SAĞLIK - 28 Ocak 2024 Pazar 12:25

Bu belirtilere dikkat: Lepranın erken teşhisinde büyük önem arz ediyor

A
A
A
Bu belirtilere dikkat: Lepranın erken teşhisinde büyük önem arz ediyor

Lepra ile ilgili önemli bilgiler veren Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, erken teşhisin büyük önem taşıdığını belirterek “Erken teşhis ve tedavi, lepra hastalığının kontrolü açısından önemlidir” dedi.


Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, Dünya Lepra Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunarak, lepranın (cüzzam) erken teşhisi ve tedavi süreci ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Lepranın burun ve ağızdan yayılan damlacıklar yoluyla bulaştığını belirten Dr. Sarıkaya, erken teşhis ve tedavinin, lepra hastalığının kontrolü açısından önemli olacağını söyledi.



“Erken teşhis ve tedavi, lepra hastalığının kontrolü açısından önemlidir”


Lepranın burun ve ağızdan yayılan damlacıklar yoluyla bulaştığını kaydeden Dr. Sarıkaya, “Lepra, burun ve ağızdan yayılan damlacıklar yoluyla bulaşır. Hastalığa yakalanmak için tedavi edilmemiş bir kişiyle aylar boyunca uzun süreli, yakın temasta bulunmak gerekir. Hastalık, hasta olan kişiyle el sıkışmak, sarılmak, yemek paylaşmak veya yan yana oturmak gibi sıradan temaslarla yayılmaz. Ayrıca hasta tedaviye başladığında, hastalığın bulaşması durmaktadır. Hastalık bulaşan kişilerde şikayetlerin ortaya çıkması bir yıl ya da 20 yıldan daha uzun bir zaman alabilir. Hastalık sıklıkla cilt lezyonu ve çevresel sinir tutulumu ile kendini gösterir. Lepra hastalığının tanısı aşağıdaki ana belirtilerden en az birinin bulunmasıyla konur. Bu belirtiler, Çevresindeki deriden soluk veya kırmızımsı görünen deri bölgesinde kesin duyu kaybı, Çevresel sinirin kalınlaşması veya genişlemesi ile birlikte duyu kaybı ve/veya o sinir tarafından sağlanan kaslarda zayıflık, Deriden alınan smear testinin pozitif çıkması deri lezyonu tek veya birden fazla olabilir. Genellikle çevredeki normal deriden farklı bir pigmentasyona ve düz, kabarık veya nodüller gibi çeşitli görünümlere sahip olabilir. Hastalık, klinik tespitlere göre tüberküloid lepra, lepramatöz lepra ve borderlayn lepra olarak sınıflandırılmaktadır. lepra, tedavisi olan bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde ise kalıcı yeti yitimine ve fiziksel deformasyona sebep olabilir. Tedavi olmayan kişiler bu sebeple ayrımcılığa maruz kalabilir. Dünya Lepra Günü, farkındalık oluşturmak ve lepra hastalarına yönelik yapılan ayrımcılıkla mücadele etmek için bir imkan sağlamaktadır. Erken teşhis ve tedavi, lepra hastalığının kontrolü açısından önemlidir” diye konuştu


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van 32 yıllık ayakkabı ustasının çırak sitemi: "Eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz" Van’da 32 yıldır mülki amirlere özel ayakkabı üreten ve eskiyenleri ekonomiye kazandıran Fikret Kaya, gençlerin "elim kirleniyor" diyerek mesleğe ilgi göstermemesinden dert yanarak zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Van’ın İpekyolu ilçesinde yarım asrı geride bırakan ömrünün 32 yılını ayakkabı tezgahının başında geçiren Fikret Kaya, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan başladığı ayakkabıcılık mesleğini 32 yıldır aralıksız sürdüren Fikret Kaya, değişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla icra ediyor. Meslek hayatı boyunca el emeğinin yerini fabrikasyona bırakışına tanıklık eden Kaya, bir yandan mülki amirler ve bürokratlar için özel sipariş ayakkabı üretirken bir yandan da eskiyen ayakkabıları aslına uygun şekilde onararak ekonomiye katkı sağlıyor. "Biz eskiyi özlüyoruz" İHA muhabirine konuşan ayakkabı ustası Fikret Kaya, geçmişten bugüne el emeği bittiğini ve her şeyin artık fabrikasyona döndüğünü belirtti. Ayakkabı ustası Kaya, "Teknoloji ve makineler çıkınca hem biz hem de müşterilerimiz rahat etti. Ama yine de biz eskiyi özlüyoruz. Keşke o eski günler olsaydı, keşke eskiye devam edebilseydik. O zorlukları, o sıkıntıları yine görseydik; ama maalesef o günlere geri dönemiyoruz. Bugünün teknolojisi bunu gerektiriyormuş, biz de bu teknolojiyle devam ediyoruz" dedi. "Bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz" Eski yıllarda mesleklerine olan ilginin daha fazla olduğunu ve bu yüzden çırak bulma sorunlarının olmadığını hatırlatan Kaya, "Eskiden en azından 3-5 tane çırak çalıştırıyorduk, şimdi ise bir tane bile bulamıyoruz. Mesleğe rağbet yok. Rağbet olmadığı için ileride bu mesleğin büyük sıkıntılar yaşayacağını görüyorum. Hem kendi mesleğimize hem de diğer mesleklere bakıyorum; genel olarak büyük bir sıkıntı var. Özellikle bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz. Gelen çırak da 3-5 gün çalışıp bırakıp gidiyor. ’Usta, bu benim işim değil’ diyor ve bir daha gelmiyor. Babasını arıyorum, ’Oğlun işe niye gelmedi?’ diye soruyorum; ’Vallahi benim oğlum bu işi yapmayacak, bu iş kirlidir; eli kirleniyor, boya oluyor’ diyor. Oysa eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz. Mecburuz ama maalesef çırak bulamadığımız için yetiştiremiyoruz. Korkarım ki bu gidişle mesleğimiz ölüyor" diye konuştu. Eski ayakkabıları tamir ederek bir yandan geri dönüşüme katkı sağladıklarını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Çok şükür, çok güzel tadilat ve tamiratlar yapıyoruz. Yaptığımız işlemler hiç belli olmuyor; orijinali neyse, aynı şekilde onarıp müşterilerimize teslim ediyoruz. Ayrıca bürokrat kesimine, mülki amirlerimize ve büyüklerimize özel sipariş üzerine ayakkabı yapmaya da devam ediyoruz."