KÜLTÜR SANAT - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 12:16

Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Yazma çöreği"

A
A
A
Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Yazma çöreği"

Çankırı’nın geleneksel tescilli lezzeti yazma çöreği, kente gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlar arasında yer alıyor.


Çankırı’da cevizli iç harcı, kat kat yapısı ve taş fırında pişirilmesiyle bilinen coğrafi işaretli lezzetlerinden yazma çöreği, yıllardır evlerde yapıldığı gibi restoranlarda da sofraları süslüyor. 2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen yazma çöreği, yerli ve yabancı turistlerden de ilgi görüyor. Hafif yapısı ve mideyi rahatsız etmeyen özelliğiyle bilinen lezzet, taş fırında pişirilerek sofralara sunuluyor.


Yazma çöreğinin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten aşçı Nuray Pulat İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hamurun maya, tuz, un ve su ile yoğrulduğunu söyledi. Mayalanan hamurun bezeler halinde açıldığını ifade eden Pulat, "Açılan hamurların arasına bolca ceviz serpilerek kat kat hazırlanır. Daha sonra hamur dikkatlice kapatılarak tepsiye yerleştirilir. Elle bastırılarak şekil verilen çörek taş fırında pişirilir. Pişme aşamasında üzerine tereyağı sürülür. Fırından çıkmasına yakın tekrar yağlanarak üzerinin kızarması sağlanır" dedi.


Yazma çöreğinin Çankırı mutfağında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Pulat, "Kat kat yapısı ve tereyağının verdiği aroma sayesinde yazma çöreği hem yumuşak hem de oldukça lezzetli olur. Hafif yapısı sayesinde mideyi rahatsız etmez ve uzun süre tazeliğini korur. Çankırı’da özellikle bayramlarda, düğünlerde, imecelerde ve özel günlerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Geçmişten günümüze ulaşan geleneksel bir tattır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir" diye konuştu.



Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Yazma çöreği"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Işıksu’nun müşteki olduğu davada sanık avukat hakkında karar Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olarak adı geçen davada yargılanan tutuksuz sanık avukat hakkında karar çıktı. Sanığa, "şantaj" suçundan 10 ay hapis ve 400 bin adli para cezası veren heyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırdı. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işık’nun müşteki olduğu, avukatın "görevi kötüye kullanma" ve "şantaj" suçlarıyla yargılandığı davanın ikinci celsesi görüldü. Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın duruşmasına sanık ve taraflar katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen E.S., "Benim Tiktok hesabım var ama uzun süredir girmiyorum, yazışmalar bana ait değil. Ben başkan beyden randevu aldırılmaya zorlandım. Bana rezillik çıkacağını ve böyle bir durum olmasa bile rezil olacağımı söylediler. Bende randevu almak zorunda kaldım. Görüşme sonrasında başkan beni makamına çağırıp, ‘Bu ne rezillik’ diye sordu. Bende ailevi sorunların olduğunu ve bu durumu size sirayet ettirmeye çalışıyorlar diye söyledim, para talep ettiklerini söyledim. Beni de bu şantajın içine dahil etmeye çalıştıkları için korktum" dedi. "Eğer taraf Mutlu Işıksu değilse ‘Kalkıp gidip’ diyebilirdi ama sürekli konuyu uzattı" Esas hakkındaki savunmasını veren sanık avukat E.G., "Burada Mutlu Işıksu ve E.S. birlikte hareket etmektedir. Amacım şantaj değildi, tarafın kim olduğunu öğrenmekti. Eğer taraf Mutlu Işıksu değilse ‘Kalkıp gidip’ diyebilirdi ama sürekli konuyu Mutlu Işıksu uzattı. Biz dava açmadan ve ilk dava açanın haklı olduğu klişesinde dava açtı ve bütün basın toplantılarında bunu belirtti. Beraatimi istiyorum" diye konuştu. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olarak adı geçen davada mahkeme heyeti, sanığa "şantaj" suçundan 10 ay hapis ve 400 bin adli para cezası vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırdı.
Antalya Prof. Dr. Mehmet Kılıç: "Aile, geleceğin şekillenmesidir" Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ), DUVAK Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Yıldız ile Mehir Vakfı Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Özdemir, "21. Yüzyılda Doğru Eş Seçimi, Aile Olmak ve Farkındalığı Olan Nesiller Yetiştirmek" adlı programda aile kurumuyla ilgili önemli bilgiler verdi. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Bilim İletişimi Ofisi öncülüğünde düzenlenen "Merak Ettiklerin Buradan Geçer" program serisi devam ediyor. Bu hafta "21. Yüzyılda Doğru Eş Seçimi, Aile Olmak ve Farkındalığı Olan Nesiller Yetiştirmek" adlı program gerçekleşti. Doç. Dr. Meltem Akca moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Prof. Dr. Ayşegül Yıldız ve Mustafa Özdemir, aile kurumunun toplumdaki yeri, evlilik yaşının yükselmesi, dijitalleşmenin insan ilişkilerine etkisi ve gençlerin evlilik konusundaki kaygıları üzerine değerlendirmelerde bulundular. Kılıç: "Aile, geleceğin şekillenmesidir" Programın açış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, dijital çağla birlikte aile ve akrabalarla olan bağların zor bir dönem geçirdiğini belirterek, "Teknolojinin hızla geliştiği, ancak bağ kurmanın zorlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Böylesi bir çağda aile kurumu, sadece toplumsal bir yapı değil; sevginin, güvenin ve bizi biz yapan değerlerin en güçlü merkezlerinden biridir. Sağlıklı bir geleceğin inşası, ancak sağlam temeller üzerine kurulmuş aile yapılarıyla mümkündür. Gençlerimizin hayat yolculuğunda doğru ve bilinçli kararlar alabilmesi; kendini tanıyan, empati yeteneği gelişmiş, sorumluluk bilinci yüksek bireyler olarak topluma kazandırılması hepimizin ortak ve asli görevidir. Çünkü aile, yalnızca iki insanın bir araya gelmesi değil; toplumun köklerinin ve geleceğinin şekillenmesidir. Farkındalığı yüksek nesiller yetiştirmek ise ancak aile içinde sevgi, doğru iletişim, karşılıklı anlayış ve ortak değerlerin yeşermesiyle kabildir. Üniversite olarak bizler, öğrencilerimizin yalnızca akademik ve mesleki açıdan değil; insani, ahlaki ve sosyal yönlerden de güçlü bireyler olarak yetişmesini önemsiyoruz." dedi. Yıldız ve Özdemir gençlere seslendi Prof. Dr. Ayşegül Yıldız, eş seçiminde dikkat edilecek konuları ele aldı. Bilim camiasında bu alanda yapılan çalışmaları detaylarıyla anlatan Yıldız, evlilik dönemlerinde de gençlere tavsiyelerde bulundu. Başkan Özdemir ise aile kavramını anlatarak ev hayatında babanın, annenin, çocukların görevlerini detaylarıyla anlattı. Programda özellikle sosyal medya çağında ilişkilerin hızlı tüketildiğine dikkat çekilerek sağlıklı bir ilişkinin yalnızca sevgiyle değil; iletişim, empati, güven ve psikolojik dayanıklılıkla sürdürülebileceği vurgulandı. Konuşmacılar ayrıca Türkiye’de evlilik ve boşanma oranlarına ilişkin güncel verileri değerlendirerek aile kurumunun korunmasının ekonomik desteklerle birlikte değer aktarımı ve sağlıklı iletişimle mümkün olabileceğini belirtti. Dinleyicilerin sorularının cevaplandığı programda, konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi. DUVAK Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Yıldız ve Mehir Vakfı Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Özdemir’in konuk olduğu ALKÜ Alev Alatlı Konferans Salonunda yapılan etkinliğe ALKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Işık Bayraktar, ALKÜ Genel Sekreteri Hüseyin Er, dekanlar, MYO müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.