GÜNDEM - 14 Haziran 2024 Cuma 17:07

Çankırı, Kastamonu ve Sinop’ta 2023 yılında 8 bin kişi öldü

A
A
A
Çankırı, Kastamonu ve Sinop’ta 2023 yılında 8 bin kişi öldü

Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı, Kastamonu ve Sinop’ta 2023 yılında 8 bin 39 kişi öldü.


Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da ölüm sayısı 2022 yılında bin 909 iken 2023 yılında yüzde 11,2 azalarak 1 696 oldu. 2023 yılında ölen kişilerin yüzde 50,7’si erkek, yüzde 49,3’ünü ise kadınlar oluşturdu. Kaba ölüm hızı ise 2022 yılında binde 9,7 iken, 2023 yılında binde 8,5 oldu. 2023 yılında seçilmiş ölüm nedenlerine göre ölümler incelendiğinde yüzde 38,9 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 16,5 ile diğer hastalıklar, yüzde 14,3 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,3 ile solunum sistemi hastalıkları izledi. Bebek ölüm sayısı 2022 yılında 13 iken 2023 yılında 12 oldu. Bebek ölüm hızı ise, 2022 yılında binde 6,6 iken 2023 yılında binde 6,4 oldu. Beş yaş altı ölüm hızı 2022 yılında binde 8,7 iken 2023 yılında binde 8,5 oldu.


Kastamonu genelinde de ölüm sayısı 2022 yılında 4 214 iken 2023 yılında yüzde 4,0 azalarak 4 bin 047 oldu. 2023 yılında ölen kişilerin yüzde 53,6’sı erkek, yüzde 46,4’ünü ise kadınlar oluşturdu. Kaba ölüm hızı ise 2022 yılında binde 11,2 iken, 2023 yılında binde 10,6 oldu. 2023 yılında seçilmiş ölüm nedenlerine göre ölümler incelendiğinde yüzde 39,9 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 17,1 ile diğer hastalıklar, yüzde 15,6 ile solunum sistemi hastalıkları, yüzde 12,7 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler izledi. Bebek ölüm sayısı 2022 yılında 22 iken 2023 yılında 21 oldu. Bebek ölüm hızı ise, 2022 yılında binde 6,7 iken 2023 yılında binde 7,0 oldu. Beş yaş altı ölüm hızı 2022 yılında binde 8,9 iken 2023 yılında binde 8,0 oldu.


Sinop genelinde ise ölüm sayısı 2022 yılında 2 579 iken 2023 yılında yüzde 11,0 azalarak 2 bin 296 oldu. 2023 yılında ölen kişilerin


yüzde 55,2’si erkek, yüzde 44,8’ini ise kadınlar oluşturdu. Kaba ölüm hızı ise 2022 yılında binde 11,7 iken, 2023 yılında binde 10,2 oldu. 2023 yılında seçilmiş ölüm nedenlerine göre ölümler incelendiğinde yüzde 37,9 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 15,5 ile diğer hastalıklar, yüzde 14,2 ile solunum sistemi hastalıkları, yüzde 14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler izledi. Bebek ölüm sayısı 2022 yılında 18 iken 2023 yılında 14 oldu. Bebek ölüm hızı ise, 2022 yılında binde 9,6 iken 2023 yılında binde 8,0 oldu. Beş yaş altı ölüm hızı 2022 yılında binde 9,6 iken 2023 yılında binde 8,6 oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiriye ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Destici, dönemin çatışma ortamında Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni silahlı grupların saldırıları karşısında uygulanan tehcirin, devletin bekası ve sivil halkın güvenliğini sağlamaya yönelik bir tedbir olarak hayata geçirildiğini belirtti. Osmanlı Devleti’nin sistematik bir yok etme amacı olsaydı, bu denli kapsamlı ve maliyetli bir sevk politikası yerine farklı yöntemler tercih edilebileceğine dikkati çeken Destici, buna karşılık Devletin, güvenlik gerekçesiyle nüfusun yer değiştirmesini esas aldığını dile getirdi. Destici, ""Bugün tek taraflı mağduriyet söylemi kuranların Anadolu’da Türklerle birlikte Kürtlerin de ağır kayıplar yaşadığı gerçeğini görmezden gelmesi en hafifiyle ciddi bir tarihi eksikliktir. Dün sivil Müslüman halkı hedef alan saldırılarla, yakın dönemde Hocalı’da yaşanan ve Ermeni askerlerinin sebep olduğu soykırımı yok sayarak, geçmişte zorunlu devreye sokulan güvenlik tedbirlerini suç gibi sunmak, geçmişi düşmanca art niyetli ve tek boyutlu okumaktır, hakikati inkardır. Ermeni çetelerince katledilen kendi halkının kanı üzerinden siyaset yapıp, bugün o kanı dökenlerin yasını tutmak siyasi bir tercihten öte, tarihi bir utanç ve celladına aşık bir kimliksizliktir" açıklamasında bulundu. "DEM Parti’nin gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" Tehcir sürecinde tek bir tarafı sorumlu tutmanın hakkaniyetli olmadığını kaydeden Destici, "Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyor, katledilen binlerce Müslüman-Türk ve Kürt vatandaşımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara 5 aydır maaş alamayan maden işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde devam ediyor 10 yılı aşkındır hak kayıpları olduğunu ve 5 aydan fazladır maaş alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde de devam ediyor. Maaşlarını ve tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle 2 hafta önce Eskişehir’den Ankara’ya yürüme kararı alan Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevi eylemlerine 6 gündür devam ediyor. Eylem nedenlerinin arasında maaş alacaklarının yanı sıra yıllardır devam eden hak kayıplarının yer aldığını belirten işçiler, sorunlarının çözüme kavuşuncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti. "Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik" Geçmişten bugüne alacakları konusunda problemler yaşandığını dile getiren işçilerden Nevzat Kuyumcu, "2016’dan 2022’ye kadar TMSF altında çalıştık. Alacaklarımız ödenmedi. Ücretlerimiz sıfırlanmadı. 2022 sonunda da Yıldızlar Holding’in şirketi olan Doruk Maden’e transfer olduk. Alacaklarımızın ödenmemesi konusunda büyük sıkıntılar çektik. Emekli olanların tazminatları ödenmemeye başladı. Daha sonra sendika, yetkili biri görevlendirilince alacaklarımızın ödeneceğini söyledi. Yetkili gelince yine alamadık. En sonunda biz de bu yürüyüş kararını aldık. Buraya gelmeden önce işverenimiz eylemi durdurmamız karşılığında maaşların ödeneceğini belirtti. Biz maaş için yürümedik buraya. Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik. Bir iki maaşı yatan arkadaşlarımız olmuş. Eylemi sonlandırmaları istenmiş. Alacağımız sadece iki maaş olsaydı Eskişehir’den buraya yürümezdik. Eylemimiz kaldığı yerden devam ediyor. Pazartesi günü Enerji Bakanlığına yürüyüş yapmayı planlıyoruz. Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz. Herkes yemin etti. Açlık grevinde olan arkadaşlarımız var. Bir tanesi evine gitmek zorunda kaldı. Bayılanlar, fenalaşanlar oldu. Herkes bize destek veriyor. Ankara halkına teşekkür ederiz" dedi. "Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi" İşçilerden Ersin Fırıncı ise, "6 gündür burayız, 14 gündür de eylemdeyiz. Sıkıntılı ve kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımız var. Hala bir gelişme yok. Sesimizi duyuramadık. Sesimizin gitmesi gereken yerler bizi duymadı. İşçiler açlık grevinde. Dün yapılan görüşmelerde ödemelerin bir kısmının yapıldığı, bir kısmının da haftaya yapılacağı söyleniyor. Bu ödemeler birkaç aylık alacaklar. Bizim mağduriyetimiz 2 ila 8 ay arasında değişiyor. Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi. Kimse burada durmanın meraklısı değil. Herkes evden çıkarken ailesine söz verdi. Herkes çocuklarına ‘sizin geleceğinizi almadan dönmeyeceğim’ dedi. Çocuklarımız 23 Nisan’ı kutlamak yerine burada babalarının yağmurluklarına sarılıp ağladı. Biz burada beklerken işçiler 1 Mayıs’ı nasıl kutlayacak" ifadelerini kullandı. "Haklı fesih sebebi olduğunda dahi tazminatlarımızı temin edemiyoruz" Fırıncı, 10 ila 17 yıl arasında alacaklarının olduğunu ifade ederek, "Burada en az 10 yıldır madencilik yapanlar var. 10 ila 17 yıl alacağı olan insanlar var ama kimsenin güveni yok. Biz emekli olduğumuzda, haklı fesih sebebi olduğunda tazminatlarımızı temin edemiyoruz. İşverenler mahkemelerin verdiği kararların hiçbirini uygulamıyor. Her gün ne yapacağımızı aramızda konuşuyoruz. Biz daha ne yapabiliriz. Biz bu parayı devletimizden istemiyoruz. Sadece aracılık yapmasını istiyoruz. Bu bizim hakkımız, onun için mücadele veriyoruz. Herkesin desteğini ihtiyacımız var" dedi.