KÜLTÜR SANAT - 18 Mayıs 2024 Cumartesi 20:46

Turistik Tuz Ekspresi yolcuları Çankırı’ya hayran kaldı

A
A
A
Turistik Tuz Ekspresi yolcuları Çankırı’ya hayran kaldı

Çankırı’da 1934 yılındaki Tenezzüh Treni’nin 90 yıl sonraki devamı niteliğinde olarak başlatılan “Turistik Tuz Ekspresi” ile Çankırı’yı ziyaret eden günübirlik turistler, şehre hayran kaldı. Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, turistik tuz ekspresine yönelik gösterilen yoğun talebin kendilerini çok memnun ettiğini söyledi.


Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan “Tenezzüh (Gezinti) Treni” seferleri, Çankırı Valiliği koordinasyonunda Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çankırı Konfederasyonu ve TÜRSAB Orta Anadolu Bölge Temsil Kuruluna bağlı seyahat acentelerinin iş birliğiyle “Turistik Tuz Ekspresi” olarak 90 yılın ardından yeniden başlatıldı. Çankırı Milletvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu’nun işaretiyle Ankara Garı’ndan saat 07.50’de hareket eden ilk “Turistik Tuz Ekspresi”, 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştı. “Turistik Tuz Ekspresi” yolcuları, "kaya tuzunun başkenti" olarak nitelendirilen Çankırı’da, büyüleyici yer altı tuz şehrini ziyaret etti. 250 yolcunun bulunduğu trende seyahat edenler, dünyanın en büyük tuz mağarası olması özelliğini taşıyan ve yerin 150 metre altında bulunan, Türkiye’nin endüstriyel mirasları arasındaki yer altı tuz şehrini gezdi. Yer altı tuz şehrine hayran kalan turistik tren ekspresi yolcuları, daha sonra Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi, Buğday Pazarı Medresesi, Çivitçioğlu Medresesi, Sultan Süleyman Camii (Ulu Cami) ile tarihi Çankırı sokaklarında zamanda tarihi bir yolculuk yapma fırsatı buldu.


Şehrin ilgi çekici mekanlarından olan Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesinde iletişim tarihini keşfeden ziyaretçiler, 8 milyon yıllık fosillere ev sahipliği yapan Çankırı Müzesini ve imece kültürünün sergilendiği Tarihi Çamaşırhane Müzesini de gezdi. Çankırı’nın coğrafi işaretli geleneksel lezzetlerini de deneyimleme imkanı bulan ziyaretçiler, Yöresel Mutfak ve Kültür Evi’nde Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar ile bir araya geldi. Vali Taşolur ile bir süre sohbet eden ziyaretçiler, Çankırı gezisini tamamladıktan sonra Çankırı Tren Garı’ndan saat 19.40’da Ankara’ya dönüş yapmak üzere hareket etti.


İlk seferinde yoğun talep gören Turistik Tuz Ekspresi, Ankara-Çankırı-Ankara güzergahında 25 Mayıs, 1 Haziran ve 8 Haziran tarihlerinde günübirlik olarak ziyaret gerçekleştirebilecek.



"İkinci tren seferinde de yüzde 80 doluluğa ulaşmış bulunuyoruz”


Düzenlenen turdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, “Turistik Tuz Ekspresinin yolcularını ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Herkes adına bu projenin hayata geçirilmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Ben, 12 yıl Ankara’da yaşamış birisi olarak hep günübirlik Safranbolu’ya, Beypazarı’na ve Amasya’ya geçerek kendi adıma bunu turist olarak yaşamıştım. Bundan sonra Çankırı’nın, Ankaralıların iç turizmi olarak günübirlik ziyaret edebilecekleri bir merkez olabileceğini gördükten sonra bu anlamda hep beraber çalışmalara başladık. Bugün de bunun ilk meyvesini topluyoruz. İnşallah bundan sonrası için özellikle Ankara’da yaşayan misafirlerimiz için Çankırı’nın güzel bir turizm merkezi olmasını ümit ediyoruz” dedi.



"İlk trenimiz tamamen doldu, ikinci trenimizde yüzde 80 doluluğa ulaştı"


Çankırı Valiliği olarak Ankara’dan Çankırı’ya 4 sefer yapılması üzerine turistik tuz treni seferi planladıklarını belirten Vali Taşolar, “Bu seferler birer hafta ara ile Cumartesi günleri olacak. İlk trenimiz tamamen doldu, ikinci trenimizde yüzde 80 doluluğa ulaştı. Diğer tren seferlerinde de doluluk oranına ulaşacağımıza inanıyorum. Seferlerin duyurulmasında da basının bizlere desteği oldu. Ümit ediyoruz ki Çankırı, iç turizm anlamında hak ettiği yerlere gelecektir” diye konuştu.



“Hititlerden günümüze kadar gelen yer altı tuz mağarasının turizme açılmasından mutluluk duydum”


Ankara’dan Çankırı’yı gezmek için gelen Şirin Doğan ise, “Turistik trenle geldik. Çankırı’nın tarihi ve turistik yerlerinin tanıtılması için iyi bir fırsat olmuş. Aslında geç kalınmış bir proje. İnşallah bundan sonrası için Çankırı’nın gelişmesine ivme kazandıracaktır. Şehir de çok güzel, çok beğendim, tuz mağarasını da çok beğendim. Hititlerden bu yana bir mağaranın turizme açılmasını destekliyorum. Tuz mağarasının ambiyansı çok güzel, verilen bilgiler oldukça faydalı, hem sağlık hem kültür turizmi açısından oldukça verimli buldum” şeklinde konuştu.



Ziyaretçilerden Ahmet Mahmut Şen de, “Bu bir gezinti treniydi. Ankara’dan Çankırı’ya 90 yıl sonra aynı tren ile yolculuk yaparak Çankırı’yı keşfetmek güzeldi. Çankırı’nın güzelliklerini tüm Türkiye’ye tanıtmamız gerekiyor. Öncelikle en yakınımızdaki başkent Ankara’ya tanıtmamız lazım. Ben bu kadar büyük ve devasa bir tuz mağarası olduğunu tahmin etmiyordum. Devasa kamyonların buradan geçebileceğini gördüm. Hititler döneminden itibaren kullanılan bir tuz mağarası olduğundan bahsettiler. Şu anda yerin 150 metre altındayız. Dünyanın en büyük tuz mağarasının içerisinde bulunuyoruz. Heyecanlanmamak elde değil gerçekten” şeklinde konuştu.



Turistik Tuz Ekspresi yolcuları Çankırı’ya hayran kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Ayakkabıcılarda kışlıklar raftan kalktı, yazlıklar geldi Eskişehir’de ayakkabı dükkanı bulunan Nur Mehmet Çınar, kış sezonunun ardından vitrinlerindeki botları kaldırdıklarını ve rafların yazlık modellerle süslendiğini belirtti. Düğün sezonunun açılmasıyla birlikte topuklu ayakkabı ve babetlere ilginin arttığını vurgulayan Çınar, asıl hareketliliği bayramdan sonra beklediklerini söyledi. Eskişehir’de hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ayakkabı sektöründe de yazlık ürünlere ilgi arttı. İki Eylül Caddesi esnafından Nur Mehmet Çınar, kış sezonunu geride bıraktıklarını ve yeni sezon hazırlıklarını tamamladıklarını ifade etti. Yeni ürünlerin raflardaki yerini aldığını belirten Çınar, sektördeki son durumu değerlendirdi. "Yazlık ayakkabı satışlarımız başladı" Kış sezonunun ardından yazlık modellere geçiş yaptıklarını belirten Nur Mehmet Çınar, "Kış sezonunu kapattık. Şimdi yazlığa girmiş bulunmaktayız. Şu an sezona tam girişi yapmamış olsak da bayramdan sonra daha çok iş beklemekteyiz. Yani yeni ürünlerimiz de gelmiş bulunmakta. Genelde şu an düğün sezonu olduğu için tam olarak topuklu ayakkabılar ve babetler çok gidiyor. Platformlu modeller tercih ediliyor. Spor ayakkabılar zaten her zaman sattığımız ürünler, yaz kış gitmesi problem değil ama yeni modeller olarak daha çok topuklu ayakkabılar ön planda" ifadelerini kullandı. "Yeni modellerimiz gelmeye başladı" Sezon trendlerine göre satışların şekillendiğini kaydeden 12 yıllık sektör temsilcisi Çınar, son olarak şunları söyledi: "Bir de sezon olarak gidiyor her şey. Ona göre de satışlarımız oluyor. Şu an yeni modellerimiz gelmeye başladı. Elimde gösterdiğim ürünler gibi yeni topuklu ayakkabılarımız geldi. Müşterilerimizi yeni sezon ürünlerimizle buluşturmaya başladık."
Kocaeli Çarşının 10 kiloluk Prens’i Kocaeli’de 7 yıl önce uğradığı köpek saldırısında ağır yaralanan ve esnafın şefkatiyle hayata tutunan 10 yaşındaki kedi ’Prens’, 10 kiloluk cüssesi ve sevimliliğiyle İzmit çarşısının ilgi odağı oldu. Asıl yuvası olan çanta dükkanının kepenkleriyle her sabah güne başlayan Prens, gün boyu diğer esnafı da dükkanlarında ziyaret ederek tüm çarşıya sevgi dağıtıyor. Yaklaşık 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve geçirdiği ameliyatlarla hayata tutunan kediye, İzmit’te çanta dükkanı işletmecisi Fikret Uslu kucak açtı. 10 kilogram ağırlığındaki "Prens", gününü Uslu’nun dükkanında ve çarşıdaki diğer esnafı ziyaret ederek geçiriyor. Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı kedi, boynunda taşıdığı kocaman ’P’ harfli kolyesiyle esnaf ve müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Çarşı esnafının ortak değeri haline gelen Prens, bu sevimli görünümüyle dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin de odak noktası oluyor. "O sesleniş, o sesleniş oldu" İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile 7 yıl önce dükkanın karşısında tesadüfen karşılaştıklarını ve seslenmesi üzerine yanına gelen kedinin bir daha yanından ayrılmadığını söyledi. Uslu, "Prens’e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından ’Prens’ diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma geldi ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens’e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor" dedi. "Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor" Kedinin hayatlarında önemli bir yer edindiğini belirten Uslu, "Prens’in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu" diye konuştu. "Esnaf ile dostane ilişkiler kurdu" Uslu, Prens’in çarşıdaki diğer esnafla da dostane ilişkiler kurduğunu anlatarak, "Seveni çok. Prens’e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens’i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor" ifadelerini kullandı. "Sabahları kepengin altından çıkmasını bekliyorum" Sabahları Prens’i göremediğinde endişelendiğine dikkati çeken Fikret Uslu, "Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, ’acaba başına bir şey mi geldi’ diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi" şeklinde konuştu. "Mağazamıza enerji ve bereket verdi" Evinde de iki kedisi olduğunu söyleyen Uslu, hayvanların hayatına kattığı güzellikleri şöyle anlattı: "Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens’e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun." "Otobüse binecekken onu görmeye gelen var" Uslu, insanların sırf kediyi görmek için güzergahını değiştirdiğine şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Burada diyaloglarımız da çok güzel. Herkes kedimizi tanıyor şu caddede. Bazen esnaf arkadaşlarıma soruyorum. ’Prens senin dükkana gelince ne yapıyor’ diyorum. ’Yemek için gelmiyor, oturuyor. Sanki bir bereket dağıtıyor’ yanıtını alıyorum. Bunlar güzel şeyler. Ben hiçbir zaman kendisinden şikayet almadım. Cumhuriyet Parkı var yukarıda, otobüslerin geçtiği işlek bir yer. Bir hanımefendi, ’otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim’ demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor." Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan Uslu, "Bu canlılar sadece sevgi ve bir kap yemek istiyor. Başka hiçbir şey istemiyorlar. İnsanlarımızdan mahalle aralarındaki canlara kucak açmalarını, onları göz ardı etmemelerini temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.