TEKNOLOJİ - 26 Mart 2024 Salı 17:18

Bakan Kacır: “Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız”

A
A
A
Bakan Kacır: “Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız”

Çankırı’da gençlerle bir araya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin yeni uzay görevlerine devam edeceğini belirterek, “Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız. O istasyonlarını teknolojik bileşenlerini geliştiren, üreten ülkelerden birisi olacağız” dedi.



Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile birlikteÇankırı’da düzenlenen "gençlik buluşması" programına katıldı. Programa Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, akademisyenler, çocuklar ve gençler katıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, havacılık alanındaki gelişmelerin Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın başlattığı insanlı uzay görevlerinin gelecek dönemde de devam ettirileceğini ifade etti.



"Sizler tüm engeller kaldırıldığında dünyanın en iyisi işleri başarabileceksiniz"


Önü açılan Türk gençliğinin nasıl projelere imza attığını gördüklerini ifade eden Bakan Kacır, “Türkiye’nin varı yoğu Türk gençliğidir. Türkiye’nin en büyük kuvveti TEKNOFEST kuşağıdır. Biz başka ülkelerle mukayese edildiğimizde genç, dinamik ve inançlı bir gençliğe sahibimiz. Bizim toplumumuzun ortalama yaşı 33, Avrupa’nın 43, Almanya’nın 47-48. Biz onlardan 10, 15 yaş daha genciz. Çok kıymetli çünkü dünyayı yenilikçi gelişmeler dönüştürüyor. Bütün dünyada yenilikçi teknolojilere gencecik insanlar imza atıyor. Bu anlayışla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürdüğümüz milli teknoloji hamlesinin tümünün merkezinde Türk gençliğini görüyoruz. İnanıyoruz ki sizler tüm engeller kaldırıldığında dünyanın en iyisi işleri başarabileceksiniz. Aslında Türk gençleri bunu ispat ettiler. Savunma sanayisinde, havacılıkta Türkiye belki de beklenmedik bir şekilde, muazzam performans ortaya koydu” dedi.



“Evlatlarımızın başkalarından geri kalır hiçbir yanları yokmuş, yeter ki onların önlerindeki engelleri, takozları kaldıralım, onların yanında duralım”


Türkiye’nin havacılık tarihinde çok önemli engellemeler yaşandığını ifade eden Bakan Kacır, “Tüm milli sanayi tarihimiz akamete uğratılmış hikayeler tarihi olarak 2000’li yıllara geldi. Nihayetinde 2000’li yıllarda bir sağlam irade, ülkenin neye ihtiyacı varsa, hangi kritik teknolojileri üretmemiz gerekiyorsa bunu bu ülkenin öz evlatlarının alın, akıl teriyle yapacağız, biz de onların arkasında duracağız dedi. Sizin gibi gencecik gençler, önleri açıldığında, önlerindeki engelleri kaldırıldığında Bayraktar’lları, Anka’ları, Akıncı’ları, Aksungur’ları, Hürkuş’ları, Hürjet’leri, Gökbey’leri, Kızılelma’ları ve nihayetinde KAAN’ı üretti ve gökyüzü ile buluşturdu. Demek ki bizim evlatlarımızın başkalarından geri kalır hiçbir yanları yokmuş, yeter ki onların önlerindeki engelleri, takozları kaldıralım, onların yanında duralım. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu anlayışla ‘milli teknoloji hamlesi’nin tüm projelerinde sizlerin önünü açmak, Türk müteşebbislerinin, Türk bilim insanlarının, Türk mühendislerinin, dünyanın en iyi projelerini hayata geçirmesi için yanlarında durmak iradesini her zaman göstermeye devam ediyor. Ümit ediyoruz ki savunma sanayisinde, havacılıkta daha büyük başarılara imza atarken, bir yandan sanayinin ve teknolojinin tüm alanlarında benzer başarı hikayeleri ortaya koyalım” diye konuştu.



“Dünyada önemli uzay güçlerinden birisi haline geleceğiz”


Milli savunma sanayisinde 80 bin gencin istihdam edildiği gibi uzay sanayisinde de gençlerin istihdam edileceğini ifade eden Kacır, “Türkiye inşallah savunma sanayisinde, havacılıkta nasıl başarılı olduysa uzay teknolojilerinde de benzer bir başarıyı ortaya koyacak. Nasıl savunma sanayisinde ihracatı 250 milyon dolardan 5,5 milyar dolara çıkartmışsak, nasıl savunma sanayisinde bugün 3 bine yakın firmamızda 80 bin gencimizi istihdam etmişsek sizin gibi pırıl pırıl genç kardeşlerimizi uzay sanayisinde istihdam edeceğiz ve dünyada önemli uzay güçlerinden birisi haline geleceğiz” şeklinde konuştu.



“Uluslararası uzay istasyonlarının teknolojik bileşenlerini geliştiren, üreten ülkelerden birisi olacağız”


Milli Uzay Programı ile Türkiye’nin yeni bir sayfa açtığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Bu program Türkiye’nin bilimsel araştırmalarda küresel ligde en sırada işler yapabilmesi için sayfa açtı. Hem Türkiye’deki hem de dünyanın dört bir yanındaki kıymetli bilim insanlarımıza, yürüttükleri bilimsel çalışmaların en ileri düzeyde Türkiye Cumhuriyeti tarafından himaye edileceğini, bu devletin alanında çalışma yapmak isten bilim insanlarının her daim yanında olduğunu ve olacağını göstermiş oldu. Ama bu misyon zannediyorum en çok Türkiye’nin evlatlarına, gençliğine, çocuklarına kazandırdığı özgüven ve ilham kaynağı olması açısından gerçekten çok kıymetli bir ilk adım oldu ama asla son olmayacak. İnşallah Türkiye önümüzdeki dönemde insanlı uzay programlarına devam edecek. Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız. Uluslararası uzay istasyonlarının teknolojik bileşenlerini geliştiren, üreten ülkelerden birisi olacağız. İnşallah, bilim insanlarımızın önünü açmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.



Bakan Kacır: “Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beşiktaş, TFF’den Galatasaray maçının VAR odası kayıtlarını talep etti Beşiktaş Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Galatasaray ile oynadıkları ve 1-0 mağlup oldukları müsabakanın VAR (Video Yardımcı Hakem) odası ve odanın bulunduğu koridorun kamera kayıtlarını talep etti. Siyah-beyazlı kulüpten yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Trendyol Süper Lig’de Galatasaray’la oynadığımız maç sırasında Riva’daki VAR merkezinde yaşananlarla ilgili aşağıdaki sorularımıza cevap vermesini ivedilikle talep ediyoruz. VAR merkezinde ve çevresinde kimler bulunmaktadır, VAR odasını ve odanın bulunduğu koridoru sesli bir şekilde kayıt altına alan kamera veya kameralar bulunmakta mıdır? Portekizli VAR eğitmenleri, maç esnasında VAR odasında yer almakta mıdır? Eğer VAR odasında yer alıyorlarsa karar verme süreçlerine dahil oluyorlar mıdır? Eğitmen adı altında görev yaptıkları söylenen Portekizli eğitmenlerin maç esnasında orada olmalarını gerektiren federasyonda herhangi bir görevleri var mıdır? VAR merkezinin içinde veya koridorunda, maç oynandığı sırada orada bulunmaması gereken kişi veya kişiler var mıdır? Şeffaf ve adil bir yönetim sözüyle göreve gelen Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin sorularımıza hemen cevap vermesi elzemdir. Beşiktaş JK olarak; Galatasaray’la oynadığımız müsabakanın VAR odası ve odanın bulunduğu koridorun kamera kayıtlarının tarafımızla paylaşmasını talep eder, bu talebimizi Türkiye Futbol Federasyonu başta olmak üzere kamuoyunun bilgisine sunarız."
İzmir Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 9 ay önce göreve başlayan İrem Gül Altundaş, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Küçük yaşta mahallesinde çıkan yangında alevlerle mücadele eden itfaiyecilerden etkilenen Altundaş, bugün aynı üniformayla kentin güvenliği için zorlu görevlerde yer alıyor. Cesareti ve kararlılığıyla dikkat çeken genç nefer, kadınların zorlu mesleklerdeki varlığına da güçlü bir örnek oluşturuyor. İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki İrem Gül Altundaş bundan 9 ay önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda göreve başlayarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Erkeklerin egemen olduğu bir meslekte görev yapan genç itfaiyeci, özverili çalışması ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşta mahallesinde çıkan bir yangında itfaiye ekiplerinin mücadelesine tanık olan Altundaş, o günü dün gibi hatırlıyor. Alevlerle savaşan, insanların yardımına koşan itfaiyecileri gördükten sonra bu mesleğe gönül veren genç kadın, yıllar sonra hayalini kurduğunu üniformayla hayat kurtarmaya başladı. Zorlu sınavları geçerek göreve başladı Hayalinin peşinden giderek lise eğitimini itfaiye bölümünde tamamlayan Altundaş, üç yıllık eğitimin ardından staj yaptı. Dokuz aylık staj sürecinin mesleğe olan bağlılığını pekiştirdiğini belirten Altundaş, itfaiyecilikten vazgeçmeyeceğini o dönemde anladığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin memur alım ilanını görür görmez başvurduğunu aktaran genç itfaiyeci, girdiği sınavlarda önemli başarılar elde ettikten sonra zorlu eğitimleri tamamlayarak göreve başladı. Altundaş, göreve başladığı günü hayatının en mutlu anlarından biri olarak tanımladı. Halen Narlıdere İtfaiye Grubu’nda görev yapan ve İzmir’de çalışmaktan büyük gurur duyduğunu dile getiren Altundaş, her sabah işine aynı heyecanla başladığını söyledi. "Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" İtfaiyeciliğin yalnızca koruyucu elbiseyi giyip sahaya çıkmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Altundaş, mesleğin hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirdiğine dikkat çekti. Göreve çıktıkları her olayda farklı ve zorlu şartlarla karşılaşabileceklerini belirten Altundaş, "Gittiğimiz vakalarda her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ekipmanımızı doğru kullanmalı, insanlarla doğru iletişim kurmalıyız. Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" dedi. "İyi ki vazgeçmedim" İtfaiyeciliği seçtiği dönemde çevresinden sık sık "Yapabilir misin" sorusunu duyduğunu anlatan Altundaş, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini söyledi. İrem Gül Altundaş, "İlk başladığım gün kendime ‘İrem, zor bir meslek, eminsin değil mi?’ diye sordum. Ama bugün ‘İyi ki vazgeçmemişim’ diyorum. Her sabah büyük bir mutlulukla görevime geliyorum" ifadelerini kullandı. Görev yaptığı ekipte tek kadın olduğunu belirten genç itfaiyeci, bugüne kadar herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını da sözlerine ekledi. "Bizi cinsiyetimizle değil, yaptığımız işle değerlendiriyorlar" diyen Altundaş, kadınların her alanda var olabileceğini vurguladı. Altundaş, "Hangi meslek olursa olsun kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Tüm kadınlara sesleniyorum; ne olursa olsun yılmayın. Kendimizin en iyi versiyonu için çalışmaya devam edelim" diye konuştu.
Bursa Bursa’da 66 yaşındaki esnaf, oruçlu halde trafiğe takılmamak için iftara koşuyor Bursa’da 66 yaşındaki esnaf Enver Koç, Ramazan ayında hem orucunu tutuyor hem de 10 kilometre uzaklıktaki evine akşam trafiğine yakalanmamak için koşarak gidiyor. Normal zamanlarda da yolunu iki kat uzatarak spor yapan Koç, Ramazan’da iftara yetişebilmek için yaklaşık 45 dakika boyunca aralıksız koşuyor. Bursa’nın merkezindeki tarihi çarşıda esnaflık yapan Enver Koç, 2006 yılında geçirdiği rahatsızlığın ardından hayatında köklü bir değişikliğe gitti. Günde 2 paket sigara içerken sağlık sorunları yaşayan Koç, sigarayı bırakıp fizik tedavi sürecine başladı. Tedavisinin ardından sağlıklı yaşama yönelen Koç, sporu hayatının merkezine aldı. Sabah saat 09.00’da açtığı dükkânında gün boyu çalışan Koç, akşam saatlerinde kepengi kapattıktan sonra spor kıyafetlerini giyip yola koyuluyor. Evi ile iş yeri arası yaklaşık 10 kilometre olmasına rağmen çoğu zaman güzergâhını uzatarak 20 kilometreye kadar çıkaran Koç, özellikle Ramazan ayında ise yoğun akşam trafiğine takılmamak ve iftara zamanında yetişebilmek için mesafeyi koşarak kat ediyor. Yaklaşık 45 dakikalık tempolu koşunun ardından evine ulaşan Koç, iftarını ailesiyle birlikte açıyor. Ramazan ayında oruçlu olmasına rağmen antrenmanlarını aksatmayan 66 yaşındaki esnaf, disiplinli yaşam tarzıyla çevresindekilere örnek oluyor. Koşarak hem trafikten kaçan hem de sağlıklı yaşamını sürdüren Koç, sporu hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. "Evime koşarak arabalardan daha hızlı gidiyorum" Akşam trafiğine katılmamak için iftara koşarak yetiştiğini söyleyen Enver Koç, "Uzun yıllardan beri sigarayı bıraktıktan sonra antrenmanlara başladım, aşağı yukarı yaklaşık her akşam 15-20 kilometre iş yerimi kapattıktan sonra evime kadar koşuyorum. Oruç tutmakta koşmakta bence mutluluk hormonu sağlıyor ve ben bunların ikisini de yapıyorum. Vücudun bunlara ihtiyacı var, insanlar spor yapmadığı için sağlıksız bir şekilde geziyorlar. Ben her akşam sporu kendime meslek gibi edindim. Buradan iş yerimi kapattıktan sonra koşarak bütün yarışlara katılıyorum. Belgrat’ta, Yunanistan, Bulgaristan, Slovenya, Paris’te, neredeyse dünyanın her yerinde koştum. Evime arabayla gitmeye kalksam arabayla 1 buçuk saatte anca giderim. Şuan oruçlu olduğum için iftara yetişmek istiyorum, 45 dakikada koşarak arabalardan daha hızlı gidiyorum. Oruç olduğumda da zorlanmıyorum, birçok koşuma da oruçlu katıldım. Çevredeki insanlarda benim bu alışkanlığımı çok takdir ediyorlar. Şekerim çıkmıştı daha önce sonrasında spora yapmaya başladığımda şekerimde düştü, sağlığım tekrar yerine geldi" şeklinde konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik destekleri istihdama dönüşüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artırmaya yönelik uygulamaları, üretime ve girişimciliğe dönüşen başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Belediyenin sağladığı destekler, kadınların yalnızca gelir elde etmesine değil; sosyal hayatta daha güçlü, daha görünür ve daha özgüvenli bireyler olarak yer almalarına da imkân tanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik hayata geçirdiği projeler, kent genelinde üretim ve istihdama katkı sağlamaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın kooperatiflerine sağlanan ücretsiz alanlar, üretim ve satış faaliyetlerinin sürdürülebilir şekilde yürütülmesine imkân tanıyor. Bu alanlarda kadınlar gıda üretiminden hizmet sektörüne, el sanatlarından terziliğe kadar farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. ATASEM kapsamında verilen ücretsiz eğitimler de kadın istihdamında önemli rol oynuyor. Güzellik ve bakım, tekstil, el sanatları ile çeşitli hizmet alanlarında düzenlenen kurslar, kadınların sertifika alarak iş hayatına katılımını sağlıyor. Kadın kooperatifleri ekonomiye katkı sağlıyor Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın kooperatiflerine tahsis edilen ücretsiz üretim ve satış alanları, kadınların kira yükü olmadan üretim yapmasına imkan sağlıyor. Korkuteli ilçesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz olarak tahsis edilen Kadın Kooperatifleri Üretim ve Satış Merkezi’nde üretim yapan kadınlar, sağlanan desteğin hem ekonomik hem de sosyal anlamda önemli olduğunu belirtti. Merkezde üretim yapan Hatice Çetin, "Buraya 7 aydır aileme ve çocuklarıma katkı sağlamak için geliyorum. İş ortamımız, arkadaşlarımız, sosyal hayatımız çok güzel burada. Belediyenin bu desteği bizlere de böyle kazanç kapısı oluyor" dedi. Aynı merkezde üretim yapan Zehra Karagöz ise "Daha önce başka bir yerde çalışmamıştım. Burası ilk iş deneyimim. Çocuklarımı okutuyorum, kendi ihtiyacımı rahat görebiliyorum. Çalışmak güzel bir şey" ifadelerini kullandı. 66 yaşında iş hayatına atıldı Muratpaşa İlçesi’nde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın Kooperatifleri Satış Alanı’nda terzilik yapan 66 yaşında Asiye Kutlu ise çalışma hayatının kendisi için önemli bir değişim olduğunu belirterek, "Büyükşehir Belediyesi’nin Kadınlar Kooperatifi’nde bana ayrılan bölümde tadilat işleri yapıyorum. Hem para kazanıyorum, hem sosyalleşiyorum. 66 yaşında iş hayatına atıldım. Hep ev hanımıydım, anneydim, eştim. Şimdi iş hayatındayım. Kendime öz güvenim arttı. Burası bir üretim merkezi. Bayanlar ellerinden ne geliyorsa yapabilirler. Ben yapamam, ben beceremem diye hiçbir şey yok. Buraya tüm kadınların gelip bizlerle çalışmalarını isterim" dedi. "Çalışmak mental olarak iyi geldi" Satış alanında servis hizmeti vererek iş hayatına atılan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Arzu Tay ise "Eğitimli, üniversite okumuş bir insanım ama maalesef yıllarca çocuklarıma bakmak zorunda kaldım. Bundan birkaç yıl önce burada çalışmaya başladım. Burada çalışmak bana mental anlamda çok iyi geldi. Müşterilerimizle bir aile gibi olduk. Buraya çok büyük bir anlam yükledim, çok seviyorum" diye konuştu. Antalya Toptancı Hali içerisinde yine Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen Kadın Kooperatifleri Üretim Merkezi’nde çalışan yazar Gönül Çakır ise "Senelerce yurtdışında kaldım, 5 sene önce geri dönüş yaptım. 2 yıl sadece yazar olarak evde kitabımla uğraştım. 2 yıl önce de burayla tanıştım. Bana çok iyi geldi, yalnızlığıma faydası oldu. Kadınlarla beraber üretim yapıyoruz. Buradan gelen gelirle kendi ev ekonomimiz dışında, kız çocuklarının eğitimine ve yardıma muhtaç kadınlarımıza destek oluyoruz" dedi. ATASEM kursları meslek kazandırıyor Büyükşehir Belediyesi’nin meslek edindirme kursları ATASEM kapsamında verilen ücretsiz eğitimler de kadın istihdamında önemli rol oynuyor. Bu kurslara katılan kadınlardan biri olan Gülşah Gürsoy aldığı eğitim sonrası kendi güzellik salonunu açarak girişimci oldu. Eğitim sürecinde hem mesleki bilgi edindiğini hem de özgüven kazandığını belirten işletme sahibi, kendi iş yerini kurmanın hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Gürsoy, "Bu sektörde, 29 yaşında ATASEM’den aldığım eğitimler sayesinde bulunuyorum. Bana çok katkısı oldu. Eğitimler gerçekten çok iyiydi. Yıllar boyunca devam ettim. Okula gidiyordum, okul çıkışı direkt ATASEM’e geçiyordum. Kendi ayaklarımın üzerinde durabilen, güçlü bir kadın oldum. Önümdeki süreç için de çok heyecanlıyım ve herkese tavsiye ederim gençlere özellikle. Hiç boş vakit harcamasınlar, direkt ATASEM’e gitsinler, değerlendirsinler" şeklinde konuştu.