KÜLTÜR SANAT - 18 Mayıs 2024 Cumartesi 12:00

“Tenezzüh Treni”, 90 yıl sonra “Tuz Ekspresi” olarak Çankırı seferlerine başladı

A
A
A
“Tenezzüh Treni”, 90 yıl sonra “Tuz Ekspresi” olarak Çankırı seferlerine başladı

Çankırı’da 1934 yılında başlayan ve 4 yıl sonra durdurulan “Tenezzüh (Gezinti) Treni” seferleri, 90 yıl sonra “Turistik Tuz Ekspresi” olarak yeniden başladı. Ankara’dan Çankırı’ya seferini yapan “Turistik Tuz Ekspresi” sayesinde Çankırı’nın tarihi ve kültürel güzelliklerinin yerli ve yabancı ziyaretçilere tanıtılması amaçlanıyor.


Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan “Tenezzüh (Gezinti) Treni” seferleri, Çankırı Valiliği koordinasyonunda Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çankırı Konfederasyonu ve TÜRSAB Orta Anadolu Bölge Temsil Kuruluna bağlı seyahat acentelerinin iş birliğiyle “Turistik Tuz Ekspresi” olarak 90 yılın ardından yeniden başlatıldı. Çankırı Milletvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu’nun işaretiyle Ankara Garından saat 7.50’de hareket eden ilk “Turistik Tuz Ekspresi”, hafta sonlarında günübirlik tren seyahati sevenler için yepyeni bir deneyim vadediyor. Çankırı’da 90 yıl önce gerçekleştirilen "Tenezzüh (Gezinti) Treni" seferlerinin devamı niteliği taşıyan "Turistik Tuz Ekspresi" yolcularını geçmişten geleceğe taşıyacak. Çankırı Valiliği, Çankırı Belediyesi ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) işbirliği ile düzenlenen turistik tren seferleriyle bölgede turizm hareketliliğinin de artırılması hedefleniyor. Çankırı’nın turizm potansiyelinin ortaya konulması ve geliştirilmesi için, son dönemlerde popüler hale gelen tren turizminden faydalanılması bekleniyor. Bu çerçevede kaya tuzunun başkenti Çankırı’nın bu konseptine uygun şekilde isimlendirilen tur, Ankara-Çankırı-Ankara güzergahında günübirlik seferlerine başladı. Tura katılan vatandaşlar, yolculuk boyunca canlı müzik konseri eşliğinde unutulmaz anlar yaşadı



Tarihte yolculuk yaptıracak


Ankara’dan hareket ettikten sonra yaklaşık 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaşan “Turistik Tuz Ekspresi”, mest eden Yer Altı Tuz Şehri, butik müzeleri ve yöresel lezzetleriyle yolcularını geçmişe götürecek. Yaklaşık 250 yolcu kapasitesine sahip turistik tren ile Çankırı’ya gelen ziyaretçiler, Hititlerden bu tarafa kullanılan, Türkiye’nin endüstriyel mirasları arasındaki Yer Altı Tuz Şehri’ni ziyaret edecek. Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi, Buğday Pazarı Medresesi, Çivitçioğlu Medresesi, Sultan Süleyman Cami (Ulu Cami) ile Tarihi Çankırı sokaklarında zamanda tarihi bir yolculuk yapma fırsatını elde etmiş olacaklar. Tur programının ilgi çekici mekanlarından olan Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi’nde iletişim tarihini keşfedecek ziyaretçiler, 8 milyon yıllık fosillere ev sahipliği yapan Çankırı Müzesini ve imece kültürünün sergilendiği Tarihi Çamaşırhane Müzesini gezebilecekler. Zaman içerisinde yapılan nostaljik tur sonrası Çankırı’nın coğrafi işaretli geleneksel lezzetlerini de deneyimlenebilecek ziyaretçiler, Yöresel Mutfak ve Kültür Evi’nde adeta geçmişe gidecek.


İlk seferinde yoğun talep gören Turistik Tuz Ekspresi, 25 Mayıs, 1 Haziran ve 8 Haziran tarihlerinde günübirlik olarak düzenlenecek turlarına katılmak isteyen ziyaretçiler, seyahat acentelerinden bilet satın alabilecek.



“Turistik tren ekspresiyle artık insanların yeni rotası Kuzey’e bakacak”


Türkiye’nin her noktasının cennet olduğunu belirten Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Destinasyon Geliştirme Birimi Başkanı Serkan Doğru, “Özellikle son yıllarda Türkiye, rekorlarla turizm alanında anılmaya başlandı. Kritik turizm destinasyonlarımız var. Bunun yanı sıra Anadolu, halen potansiyelini turizm hareketliliğine çevirememiştir. Çok kritik yeni destinasyonlarımız var. Bu çerçevede KUZKA olarak bizlerde yürütmüş olduğumuz destinasyonların geliştirilmesi sonucunda Çankırı özelinde turistik tren ekspresi seferlerini hayata geçiriyoruz. Tuz Ekspresi, aslında 1934 yılında yani bundan tam 90 yıl önce başlayan gezinti treninin bir yansımasıdır. Bu sayede hedefimiz ilk etapta Ankara olmak üzere başkentte yaşayan vatandaşlarımız için yeni bir varış noktası vadediyoruz. Herkesin aklına benzer destinasyonlar geliyordu. Bu çerçevede hayata geçirilen turistik tren ekspresiyle artık insanların yeni rotasının yönü Kuzey’e bakacak. Çankırı Valiliğimiz, Çankırı Belediyemiz ve KUZKA ile diğer ilgili bütün paydaşlarımızla birlikte bu yeni ürünü tüm Türkiye’ye ve Ankaralılara sunmaktan dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.



“Bu tren seferi de muhteşem düşünülmüş”


Turistik Tur Ekspresi ile seyahat eden Azime Arıkan da, “Yeni insanlar tanımak, yeni yerler keşfetmek hobilerim arasında bulunuyor. Elimden geldiğince de gezmeye çalışıyorum. Bu da benim ufkumu genişletiyor. İnsanlar hayatlarında mutlaka kendilerine zaman ayırmaları gerekiyor. Önce Türkiye’ye gezmeliler. Türkiye’miz gerçekten cennet bir ülke. Bu sebeple bu tren seferi de muhteşem düşünülmüş. Ben Çankırı’yı hiç bilmiyorum. Bir kez sadece koro olarak rehabilitasyon merkezine konsere gitmiştik. Onda da gezme fırsatımız olmamıştı. Ben bu tren turunda çok keyif alacağımı düşünüyorum. Çankırı’yı merak ediyorum. Tuz lambalarından alacağım. Hatta arkadaşlarım da tuz lamlarından çok fazla siparişler verdiler. Umarım onlara da alacağım dönüşte. 90 yıl sonra tekrar bu tren seferinin düzenlenmesi beni heyecanlandırdı. Geç bile kalınmış bir proje diye düşünüyorum. Daha öncesinden yapılması gerekiyordu. Gerçekten memleketimizin her köşesi bir cennet. Tarihi bir yolculuğa ilk binenlerden olarak imza atacağımdan dolayı da çok mutluyum. İlki yaşamak her zaman çok güzel ve çok kıymetlidir” diye konuştu.



“Bu trenle yolculuk yapmak çok güzel”


Tren ile yolculuk yapmanın keyifli ve çok güzel olduğunu söyleyen Sıla Atam Türk ise, “Kızımı gezdirmekten çok keyif alıyorum. İnşallah kızımı geleceğin turizmcisi yapacağım. Bu trenle yolculuk yapmak da bizleri çok mutlu etti. Türkiye’nin her yeri çok güzel, bu trenle yolculuk yapmak çok güzel ve Çankırı’da bizler için bir ilk olacak, çok merak ediyoruz. Değişik yerleri görmeyi çok seviyoruz. Onun için Eylül hanım ile birlikte geziyoruz” diye konuştu.



“Tenezzüh Treni”, 90 yıl sonra “Tuz Ekspresi” olarak Çankırı seferlerine başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Ayakkabıcılarda kışlıklar raftan kalktı, yazlıklar geldi Eskişehir’de ayakkabı dükkanı bulunan Nur Mehmet Çınar, kış sezonunun ardından vitrinlerindeki botları kaldırdıklarını ve rafların yazlık modellerle süslendiğini belirtti. Düğün sezonunun açılmasıyla birlikte topuklu ayakkabı ve babetlere ilginin arttığını vurgulayan Çınar, asıl hareketliliği bayramdan sonra beklediklerini söyledi. Eskişehir’de hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ayakkabı sektöründe de yazlık ürünlere ilgi arttı. İki Eylül Caddesi esnafından Nur Mehmet Çınar, kış sezonunu geride bıraktıklarını ve yeni sezon hazırlıklarını tamamladıklarını ifade etti. Yeni ürünlerin raflardaki yerini aldığını belirten Çınar, sektördeki son durumu değerlendirdi. "Yazlık ayakkabı satışlarımız başladı" Kış sezonunun ardından yazlık modellere geçiş yaptıklarını belirten Nur Mehmet Çınar, "Kış sezonunu kapattık. Şimdi yazlığa girmiş bulunmaktayız. Şu an sezona tam girişi yapmamış olsak da bayramdan sonra daha çok iş beklemekteyiz. Yani yeni ürünlerimiz de gelmiş bulunmakta. Genelde şu an düğün sezonu olduğu için tam olarak topuklu ayakkabılar ve babetler çok gidiyor. Platformlu modeller tercih ediliyor. Spor ayakkabılar zaten her zaman sattığımız ürünler, yaz kış gitmesi problem değil ama yeni modeller olarak daha çok topuklu ayakkabılar ön planda" ifadelerini kullandı. "Yeni modellerimiz gelmeye başladı" Sezon trendlerine göre satışların şekillendiğini kaydeden 12 yıllık sektör temsilcisi Çınar, son olarak şunları söyledi: "Bir de sezon olarak gidiyor her şey. Ona göre de satışlarımız oluyor. Şu an yeni modellerimiz gelmeye başladı. Elimde gösterdiğim ürünler gibi yeni topuklu ayakkabılarımız geldi. Müşterilerimizi yeni sezon ürünlerimizle buluşturmaya başladık."
Kocaeli Çarşının 10 kiloluk Prens’i Kocaeli’de 7 yıl önce uğradığı köpek saldırısında ağır yaralanan ve esnafın şefkatiyle hayata tutunan 10 yaşındaki kedi ’Prens’, 10 kiloluk cüssesi ve sevimliliğiyle İzmit çarşısının ilgi odağı oldu. Asıl yuvası olan çanta dükkanının kepenkleriyle her sabah güne başlayan Prens, gün boyu diğer esnafı da dükkanlarında ziyaret ederek tüm çarşıya sevgi dağıtıyor. Yaklaşık 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve geçirdiği ameliyatlarla hayata tutunan kediye, İzmit’te çanta dükkanı işletmecisi Fikret Uslu kucak açtı. 10 kilogram ağırlığındaki "Prens", gününü Uslu’nun dükkanında ve çarşıdaki diğer esnafı ziyaret ederek geçiriyor. Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı kedi, boynunda taşıdığı kocaman ’P’ harfli kolyesiyle esnaf ve müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Çarşı esnafının ortak değeri haline gelen Prens, bu sevimli görünümüyle dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin de odak noktası oluyor. "O sesleniş, o sesleniş oldu" İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile 7 yıl önce dükkanın karşısında tesadüfen karşılaştıklarını ve seslenmesi üzerine yanına gelen kedinin bir daha yanından ayrılmadığını söyledi. Uslu, "Prens’e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından ’Prens’ diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma geldi ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens’e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor" dedi. "Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor" Kedinin hayatlarında önemli bir yer edindiğini belirten Uslu, "Prens’in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu" diye konuştu. "Esnaf ile dostane ilişkiler kurdu" Uslu, Prens’in çarşıdaki diğer esnafla da dostane ilişkiler kurduğunu anlatarak, "Seveni çok. Prens’e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens’i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor" ifadelerini kullandı. "Sabahları kepengin altından çıkmasını bekliyorum" Sabahları Prens’i göremediğinde endişelendiğine dikkati çeken Fikret Uslu, "Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, ’acaba başına bir şey mi geldi’ diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi" şeklinde konuştu. "Mağazamıza enerji ve bereket verdi" Evinde de iki kedisi olduğunu söyleyen Uslu, hayvanların hayatına kattığı güzellikleri şöyle anlattı: "Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens’e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun." "Otobüse binecekken onu görmeye gelen var" Uslu, insanların sırf kediyi görmek için güzergahını değiştirdiğine şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Burada diyaloglarımız da çok güzel. Herkes kedimizi tanıyor şu caddede. Bazen esnaf arkadaşlarıma soruyorum. ’Prens senin dükkana gelince ne yapıyor’ diyorum. ’Yemek için gelmiyor, oturuyor. Sanki bir bereket dağıtıyor’ yanıtını alıyorum. Bunlar güzel şeyler. Ben hiçbir zaman kendisinden şikayet almadım. Cumhuriyet Parkı var yukarıda, otobüslerin geçtiği işlek bir yer. Bir hanımefendi, ’otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim’ demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor." Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan Uslu, "Bu canlılar sadece sevgi ve bir kap yemek istiyor. Başka hiçbir şey istemiyorlar. İnsanlarımızdan mahalle aralarındaki canlara kucak açmalarını, onları göz ardı etmemelerini temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.