GÜNDEM - 27 Eylül 2024 Cuma 16:55

Çorum Valisi Ali Çalgan göreve başladı

A
A
A
Çorum Valisi Ali Çalgan göreve başladı

Çorum Valisi Ali Çalgan, Çorum’un her alanda gelişmesi için toplumun tüm kesimleriyle el ele vererek çalışacağını belirterek, “Çorum’un geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla resmi gazetede yayımlanan kararname ile Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı’ndan Çorum Valiliği’ne atanan Vali Ali Çalgan, göreve başladı.


Vali Ali Çalgan için valilik binası bahçesinde karşılama töreni düzenlendi. Tören mangasını selamlayan Vali Çalgan, vali yardımcıları ve kurum müdürleriyle tanıştıktan sonra makamına geçerek basın toplantısı düzenledi.


“Bu görev beni onurlandıran bir görev ve sorumluluk” diyen Vali Çalgan, “Bu görevi bahşeden Allah’a sonsuz şükürler ediyorum. Bizi bu göreve layık gören tensip ve takdirleriyle bizi onurlandıran cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyor, şükranlarımı arz ediyorum. Sayın bakanımıza bize duydukları görevden dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah beni bu göreve layık görenler, Çorumlulara ve rabbime mahcup olmayacağım” ifadelerini kullandı.



Çorum’un kadim, tarihi, zengin ve Türkiye’nin her alanına müspet katkı sunan bir şehir olduğunu vurgulayan Vali Çalgan, “Bu kadim bu tarihi şehirde hemşerilerime en iyi şekilde hizmet edebilmek için arkadaşlarımızla birlikte gece gündüz demeden çalışacağız. Çorum, köklü tarihi, zengin kültürel mirasıyla ülkemizin çok önemli merkezlerinden birisi. Hititler’ den Osmanlıya kadar bir çok medeniyete ev sahipliği yapan bu şehir Anadolu’nun kalbinde adeta bir tarih hazinesi olarak bulunmaktadır. Çorum sadece geçmişteki bu şöhretiyle değil bugünde tarımda, sanayide ülkemizin yükselen değerlerinden bir tanesidir. Buda bizim en çok memnun olduğumuz, mutlu olduğumuz geleceğe dair ümit var olduğumuz bir durum.


Bu potansiyeli daha ileri taşımak, Çorum’un kalkınmasına katkıda bulunmak bizler için en önemli sorumluluktur. Çorum 7 bin yıllık tarihi olan bir kent. Herkes taş üstüne taş koya koya bir düzeye getirdi. İnşallah bizimde yükseliş duvarında katkımız olacak. İnşallah görev sürem boyunca Çorum’un her alanda gelişmesi için hep birlikte toplumun tüm kesimleriyle el ele vererek çalışacağım. Sokaktaki vatandaşımızdan yada Çorum dışında yaşayan tüm hemşerilerimizin katkılarından bahsediyorum” diye konuştu.


Şehrin sahip olduğu tarımsal üretim kapasitesini artırmak, sanayi yatırımlarını güçlendirmek, eğitim ve sağlıkta mevcudun üzerinde hizmet kalitesinin artırılması için gayret göstereceklerini dile getiren Vali Çalgan, daha iyi bir şehirde yaşamak, daha iyi bir gelecek için çevreye duyarlı projeler geliştirmeye geliştireceklerini kaydetti.



Çorum’un kardeşlik ve dayanışma kültürü ile öne çıkan bir şehir olduğunu anlatan Çalgan, “Her fikirden her akımdan insanın kardeşçe yaşadığı bir şehir. Bu yönüyle Türkiye’ye geçmişte çok büyük katkılar verdi. Bugünde Türkiye’nin güçlü yapısına katkıda bulunan bu şehrimiz bu güçlü birlikteliğimizi koruyarak, geliştirerek ileriye taşımak istiyoruz., Bunu şehrimiz ve ülkemiz için istiyoruz. Bu mantalite ile bu görev anlayışıyla inşallah şehrimizin her köşesine ulaşacağız. Gidilmedik yer bırakmayacağız. Hemşerilerimizle yakın işbirliği yapacağız ve sorunları mümkün olduğunca yerinde çözeceğiz” şeklinde konuşasını sürdürdü.


Çorum’un zengin bir tarım potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Çalgan, konuşmasında şunları kaydetti, ”Birkaç tarım ürününde Türkiye’de ilk 5’e giren bir şehiriz. Bunu geliştirmek, merkezi hükümetin tarımsal destek anlamında verdiği katkıları en üst düzeyde şehrimize kazandırmak için çalışacağız. Sanayimizin durumu çok iyi. Bunu herkes kabul ediyor. Övgüyle bahsediyor. Çorum hakkında algının çok ötesinde bir yer olduğunu gelişmiş bir şehir olduğunu herkesten duydum ve çok mutlu oldum. Bu neden söyledim, sanayimizin çok iyi bir alt yapısı var. Özellikle KOBİ’lerin gelişmesi, şehrimize yeni yatırımların kazandırılması için yerli sanayicilerimizle işbirliği yaparak inşallah bir çıtayı daha yukarıya çıkaracağız. Turizmde inşallah yapacağımız tanıtımlarla Çorum’u vatandaşlarımızın sadece ziyaret ettiği bir yer olmaktan çıkarıp dünyadan gelen misafirlere de ev sahipliği yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Turizm potansiyelimizin çok altında istifade ettiğimizi düşünüyorum bunu ileriye taşıyacağız”



Çorumluların güvenini boşa çıkarmamak için var gücüyle çalışacağını vurgulayan Vali Çalgan, “Vatandaşlarımızın taleplerine hızlı ve etkin şekilde cevap verirken her zaman hukukun üstünlüğü adalet. Şeffaflık ve katılımcılık ilkelerini esas alacağız. Tüm hemşerilerimizin huzur içerisinde yaşaması için emniyet ve asayiş hizmetlerini en üst düzeyde tutacağız. Çorumlu hemşerilerimizin güvenini boşa çıkarmamak için var gücümüzle çalışacağımıza söz veriyorum., Kapımız her zaman sizlere açık olacaktır. Çorum’un geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. Bu hedefe ulaşma yolunda hemşerilerimden dua, destek ve hoşgörü talep ediyorum. Bazı şeyler istediğimiz zamanda olabilecektir. Benden önce burada görev yapan tüm meslektaşlarımızı minnetle yad ediyorum. Bugün uğurladığımız Valimiz Doç. Dr. Zülkif Dağlı’ya yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah barağı onun bıraktığı yerden ileriye taşımaya çalışacağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.



Çorum Valisi Ali Çalgan göreve başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."