KÜLTÜR SANAT - 20 Ağustos 2025 Çarşamba 10:25

Çorum’daki Kalehisar Ören Yeri’nde yürütülen kazılar, Anadolu-Selçuklu döneminin en önemli kentlerinden birini aydınlatıyor

A
A
A
Çorum’daki Kalehisar Ören Yeri’nde yürütülen kazılar, Anadolu-Selçuklu döneminin en önemli kentlerinden birini aydınlatıyor

Çorum’un Alaca ilçesinde bulunan ve 1966’dan bu yana atıl kalan Anadolu-Selçuklu döneminin önemli merkezlerinden Kalehisar’da, 2021 yılından beri devam eden arkeolojik kazılarla kentin sırları gün yüzüne çıkarılıyor.


Çorum’a bağlı Kalehisar köyünde bulunan Kalehisar ören alanında yapılan 2025 sezonu kazı çalışmaları son hızıyla devam ediyor. Tarihi kaynaklarda "Demirli Karahisar" adıyla geçen ve bünyesinde kale, surlar, medrese, kervansaray ve hamam gibi anıtsal yapılar barındıran Kalehisar, Anadolu-Selçuklu döneminin en önemli kentlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1966 yılından 2019’a kadar üzerinde kapsamlı bir çalışma yapılmayan kent Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi bölümü öğretim üyesi ve aynı zamanda Sanat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü olan Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin’in ve toplamda 15 kişiden oluşan ekibinin çalışmalarıyla yaklaşık 50 yıldır atıl durumda kalan ören yeri yeniden ele alınarak Kalehisar yerleşim alanının tarihi önemi tekrar gün yüzüne çıkarılmaya başlandı. Özellikle bölgede yapılan çalışmalar esnasında elde edilen seramik gibi çeşitli materyallerin mimarisi ve seramik üretim merkezi olması açısından Çorum’da ve ülkede büyük bir öneme sahip olduğu tespit edildi. Kalehisar, aynı zamanda Ahlat, Hasankeyf ve Kubadabad gibi önemli Selçuklu kentlerinde yürütülen kazılarla aynı önemde bir merkez olduğunu da bir kez daha yapılan çalışmalar ve araştırmalar neticesinde gözler önüne serdi.



"Çorum’un gerek Anadolu-Selçuklu gerekse Osmanlı dönemi açısından yeterince bilinmediğini söyleyebiliriz"


Çorum’un Orta Karadeniz Bölgesi’nde önemli bir merkez olmasına rağmen Selçuklu ve Osmanlı dönemleri açısından yeterince tanınmadığını ifade eden Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin, " Kalehisar bizim için çok önemli bir merkezdir. Anadolu-Selçuklu dönemi içerisinde burada kale, surlar, medrese, kervansaray ve hamam gibi günümüze kadar ulaşabilen yapılar bulunmaktadır. Bu nedenle Kalehisar, Anadolu-Selçuklu dönemi açısından en önemli kentlerimizden biridir. Biz de bu öneme dikkat çekerek çalışmalarımızı yoğunlaştırdık ve hem ülkemiz genelinde hem de Çorum özelinde Kalehisar’ın değerini aktarmaya gayret ediyoruz. Kalehisar, kaynaklarda ‘Demirli Karahisar’ veya ‘Kalehisar’ adıyla geçmekte ve önemli bir merkez olarak anılmaktadır. Yüzeyde görülen yapılar; surlar, medrese ve kervansaray, buranın büyük ve önemli bir kent olduğunu açıkça göstermektedir. Bununla birlikte yaptığımız jeofizik çalışmalar sonucunda yeni yapılar da tespit ettik. Böylece Kalehisar’ın hem bilinen hem de bilinmeyen yapılarıyla büyük bir yerleşim merkezi olduğunu ortaya koyduk. Çalışmalarımız halen devam etmektedir. Çorum, Orta Karadeniz Bölgesi içerisinde de önemli bir merkezdir. Ancak Çorum’un gerek Anadolu-Selçuklu gerekse Osmanlı dönemi açısından yeterince bilinmediğini söyleyebiliriz. Bu noktadan hareketle 2017 yılında başkanlığımda bir yüzey araştırması gerçekleştirdik ve Çorum’un bu yönüyle oldukça zengin bir merkez olduğunu tespit ettik. Kalehisar da bunun başında gelmektedir. 2019-2020 yıllarında yaptığımız yüzey araştırmalarında mevcut yapıları belgeledik, jeofizik çalışmalar yürüttük ve araştırmalarımızı daha da genişlettik. Ardından 2021 yılında Müze Başkanlığı bünyesinde kazılara başladık. 2022 yılından itibaren ise Cumhurbaşkanlığı onaylı kazılar kapsamında çalışmalarımız sürmektedir" dedi.



"Kalehisar, mimarisi ve seramik üretim merkezi olması açısından Çorum’da ve ülkemiz genelinde büyük bir öneme sahiptir"


Kalehisar bölgesinin özellikle yapı mimari yönünden ayrı bir özelliği olmasına dikkat çeken Şahin, " Kalehisar, mimarisi ve seramik üretim merkezi olması açısından Çorum’da ve ülkemiz genelinde büyük bir öneme sahiptir. 1965-1966 yıllarında İstanbul Üniversitesi’nden rahmetli Oktay Hocamız da Kalehisar’ın önemine dikkat çekmiştir. Ancak 1966 yılından 2019 yılına kadar burası adeta atıl kalmış, yıllar boyunca üzerinde çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle biz, Kalehisar’ı tekrar ele aldık ve dikkatleri buraya çekmeye çalıştık. Arkeolojik açıdan da Kalehisar’da hem Selçuklu hem de Osmanlı dönemi arkeolojisi yapılmaktadır. Bu yönüyle arkeolojik çalışmaların kapsamını genişletiyor ve arkeolojinin kavramsal boyutuna da dikkat çekmek istiyoruz. Kalehisar, bu bakımdan Ahlat, Hasankeyf ve Kubadabad gibi önemli Selçuklu kentlerinde yürütülen kazılarla aynı önemde bir merkezdir. Şu anda ekibimizde yaklaşık 15 kişi yer almakta ve çalışmalar multidisipliner bir anlayışla sürdürülmektedir. Arkeoloji, disiplinler arası bir yaklaşımı zorunlu kıldığı için biz de farklı alanların katkısıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kalehisar ören yerinde yaklaşık beş yılda önemli bir yol aldık ve bundan sonra da çalışmalarımızın aynı şekilde ilerleyeceğine inanıyoruz" diye konuştu.



"İnsanların Paleodemografik, Biyoarkeolojik ve diğer açılardan bilgilerini açığa çıkarmaya çalışıyorum"


Hacettepe Biyoarkeoloji uzmanı Prof. Dr. Serpil Eroğlu Çelebi, " Yaklaşık 3 sezondur bu kazıya katılıyorum. Kazı yapmış olduğumuz yerde farklı alanlarda çıkan insan iskeletlerinin Biyoarkeolojik çalışmasını yapıyorum. Kemikleri bu alanda bulduktan sonra laboratuvarda değerlendirip bu insanların Paleodemografik, Biyoarkeolojik ve diğer açılardan bilgilerini açığa çıkarmaya çalışıyorum" ifadesinde bulundu



"Burada yapmış olduğumuz kazı alanındaki hayvan kemiklerinin Zooarkeolojik incelemesini yapıyoruz"


Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Erkut Kara, "Burada yapmış olduğumuz kazı alanındaki hayvan kemiklerinin Zooarkeolojik incelemesini yapıyoruz. Bu yapmış olduğumuz incelemelerdeki amacımız daha çok burada yaşamış geçmiş dönemdeki toplumun ne tür heycanları beslediklerini, tükettiklerini veya hangi amaçla kullandıklarını. Süs eşyası gibi ürünler veya evde kullanılan bir takım aletler yapılabiliyor. Bunların dağılımını, hayvan türlerinin dağılımını genel olarak araştırıyoruz" şeklinde konuştu.


"Özellikle Kalehisar’ın Kuzey’den Güney’e bir bağlantı noktası olarak düşünüyoruz"


Yozgat Bozok Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğrt. Üyesi Betül Özcan Balkır, " 2024 yılı Kalehisar kazı sezonunun başlamasıyla birlikte Mustafa Şahin hocama eşlik etmekteyim. Burada Anadolu-Selçuklu Arkeolojisi çalışıyoruz. Özellikle Kalehisar’ın Kuzey’den Güney’e bir bağlantı noktası olarak düşünüyoruz. Bu bağlamda çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürmekteyiz" ifadelerine yer verdi.




Çorum’daki Kalehisar Ören Yeri’nde yürütülen kazılar, Anadolu-Selçuklu döneminin en önemli kentlerinden birini aydınlatıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak 65 yaşındaki diş hekimi Fedai Kürtül, İstanbul’dan Samsun’a koşuyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı için 19 Mayıs’ta Samsun’da olmayı hedefleyen 65 yaşındaki Fedai Kürtül, İstanbul’dan başlattığı koşusunun 10. gününde Zonguldak’a ulaştı. Kürtül, 30. etabın sonunda Samsun’a varmayı hedefliyor. 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaşma hedefiyle İstanbul’dan koşmaya başlayan 65 yaşındaki Fedai Kürtül, koşusunun 10. gününde Zonguldak’a vardı. Burada açıklamalarda bulunan Fedai Kürtül, "Ben Atatürk’e saygı, sevgi ve minnetlerimi sunmak için böyle bir projeye kalkıştım" dedi. Daha önce Cumhuriyetin 100. yılında Selanik’ten, Ankara’ya koştuğunu belirten Kürtül, mevcut koşusunun detaylarıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Bu sefer de Bandırma vapurunu takip eder gibi Dolmabahçe’den, Samsun’a diye başladık. 19 Nisan’da Atamızın hareket ettiği noktada törenimizi yaptıktan sonra 20 Nisan’da Üsküdar’dan koşmaya başladım. Sahil boyunca, bugün 10. etap, Zonguldak’a varıyoruz. Daha 20 etabımız var yani 3’te 1’ini tamamlamış olduk koşumuzda." Koşu boyunca ciddi bir sorun yaşamadığını ifade eden Fedai Kürtül, "İnsanlar değişik yerlerde karşılıyorlar. Yollarda çok gören eden pek olmuyor. Ama bitiş noktalarında arkadaşlar karşılıyor, muhabbet ediyoruz, konaklıyoruz güzel oluyor. Bir sıkıntı yok, şuana kadar gayet normal gidiyor" şeklinde konuştu. "Gençler, sporu önemsemeliler" Kendisinin 65 yaşında bir diş hekimi olduğunu hatırlatan Kürtül, gençlere tavsiyelerde bulundu. Fedai Kürtül, "Gençler, sporu önemsemeliler. Çünkü sağlıklı bir vücut için spor çok önemli. Ben 65 yaşımdayım, diş hekimiyim. Bu yaşta bu faaliyeti yapabiliyorsam, gençlerin de sporu önemsemeleri gerekir. Atatürk’ün kurduğu bu cumhuriyeti devam ettirmek için ellerinden geleni yapmaları lazım. yoksa olmaz" ifadelerini kullandı.
Samsun Kut’ül Amare ruhu Vezirköprü’de yeniden canlandı Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yıl dönümü, Samsun’un Vezirköprü ilçesinde düzenlenen programla anıldı. Programda öğrenciler, tarih sahnesine damga vuran zaferi şiirler ve tiyatro gösterileriyle yeniden canlandırdı. Ayşe Hatun Kız Meslek Lisesi tarafından Vezirköprü Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program öncesinde protokol üyeleri, zaferi konu alan resim sergisini inceledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden programda, günün anlam ve önemine dikkat çekildi. Ayşe Hatun Kız Meslek Lisesi Müdürü Ufak İlhan konuşmasında, Kut’ül Amare’nin Türk tarihindeki yerinin iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayarak, bu zaferin Birinci Dünya Savaşı’nda Irak cephesinde İngilizlere karşı kazanılan büyük bir başarı olduğunu ifade etti. Kaymakam Özgür Kaya ise aradan geçen 110 yıla rağmen zaferin önemini koruduğunu belirterek, "Küçük bir orduyla büyük bir güce karşı kazanılan bu zafer, milletimizin azmini ve inancını gösteriyor. Bu başarılar kolay elde edilmedi" dedi. Programda öğrenciler tarafından okunan şiirler ve sahnelenen tiyatro gösterisi, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi. Programa Belediye Başkanı Murat Gül, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Uyar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, İlçe Müftüsü Vekili Muhammet Ali Ünal, Türk Kızılay Vezirköprü Şube Müdürü Bekir Kurtoğlu ile birlikte kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
Muğla Bodrum uçurtma festivali 21 yıldır engelleri gökyüzünde kaldırıyor Muğla’nın Bodrum ilçesinde bu yıl 21’incisi düzenlenecek Uluslararası Bodrum Uçurtma Festivali, Anneler Günü kapsamında binlerce kişiyi ’iyilik hikayeleri’ etrafında buluşturmaya hazırlanıyor. 10 Mayıs 2026 Pazar günü Gümbet Değirmenler mevkisinde gerçekleştirilecek festival, 10.00-17.00 saatleri arasında gün boyu sürecek. Festivalin temelleri, Miyase ve Serdar Karlıova’nın bebekleri Ada’yı preeklampsi nedeniyle kaybetmelerinin ardından başlattıkları dayanışma seferberliğine dayanıyor. Bir kazan keşkekle başlayan süreç; bugün on binlerce kişinin katıldığı, tamamen ücretsiz ve ticari olmayan bir sosyal sorumluluk organizasyonuna dönüştü. Festivalin ana mesajı olan ’Engelleri Gökyüzünde Kaldırıyoruz’ sloganı, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımına dikkat çekiyor. Her yıl seçilen ’Yılın Engelli Annesi’ ile emekler görünür kılınırken toplumda kapsayıcı yaşam bilinci artırılıyor. İmece usulü getirilen yiyecek ve içeceklerle kurulan sofralar, paylaşma kültürünü öne çıkarıyor. Festival, Bodrum’un sadece turizm odaklı değil, dayanışma ve halk kültürü ile öne çıkan bir yapıya sahip olduğunu da gözler önüne seriyor. Her yıl 20 binden fazla katılımcının yer aldığı festival, reklam yapılmadan dahi yoğun ilgi görüyor. Katılımcılar sadece izleyici değil, etkinliğin aktif bir parçası olarak deneyime dâhil oluyor. Festival kapsamında elde edilen katkılar eğitim projelerine aktarılıyor. "Her uçurtma eğitim için bir tuğla" anlayışıyla çocukların geleceğine destek sağlanıyor. Festivalde uçurtma atölyeleri ve yarışmalar, konserler ve sahne performansları, çocuk etkinlik alanları ile ücretsiz yiyecek ve içecek ikramları yer alacak. Programın sunuculuğunu Serdar Karlıova üstlenecek. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın ilan ettiği ’Muğla Gençlik Yılı’ kapsamında, Bodrum Kaymakamlığı iş birliğiyle Konacık Cahit Özvezneci İlkokulunda ’Bodrum Uçurtma Kulübü’ kurulacak. ’Slow Kite Fest’ ve ’Slow Kite Day’ markalarıyla uluslararası kimlik kazanmayı hedefleyen festivalin, ilerleyen yıllarda dünya çapında bir organizasyon olması amaçlanıyor. Kültürü yaşatan, aileyi güçlendiren ve dayanışmayı büyüten festival, sosyal etki modeliyle dikkat çekerken, gökyüzünde uçan her uçurtmanın bir umut olduğu festival tüm vatandaşları bu anlamlı buluşmaya davet ediyor.
Bartın Bartın’daki feci kazanın ardından Vali Arslan yaralıları hastanede ziyaret etti Bartın Valisi Nurtaç Arslan, feci kazanın ardından yaralı öğrencileri tedavi gördükleri hastanede ziyaret etti. Vali Arslan’a kaza anını anlatan öğrenciler, minibüsün çok kalabalık olduğunu söyleyerek, sorumluların cezalandırılmasını istedi. Bartın Üniversitesi Kutlubey Kampüsü önünde halk otobüsünün otomobilin üzerine devrilmesi sonucu meydana gelen kazada yaralanarak Bartın Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 34 kişiden 20’si taburcu edilirken, 14’ünün ise tedavisi sürüyor. Bartın valisi Nurtaç Arslan, yaralı öğrencileri hastanede ziyaret ederek, sağlık durumları hakkında bilgi aldı. Önce taburcu edilen ve hastane bahçesinde bekleyen yaralı öğrencilerle görüşen Vali Arslan, öğrencilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaralı öğrenciler ve arkadaşları, Vali Arslan’a kazaya karışan halk otobüsünün çok kalabalık olduğunu belirterek, sorumluların cezalandırılmasını istedi. Vali Arslan ise, kazanın her yönden incelendiğini ve hatası ve kusuru bulunanlara gereken cezai müeyyidelerin uygulanacağını ifade etti. Ardından hastaneye giren Vali Arslan, yaralılarla görüşerek, Bartın İl Sağlık Müdürü Özkan Pulat, hastane başhekimi ve ilgili doktorlardan sağlık durumları hakkında detaylı bilgi aldı. Öğrenciler, kendilerini ziyaret eden Vali Arslan’a kaza hakkında bilgiler verdi. Vali Arslan’dan "trafik kurallarına uyulması" çağrısı Ziyaret sonrası açıklama yapan Vali Arslan, ’’Hepimize çok geçmiş olsun. Sabah saat 09.00 sıralarında üniversite öğrencilerimizin ağırlıkta bulunduğu bir halk otobüsümüz ile bir aracın karıştığı bir kaza oldu. Kazaya 44 kişi karıştı. Bunlardan 32’si hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sevindirici olan ise ciddi bir yaralanmanın bulunmaması. Bir kişinin yatışı yapıldı. Toplam 20 kişinin tedavisi devam ediyor. Hepimizin trafik kurallarına uymamız gerekiyor. Bu kazayla bir kez daha hatırladık. Allah beterinden korusun’’ diye konuştu. Detaylar ortaya çıktı Öte yandan, kazaya karışan iki aracın incelenmek üzere yediemin otoparkına çekildiği öğrenildi. Kazayla ilgili çağrılan Makine Kimya Endüstrisi’nden uzmanlar tarafından araçlardaki yapısal, mekanik hasarların tespit edileceği belirtildi. Ayrıca kazanın olduğu yolda geçiş önceliğinin otomobilde olduğu fakat süratli olduğu tespit edilirken, sürücünün ehliyetinin 2 kez alkol nedeniyle geçici süre alındığı kaydedildi. Kazada halk otobüsünün otomobilin üzerine devrilmesinin ise daha büyük faciayı önlediği kaydedildi. Minibüsün otomobilin üzerine değil de yola devrilmesi halinde kazada çok sayıda can kaybının yaşanabileceği belirtildi.