POLİTİKA - 12 Ocak 2019 Cumartesi 21:40

Mehmet Özhaseki, Çankırı Belediye Başkan Adaylarını açıkladı

A
A
A
Mehmet Özhaseki, Çankırı Belediye Başkan Adaylarını açıkladı

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, AK Parti Çankırı Belediye Başkan Adaylarını açıkladı.

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, AK Parti Çankırı Belediye Başkan Adaylarını açıkladı.



Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonu’nda gerçekleşen Aday Tanıtım Toplantısı’nda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mehmet Özhaseki, Çankırı Belediye Başkan Adaylarını tanıttı.



Saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan Çankırı Belediye Başkanı Hüseyin Boz, "Yapılması gerekenler için projeler ürettik. İşte bu sebeple Çankırı’mızın sorunlarını ve çözüm yollarını çok iyi biliyoruz. İnşallah Çankırı’mızın geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz" dedi.



AK Parti Çankırı İl Başkanı Celal Kaman, "Liderimizin belirttiği gibi hizmet odaklı gönül belediyeciliğinin yanında gönül teşkilatçılığı da büyük önem arz etmektir. Seçmenlerimizin de bizlerden her zaman sevgi ve saygı beklediğini unutmadan gerek teşkilatlarımız gerekse belediyelerimiz ile tüm vatandaşlarımızın gönüllerine girecek ve onlar için onların hizmetinde olduğumuzu her fırsatta anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



AK Parti Grup Başkanvekili ve Çankırı Milletvekili Av. Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Allah şampiyonluğu şehrimize ihsan etsin. 1071’de Alparslan Malazgirt’ten girmiş, onun kumandanı olan Karatekin 1074’te bu vatanı fethetmiş. 1074’ten 2019’a kadar hakikaten Türkiye’nin tadı tuzu mayası ve kilit taşı olarak, din ve devlet vatan ve millet müdafaasında Çankırı hakikaten sancaktarlık görevini ifa etmiş" ifadelerine yer verdi.



Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, "Bu coşkuyu görünce söz verdiğinizi görünce ben heyecanlandım ve iki konuda mutmain oldum. Birincisi Çankırı bu seçimde şampiyon olacak inşallah. Bundan eminim. Yıllardır yol arkadaşlığı yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla 25 senedir beraberiz. Son birkaç aydır gece-gündüz beraber çalışıyoruz. Burada sizin huzurunuzda itiraf ediyorum ki ömrümde bu kadar davasına inanmış bir adam görmedim. Gecesi gündüzü yok, korkusu yok sadece davası var. Bir tek Allah’tan korkuyor, onun huzurunda rükuya eğiliyor. Onun dışında bütün dünyaya meydan okuyor. Allah ondan razı olsun" ifadelerini kullandı.


Özhaseki, "Son dönemde hepimiz gördük ki ekonomik olarak Türkiye’yi çökertme operasyonuna başladılar. Bunların para verenleri, besleyenleri aynı hedefleri de aynı. Türkiye’yi bölmek, parçalamak istiyorlar. Şehit kanlarıyla sulanmış, bir olduğumuz bütün olduğumuz bu vatan parçasını paramparça etmek istiyorlar. İstiyorlar ki biz kendimize yetmeyelim, mazlumların derdine derman olmayalım istiyorlar. Bunun için de ellerinden gelen her türlü kötülüğü de yapıyorlar. Allah’ın izniyle biz bu belaları def ediyoruz. İnanıyoruz ki biz gayret ettikçe, güvendikçe orada işlerimiz daha iyiye gidecek" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmalar sonrasında Çankırı’daki belediye başkan adayları açıklanmasıyla devam etti.



Açıklanan adaylar şöyle:


Atkaracalar ilçesi Harun Oflaz, Bayramören ilçesi İsmail Güngör, Çerkeş ilçesi Hasan Sopacı, Eldivan ilçesi Mustafa Lafçı, Ilgaz ilçesi Mehmet Öztürk, Kızılırmak ilçesi Bayar Soysal, Korgun ilçesi Kamil Artı, Kurşunlu ilçesi Şakir Kaymak, Orta ilçesi Bayram Yavuz Onay, Şabanözü ilçesi Faik Özcan, Yapraklı ilçesi Ali Hasekioğlu, Çardaklı beldesi Osman Yılmaz, Saçak beldesi Ramazan Yarım, Yaylakent beldesi Kadir Dede.



Yapılan açıklama sonrası adaylarla birlikte toplu fotoğraf çekimiyle toplantı sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.