yapıyoruz. Elbette akşamdan sabaha her tarafı temizlemek mümkün değil. Planlamamız ana yollardan ara yollara doğru ilerliyor. Çok süratli bir şekilde, ara vermeksizin mücadele edecek ve en kısa sürede Palandöken’de hayatı normalleştireceğiz." Palandöken Belediyesi, vatandaşların günlük yaşamının en kısa sürede olağan seyrine dönmesi için tüm ekip ve ekipmanıyla sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
İstanbul Emine Erdoğan’dan COP31 öncesi dijital iklim hamlesi: "Doğa dostu herkesi paydaş olmaya davet ediyorum" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı tarafından hayata geçirilen "COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi"ne ilişkin paylaşımda bulundu. Konuya ilişkin Erdoğan, Sürdürülebilir dönüşüme ivme kazandıracak dijital merkeze, doğa dostu herkesin fikirlerini iletmesini ve küresel iklim diplomasisine paydaş olmasını temenni ediyorum" dedi. Emine Erdoğan tarafından sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sıfır Atık Vakfımızın hayata geçirdiği ‘COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi’, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün ve vatandaşlarımızın sesini aynı zeminde buluşturuyor. Bu anlamlı adımın, COP31 sürecinin daha aktif, daha adil ve geniş tabanlı katılımla gerçekleşmesine vesile olacağına yürekten inanıyorum. Sürdürülebilir dönüşüme ivme kazandıracak dijital merkeze, doğa dostu herkesin fikirlerini iletmesini ve küresel iklim diplomasisine paydaş olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. COP31 öncesi hayata geçirildi "COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi", 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi hazırlıklar kapsamında Sıfır Atık Vakfı tarafından hayata geçirildi. İklim diplomasisinde çok paydaşlı yaklaşımla devlet dışı aktörlerin sürece katılımını güçlendirecek şekilde tasarlanan merkezde, COP süreçlerine ilişkin genel bilgiler, COP31’e dair kapsamlı içerikler ve Türkiye’nin COP yolculuğuna ilişkin detaylar yer alıyor. Merkezde bulunan COP31 Sıfır Atık Zirve Rehberi ile organizasyona ve katılımcılara sürdürülebilir davranışları kolayca uygulayabilecekleri pratik bir yol haritası sunuluyor. "Rehberler ve dokümanlar" bölümünde ise zirve sürecine etkin katılım için teknik detaylar ve katılım prosedürlerine ilişkin belgeler bulunuyor. "Fikrini Paylaş" ve "Paydaş Ol" platformları Bireyler ve kurumlar, "Fikrini Paylaş" ve "Paydaş Ol" başlıklı çevrimiçi formlar aracılığıyla görüş, öneri ve katkılarını doğrudan iletebiliyor. Sıfır atık vakfı resmi internet adresinden yapılacak başvurular; "Beklenen etki" ve "Hedef kitle/faydalanıcılar" kategorilerinde sınıflandırılarak hedef kitle, coğrafi kapsam, ölçeklenebilirlik ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri çerçevesinde değerlendirilecek. Bu kapsamda, uygulanabilir ve somut katkıların sınıflandırılarak devlet dışı aktörlerin aktif katılımıyla COP31 sürecine entegre edilmesi amaçlanıyor. Ayrıca "Paydaş Ol" platformu aracılığıyla, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi öncelikleriyle uyumlu ortaklık, program ve iş birliği girişimleri geliştirmek isteyen kuruluşların belirlenerek sürece dahil edilmesi hedefleniyor. Dijital Koordinasyon Merkezi’nin, yalnızca içerik ve katılım altyapısıyla değil teknik mimarisiyle de sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda tasarlandığı belirtilirken, projenin dijital dünyanın artan karbon ayak izi göz önünde bulundurularak "minimum veri, maksimum verimlilik" prensibiyle geliştirildiği kaydedildi.