EKONOMİ - 24 Ekim 2024 Perşembe 17:23

Bakan Yardımcısı Gizligider: “Gerekli tedbirleri almazsak su fakiri ülke olacağız”

A
A
A
Bakan Yardımcısı Gizligider: “Gerekli tedbirleri almazsak su fakiri ülke olacağız”

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, gerekli tedbirler alınmadığında Türkiye’nin su fakiri bir ülke olacağını açıkladı.


Çorum’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde çiftçilerle bir araya gelen Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, yeni dönem üretim planlaması ve yeni destekleme modeli hakkında sunum yaparak üreticilerden gelen soruları yanıtladı.


Türkiye’nin dünyada tarım gayri safi yurt içi hasılasında 68,5 milyar dolarla 10. Sırada yer aldığını açıklayan Bakan Yardımcısı Gizligider, “İlk sırada Çin yer alıyor. Hemen ardında ABD, Brezilya ve diğer ülkeler geliyor. Avrupa’da birinci sıradayız. Toplamda dünyada 4.4trilyon dolar tarımdan gayri safi hasıla var. Son 50 yılda dünya çok değişti. 1850’li yıllara bakarsak buharlı teknolojiden elektriğe, elektrikten motora, motordan nükleere geçiş tarım sektörüne de yansıdı. Nüfus iki katına çıktı. Dünyada son 50 yılda nüfus iki katına çıktı ancak topraklar hala aynı. Kentleşme ise yüzde 37’den 57’yı çıktı. Doğal afetler beş katına çıkmış. Demek ki biz dünyayı hor kullanıyoruz” dedi.


2050 yılı itibariyle dünya nüfusunun 10 milyara çıkmasının söz konusu olduğunu dile getiren Gizligider, “Türkiye nüfusunun ise 100 milyonu aşması bekleniyor. Bir taraftan şehirleşme artıyor. Diğer taraftan turizm hareketliliği yükseliyor. Gelirlerimiz artıyor ancak turizminde getirdiği üretimin artışına yönelik bir baskı var. Tüm bunları göz önüne aldığımızda üretim planlamasına geçme zaruriyetimizi ertelemeyeceğimizi gördük. Gıda talebine dayalı üretim artışının yüzde 70 olması gerekiyor. Suda ise yüzde 15 havzaya ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.


Türkiye’nin içme suyu oranının şuanda 112 milyar metreküp olduğunu açıklayan Gizligider, “Şuan nüfusumuz 85 milyon. Şuanda kullanılabilir içme suyu oranımız şuanda 112 milyar metreküp. Buna fiziksel olarak kullanmadığımız alanlarda mevcut. 2030 yılında nüfusumuzun 93 milyona ulaşması bekleniyor. Ve o zamana kadar tedbirlerimizi almazsak içme suyu oranımızın 91 milyar metreküpe düşmesi söz konusu. Tedbir almazsak nüfus yüzde 10 artarken su kaynaklarımız yüzde 20 düşecek. Şuanda ülkemizde kişi başı su tüketimi bin 313 metreküp su tüketiyor. Eğer bin metreküpün altına düşerse biz o zaman su fakiri ülke oluruz. Eğer bin 700 metreküp üzerine çıkarsa su zengini oluruz. Gidişat su fakiri ülkesi olacağımızı gösteriyor. O yüzden tedbir almak zorundayız. Kuraklık haritasına baktığımızda son yıllarda haritadaki kırmızı oranı çok arttı. İç açıcı görünmüyor. Dünya’nın da şuanda gündemi iklim değişikliği , sıcaklıklar, buna bağlı üretim deseninin değişmesi. Bugünün kaynaklarıyla yarını planlamamız gerekiyor. Yarının kaynaklarını bugünden harcamamamız gerekiyor” şeklinde konuştu.


İl Tarım ve Orman Müdürü Hayrullah Göktekin ise Çorum’un toplam arazi varlığının 551 bin 284 hektar olduğunu ve tarımsal arazi büyüklüğü bakımından 81 il arasında 10’cu sırada yer aldığını belirterek, bu alanın 110 bin hektarında sulu tarım, 441 bin hektarında ise kuru tarım yapıldığını söyledi.


Arazi varlığının 414 bin hektar alanında tahıllar ve diğer bitkisel ürünler, 14 bin hektar alanında sebze üretimi ve 9 bin hektar alanında meyve üretimi yapıldığını anlatan Göktekin, “Hayvan varlığı bakımından ise 209 bin adet büyükbaş hayvan sayısı ile 28’ci ve 268 bin adet küçükbaş sayısı ile 54’cü sırada yer almaktayız” diye konuştu.


Tarımsal üretim planlaması, tarım sektörünün hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirliğini sağlama noktasında kritik rol oynadığını vurgulayan Göktekin, şunları kaydetti: “Tarım gibi stratejik bir sektörde başarılı olmak rastgele bir üretimden ziyade iyi düşünülmüş, sürdürülebilir ve bilinçli bir üretim planlamasıyla mümkün olacaktır. Bu planlama sayesinde sadece toprak ve su gibi sınırlı kaynaklarımızı verimli bir şekilde kullanmakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliği gibi küresel sorunlarla da mücadele edebilir hale geleceğiz. Unutmamalıyız ki doğru planlanmış bir tarım faaliyeti, hem çevreyi korur hem de ülkemizin ekonomik kalkınmasına ciddi bir katkı sağlar. İlimizin mevcut tarım potansiyeli ve üretim planlanması kayıtlılık, kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik kriterleri göz önünde bulundurularak 2025-2027 Bitkisel Üretim Planı kapsamına alınan ve 13 ana üründen; 7 ana ürün ve 6 çeşit yem bitkisi belirlenmiştir. Planlamaya esas ürünlerimiz buğday, arpa, ayçiçeği, nohut, soğan, mercimek, patates ile yem bitkileri grubu ürünleridir. İl hayvansal üretim planı ise kırmızı et, beyaz et, süt ve yumurta üretimi başlıkları altında değerlendirilmiş, 2024-2026 yıllarını kapsayan bir üretim planlaması oluşturulmuş; asgari ve azami üretim miktarları belirlenmiştir. Su ürünleri üretim planı ise ilimizde bulunan 20-25 adet irili ufaklı baraj, göl ve göletler arasında değerlendirilerek hazırlanmış, avcılığı ve yetiştiriciliği gerçekleştirilecek iç su ürünleri ve üretim miktarları belirlenmiştir. Doğal kaynaklarımızı koruyarak gelecek nesillere de sağlıklı ve verimli bir tarım alanı bırakmak hepimizin sorumluluğundadır. Tarımsal üretim planlaması sadece bugünün değil; geleceğin tarımını da şekillendiren bir adımdır”



Bakan Yardımcısı Gizligider: “Gerekli tedbirleri almazsak su fakiri ülke olacağız”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıllık cezaya temyiz başvurusu Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin davada, Nevzat Bahtiyar’a ’Nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı adına duruşma savcısı Özge Nida Polat tarafından Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere yargılamanın yapıldığı 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne temyiz dilekçesi sunuldu. Dilekçede, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan 2026’da görülen karar duruşmasında, Narin Güran’ın cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden komşusu Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldığı hatırlatılarak, "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi. Verilen cezaya karşı olunduğu aktarılan dilekçede, "Narin Güran’a ait cansız bedenin bulunmasından sonra yapılan araştırmada, Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına, 21 Ağustos 2024 günü saat 15.41’de şüpheli bir aracın girdiği tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra dere civarından ayrıldığı, söz konusu aracın fiilen Bahtiyar’ın kullanımında olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine Bahtiyar tutuklanmıştır. Salim Güran ve Bahtiyar’ın kullandığı araçlar üzerinde yapılan detaylı incelemelerde alınan toprak numunelerinin karşılaştırılmasında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporunda, her iki araç içerisinden alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespit edildiği görülmüştür. Daraltılmış baz raporu, analiz raporu ve ek bilirkişi raporunun Bahtiyar’ın anlatımıyla uyumlu olduğu, Salim Güran’ın, Arif’in evi ve çevresinde bulunduktan sonra eve girdiği, ev ve ahır arasında gidiş gelişlerinin olduğu, Bahtiyar ile birlikte evde bulunduğu, bu sırada evde Yüksel Güran ve Enes Güran’ın bulunduğu hususlarının raporlar ile tespit edildiği belirtilmiştir" ifadeleri yer aldı.
Kocaeli 6 Şubat’ın hafızası "Sarsıldık Sarıldık" ile gözler önüne serildi 6 Şubat depremlerinin ardından sahada verilen mücadele ve dayanışma ruhunu konu alan ‘Sarsıldık Sarıldık’ hatıratının tanıtım programı, Gebze’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda duygusal anlar yaşanırken, deprem sürecinde görev yapan ekiplerin fedakarlıkları bir kez daha hafızalara kazındı. Gebze Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan acıları, dayanışmayı ve sahada verilen insanüstü mücadeleyi kayıt altına alan "Sarsıldık Sarıldık" hatıratının takdim programını Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, deprem bölgesinde görev yapan Gebze Belediyesi personelinin fedakarlıkları ve milletçe ortaya konulan dayanışma ruhu bir kez daha hafızalarda canlandı. Programa; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Program öncesinde fotoğraf sergisi incelendi Program öncesinde, Gebze Belediyesi ekiplerinin 6 Şubat depremlerinin ardından sahada yürütülen çalışmaların gerçek yüzünü gösteren fotoğraf sergisi davetlilerin ziyaretine açıldı. Sergide; deprem bölgesindeki arama kurtarma faaliyetleri, temizlik çalışmaları, kurulan yaşam alanları ve vatandaşlarla kurulan dayanışma anlarına ait kareler yer aldı. Duygusal anların yaşandığı sergide, Gebze Belediyesi personelinin sahadaki özverili mücadelesi katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Özellikle deprem bölgesinde görev yapan ekiplerin zorlu şartlar altında yürüttüğü çalışmalar, fotoğraf kareleri aracılığıyla bir kez daha hafızalarda canlandı. "Başkan Büyükgöz: "430 personelimiz hiç düşünmeden Hatay’a geldi" Program; katılımcıların, depremde hayatını kaybedenler adına saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlar rahmetle anılırken, salonda duygusal atmosfer hakim oldu. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, deprem sürecinde belediye personelinin ortaya koyduğu fedakarlığın unutulmayacağını ifade etti. Başkan Büyükgöz, "430 personelimiz ‘Ne zaman döneceğiz, ne yapacağız?’ demeden Hatay’a geldi. O günleri tarihe not düşmek adına bu çalışmayı yaptık. Emeğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Tedbir almak zorundayız" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba ise konuşmasında afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Soba, "Şehirlerimizi dirençli hale getirmek, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve toplumda afet bilincini artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. "Zinnur Başkan ile sahada iki buçuk ay beraber çalıştık" Hatay Valisi Mustafa Masatlı da yaptığı konuşmada, deprem sonrası süreçte Gebze Belediyesi’nin Hatay’da üstlendiği görevlere değindi. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile sahada birebir çalıştıklarını ifade eden Vali Masatlı, özellikle çevre ve temizlik hizmetlerinin şehir yaşamının yeniden normale dönmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Vali Masatlı, "Depremin ardından hayatın yeniden başlayabilmesi için sahada büyük mücadele verildi. Başkan Zinnur Büyükgöz ve Gebze Belediyesi ekipleri Hatay’da çok önemli sorumluluk üstlendi. Şehrin çöp ve atık yönetiminde büyük emek verdiler. Kendileriyle sahada iki buçuk ay birlikte çalıştık. Gösterdikleri gayret ve fedakarlık için kendilerine ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi. Afet bilinci ve dayanışma vurgusu Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Deprem ve Afet Yönetim Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış tarafından "Afet Bilinci ve Toplumsal Dayanışma" konulu sunum gerçekleştirildi. Sunumda afetlere hazırlıklı olmanın önemi ve toplumsal dayanışmanın kriz anlarındaki hayati rolü ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen anlamlı program, ev sahibi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz tarafından Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Prof Dr. Şerif Barış’a "Sarsıldık Sarıldık" hatırat takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.