GÜNDEM - 29 Ağustos 2025 Cuma 15:09

ÇAKÜ’de şehit aileleri ve gaziler ayakta alkışlandı

A
A
A
ÇAKÜ’de şehit aileleri ve gaziler ayakta alkışlandı

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde düzenlenen ‘İnançla Yazılan Bir Destan 30 Ağustos Zafer Bayramı’ panelinde şehit aileleri ve gaziler ayakta alkışlandı.


Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla ‘İnançla Yazılan Bir Destan 30 Ağustos Zafer Bayramı’ paneli düzenlendi. Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlenen panel, İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı. İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Nazım Çetin’in Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından söyleşi ve müziklerle devam etti. Programın sonunda sahneye gaziler ve şehit aileleri davet edilerek Vali Yardımcısı Metin Demirel tarafından katılım belgesi ve hediyeler takdim edildi. Şehit aileleri ve gaziler, davetliler tarafından uzun bir süre ayakta alkışlandı.


Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Öner, "Aziz vatanımızın düşman işgalinden kurtuluşunun simgesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı şanlı tarihimizde sayısız örnekleri olan kahramanlık destanlarımızın en büyük örneklerinden biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat yönetilmesi sebebiyle Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak bilinen ve 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan bu mücadelede, kahraman ecdadımızın gösterdiği cesaret ve fedakarlıkla aziz vatanımıza musallat olan düşmanlarımız topraklarımızdan atılmış, Anadolu coğrafyası ebedi yurdumuz olarak bizlere emanet edilmiştir. Bu, unutulmaz ve şanlı zaferle ecdadımız, Türk milletini bu topraklardan ve tarih sahnesinden silmek isteyenlere, azim, kararlılık ve en önemlisi de millî birlik ve beraberlik göstererek unutamayacakları bir ders vermiştir. Böylelikle sadece karşımızdaki düşmana değil, bütün dünyaya, millet olarak ne pahasına olursa olsun, vatanımızdan da bayrağımızdan da bağımsızlığımızdan da asla taviz vermeyeceğimiz en net şekilde gösterilmiştir. Büyük Taarruz ile başlayıp, Dumlupınar Meydan Muharebesi ile taçlanan bu zafer, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, genç, yaşlı, kadın, erkek bütün Anadolu insanının hiç tereddüt etmeden kenetlenip ortaya atarak verdiği onurlu bir mücadelenin adı olmuştur. Bizler bugün, bu zaferin yıl dönümünü kutlarken aynı zamanda ecdadımızın bu zaferle bizlere miras bıraktığı değerleri ve sorumlulukları da yeniden hatırlamaya ve hatırlatmaya çalışıyoruz. Bugün, bizlere emanet edilen bu vatana sahip çıkmak, atalarımızdan miras kalan değerleri yaşatmak ve sonraki nesillerimize aktarmak en büyük sorumluluğumuzdur. Millet olarak, geçmişte ecdadımızın yaptığı gibi bu gün de el ele vererek bütün zorlukların üstesinden gelebileceğimize inancımız tamdır. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aziz vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve ahirete irtihal etmiş bütün gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyor, programın hazırlanmasında emeği geçen Türkiyat Enstitümüz’e ve diğer üniversite personellerimize, katılımlarınızdan dolayı her birinize teşekkür ediyorum" dedi.


Panele, Çankırı Vali Yardımcısı Metin Demirel, Çankırı Cumhuriyet Başsavcısı Hüzeyfe Yücedağ, kurumların il müdürleri, şehit yakınları, gaziler ile idari ve akademik personel katıldı.



ÇAKÜ’de şehit aileleri ve gaziler ayakta alkışlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’deki İZBETON soruşturmasında tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Erkol’un ifadesi ortaya çıktı İzmir’de İZBETON’da usulsüzlük iddialarına yönelik operasyonda tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, hakkındaki zimmet ve dolandırıcılık iddialarını reddederek, tahliyesini talep etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İZBETON soruşturmasında, Gaziemir ilçesinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat temin edildiği iddiaları incelendi. Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlamalarıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Ümit Erkol ve beraberindeki 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Erkol’un mahkeme beyanlarında, hiçbir resmi evraka imza atmadığını ve sahtecilik yapmasının mümkün olmadığını savunduğu öğrenildi. "Huzur hakkı dışında para almadım" Kooperatifte 2022 yılında yönetim kurulu üyesi olduğunu belirten Erkol, "Üye olduktan sonra kooperatiften elde ettiğim tek gelir 10 bin TL olan huzur hakkıdır. Başka hiçbir şekilde kooperatifle iş yapan bir yerden para almam ya da vermem gibi bir durum olmamıştır. Kooperatif yönetim kurulu olduğum halde kendi adıma imza sirküleri çıkarmadım ve Gaziemir kooperatifine ait hiçbir ihale ya da resmi evraka imza atmadım. Bir tane dahi imzam söz konusu değildir. Hiçbir evrakta imza atmamış birisinin resmi belgede sahtecilik yapması mümkün değildir. Kooperatif hissemi sattığımda da banka üzerinden işlem gerçekleştirilmiş ve gerekli açıklamalar yazılarak bu işlemin banka üzerinden gerçekleştiğini belirten MASAK raporunda da şüpheli hareket olmadığı bellidir" dedi. "Villalar bedelsiz olarak verilmemiştir" Şikayetçi kooperatif avukatının projede villa olmadığı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Erkol, "Projede hiçbir değişiklik olmadığı ve sadece isim değişikliği olduğu açıktır. Sunulan fotoğraflarla da projede değişiklik olmadığı görülmektedir. Villaların olduğu ilk günden beri bellidir, bu villalar bedelsiz olarak verilmemiştir ve diğer konutlar gibi bir ödeme planı neticesinde satın aldım. Kapıdan geçen herhangi birisi benim aldığım villayı da ödeme planı neticesinde almaktadır. Kendime özel tahsis etmem gibi bir durum söz konusu değildir. Kooperatif ile ilgili hiçbir kişiyle aramda ticari ilişki olmamıştır" ifadelerini kullandı. "1 TL dahi para eksikliğinden bahsedilmedi" Kooperatifin tüm gelirlerinin banka aracılığıyla sağlandığını ve elden para alınmadığını kaydeden Erkol, "Bilirkişi raporunda kooperatifin taşeronlara ödemeyle ilgili usulsüzlük olduğu iddiası mevcuttur. Ben bu taşeronu tanımıyorum ve yapılan protokol gereği kooperatif ile ilgili yapılan herhangi bir işlem İZBETON tarafından izin ve imzası ile gerçekleşmektedir. Tepekule firması gelip bu imalatın yapılıp yapılmadığı ve mali yönden uygun olup olmadığı bağımsız denetçi tarafından araştırılmaktadır. Bunun üzerine gereken ödemeler yapılmaktadır. 2024 yılının Haziran ayında yönetimi devrettim, bilanço sunduk. Devrettiğimiz yönetim çok hassas bir araştırma yaptı ve sadece plastik bir çiçeğin dahi ödenmesini istedi. Böyle ince hassas bir araştırma yapan, devralan yönetim bize karşı herhangi bir eksikliği sunmadı. Herhangi bir şekilde 1 TL dahi bir para eksikliğinden bize bahsedilmedi. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum" şeklinde konuştu.
Ankara İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona geçit yok: İngiliz gazetesi asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), The Telegraph gazetesinin Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddialarına müdahale ederek çürüttü. Türkiye’nin stratejik iletişim kanalları, uluslararası medyada yayılan geniş çaplı bir dezenformasyon operasyonunu daha başarıyla çürüttü. The Telegraph gazetesi, Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddiaları İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) müdahalesi sonrası geri çekmek zorunda kaldı. Söz konusu iddialarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran veya Lübnan’a yönelik muhtemel bir saldırıyı "Türkiye’ye yapılmış sayacağı" ve "İsrail’in Türkiye tarafından işgal edileceğine" dair açıklamalarda bulunduğu öne sürülmüştü. İsrail destekli sosyal medya hesapları ve çeşitli mecralar tarafından dolaşıma sokulan bu dezenformasyon, kısa sürede İngiliz The Telegraph gazetesi tarafından da haberleştirilerek uluslararası boyuta taşındı. Gazete özür diledi İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, iddiaların ardından hızla harekete geçerek söz konusu söylemleri çürüttü ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgedeki barış, istikrar, huzur ve güvenlik odaklı duruşunu net şekilde ortaya koydu. İletişim Başkanlığı’nın kararlı ve etkin duruşu neticesinde gazete, asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı. İçeriği giren editör, sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak özür diledi. İsrail medyası gerçeğe daha fazla kayıtsız kalamadı İsrail’in en etkili medya organlarından biri olan Maariv, İletişim Başkanlığı’nın yalanlama metnini ve gerçek bilgileri yayınlamak zorunda kaldı. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası dezenformasyon operasyonlarına karşı yürüttüğü ‘hakikat mücadelesinin’ başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. İletişim Başkanlığı’nın sonuç odaklı müdahalesi, sadece haberi sildirmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye hakkındaki haberlerinde daha ihtiyatlı bir dil kullanması gerektiğini tescilledi.
Kayseri AKİB’den Hulusi Akar’a destek: "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, son günlerde yaşanan provokatif gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’a yönelik gerçekleştirilen saldırıları sert bir dille kınadı. Hızar, özellikle Paskalya Bayramı vesilesiyle yapılan provokatif eylemlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu girişimlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef aldığını ifade etti. Ali Hızar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan hain elleri daha önce nasıl kırdığımızı en iyi bilen odakların, bugün yeniden benzer provokasyonlarla karşımıza çıkması asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti’mize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Sayın Hulusi Akar Paşamıza yönelik gerçekleştirilen bu çirkin eylemleri şiddetle kınıyoruz." "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Hızar, Hulusi Akar’ın hem Türkiye hem de Kayseri için büyük bir değer olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hulusi Akar, Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur. Devletimize ve milletimize yıllarca büyük bir sadakatle hizmet etmiş bir komutanımıza ve devlet adamımıza yönelik yapılan her saldırı, aslında doğrudan milletimizin iradesine yapılmış bir saldırıdır. Paşamıza sonuna kadar destek olacağız." "Türkiye’nin gücünü kimse sınamaya kalkışmasın" AKİB olarak her zaman devletin ve milletin yanında olduklarını belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan yüz binlerce Kayserili adına da güçlü bir mesaj vererek, "Hiç kimse ülkemizin birliğini, beraberliğini ve milli değerlerini hedef alarak bir sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti, köklü geçmişi, güçlü iradesi ve kararlı duruşuyla bu tür girişimlere asla boyun eğmez. Bizler de Avrupa’daki Kayserili iş insanları olarak; bayrağımıza, devletimize ve milli iradeye yönelen her türlü saldırı karşısında duruşumuzu açık ve net bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz. Kimse Türkiye’nin gücünü sınamaya kalkışmasın" ifadelerini kullandı. AKİB’in bu açıklaması, Avrupa’daki Türk toplumunun milli konulardaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, birlik ve beraberlik vurgusunun altı güçlü şekilde çizildi.