KÜLTÜR SANAT - 10 Şubat 2025 Pazartesi 12:40

Bin 40 derecede pişirilen seramik eserler sanatseverlerden beğeni topladı

A
A
A
Bin 40 derecede pişirilen seramik eserler sanatseverlerden beğeni topladı

Çankırı’da bin 40 derecede pişirilerek yapılan seramik eserler açılan sergide vatandaşların beğenisine sunuldu.


Çankırı Karatekin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Eser Şensılay Sarıkaya tarafından yapılan seramik çanaklar vatandaşların beğenisine sunuldu. "Sagar" tekniği ile renklendirilen ve bin 40 derecede pişirilen 27 seramik eserin yer aldığı sergi Çankırı Müzesi’nde açıldı. Geleneksel üretim yöntemleriyle hazırlanan eserler, ziyaretçilerden ilgi gördü.


"Geleneksel üretim yöntemlerini kullanıyorum"


Sergi ile ilgili bilgi veren Sarıkaya, "Serginin tamamı çanaklardan oluşuyor. Müzenin hem mimar yapısına, hem de ambiyansına ve burada bulunan kalıcı eserlere uygun. Çanakların hepsini kalıp yöntemi ile endüstriyel yöntemler ile üretildi. Aslında seramiğin çok geleneksel bir tarafı var. En eski sanat dallarından bir tanesidir. Bu yüzden geleneksel üretim yöntemlerini kullanarak bunları daha çağdaş bir görünümle izleyenlere sunmaya çalışıyorum. Şu an 27 parça seramik eser bulunuyor. Tamamı çanaklardan oluşan, farklı tasarım ve boyutlara sahip eserler. Sergide çanakların tek tek sergilenmemesinin amacı da birbiriyle uyumlu eserleri takım halinde sergilemek görünüş açısından da daha uyumlu oluyor. Çankırı için çok güzel bir sergi olduğunu düşünüyorum. Müzeyi böyle bir seramik sergisi için kullanmama izin verilmesi benim için oldukça değerli. Çankırı Karatekin Üniversitesi ve müze işbirliği açısından da çok değerli bulduğumuz bir durum. Bu ürünler, endüstriyel bir üretim yöntemi olan kalıplar ile şekillendirildi. Şekillenmesinin ardından kurumasını bekliyorum ve ardından bin 40 derecelik ısıda pişirme işlemi gerçekleştiriliyor. Son olarak ’sagar’ tekniği ile renklendirme yapılarak sunuma hazır hale geldi" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Başkan Genç: "Atay Aktuğ Trabzon’a değer katan bir isimdi" Hayatını kaybeden Trabzonspor ve Trabzon Belediyesi eski başkanlarından Atay Aktuğ için, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin meydandaki tarihi binası önünde tören düzenlendi. Dün yaşamını yitiren Trabzonspor ve Trabzon Belediyesi eski başkanlarından Atay Aktuğ için Büyükşehir Belediyesi’nin meydanda bulunan tarihi binası önünde tören düzenlendi. Törene Atay Aktuğ’un ailesi, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ilçe belediye başkanları, eski Trabzon Belediye başkanlarından Asım Aykan, Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, siyasi parti il ve ilçe başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan merhum Atay Aktuğ’un oğlu Hüseyin Abdi Aktuğ, acılarının büyük olduğunu belirterek, "Bu zor günümüzde acımızı paylaşan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise, "Şehrimiz adına bugün gerçekten hüzünlü bir gün. Bu kadim şehrin bir evladını, ömrünü Trabzon’a hizmete adamış kıymetli bir değerimizi ebediyete uğurluyoruz. Merhum başkanımıza Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine ve hemşehrilerimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Trabzon’u sevmek elbette çok kıymetli ancak sevdiğiniz şehre hizmet etmek, onun gelişimine katkı sağlamak çok daha büyük bir değerdir. Merhum Atay Aktuğ da hem belediye başkanlığı döneminde şehrimize kazandırdığı hizmetlerle hem de Trabzonspor Başkanlığı sürecinde kulübümüze yaşattığı başarılarla bu iki değeri bir arada taşıyan önemli bir isimdi" dedi. "Yaptığı katkılarla saygı ve minnetle anılacaktır" Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün geriye dönüp baktığımızda, Atay Aktuğ’un yaptığı hizmetlerin şehrimizin hafızasında ne kadar derin izler bıraktığını görüyoruz. Özellikle zor şartlar altında, hukuki riskler alarak dahi şehrimizin ihtiyaçları için attığı adımlar onun ne denli fedakar bir yönetici olduğunu göstermektedir. Ortahisar’daki tarihi alanlarda gerçekleştirilen altyapı çalışmaları buna en güzel örneklerden biridir. İşte böyle kalıcı eserler ve hizmetler insanı yaşatır, hatırasını diri tutar. Merhum başkanımız da Trabzon’a ve Trabzonspor’a yaptığı katkılarla her zaman saygı ve minnetle anılacaktır. Rabbim kendisini cennetiyle mükafatlandırsın. Şehrimizin ve Trabzonspor camiasının başı sağ olsun. Kıymetli ailesine bir kez daha sabır diliyorum." Aktuğ’un cenazesi, düzenlenen törenin ardından İskenderpaşa Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Sülüklü Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Manisa ’Sen İstanbul’dan güzelsin’ oyunu Manisalıları büyüledi Manisa’da düzenlenen Uluslararası Mesir Tiyatro Festivali’nde sahnelenen "Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin" adlı oyun, üç kuşak kadının hikayesi üzerinden izleyicilere unutulmaz ve sarsıcı anlar yaşattı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Mesir Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen "Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin" adlı tiyatro oyunu, sanatseverlerle buluştu. Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde sahnelenen dram türündeki eser, izleyicilerden tam not aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahneye taşınan oyun, Manisalı tiyatroseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Murat Mahmutyazıcıoğlu tarafından 2016 yılında kaleme alınan ve yönetilen eser, aynı aileden üç kuşak kadının hayatına odaklanıyor. Tek perdelik ve 80 dakika süren oyunda; Esin Umulu, Şebnem Köstem ve Yeliz Şatıroğlu sahne performanslarıyla büyük beğeni topladı. Oyuncular, anneanne, anne ve torun karakterleri üzerinden; bastırılmış duyguları, itiraf edilemeyen gerçekleri ve var olma mücadelesini etkileyici bir anlatımla sahneye taşıdı. Oyunda karakterlerin iç sesleri ve diyalogları üzerinden ilerleyen anlatımda, kuşaklar arası bağlar ve değişim süreci çarpıcı bir şekilde ele alındı. Her kadının, kendinden önceki neslin izlerini taşıyarak kendi yolunu bulma çabası, izleyicilere düşündürücü anlar yaşattı. Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleşen gösterime Manisalı sanatseverler yoğun katılım sağladı. İzleyiciler arasında Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu da yer aldı. Festival kapsamında düzenlenen etkinliklerin, Manisa’nın kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunmaya devam edeceği ifade edildi.
Tunceli Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel olmuştu. Sonel’in jandarmadaki ifadeleri ortaya çıktı. Umut Altaş’ı lise arkadaşı olmasından dolayı tanıdığını aktaran Mustafa Türkay Sonel, "Umut Altaş’ın aile düzeni bozuktur. Bunu da şahit olduğum beraber olduğumuz bir ortamda anne babasının sürekli kavga ettiğini ve durumlardan çok rahatsız olduğunu hatta 2 dayanılmaz bir hale gelerek bileğini cama vurarak kestiğinden dolayı biliyorum. Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş’ın ismini bilmediğim sevgilisi benim hakkımda Umut’a yönelik olarak sürekli ‘valinin oğlu ile arkadaşlık mı yapılır’ dediğini başkalarından duymuştum. Ancak Sidar Altaş kız arkadaşının dediği konulara hiçbir zaman katılmamış, bana boş ver onun söylediklerine takılma demiştir. Umut Altaş’ın babası Celal Altaş da arkadaşımın babası olmasından dolayı tanırım. Umut Altaş ile Tunceli’den ayrıldıktan sonra çok görüşmedim ancak üniversiteye başladığım zaman bana hayırlı olsuna Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş, Ercem Çelebi ziyarete İstanbul’a bir kaz defa gelmişlerdi. Umut Altaş ile son fiziki görüşmem o tarihtir" "Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir" Gülistan Doku’yu tanıyor musun sorusuna Sonel, "Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Her hangi bir yerde herhangi bir sürekle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonda herkes gibi bende basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiç birisi Gülistan Doku tanımazdı. Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya patates hat diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum çünkü. Mesela benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi, yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz" diye konuştu. Alınan tanık beyanlarında bir kadını hamile bıraktığının sorulması üzerine Sonel, "Böyle bir durum söz konusu bile olamaz, öyle bir durum varsa ispatlasınlar" dedi. "Benim ateşli silahım yoktur" Umut Altaş’ın "Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum" ifadelerine yanıt veren Sonel, "Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana AİRSOFT sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu Oğulcan öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (fosforlu, kırmızı, yeşil, beyaz renk) Hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir ve pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık" cümlelerini kullandı. "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum" Gençlik merkezine gidip gitmediği sorulan Sonel, "Ben gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir. Ben o dönem arkadaşlarımla okuduğum Özel Uğur Temel Lisesinin karşısında bulunan kütüphaneye ders çalışmaya giderdik. Bu kütüphaneye genelde soy ismini hatırlamadığım Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşlarımla giderdim" Ardında ekipler, daraltılmış baz raporunda gençlik merkezi binasında bulunduğunun tespit edildiği ve kimlerle ne amaçla gittiğini sorması üzerine Sonel, aradan çok zaman geçtiği için bu konuyla ilgili bir fikrinin olmadığını söyledi. "Tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur" Uğurcan Açıkgöz ile 04 Ocak 2020 günü 54 saniyelik görüşme ve gizli tanık beyanındaki tecavüz olayı soruldu. Sonel ifadesinde, "Bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Yanlış hatırlamıyorsam bahsettiğiniz Hanımeli cafenin sahibinin oğlu Sidar Elma bizim arkadaş grubunda okul arkadaşımdır. Hatta kendisine apple diyerek takılırdık. Bu arada ben bu hanımeli isimli kafeye bir yada iki kere gitmişimdir. O da arkadaşlarım Umut Altaş ve Ekincan’ın bu kafenin tatlılarını sevmeleridir. Ben zaten tatlı seven bir insan değilim geçerken onlar için oraya uğrar paket olarak tatlıları alırdık. Hatta bana da tatlı yememi ısrar ederlerdi ancak ben tatlı yemezdim. Ben en çok Balkon isimli kafeye giderdim" diye konuştu. "Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum" Umut Altaş ile yapılan telefon görüşmelerinin yönetilmesi sonrası Sonel, "Ben bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği hatırlamam mümkün değildir. Belki bir oyun ile ilgili, belki sınav dönemi ile ilgili, belki üniversite seçimi ile ilgili olarak konuşmuş olabilirim. Birisinin doğum günü için konuşmuş olabilirim. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum benimde bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Bende bir üniversite öğrencisiyim benimde çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var. Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum"