GÜNDEM - 29 Temmuz 2025 Salı 10:52

57 senedir gümüşü sanata dönüştürüyor: En büyük korkusu dükkanının kapanması

A
A
A
57 senedir gümüşü sanata dönüştürüyor: En büyük korkusu dükkanının kapanması

Çorum’da 57 yıldır gümüşten takılar ve gümüş ürünlerin tamiratını yapan 68 yaşındaki usta, el işçiliğine ilginin azalması ebebiyle yok olmaya yüz tutan mesleğini yaşatmaya çalışıyor.


Çorum’da bulunan Ayakkabıcılar Arastasında gümüşten takılar ve gümüş ürünlerin tamiratını yapan 68 yaşındaki Mustafa Zeren, babasından öğrendiği mesleğini 57 senedir aşkla yapıyor. İlkokuldan mezun olduktan sonra babasının yanında çırak olarak çalışmaya başlayan Zeren, yarım asırdan fazla süredir gümüşü sanata dönüştürüyor. Yıllarca gümüşten kemer, kol takısı, yüzük gibi çeşitli aksesuarlar yapan Zeren, eskiyen takıları da tamir ederek ilk günkü haline dönüştürüyor. Mesleğini çok sevdiğini ifade eden Mustafa Zeren, çırak yetiştiremediği için mesleğinin yok olmaya yüz tuttuğunu ve bu durumun kendisini çok üzdüğünü ifade etti.


’Atılacak ürünleri eskisi gibi yapıp teslim ediyoruz"


57 yıl içerisinde gümüşle ilgili her türlü tamirat ve üretimi yaptıklarını kaydeden Mustafa Zeren "1968-1969 yılları arasında ilkokulu bitirdikten sonra babamın yanına çırak olarak geldim. O tarihten bugüne kadar geçen sürede babamla birlikte gümüş üzerine pek çok iş yaptık. Gümüş kemerler, kol tokaları ürettik. O dönemlerde düğünlerde istenen çeşitli gümüş eşyalar vardı, onları yaptık. Ancak zamanla bu ürünlerin dönemi sona erdi. Daha sonra kanser hastaları için gümüşten granül üretmeye başladık. Bir süre sonra Avrupa’dan bu granüllerin plastikten yapılan muadilleri gelmeye başladı. Bu da bizim bu alandaki işimizi sonlandırdı. Ardından tamir işlerine yöneldik. Özellikle çakmak tamiriyle ilgilendim. Dupont, İbola, Ronson gibi eski nostaljik çakmakların her türlüsünü yaptım. Gözüm kapalı bile söküp takar, tamiratını yapabilirim. Ayrıca gözlük tamiri, takı ve kaynak işleriyle de uğraşıyorum. Kaynakla ilgili olarak vatandaşlarımızın, ’bu tamir olmaz, atın gitsin’ dediği parçalar Allah’ın izniyle bize geldiğinde, eskisi gibi yapıp teslim ediyoruz" dedi.


"Benden sonra bu dükkanın kapanacak olması, beni en çok üzen şey"


Yaşlandığı için mesleğini yapmakta güçlük çektiğini, ancak dükkanının kapanmasını istemediğini dile getiren Zeren, "En çok üzüldüğüm noktalardan biri de ben artık bu yaşa geldim, zaman ilerliyor, benden sonraki süreç için de endişelerim var. İki çocuğum var, biri erkek biri kız. Erkek çocuğum lise dönemine kadar benim yaptığım işleri yapıyordu. Ama okul hayatı, üniversite hayatı derken şimdi kendi işinde, bir resmi kurumda çalışıyor. Bundan sonra gelip burada benim yaptığım işleri yapacağını pek sanmıyorum. Benden sonra bu dükkanın kapanacak olması, beni en çok üzen şey. Bazı tamir ettiğim malzemeleri on kez söküp yeniden taktığım oluyor. Ama artık yaş ilerledikçe, insanın bedeni, yaşam enerjisi, özellikle de gözleri yeterli gelmemeye başlıyor" diye konuştu.


(MCK-MK

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Büyükşehir ekipleri gece boyunca temizlik çalışması gerçekleştirdi Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların güne temiz bir kentte başlaması için gece saatlerinde cadde ve kaldırımlarda kapsamlı temizlik çalışması yürüttü. 24 saat esasına dayalı mesaiyle sürdürülen çalışmalarla kent genelinde sokaklar sabaha kadar titizlikle yıkandı ve düzenlendi. Aydın Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sürdürdüğü temizlik çalışmalarıyla Aydın’ın dört bir yanında titiz bir çalışma yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin planlı ve koordineli programı kapsamında cadde ve bulvarlardan kent mobilyalarına kadar her nokta düzenli olarak temizleniyor. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, vatandaşların her sabah temiz bir Aydın’a uyanabilmesi için 24 saat esasına dayalı mesai gerçekleştiriyor. Rutin temizlik uygulamalarının yanı sıra detaylı bakım ve kapsamlı temizlik çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm ilçelerde çalışmaların devam edeceğini belirtti ve "Pırıl pırıl bir Aydın için çalışmaya devam ediyoruz. Mesai mefhumu gözetmeksizin sürdürdüğümüz çalışmalarımızı tüm ilçelerimizde eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Ancak kentimizi temiz ve düzenli tutmak yalnızca belediyenin değil, tüm hemşehrilerimizin ortak sorumluluğudur. Aydınımız için güç birliğiyle hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Tekirdağ Tekirdağ’da 4 araçlı zincirleme kaza: 5 yaralı Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde çevreyolunda meydana gelen 4 araçlı zincirleme trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Kaza, Süleymanpaşa ilçesi çevreyolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre M.K. idaresindeki 59 RA 276 plakalı otomobil, Malkara istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeyken yol üzerinde bulunan bir kutuyu fark ederek durakladı. Bu sırada aynı yönde ilerleyen O.M. yönetimindeki 59 YL 858 plakalı araç, öndeki otomobilin arka kısmına çarptı. Zincirleme şekilde devam eden kazada, yine aynı istikamette seyreden S.İ.S. idaresindeki 59 KL 594 plakalı araç da çarpışmaya karıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç refüjü aşarak karşı şeride geçti ve İstanbul’dan Malkara yönüne seyir halinde olan B.B.G. yönetimindeki 34 ESM 084 plakalı araçla kafa kafaya çarpıştı. Kaza anı çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde araçların peş peşe çarpıştığı ve bir aracın refüjü aşarak karşı şeride geçtiği anlar yer aldı. Kazada O.M., B.B.G., S.G., S.İ.S. ve D.Y. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Tekirdağ Şehir Hastanesi ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların görünüş itibariyle hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kazaya karışan araçlar çekici yardımıyla kaldırıldı. Kaza nedeniyle kara yolunda trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
Eskişehir "İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü tarafından 3 Mart Dünya İşitme Günü kapsamında "İşitme Kayıplı Çocukla Çalışmak: İşitme Kaybı ve Eğitsel Müdahaleler" başlıklı seminer düzenlendi. Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon yaptı. Seminere konuşmacı olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz katıldı. Etkinliğe çok sayıda öğretim elemanı ve öğrenci katılım gösterdi. Dr. Öğr. Üyesi Öz: "İşaret diline dayalı ve sözel dile dayalı iki temel yaklaşım var" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz konuşmasında işitme kayıplı çocuklara yönelik yaklaşımları şu sözlerle anlattı: "İşaret diline dayalı yaklaşımlar ve sözel dile dayalı yaklaşımlar olmak üzere iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Ülkemizde geçmişte işaret diline karşı ciddi bir önyargı vardı ancak son yıllarda bu önyargının büyük ölçüde kırıldığını söyleyebiliriz. Buna rağmen alanda yeterli sayıda uzman bulunmaması önemli bir sorun olarak devam etmektedir. İşitme kayıplı çocukların erken dönemde taranması ve tanılanmasıyla birlikte sözel yaklaşımlar günümüzde daha baskın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. İşitsel-sözel terapi aslında aile merkezli bir yaklaşımdır. Haftada iki saatlik bir eğitimle ana dil öğretmenden öğrenciye kazandırılamaz. Bu nedenle aileyi sürece aktif olarak dahil ediyoruz. Ailelerin, çocuklarının dil, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirirken birincil kolaylaştırıcı olmalarına rehberlik ediyoruz. Günlük rutinler içinde bu becerileri destekleyecek ortamların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz." İşitsel-sözel terapi stratejileri ele alındı Seminerde işitsel-sözel terapi kapsamında kullanılan stratejiler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Hata analizi sürecinde "Ne duydun?" sorusunun kullanılmasının ve çocuğun kendi işitmesine güveninin desteklenmesinin önemine değinildi. Yeni bilgilerin çocuğun mevcut bilgileri üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulanırken, özellikle eylem ve kavramların öne çıkarılmasının dil gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Dil gelişiminde önce alıcı dilin (anlama), ardından ifade edici dilin geliştiğini belirten Öz, çocuğun çıkardığı sesleri taklit etme, genişletme yöntemiyle ifadeye yeni kelime ekleyerek modeli zenginleştirme ve hataları doğrudan eleştirmek yerine doğru biçimi model olarak sunma gibi stratejilere dikkat çekti. Ayrıca yansımalı kelimelerle ses-nesne ilişkisi kurma, uygun mesafe ve gürültü kontrolü sağlama, sözel yönlendirme yapma, işitsel tamamlama etkinlikleri uygulama, duraklama ve beklenti oluşturma yoluyla ortak dikkati destekleme, gerektiğinde görsel stratejilerden yararlanma ve nesneye işaret ederek ortak dikkat başlatma gibi uygulamalara da yer verildi.
İstanbul Bakan Gürlek’ten Sultangazi etkinlik çadırı ziyareti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sultangazi etkinlik çadırında vatandaşlarla bir araya gelerek Ramazan coşkusuna ortak oldu. İlçe sakinleriyle bol bol sohbet eden Bakan Gürlek, toplumsal huzurun teminatının adalet duygusu olduğunu vurguladı. On bir ayın Sultanı Ramazan’da Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i ağırladı. Bakan Gürlek, Belediye Başkanı Dursun ile ilçedeki çalışmalar ve projeler üstüne verimli bir görüşme gerçekleştirdi. Ardından Bakan Gürlek ve Başkan Dursun, İstanbul 2 Nolu Barosunun iftarına katıldı. Etkinlik Çadırı’nda Ramazan coşkusu Bakan Gürlek daha sonra her akşam birbirinden renkli faaliyetlerin olduğu Ramazan etkinlik çadırına geçerek Sultangazililerle bir araya geldi. Bakan Gürlek ve Belediye Başkanı Dursun ile karşılaşan ilçe sakinleri bol bol hatıra fotoğrafı çekildi. Bakan Gürlek, özellikle minik misafirleriyle yakından ilgilenerek onlarla sohbet etti. İyilik Kumbarası İyilik Kumbarası’nda biriken iyilikler, her akşam olduğu gibi çocukların ismiyle birlikte okundu. Çocukların günlük hayatta yaptıkları iyilik, ‘İyilik Kumbarası’nda karşılık buldu. İyilikler, bisiklet ile ödüllendirildi. Çocukların bisikletlerini Bakan Akın Gürlek takdim etti. Ardından alanı gezen Bakan Gürlek, atölye etkinliklerine katılan ailelerle sohbet etti. "Kapımız herkese açık" Toplumsal huzurun teminatının adalet duygusu olduğuna işaret eden Bakan Gürlek, "Adalet Bakanlığı olarak adalet terazisinin şaşmaması içindir. Bizim sorumluluğumuz hukukun herkese eşit uygulanması içindir. Benim Adalet Bakanlığımda hukukun herkese eşit uygulandığını göreceksiniz. Kim mağdursa beni bulsun. Kapım her zaman açık. Toplumsal huzurumuzu kalıcı kılacak şey adalet duygusudur. Bu mübarek ay kalplerimizi yumuşatsın, dilimizi güzelleştirsin, saflarımızı sıklaştırsın, sofralarımızı bereketlendirdiği gibi inşallah ülkemizin de yarınları bereketlensin" diye konuştu. Dayanışma ayı Ramazan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Ramazan’ın tüm güzel duygularını birlikte paylaşıyoruz. Etkinlik çadırımızda sevilen isimleri komşularımızla buluşturarak "Aile Sıcaklığında Bir Ramazan" geçiriyoruz. Hemşehrilerinin dertleriyle dertlenen, Ramazan’ı güzel geçirmemizde katkısı olan sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz. Sultangazi’nin herhangi bir köşesinde bir garip varsa ve biz bundan haberdar değilsek sorumluluk bize aittir. Bizler belediye olarak üzerimize düşen görevleri yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Bursa Vakıfköy ruhu yeni destanlar yazacak Vakıfköy Orhan Özselek Tesisleri’nde incelemelerde bulunan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor’u yeniden zirveye taşıyacak sporcuların buradan yetişeceğini söyledi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Bursaspor Gençlik Geliştirme Program Sorumlusu Mesut Ünal ve yöneticilerle birlikte Vakıfköy Orhan Özselek Tesisleri’nde devam eden yenileme çalışmalarını inceledi. Bursaspor’un şehrin en önemli değerlerinden birisi olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursaspor, şehrimizin kimliğinin en önemli parçalarından birisi. Dolayısıyla bu sevda, bu şehir ve bu arma her zaman en iyisini hak ediyor. Bu farkındalıkla Bursaspor’a her zaman destek olmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi takımımız ile her türlü kampanyaya, projeye, öncülük etmeyi sürdüreceğiz. Özellikle kalıcı iyileştirmeler ile Bursaspor’umuzun geleceğine katkı sağlıyoruz" dedi. Vakıfköy Orhan Özselek Tesisleri’nin sadece Bursa’nın değil Türkiye’nin en önemli sporcu yetiştirme merkezlerinden birisi olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Türk Futbolunda Anadolu devrimini gerçekleştirerek şampiyonluk kupasını şehrimize getiren çocuklarımız buradan yetişti. Buradan yetişecek evlatlarımızın yeni bir destan yazacağına, Bursaspor’un ikinci şampiyonluğunun mimarları olacağına inancımız tam. Bundan dolayı sporcularımızın imkânlarını iyileştirmek, tesislerimizi daha verimli ve konforlu hale getirmek için yürüttüğümüz çalışmalar devam ediyor. Suni Çim Sahası’nı yeniledik. Bununla birlikte tesislerimizin tamamında bakım onarım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bursaspor’un hak ettiği yere gelmesi için yoğun çaba sarf eden bir yönetimi var. Biz de bu süreçte Bursasporumuza her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz" diye konuştu. Vakıfköy’ün Türk futboluna yeni yıldızlar yetirmeye devam edeceğini vurgulayan Bursaspor Başkanı Enes Çelik, "Yıldırım Belediyesi’nin öncülüğünde tesislerimizde muhteşem bir yenilemeler yapılıyor. Tesislerimizin çehresi değişiyor, konforu artıyor. Ben, Oktay Yılmaz’a Bursaspor’umuza ve ülke sporunun geleceğine yaptığı katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Yeni şampiyonların buradan çıktığını hep birlikte göreceğiz" dedi.