ASAYİŞ - 09 Ocak 2026 Cuma 16:11

Başsavcı Bektaş: "Hazırlık evrakında yüzde 10’a yakın bir düşüş kaydedilmiştir"

A
A
A
Başsavcı Bektaş: "Hazırlık evrakında yüzde 10’a yakın bir düşüş kaydedilmiştir"

Çorum Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, 2025 yılında bir önceki yıla göre Cumhuriyet Başsavcılığı iletilen hazırlık evrakı sayısında yüzde 10’a yakın bir düşüş kaydedildiğini ve yüzde 110’luk evrak temizleme oranıyla da Çorum tarihinde bir rekora imza atıldığını ifade etti.


Çorum Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, düzenlediği basın toplantısında 2025 yılında yürütülen adli faaliyetler ve hayata geçirilen projeler hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Cumhuriyet Başsavcılığı Toplantı Odası’nda gazetecilerle bir araya gelen Bektaş, suçla mücadeleden fiziksel altyapı yatırımlarına kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu. Kamu düzenini tehdit eden unsurlara karşı kararlı bir duruş sergilediklerini vurgulayan Başsavcı Bektaş, alınan tedbirler ve etkin mücadele sayesinde suç oranlarında gerileme olduğunu ayrıca 2025 yılında bir önceki yıla göre Cumhuriyet Başsavcılığına intikal eden hazırlık evrakı sayısında yüzde 10’a yakın bir düşüşün kaydedildiğini ifade etti.


Adalet hizmetlerinin hızlandırılması noktasında 2025’in verimli bir yıl olduğunu ifade eden Bektaş, vatandaşların adalet beklentisini en kısa sürede karşılamak için yoğun bir mesai harcandığını, bu yıl yüzde 110 oranında evrak temizleme başarısı sağlanarak Çorum tarihinde rekora imza atıldığını dile getirdi. Uzlaşma uygulamasına önem verdiklerini belirten Bektaş, bu kapsamda yüzde 90 başarı oranına ulaşıldığını, bir asliye ceza mahkemesinin bir yılda baktığı dosya sayısına denk işin uzlaşma yoluyla sonuçlandırıldığını ifade etti. Çorum Adliyesi ve bağlı birimlerin fiziki yapısının iyileştirilmesi için çalışmalar yapıldığını ifade eden Bektaş, merkez adliye ve bağlı birimlerdeki eksikliklerin giderildiğini, vatandaşların adalet hizmetlerine erişiminin kolaylaştırıldığını kaydetti.


Yeni adliye sarayı proje çalışmalarının son aşamaya getirildiğini dile getiren Bektaş, 22 bin metrekare inşaat alanına sahip yeni adliye binasının ihale sürecinin Adalet Bakanlığınca kısa sürede planlandığı ifade etti. Çorum L Tipi Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde, tutuklu ve hükümlü yakınlarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sosyal yaşam alanı ve mescit inşa edildiğini belirten Bektaş, uzun yıllardır sorun teşkil eden bu eksikliğinde giderildiğini söyledi.


Kırılgan gruplara yönelik suçlara özel bir duyarlılık gösterildiğini belirten Bektaş, "Adalet hizmetlerinin daha hızlı ve kaliteli sunulabilmesi amacıyla, teknolojik imkanlarda etkin şekilde yararlanılmış, UYAP ve dijital adli süreçlerinin kullanımında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Ayrıca mağdur, şüpheli ve sanık haklarının korunmasına yönelik hassasiyet artırılmış, özellikle kadınlar, çocuklar ve kırılgan gruplara yönelik suçlarda özel bir duyarlılık gösterilmiştir. Yapılan titiz çalışmalar neticesinde 2025 yılında bir önceki yıla göre Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen hazırlık evrakında yüzde 10’a yakın bir düşüş kaydedilmiştir. ’Geciken adalet, adalet değildir’ anlayışıyla hareket edilerek yüzde yüzde 110 oranında evrak temizleme oranına ulaşılarak Çorum İlinin adli sürecinin rekoru kırılmıştır. Yine dostane temelde sorunları çözme yöntemi olan ve üzerinde hassasla durulan uzlaşma uygulamasında yüzde 90 başarı oranı elde edilerek 1 Asliye Ceza mahkemesinin 1 yılda baktığı dosya kadar iş uzlaşma ile sonuçlandırılmıştır" dedi.



"22 bin metrekare inşaat alanına sahip olan yeni adliye sarayının ihale süreci kısa bir süre içerisinde Adalet Bakanlığımızca planlanmaktadır"


Kurumlarla iş birliğini güçlendirdiklerini belirten Başsavcı Bektaş, altyapı çalışmalarına da değinerek, "Adalet personelimizin barınma ihtiyaçlarının karşılanması için 65 daire satın alınarak personelin hizmetine sunulmuş, bu sorun ortadan kaldırılmıştır. Adalet hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi için yapılan yoğun çalışmalar neticesinde yeni adliye proje çalışmaları son aşamaya getirilmiş 22 bin metrekare inşaat alanına sahip olan yeni adliye sarayının ihale süreci kısa bir süre içerisinde Adalet Bakanlığımızca planlanmaktadır. Çorum L Tipi Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde ziyarete gelen tutuklu ve hükümlü yakınlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tamamen yerel imkanlarla sosyal yaşam alanı ve mescit inşa edilerek vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuş ve yıllardır büyük sorun teşkil eden bu eksiklik giderilmiştir" diye konuştu.



Başsavcı Bektaş: "Hazırlık evrakında yüzde 10’a yakın bir düşüş kaydedilmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Garanti BBVA’ya biyoçeşitlilik tahviliyle iki uluslararası ödül Garanti BBVA, biyoçeşitlilik temalı tahviliyle Environmental Finance tarafından düzenlenen 2026 Sürdürülebilir Borç Ödülleri’nde iki kategoride ödül kazandı. Tahvil, deniz ve su ekosistemlerinin korunmasına yönelik projelere finansman sağlayarak sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi bir finansman modeli ortaya koyuyor. Sürdürülebilir finansman konusundaki yenilikçi ve öncü uygulamalarıyla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayan Garanti BBVA, Environmental Finance 2026 Sürdürülebilir Borç Ödülleri (Sustainable Debt Awards 2026) kapsamında iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Banka, Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı ile Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesinde, "İnovasyon Ödülü - Gelirlerin Kullanımı, Yeşil Tahvil (Award for Innovation - Use of Proceeds, Green Bond)" ve "Yılın Yeşil Tahvili - Finans Kurumu (Green Bond of the Year - Financial Institution)" kategorilerinde ödül kazandı. Yapılan açıklamaya göre, Environmental Finance Sürdürülebilir Borç Ödülleri, yeşil, sosyal, sürdürülebilir ve sürdürülebilirlik bağlantılı tahvil ve kredi işlemleri alanında piyasanın başarılı ve yenilikçi uygulamalarını ödüllendirmeyi amaçlıyor. Bağımsız yatırımcılardan oluşan jüri tarafından değerlendirilen ödüller; sürdürülebilir finans piyasasının gelişimine katkı sağlayan, yenilikçi yapılar ortaya koyan ve çevresel etki açısından güçlü sonuçlar üreten finansman işlemlerini öne çıkarıyor. Bankanın ödül kazanan tahvil ihracı, Türkiye’de biyoçeşitlilik temalı ilk tahvil olmasıyla sürdürülebilir finans alanında önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Tahvil kapsamında sağlanan kaynakların; özellikle Akdeniz havzasında deniz ve tatlı su ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir turizm uygulamaları, sürdürülebilir balıkçılık faaliyetleri ve su yönetimi projeleri gibi alanlara yönlendirilmesi hedefleniyor. Sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi model Garanti BBVA’nın ihraç ettiği tahvil, sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi bir kullanım alanı yaklaşımı sunmasıyla öne çıkıyor. Tahvil çerçevesi; sürdürülebilir turizm, deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve su yönetimi projelerini bir araya getirerek ekosistem temelli bütüncül bir yaklaşım ortaya koyuyor. Toplam 20 milyon 215 bin dolar büyüklüğünde ve üç yıl vadeli olarak gerçekleştirilen tahvil ihracı, uluslararası sürdürülebilir finans standartları doğrultusunda yapılandırıldı. Bu yapı, tahvil gelirlerinin çevresel etki oluşturacak alanlara yönlendirilmesini sağlarken, şeffaf raporlama ve etki ölçümünü de içeren güçlü bir çerçeve sunuyor. "Sürdürülebilir finansın kapsamını, doğa ve biyoçeşitlilik boyutuyla genişletiyoruz" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Banka olarak sürdürülebilirliği yalnızca iklim başlığıyla sınırlı görmüyor; su kaynakları, deniz ekosistemleri ve biyoçeşitliliğin korunmasını da finans sektörünün sorumluluk alanının önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Sürdürülebilir finansın kapsamını, doğa ve biyoçeşitlilik boyutuyla genişletiyoruz. Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracıyla sermaye piyasalarını doğa dostu yatırımlar için harekete geçirmeyi hedefleyen öncü bir adım attık. Environmental Finance tarafından verilen bu iki ödül, sürdürülebilir finans alanındaki yaklaşımımızın ve geliştirdiğimiz yenilikçi finansman araçlarının uluslararası ölçekte takdir edildiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de doğa, iklim ve su odaklı yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlayacak finansman modelleri geliştirmeye devam edeceğiz." Sürdürülebilir finans stratejisinin bir parçası Açıklamaya göre banka, sürdürülebilir finans alanındaki çalışmalarını uzun vadeli hedefleri doğrultusunda sürdürüyor. Banka, 2018-2029 dönemini kapsayan 3,5 trilyon TL’lik sürdürülebilir finansman hedefi ile Türkiye’nin yeşil ve kapsayıcı dönüşümüne katkı sağlamayı amaçlıyor. Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı ise bankanın sürdürülebilir finans yaklaşımının iklim odağının ötesine geçerek su, doğal sermaye ve biyoçeşitlilik boyutlarını da kapsayan daha geniş bir çevresel çerçeveye yöneldiğini gösteriyor.
Adana Şehit annesinin "ev mağduriyeti" iddialarına müteahhitten yanıt Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 2006 yılında bölücü terör örgütü PKK ile girilen çatışmada şehit olan Uzman Çavuş İsa Çiçek’in annesi Emine Çiçek’in (66) "ev mağduriyeti" iddialarına, müteahhit Timuçin Cankoy’dan açıklama geldi. Cankoy, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, sürece ilişkin tüm belgelerin savcılığa sunulduğunu ifade etti. Şehit annesi Emine Çiçek, oğlunun şehit olmadan önce kredi çekerek aldığı evin müteahhit tarafından alındığını, kendilerine 2 daire ve 1 iş yeri sözü verildiğini ancak yalnızca bir daire verildiğini, ayrıca 7 aydır apartmanda elektrik olmadığı için evinde oturamadığını iddia etmişti. İddialar üzerine açıklama yapan müteahhit Timuçin Cankoy ise, "Burası 2017 yılında ruhsatı alınmış bir yapıdır. Emine Çiçek, Yılmaz ve Hüseyin isimli 3 kişi arsa sahibidir. Bir müteahhit ile anlaşmışlar ve bu kişi burada 20 bağımsız bölüm çıkarmıştır. Bu 20 bağımsız bölümden Emine hanıma 4 daire 1 dükkan, Yılmaz’a 2 daire 1 dükkan, Hüseyin’e ise 2 daire 1 dükkan verilmek üzere müteahhit bu yerleri kendilerine satmıştır. Ancak müteahhit bu yerleri sattıktan sonra kaçmıştır. 2021 yılında başka bir müteahhit ile anlaşılmış, fakat pandemi dönemine denk geldiği için o da iflas ederek işi bırakmıştır. 2022 yılının sonunda beni buldular. İkinci müteahhit ile anlaştığınız gibi bana daire ve para borçlarını verirseniz, ben kar etmeden bu işi bitireyim dedim. 2023 yılında binayı oturulabilir hale getirdim. ’Müteahhit kandırdı’ iddiası ortaya atıldı ancak bütün belgeler elimdedir ve savcılığa teslim edilmiştir" dedi. Cankoy, şehit annesine 4 daire ve 1 dükkan devredildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bu devredilen yerler Emine Çiçek adına tapuda kayıtlıdır. 3 daire ve 1 dükkan, kendi oğlu tarafından vekaletle satılmıştır. ‘Annemiz evimde oturamıyorum’ diyerek ağlamıştır. Ancak bu dairelerde 2024 itibarıyla yaşam başlamıştır. Ben, şantiye elektriğimi kullanmalarına dahi izin verdim. Oradan beton ya da demir parası talep etmedim. Sadece kendi yaptığım işlerin ücretini talep ettim. Bunları da bir WhatsApp grubu kurarak yaptığım tüm işleri kayıtlı şekilde gösterip ispatladım. Bu binada iskan yoktur ve şu an kaçak yapı durumundadır. Burayı ben şikayet etmedim. Oradaki asansörleri ben halka açmadım, ancak kullanılıyor. Asansör düşer ve biri hayatını kaybederse bunun tek sorumlusu benim. Bu nedenle belediyeye başvuru yaptım. Asansör ve elektrik tesisatlarıyla ilgili henüz denetim ve halka arz yapılmamıştır. Buna rağmen kullanım vardır, yerinde denetlenmesini talep ettik. Diyarbakır’da iskanı alınmış bir bina yandı. Her şey yapılmış olmasına rağmen tesisat kontrolden geçmediği için müteahhitler 8 aydır cezaevindedir. Sarıçam Belediyesi’ne ve orada hak sahibi olanlara defalarca ‘gelin bu işin çözümünü anlatayım, çözüm yolu bulalım’ dedim." Cankoy, "2024-2025 yılları içerisinde aileler oturdu ve benim elektriğimi kullandılar. Bir kısım ödeme yapılmadığı için adıma icra açıldı. Emine Çiçek ‘oturacak yerim yok’ dedi. Ancak 2024-2025 yılında birinci kattaki kendisine ait olan daireyi oğlu kiraya verdi. Oğluna sorsun, neden kiraya verdin de beni burada oturtmadın diye" ifadelerini kullandı. Öte yandan, taraflar arasındaki anlaşmazlığın yargıya taşındığı öğrenildi.
Eskişehir Polikistik over sendromu sadece jinekolojik bir hastalık değil Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen polikistik over sendromunun (PCOS) yalnızca "yumurtalıklarda kist oluşumu" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyerek "Hastalığın temelinde hormonal dengesizlikler yer alır. Yalnızca kadın hastalıkları ile sınırlı değildir, çoğu zaman insülin direnci ile birlikte seyreder" dedi. "Asıl sorun hormon dengesizliği" Polikistik over sendromunun adında "kist" ifadesi geçse de hastalığın ana probleminin bu olmadığını belirten Dr. Semavi Ulusoy, "Yumurtalıklarda görülen çok sayıda küçük folikül hormonal dengesizliğin bir sonucudur. PCOS’ta en sık karşılaştığımız durum androjen yani erkeklik hormonlarının normalden yüksek olmasıdır. Bu durum adet düzensizliklerine ve yumurtlama problemlerine yol açar" diye konuştu. Adet düzensizliği ve tüylenme en sık belirtiler PCOS’lu kadınların genellikle seyrek adet görme, uzun aralıklarla adet olma veya hiç adet görememe şikayetleriyle başvurduğunu belirten Ulusoy, "Bunların yanı sıra yüz, çene, göğüs ve karın bölgesinde artmış tüylenme, akne ve saç dökülmesi de sık görülür. Bu belirtiler hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hastaları etkiler" dedi. Sadece jinekolojik değil, metabolik bir hastalık Polikistik over sendromunun yalnızca kadın hastalıkları ile sınırlı olmadığını vurgulayan Ulusoy, "Bu durum çoğu zaman insülin direnci ile birlikte seyreder. İnsülin direnci kilo alımını kolaylaştırır, kilo vermeyi zorlaştırır. Bu da uzun vadede tip 2 diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir. Ayrıca uzun dönemde rahim içi kalınlaşma gibi jinekolojik riskleri de artırmaktadır. Tüm bunların yansımaları ruhsal olarak da özgüven kaybı, stres, anksiyete ve depresyon gibi sorunlara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavinin temelini ise yaşam tarzı değişiklikleri oluşturur" PCOS tedavisinin kişiye özel planlandığını belirten Ulusoy, "Hastanın yaşı, şikayetleri ve gebelik planına göre tedavi yaklaşımı değişmektedir. Tedavinin temelini ise yaşam tarzı değişiklikleri oluşturur. Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli ve kaliteli uyku, stres yönetimi önemlidir. Gerekli durumlarda hormonal tedaviler ve insülin direncine yönelik ilaçlar da kullanılabilir" dedi. "Erken müdahale sağlık risklerinin önüne geçer" Polikistik over sendromunun tamamen ortadan kaldırılamayan ancak kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Ulusoy, "Doğru takip ve tedavi ile sağlıklı bir yaşam mümkün olur. Özellikle adet düzensizliği, aşırı tüylenme ve kilo kontrolünde zorlanma gibi şikayetleri olan kadınların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerekir. Erken müdahale hem mevcut belirtilerin yönetimi hem de ileride oluşabilecek sağlık risklerinin önlenmesi açısından büyük önem taşır" diye konuştu.