GÜNDEM - 21 Kasım 2025 Cuma 10:18

Bir hevesle başladı: Şimdi yabancılardan bile sipariş alıyor

A
A
A
Bir hevesle başladı: Şimdi yabancılardan bile sipariş alıyor

Çorum’un İskilip ilçesinde 20 yıl önce hobi olarak atık malzemelerden minyatür ve maketler yapmaya başlayan emekli sağlık memuru, hevesini zamanla profesyonel meslek haline getirdi. Büyük ilgi gören minyatürler, yabancı ülkelerden de ilgi görüyor.


Çorum’un İskilip ilçesinde yaşayan 50 yaşındaki emekli sağlık memuru Cengiz Semerci, yaklaşık 20 sene önce el sanatlarıyla uğraşan arkadaşını ilham alarak hobi olarak diorama (minyatür) sanatıyla ilgilenmeye başladı. Minyatür tablolar ve farklı türlerde maketler yapmaya başlayan Semerci, zamanla kendisini geliştirerek hobisini profesyonel bir boyuta taşıdı. Emekli olduktan sonra İskilip ilçesindeki tarihi arastada atölyesini açan Semerci, burada hem minyatür ve maketler yapıyor hem de yaptığı ürünleri sergiliyor. Sergi alanı olarak kullanan Semerci, gününün büyük bir bölümünü burada geçiriyor. Sosyal medya üzerinden yaptığı eserleri sergileyen Semerci, farklı ülkelerdeki insanlardan ilgi görmeye başladı. Semerci, sipariş üzerine yaptığı ürünleri yurt dışındaki müşterilerine gönderdiğini ifade etti.



"Hobi olarak başladığım bu iş artık benim mesleğim oldu"


Yaptığı minyatür sanatıyla ilgili olarak bilgi veren sanat ustası Cengiz Semerci, "Bu sanat, diorama olarak biliniyor. Diorama, minyatür sanatıdır. Bir olayı, bir durumu ya da bir sahneyi küçük figürler ve maketlerle canlandırarak anlatma tekniğidir. Bu sanat ilk olarak Uzak Doğu’da ortaya çıkmış, daha sonra tüm dünyaya yayıldı. Açıkçası bu işlerin buraya kadar ilerleyeceğini ben de beklemiyordum. Bir arkadaşımın yaptığı maketleri görüp ‘ben de yapabilirim’ diye düşünerek hobi olarak başladım. Küçük çalışmalarla adım attım ve yaklaşık 20 yıldır bu işle uğraşıyorum. İlk başlarda evde çalışıyordum, emekli olduktan sonra iş yerini açtım. Sabah geliyorum, bir bakıyorum akşam olmuş; zaman nasıl geçiyor anlamıyorum. Hobi olarak başladığım bu iş artık benim mesleğim oldu" dedi.



"Amerika, İtalya ve Güney Kore’den müşterilerim var"


Diorama sanatında her türlü malzemelerin kullanılabileceğini söyleyen Semerci, "Diorama sanatında her türlü malzemeyi kullanmak mümkün. Ben ağırlıklı olarak reklam firmalarının kullandığı dekota adı verilen malzemeden yararlanıyorum. Bunun yanı sıra ahşap, plastik ve çeşitli atık malzemeleri de kullanarak çok farklı ürünler ortaya çıkarıyorum. Başlangıçta kendimi çok duyuramadım, ancak zamanla sosyal medya sayesinde yurt dışına bile satış yapabilir hale geldim. Özellikle Amerika, İtalya ve Güney Kore’den müşterilerim var. Onlardan özel siparişler alıyorum, onların istediği Diorama çalışmalarını hazırlıyorum ya da benim yaptığım modelleri beğenip sipariş verenler oluyor. Kargo yoluyla gönderiyorum ve çok memnun kalıyorlar. Özel çalışmalar da yapıyorum. Örneğin eski evlerini ya da iş yerlerini maket olarak yaptırmak isteyenler oluyor. Fotoğraflara bakarak o mekanları yapabiliyorum" diye konuştu.



"En ufak el becerisi olan bir kişinin bile yapabileceği çalışmalar"


Herkesin atölyesini ziyaret ederek yaptığı minyatürleri inceleyebileceğini ifade eden Semerci, "İş yerime çok farklı insanlar geliyor. Burası yalnızca bir satış yeri değil, aynı zamanda insanların gezip çocukluklarına dönebilecekleri adeta küçük bir müze gibi. Ben burada hem vakit geçiriyorum hem de insanların yaptığım ürünleri beğenmeleri beni mutlu ediyor. Diorama sanatı, insana huzur veren bir alan. Bu sanatla uğraşırken insan adeta zihnindeki olumsuzlukları atıyor. Kahve köşelerinde boş vakit geçirmek yerine, özellikle benim yaşımdaki ya da daha küçük veya büyük kişilerin böyle bir işle ilgilenmeleri zihni canlı tutar. En ufak el becerisi olan bir kişinin bile yapabileceği çalışmalar. Merak edenler olursa elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım" şeklinde ifade etti.



Bir hevesle başladı: Şimdi yabancılardan bile sipariş alıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 5 aydır maaş alamayan maden işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde devam ediyor 10 yılı aşkındır hak kayıpları olduğunu ve 5 aydan fazladır maaş alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde de devam ediyor. Maaşlarını ve tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle 2 hafta önce Eskişehir’den Ankara’ya yürüme kararı alan Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevi eylemlerine 6 gündür devam ediyor. Eylem nedenlerinin arasında maaş alacaklarının yanı sıra yıllardır devam eden hak kayıplarının yer aldığını belirten işçiler, sorunlarının çözüme kavuşuncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti. "Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik" Geçmişten bugüne alacakları konusunda problemler yaşandığını dile getiren işçilerden Nevzat Kuyumcu, "2016’dan 2022’ye kadar TMSF altında çalıştık. Alacaklarımız ödenmedi. Ücretlerimiz sıfırlanmadı. 2022 sonunda da Yıldızlar Holding’in şirketi olan Doruk Maden’e transfer olduk. Alacaklarımızın ödenmemesi konusunda büyük sıkıntılar çektik. Emekli olanların tazminatları ödenmemeye başladı. Daha sonra sendika, yetkili biri görevlendirilince alacaklarımızın ödeneceğini söyledi. Yetkili gelince yine alamadık. En sonunda biz de bu yürüyüş kararını aldık. Buraya gelmeden önce işverenimiz eylemi durdurmamız karşılığında maaşların ödeneceğini belirtti. Biz maaş için yürümedik buraya. Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik. Bir iki maaşı yatan arkadaşlarımız olmuş. Eylemi sonlandırmaları istenmiş. Alacağımız sadece iki maaş olsaydı Eskişehir’den buraya yürümezdik. Eylemimiz kaldığı yerden devam ediyor. Pazartesi günü Enerji Bakanlığına yürüyüş yapmayı planlıyoruz. Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz. Herkes yemin etti. Açlık grevinde olan arkadaşlarımız var. Bir tanesi evine gitmek zorunda kaldı. Bayılanlar, fenalaşanlar oldu. Herkes bize destek veriyor. Ankara halkına teşekkür ederiz" dedi. "Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi" İşçilerden Ersin Fırıncı ise, "6 gündür burayız, 14 gündür de eylemdeyiz. Sıkıntılı ve kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımız var. Hala bir gelişme yok. Sesimizi duyuramadık. Sesimizin gitmesi gereken yerler bizi duymadı. İşçiler açlık grevinde. Dün yapılan görüşmelerde ödemelerin bir kısmının yapıldığı, bir kısmının da haftaya yapılacağı söyleniyor. Bu ödemeler birkaç aylık alacaklar. Bizim mağduriyetimiz 2 ila 8 ay arasında değişiyor. Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi. Kimse burada durmanın meraklısı değil. Herkes evden çıkarken ailesine söz verdi. Herkes çocuklarına ‘sizin geleceğinizi almadan dönmeyeceğim’ dedi. Çocuklarımız 23 Nisan’ı kutlamak yerine burada babalarının yağmurluklarına sarılıp ağladı. Biz burada beklerken işçiler 1 Mayıs’ı nasıl kutlayacak" ifadelerini kullandı. "Haklı fesih sebebi olduğunda dahi tazminatlarımızı temin edemiyoruz" Fırıncı, 10 ila 17 yıl arasında alacaklarının olduğunu ifade ederek, "Burada en az 10 yıldır madencilik yapanlar var. 10 ila 17 yıl alacağı olan insanlar var ama kimsenin güveni yok. Biz emekli olduğumuzda, haklı fesih sebebi olduğunda tazminatlarımızı temin edemiyoruz. İşverenler mahkemelerin verdiği kararların hiçbirini uygulamıyor. Her gün ne yapacağımızı aramızda konuşuyoruz. Biz daha ne yapabiliriz. Biz bu parayı devletimizden istemiyoruz. Sadece aracılık yapmasını istiyoruz. Bu bizim hakkımız, onun için mücadele veriyoruz. Herkesin desteğini ihtiyacımız var" dedi.
Muğla Menteşe’de geleceğin yazılımcıları yetişiyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde, çocukları teknoloji ve üretim dünyasıyla buluşturan Robotik Kodlama Atölyesi büyük ilgi görüyor. Geleceğin mühendis adayları, kendi mini robotlarını tasarlayarak kodlama dünyasına ilk adımlarını atıyor. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Gençlik Merkezi, kapılarını teknoloji meraklısı çocuklara açtı. Düzenlenen Robotik Kodlama Atölyesi’nde bir araya gelen çocuklar, hayal güçlerini teknik bilgilerle birleştirerek üretim yapmanın heyecanını yaşıyor. Çocukların analitik düşünme, problem çözme ve analitik becerilerini geliştirmeyi amaçlayan atölyede, temel robotik sistemler, kodlama mantığı, sensör kullanımı ve mekanik tasarım konularında uygulamalı eğitimler veriliyor. Eğitim sürecinde kendi mini robotlarını tasarlayan katılımcılar, yazdıkları kodlarla robotlarını hareket ettirerek teorik bilgiyi pratiğe dökme fırsatı buluyor. Uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda takım çalışması, algoritmik düşünme ve teknolojinin doğru kullanımı gibi konularda da eğitimler veriliyor. Renkli ve eğitici bir atmosferde geçen çalışmalar, çocukların özgüven gelişimine de büyük katkı sağlıyor. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, çocukların bilim ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti. Yetkililer, geleceğin teknoloji üreticilerini yetiştirmeyi hedefleyen bu tür eğitim faaliyetlerinin artarak devam edeceğini ve çocukların teknolojiye bilinçli birer tüketici değil, üretken bireyler olarak yaklaşmalarını istediklerini vurguladı.
Aydın Türk pamuğunun geleceği masaya yatırıldı Bu yıl 8.’si gerçekleştirilen Ulusal Pamuk Zirvesi’nde Türk pamuğunun geleceği ve küresel pazarda gücünün artırılması masaya yatırılırken, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur; "Sınırlı ekim alanına rağmen ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip" dedi. Ulusal Pamuk Konseyi tarafından bu yıl 8.’si düzenlenen Ulusal Pamuk Zirvesi, İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ülke genelindeki sektör temsilcilerini ve sanayicileri bir araya getiren zirvede, Türk pamuğunun geleceği, küresel pazar gücünün artırılması ve ekim alanlarının sürüdürülebilir hale getirilmesi konuları masaya yatırıldı. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un açılış konuşmasıyla başlayan zirve, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ve İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’ın konuşmalarıyla devam etti. Açılış konuşmalarını yapan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, pamuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. Türkiye’nin sınırlı ekim alanına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu vurgulayan Çondur, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ise 2026 yılının ilk dört ayında son iki yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını belirterek, tarımsal üretim açısından bereketli bir yıl beklentisinin arttığını dile getirdi. Pamuğun Bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna dikkat çeken Emiralioğlu, Türkiye’nin kaliteli ve GDO’suz üretimle dünya üreticilerinden ayrıştığını söyledi. Türkiye’nin birim alandan elde edilen pamuk veriminde dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Emiralioğlu, 2002 yılında dekara 353 kilogram olan kütlü pamuk veriminin yüzde 36 artışla 480 kilogram seviyelerine ulaştığını, dünya ortalamasının ise yaklaşık 236 kilogram olduğunu belirtti. Ayrıca pamuk üretimini desteklemeye devam ettiklerini belirten Emiralioğlu, 2025 yılında dekara bin 98 TL olan destekleme bedelinin 2026 yılı için bin 395 TL’ye yükseltildiğini açıkladı. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da konuşmasında üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların önemine değinerek, özellikle sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığına dikkat çeken Elban, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan uzaklaşmaya neden olduğunu ifade etti. Çiftçilerin pamuk üretiminden kopuş hızının azaltılması gerektiğini belirten Elban, sektör temsilcilerinin hızlı ve somut çözüm önerilerine odaklanmasının önemine işaret etti. İki oturum şeklinde gerçekleştirilen zirvenin ilk oturumunda, "Yerli Pamuk Üretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri" başlığı ele alındı. İkinci oturumda ise "Türk Tekstilinin Dünya ile Rekabeti" konusu değerlendirildi. Zirve, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un kapanış konuşmasının ardından, programa katkı sunan sponsor firmalara ve konuşmacılara plaket takdimi gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Ayrıca program süresince sponsor firmalar açtıkları stantlarda ürünlerini katılımcılara tanıttı.