ASAYİŞ - 03 Mayıs 2024 Cuma 11:03

Yaşlı kadının evi yangında küle döndü: Kundaklandığını iddia etti

A
A
A
Yaşlı kadının evi yangında küle döndü: Kundaklandığını iddia etti

Çankırı’da çıkan yangında yaşlı kadının yaşadığı ev kullanılmaz hale geldi. Yangının kundaklama sebebiyle çıktığını iddia eden kadın, “O anda burada olsam beni öldüreceklerdi. Bunu bana kim yaşattıysa aynı acıyı yaşasın” dedi.


Olay, 30 Nisan’da Çankırı’nın Merkez ilçesine bağlı Süleymanlı köyünde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde köyde yaşayan Havva Sonkaya’nın evinde bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın tüm evi sardı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler tarafından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında yaşlı kadının evinde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, tüm eşyaları yandı.



Kundaklama iddiası: Yangın anı kameraya yansıdı


Yaşanan yangınla ilgili konuşan Havva Sonkaya ve çocukları, evin husumetlileri tarafından kundaklandığını iddia etti. Jandarma ekipleri tarafından yangınla ilgili inceleme başlatılırken, yangının çıkış anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde bir kişinin evin önünde hareket ettikten sonra yangının çıktığı görülüyor.



"Üzerimdeki elbiselerimden başka hiçbir şeyim kalmadı"


Yangın esnasında şans eseri evde olmadığını söyleyen yaşlı kadın, evindeki tüm eşyalarının yandığını ve sadece üzerindeki elbiselerinin kaldığını belirtti. Kalacak yeri kalmadığını söyleyen Havva Sonkaya, “Evimin yandığını yakınlarımdan duydum. Duyar duymaz şoka girdim, ağladım. Şans eseri kardeşimin evine gitmiştim, bu evde olsaydım kesin ölürdüm. Kendimi yanan eve attım, eşyalarımı kurtaracaktım, insanlar beni tuttu. Yeter artık, bunları bize kim yaşatıyor? Ben nerede kalacağım, tek başıma ortada kaldım. Evimizi kim yaktı, ocağımızı kim söndürdü? Ben ne yapacağım, nerede kalacağım? İşim, gücüm, maddi durumum yok. İçeride hiçbir şey kalmadı. Bir yorgan bile yok, maddi manevi her şey kül oldu. Üzerimdeki elbiselerimden başka hiçbir şeyim kalmadı. Bu ev ileride yapılıp burada yaşarsam belki de beni öldürürler. O anda burada olsam beni öldüreceklerdi. Bunu bana kim yaşattıysa aynı acıyı yaşasın” dedi.



“Yatak odasını yakıp bizim ölmemizi istediler"


Yangının yatak odasında başlamasının kendilerini şüphelendirdiğini ifade eden Havva Sonkaya’nın oğlu Muhammet Hotoğlu, “2023 yılının 10. ayında erkek kardeşimi ayrıldığım kadının davasına şahit olarak yazdırdım. 11 ayda ise kardeşimi sopalarla dövüp darp ettiler. Bu darbın sonucunda mahkememiz devam ederken bu yangın olayı oldu. Biz kişileri evimizi yakarken görmedik ama bu olayların peş peşe oluşunun sebebinin bunlar olduğunu kendileri olmasa bile yaptıranların onlar olduğunu düşünüyoruz. Yangın yatak odasından başlatılmış. Orada da annem kalıyordu. Annemin de evde olmaması bizim için çok büyük teselli oldu. Annem evde olsa ölecekti. Muhtemelen gelen kişiler yatak odasını yakıp bizim ölmemizi istediler. Şu an annemiz ortada kaldı. Bizim yanımızdan başka gidecek hiçbir yeri yok. Bunu yapanların bulunmasını ve içimizdeki acının dinmesini istiyoruz. Evin içinde bir insanın yaşamını devam ettirebilmesi için gereken ne varsa her şey içeride mevcuttu. Şu anda yaşanamayacak bir hale geldi” diye konuştu.



“Bu olayların devamı gelmesinden korkuyoruz”


Olayın kundaklama olduğunu iddia eden ve devamının gelmesinden korktuklarını belirten Havva Sonkaya’nın diğer oğlu Metin Hotoğlu, “Annemin şans eseri kardeşinin yanına gittiği esnada evimiz yanıyor. 2023 yılının 11. ayında 3 kişi tarafından darp edilmiştim. Daha sonra da bu olay yaşandı. Bunlar tehditlerin, şantajların devamı. Bu olayların devamı gelmesinden korkuyoruz. Paralarımızı birleştirip anneme doğduğu, büyüdüğü yerden bu evi aldık ama durumu görüyoruz” şeklinde konuştu.



Yaşlı kadının evi yangında küle döndü: Kundaklandığını iddia etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Burak Özçoban: "Kongrede aday değilim" Özbelsan Sivasspor Başkanı Burak Özçoban, "Ben ve yönetici arkadaşlarımız ciddi şekilde yorulduk. Yeni adaylar bekliyoruz. Aday olmak gibi bir düşüncemiz yok. Ben şu an aday değilim" dedi. Trendyol 1. Lig ekibi Sivasspor’da Başkanı Burak Özçoban, Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda mayısta düzenlenecek olan kongre sürecine dair bir basın toplantısı düzenledi. Burada açıklamalarda bulunan Özçoban, "Evimizde son maçımızı oynadık ve galibiyetle ayrıldığımız için mutluyuz. Bu sezon Temmuz’dan itibaren yönetime geldik. Kasımda bir başkan değişikliği oldu. Daha sonra Osman hocayı gönderdik. Mehmet hoca gelmişti. Mehmet hocadan sonra malum olaylar yaşandı. 9 dosya geldi, transfer yasakları geldi. Borcumuz da çoktu. Şehrin büyükleriyle istişare ettik. Abdullah Güler başkan sağ olsun bize çok destek oldu. Rey Manaj, kaleci Gökhan Akkan ve Okoronwo’yu transfer ettik. Daha sonra İsmet Taşdemir hocamızı getirdik. Güzel bir ivme oldu ve play-off’u kaçırdık maalesef" diye konuştu. "Çok yorulduk" Geçtiğimiz hafta futbolculara ödeme yaptıklarını ifade eden Özçoban, "Bizim derdimiz mali açıdan kulübü sürdürülebilir hale getirmekti. Kulübü son dakikada birçok sıkıntıdan kurtardık. 3 puanımız silinecekti ama onları son dakika halettik. Geçen haftada yönetimden 3-4 kişiyle birlikte ödemeler yaptık. Yoksa kulübe yine transfer yasağı gelecekti. Bu sene böyle geçti. Çok yorulduk, uğraştık. Yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Seneye inşallah bu takım hak ettiği yerlere gelir" ifadelerini kullandı. "Aday değilim" Bir gazetecinin, "Haziran’da düzenlenecek olan genel kurulda aday olacak mısınız?" sorusuna Özçoban, "Bizim olağan genel kurulumuz var haziranın ilk haftasında planlanıyor. Ben ve yönetici arkadaşlarımız ciddi şekilde yorulduk. Yeni adaylar bekliyoruz. Aday olmak gibi bir düşüncemiz yok. Şehrin önde gelenleri ile bir görüşme yapacağız. Şu anda toplamda 320 milyonluk bir borcumuz var. Ben şu an aday değilim" yanıtını verdi.
Muğla Fethiye Babadağ Ultra Maratonu tamamlandı Muğla’nın Fethiye ilçesinde Ölüdeniz’in eşsiz doğasında gerçekleştirilen Babadağ Ultra Maratonu tamamlandı. Yerli ve yabancı sporcuların yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Rusya, Belçika, Ukrayna, Norveç, Polonya, İspanya, Bermuda, Avusturya ve Finlandiya başta olmak üzere toplam 15 ülkeden yaklaşık 100 yabancı sporcunun yer aldığı maraton, 2 gün boyunca 1000’den fazla sporcuyla uluslararası bir spor şöleni atmosferi oluşturdu. Babadağ Ultra Maratonu, yalnızca profesyonel sporcuların değil, her yaştan katılımcının ilgisini çekti. Sabah saat 09.00 itibarıyla başlayan 5K Ölüdeniz Run ve 14K Kayaköy History Run kategorilerinin ardından 23 Nisan’a özel düzenlenen Çocuk Koşusu ile etkinlik alanı adeta festival havasına büründü. Dereceye girenler belli oldu 5K Ölüdeniz Run kategorisinden Erkekler de Emre Sevinç birinciliği alırken, Mehmet Aydıngör ikinci ve Yiğit Berk Kurular üçüncü oldu. Kadınlarda ise birinci Elif Karabulut Dağdelen, ikinci Gökçe Bakar ve üçüncü Zehra Seda Yıldız oldu. 14K Kayaköy History yarışında finali gören ilk isim Gökhan Gündoğan olurken, yarışı Uğur Pehlivan ikinci, Ramis Nuraliev ise üçüncü sırada tamamlandı. Kadınlarda ise birinci Elmira Ravilova, ikinci Esra İlik üçüncü ise Ayşe Elifnaz Erbilgin oldu. Babadağ Ultra Maratonu Genel Koordinatörü Sadık Özdemir, maratona sadece sportif bir kimlik kazandırmakla kalmadıklarını, aynı zamanda sosyal sorumluluk yönünü de güçlendirdiklerini söyledi. Organizasyon kapsamında kadın girişimciler tarafından hazırlanan yöresel lezzetlerin katılımcılara sunulduğunu belirten Özdemir, bu satışlardan elde edilen gelirin DMD kas hastası Yusuf Eymen yararına kurulan stantlar aracılığıyla bağışa dönüştürüldüğünü aktardı. Özdemir, bu yönüyle etkinliğin yalnızca bir spor organizasyonu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve farkındalık oluşturan önemli bir platform haline geldiğini vurguladı. Öte yandan Özdemir, spor turizmi kapsamlarında bu tarz organizasyonlar yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.