SAĞLIK - 01 Haziran 2021 Salı 15:02

Vali Ayaz: "50 yaş grubunu 3 günde aşılayabiliriz"

A
A
A
Vali Ayaz: "50 yaş grubunu 3 günde aşılayabiliriz"

Sağlık Bakanlığı tarafından kademeli olarak gerçekleştirilen aşılama sürecinde sıra 50 yaş üstü vatandaşlara geldi.

Sağlık Bakanlığı tarafından kademeli olarak gerçekleştirilen aşılama sürecinde sıra 50 yaş üstü vatandaşlara geldi. Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, kentte 50 yaş grubunun 3 günde aşılanabileceğini duyurdu.


Valilik Toplantı Salonu’nda basın mensuplarıyla bir araya gelen Vali Abdullah Ayaz, kademeli normalleşme sürecinde yeni kararlar alındığını hatırlattı. Vatandaşları tedbirlere hep birlikte uymaya davet eden Vali Ayaz, "Son dönemde vakalarımızda düşüş devam ediyor. Çok şükür il genelinde herhangi bir sıkıntımız yok, genel manada iyiyiz. O konuda bir problemimiz yok diyebiliriz. Ancak yeni normalleşme kararları sonrasında bir vaka artışı görülebilir. Ama bunun kontrol altında olacağı hepimizin ümidi. Yine de salgın henüz bitmedi. Onun için tedbirlere bir süre daha sıkı sıkıya riayet etmeye hepimizin ihtiyacı var. Onun için tekrar lütfen acı manzaralar görmemek adına dikkatli olalım diyoruz" dedi.



"Gençler son yeni varyantlardan daha fazla etkilendi"


İl genelindeki tabloyu değerlendiren Vali Ayaz, "Kısaca bilgi verecek olursak hastanemizde 34 vatandaşımız var. Bunların 27’si serviste, 7’si yoğun bakımda. Yoğun bakımdaki hastalarımızın maalesef 4’ü entübe. Yoğun bakımdaki hastaların en küçüğü 57 yaşında. 4’ü de 65 yaşının altında yani yüzde 57’si. Tekrar ifade etmek istiyorum son dönemde özellikle yeni varyantların mutasyonların ortaya çıkması sonrasında gençler daha fazla etkilenmeye başladılar. Bizim son yükselme trendinde esas hasta profilimiz büyük oranda 50-65 yaş grubuna oturdu. 65 yaş üstü zaten aşılanmıştı. Onun için belki hastanemizin yoğun bakımımızın bu kadar rahat olmasının sebebi aşıydı. Ama şunu tekrar söylüyoruz 7 yoğun bakım hastamızdan 4’ü 65 yaşının altında. Şimdi entübe olan hastalarımızın yaşları da 59, 62 ve ikisi de 86 yaşında. Serviste bulunan 27 hastamızın en genci 33 yaşında. Yine servisteki 13 hastamızda 65 yaşının altında yani yüzde 48. Gençler son yeni varyantlardan daha fazla etkilendiler. Onun için kimse kendisine değil tedbirlere güvensin. Bir kere daha bunu ifade etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Aşı sırası gelen vatandaşlarımız ivedi olarak aşı olsun"


Yeni dönemde en önemli meselenin aşı olduğunu kaydeden Vali Ayaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bugün itibari ile 50 yaş vatandaşlarımızın aşılamaları başlamış bulunmaktayız. İl genelinde 50-54 yaş grubu 11 bin 460 vatandaş var. Şu anda günlük aşı kapasitemiz 4 bin 368. Yani biz Allah’ın izniyle 3 günde bu yaş grubundaki hastalarımızın tamamını aşılayabiliriz. İsteğimiz şu, lütfen sırası gelen muhtemelen bu ay 1-2 grup daha aşılamaya açılacak tedarik zincirinde bir aksama yaşanmazsa Sağlık Bakanlığımızın hedefi önümüzdeki günlerde öncelikle 45-50 yaşın, arkasından da 40 yaş grubunun aşılamaya açılması. Tekrar söylüyoruz aşı sırası gelen vatandaşlarımız ivedi olarak aşı olsunlar. 50-55 yaş grubu bugün itibari ile açıldı. Vatandaşımız randevu ile bir sıkıntı yaşarsa biz orada bir yoğunluk olmasın diye randevu sistemi üzerinden gidiyoruz ama vatandaşımız müracaat etsin. Biz inşallah o sorunu orada çözeriz. Ben randevu alamadım diye vatandaş aşı olmaktan kaçınmasın. Herhangi bir problem varsa gitsin hastanemize ’ben randevu alamadım’ desin, arkadaşlar yardımcı olacaklar. Ama bir kere daha söylüyoruz hiç kimse gençliğine, aldığı vitaminlere, takviyelere güvenmesin. Şu anda tedbirlere ve aşıya güvenmek zorundayız. Bununda etkilerini net olarak bu süreç içerisinde gördük."



"Bizim gördüğümüz hiçbir yan etki olmadı"


Kapsama alınan 50 yaş grubunun aşılama çalışmaları hakkında bilgi veren Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, "11 bin 460 vatandaşımızı da en hızlı biçimde aşılamak hedefimiz. Bugün itibari ile de kapsama alındılar. Bugüne kadar aşı ile ilgili genel ortalamamız fena değil ama hala aşı ile ilgili tereddütlerin olduğunu bazı vatandaşlarımızın aşıya gelmediğini biliyoruz. Tekrar söylüyorum ben bugüne kadar Çankırı genelinde yapmış olduğumuz aşılarda hiçbir yan etkiye rastlamadık. Bizim gördüğümüz hiçbir yan etki olmadı. Aşı olduktan sonra sağlık kuruluşlarımıza müracaat eden hiçbir vatandaşımız olmadı. Ama korona virüsün etkilerini her gün görüyoruz. Ortada mukayese kabul etmez bir durum söz konusu aşı olmak ve olmamak arasında. Milyonda 1 gibi bir alerjik reaksiyon riskini almamak için vatandaş yaş grubuna göre yüzde 2, 3, 5 gibi ölüm riskini göze alıyor. Dediğim gibi kıyas kabul eder bir durum değil. Aşının faydasını özellikle bu süreçte net bir şekilde gördük. İnşallah önümüzdeki günlerde de bunu göreceğiz. Yeni dönemde en önemli hedefimiz bir süre daha tedbirlere riayet yani haziran ayını da kontrollü bir şekilde geçirmek istiyoruz. İkincisi aşı sırası gelen vatandaşlarımızın ivedi olarak aşı olmaları" diye konuştu.



Kent genelindeki aşılama çalışmalarından bahseden Vali Abdullah Ayaz, "İlimizde yapılan aşılarda Sinovac’ta 39 bin 456 birinci doz, 36 bin 885 ikinci doz uygulamışız bugüne kadar. 3 bin vatandaşımızın da 3. dozları geliyor demektir. Biontech’te de 8 bin 405 birinci doz, bin 783 de ikinci doz aşı yapmışız. 10 binin üzerinde Biontech yaklaşık 75 binin üzerinde bir ve ikinci dozun toplamı bu şekilde aşılamamız gerçekleşmiş bugüne kadar" dedi.


Öte yandan il genelinde ise korona virüs sürecinin başından itibaren kısıtlamalara uymayan 3 bin 675 vatandaşa toplamda 3 milyon 321 bin 832 lira cezai işlem uygulandığı bildirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlık tarihe ışık tutuyor Bayburt’ta, Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu Çayıryolu köyü mezarlığı, taşıdığı tarihi ve kültürel değerle dikkat çekiyor. Tarihi kayıtlara göre, Hacı Bey ve Fahreddin Kutlu Bey olarak da bilinen Kutlu Bey, Bayburt’un eski adı Sünür olan Çayıryolu köyünde kendi adına cami ve zaviye yaptırdı. Bu eserlerin yaşatılması için vakıflar kuran Kutlu Bey’in vakıf giderlerinin Bayburt ve Erzincan’a bağlı bazı köylerden karşılanması kararlaştırıldı. Sünür köyünün, Akkoyunluların Anadolu’da ilk yurt tuttukları yerleşimlerden biri olduğu, türbe ile caminin geçmişte külliye özelliği taşıdığı kaynaklarda yer alıyor. Cami ile türbe arasında yaklaşık 30 metre uzunluğunda bir koridor ve buraya açılan kubbeli medrese odalarının bulunduğu ancak bu yapılardan bugünlere iz kalmadığı aktarılıyor. Kutlu Bey ya da Hacı Bey vakfına ilişkin en eski kayıtların 1530 yılına kadar uzandığı kayıtlarda bulunuyor. Evkaf Nezareti defterlerinde de vakfın ’Sinür Hacı Bey zaviyesi ve cami-i şerifi vakfı’ adıyla yer aldığı ifade ediliyor. Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Erdem Saka, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş ile birlikte Çayıryolu köyündeki tarihi mezarlıkta incelemelerde bulundu. Bölgenin en büyük mezarlıklarından biri olarak gösterilen alanın, Bayburt’un kadim tarihini yansıtan önemli değerler arasında yer aldığını söyleyen Saka, mezarlığın korunması gereken kültürel miras niteliği taşıdığını dile getirdi. Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna mensup olduğunu hatırlatan Saka, Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlığın yalnızca bir defin alanı olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasını taşıyan tarihi bir belge niteliğinde olduğunu vurguladı. "Bu mezarlık adeta tarih kokuyor" Mezarlıklardaki taşların bulunduğu yerin geçmişine ışık tuttuğunu belirten Saka, "Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlıktayız. Bu mezarlık Bayburt’a bağlı Sünür, yeni adıyla Çayıryolu köyünde bulunmakta olup bölgenin en büyük mezarlıklarındandır. Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna bağlı olduklarını söylemekte fayda var. Bu mezarlık adeta tarih kokmaktadır" dedi. Saka, mezar taşlarının bölgenin tarihi açısından önemli veriler taşıdığını belirterek, "Mezarlıklar bulunduğu yerin tapusu hüviyetindedir. Taşların oldukça eski zamanlara ait olduğunu anlamak mümkündür" diye konuştu. Koç başlı mezar taşları bugün yerinde yok Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğuna dair haber kayıtları olduğunu aktaran Saka, bugün alanda bu taşlara rastlanmadığını, bazı kırık taş parçalarının koç gövdelerini andırdığını söyledi. Mezar taşlarının kültürel kimliğin ve tarihsel sürekliliğin önemli unsurları arasında yer aldığını ifade eden Saka, "Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş tarafından yapılan haberle, yaklaşık 30 yıl öncesine kadar bu mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğu sabittir. Bu da mezarlığın ne kadar kadim dönemlere ait olduğunu ve kadim Türklere ait izler taşıdığını gösteren hususlardan biridir. Günümüzde burada bulunan koç başlı mezar taşlarının hiçbirinin yerinde olmadığını fakat bazı kırık taşların koçların gövdelerini andırdığını söyleyebilirim" şeklinde konuştu. İspir’deki tarihi mezarlıkları hatırlattı Bayburt ve çevresindeki tarihi mezarlıkların Türk kültür tarihi açısından ayrı bir yere sahip olduğunu bildiren Saka, Çayıryolu köyündeki mezarlığın büyüklüğü ve taşıdığı izlerle dikkat çektiğini kaydederek, benzer yapıların İspir’deki eski mezarlıklarda da gördüğünü anlattı. Saka, Erzurum’un İspir ilçesine bağlı Paşeke köyündeki eski mezarlıkları da örnek göstererek, "Bu kadar büyük, ihtişamlı ve tarih kokan bir mezarlığı İspir taraflarında Paşeke köyünde görmüştüm. Orada da dikkatimi çeken, oldukça eski mezar taşları vardı. Bu bölgenin ne kadar kadim bir tarihi olduğunu göstermekle birlikte mezarlıklar, bölgelerin tarihiyle birlikte kültürünü ve sanat anlayışını yansıtan en önemli değerlerden biridir" dedi. "Kültürel miras gelecek nesillere taşınmalı" Tarihi mezar taşlarının korunması gerektiğini vurgulayan Saka, bazı taşların kırık halde bulunmasının üzücü olduğunu söyleyerek, bu durumun kasıtlı olup olmadığının bilinmediğini ifade etti. Saka, "Bu mezar taşlarının elbette kasıtlı olarak kırılıp kırılmadığını bilmiyoruz. Fakat özellikle İspir yöresinde bazı mezar taşlarının Ermenistan’a götürüldüğü ve bunların kendilerine ait olduğu yönünde iddialara konu edildiğine dair değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu kültürel unsurları koruyarak sonraki nesillere taşımak, bölgenin tarihi kimliğini geleceğe aktarmak açısından elzemdir" diyerek konuştu.