GÜNDEM - 23 Ekim 2025 Perşembe 18:29

Hitit Üniversitesi’nde Osmanlı’nın idari tarihine ışık tutuldu

A
A
A
Hitit Üniversitesi’nde Osmanlı’nın idari tarihine ışık tutuldu

Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Kaya, Meşrutiyetten Cumhuriyet dönemine kadar ki idari tarihin gelişimini anlattı.


Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen, "Meşrutiyetten Cumhuriyete İdari Tarihimizin Gelişim Süreci" konferansı, Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda yoğun bir katılımla gerçekleşti. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Kaya’nın konuşmacı olarak katıldığı konferansta, Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemindeki sürece kadar devletin idari yapısı anlatıldı. Konferansta konuşan Doç. Dr. Gökhan Kaya, özellikle Osmanlı’nın modernleşmesini zorunlu kılan meseleler ve sorunlarlarla ilgili bilgiler aktardı. Konferansa üniversite öğrencileri, akademisyenler yoğun ilgi gösterdi.



"İlk mesele Rusya’nın Avrasya’daki stratejik yükselişi"


Osmanlı’nın idari yapısının dönüşümüne üç farklı meselenin sebep olduğunu ifade eden Kaya, "İlk mesele Rusya’nın Avrasya’daki stratejik yükselişi. Bu şöyle ya da böyle 1760’lardan 1950’lere kadar süren bir şey. Yani Rusya’nın, ilkin Osmanlı, sonra da Türkiye Cumhuriyeti’ne bir tehdit, potansiyel bir tehdit olma durumu biz NATO’ya girene kadar açıktan gizli ya da örtük olarak devam etti. Güçlü Rus ordusu Osmanlı toprakları için ciddi bir savunma problemi oluşturur. Mısır’ın işgali, Kırım’ın ilhakı imparatorlukta alarm zillerinin ve bir an önce bütün bu kendilerine göre çözülmekte olan düzeni, başta askeri düzeni yeniden kurmaya yöneltti. Bu haliyle eğer bunu yapamayacaklarını anladıkları anda ya da yapamazlarsa kendileri büyük oyun yahut doğu sorunu denilen sorunun hedefi olarak büyük güçler tarafından işaretlendi" dedi.



"Milliyetçi hareket ve isyanla karşı karşıya kaldı"


Fransız Devrimi’nin etkilerine de değinen Kaya, "İkinci mesele Fransız Devrimi’nin ardından yükselen milliyetçilikti. 19. yüzyılın başlarından 1. Dünya Savaşı’na kadar geçen dönemde Osmanlılar önce gayrimüslim topluluklar, ardından da Müslüman gruplardan gelen daha fazla özerklik talepleri ve bağımsızlık için mücadele eden bir dizi milliyetçi hareket ve isyanla karşı karşıya kaldı. Diğer iki meseleyi bir şekilde çözebiliyor. Ayakta kalmasının zaten şifrelerinden bir tanesi de bu. Bir şekilde idare edebilir ya da bir şekilde zor durumdan daha az zor duruma geçebiliyor" diye konuştu.


Osmanlı’nın idari yapısındaki en önemli sebeplerden birinin de ekonomik sorunlar olduğuna dikkat çeken Kaya, "Osmanlı Devleti’nin 18. yüzyıldaki en büyük zayıflığı vergi toplama konusundaki zayıflığı. 18. yüzyıl sonunda imparatorluk hazinesinin gelirleri aşağı yukarı 16. yüzyılın ortalarındaki imparatorluk hazinesinin gelirleri kadar. Gelirleri arttıramayan bir imparatorluk var. Devlet hazinesine giren toplam vergi gelirlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içinde payı yaklaşık olarak yüzde 3. Bu korkunç bir oran. 18. yüzyılda vergi toplayamayan Avrupa’nın en dibinde iki tane devlet var. Bir tanesi Polonya, öbürü Osmanlı. Ama Osmanlı bir şekilde ayakta kalmayı başarıyor, Polonya diye bir ülke kalmıyor. Ayrıca 1768’de başlayan 18. yüzyılın en büyük ekonomik krizi bu sorunları daha da zorlaştırmıştır" şeklinde konuştu.



Hitit Üniversitesi’nde Osmanlı’nın idari tarihine ışık tutuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Makam odasında sahur geleneği Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın her yıl geleneksel hale getirdiği gençlerle makam odasında sahur programı bu Ramazan ayında da yoğun katılımla devam etti. Nevşehir Belediyesi makam odasında düzenlenen sahur programına yaklaşık 250 genç katıldı. Yoğun ilgi nedeniyle gençler zaman zaman makam odasına sığmazken, sahur programı samimi ve renkli görüntülere sahne oldu. Gençlerle birlikte sahur yapan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ramazan ayının Nevşehir’de farklı bir atmosferde yaşandığını söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, "Ramazan’ın ilk günü şöyle bir ifade kullanmıştım; her yerde Ramazan güzeldir ama Nevşehir’de bir başka güzeldir diye. Bu güzelliği yaşatmak maksadıyla gerçekten Nevşehir’de çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Ramazan’ın gündüzü ayrı güzel, akşamı ayrı güzel. İftar sofraları ayrı güzel ama bir de geleneksel hale getirdiğimiz belediyede iftar ve sahur yapma organizasyonumuz vardı. Bu gidişle gördüğünüz gibi yüzlerce gencimizle birlikte belediyenin makam diye tarif ettiğimiz odasını gençlerimizle birlikte sahur sofrasına çevirdik. Gençlerimizle çok keyifli bir sahur yapıyoruz. Bu da Nevşehir’in ve Nevşehir Belediyesi’nin her şehirden farklı olduğunun bir göstergesi. İnanılmaz keyifli bir ortam. İnşallah gençlerimiz de mutludur ama biz de gençlerimizle beraber sahur yapmanın mutluluğunu, keyfini ve o farkını hissediyoruz. Bu da bize mutluluk olarak yetiyor" dedi. Sahur programına katılan Nazlı Hilal Zeren ise etkinlikten memnun kaldıklarını belirterek, "Sahur çok güzel, yemekler çok güzel, ortam çok güzel. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyla geldik. Güzel bir şekilde sahur yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Sayit Budak da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Başkanımız her yıl bu organizasyonu düzenli olarak yapıyor. Bugün yine sahurda birlikteyiz. Ortam çok güzel, arkadaşlarımızla birlikte keyifli bir sahur yapıyoruz" diye konuştu.
İstanbul Kadıköy’de ’Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği’ uygulamasında, yüksek sesli müzik sistemi olan araç sürücüsüne ceza yağdı Kadıköy Bağdat Caddesi’nde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulamasında, kurallara uymayan sürücülere göz açtırılmadı. Denetimler kapsamında yüksek sesle müzik yayını yapan bir araç sürücüsüne 21 bin TL para cezası kesilirken, araç 30 gün süreyle trafikten menedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Kadıköy Şaşkınbakkal mevkii Bağdat Caddesi üzerinde "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulaması gerçekleştirdi. Denetim noktalarında şüpheli görülen araçlar tek tek durdurularak arandı, sürücülerin kimlik kontrolleri yapıldı. Uygulama sırasında durdurulan bir otomobilde, çevreye rahatsızlık verecek şekilde yüksek sesli müzik sistemi olduğu tespit edildi. Ekipler, ilgili kanun maddesi uyarınca araç sürücüsüne 21 bin TL idari para cezası uyguladı. Ceza işleminin ardından otomobil, çekici yardımıyla yediemin otoparkına çekilerek 30 gün süreyle trafikten menedildi. Emniyet güçlerinin, bölgedeki huzur ve asayişi korumaya yönelik denetimlerinin kararlılıkla devam edeceği öğrenildi. Yetkililer, bu tür denetimlerin temel amacının kesinlikle cezai işlem uygulamak veya gelir elde etmek olmadığını, aksine İstanbul halkının sokağa çıktığında kendini güvende hissetmesini sağlamak olduğunun altını çizdi. Devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın huzurunu tesis etmek için sahada olduğu belirtildi.
Edirne Edirne’de imece usulü iftar: Okul içinde Ramazan bereketi Edirne’de Ramazan ayının manevi atmosferi okul içerisinde düzenlenen imece usulü iftar programıyla yaşadı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler aynı sofrada buluşarak hem oruçlarını birlikte açtı hem de paylaşmanın bereketini hep birlikte hissetti. İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen programda, velilerin evlerinde hazırladığı yöresel yemeklerle kurulan iftar sofraları, eski mahalle kültürünü aratmayan görüntüler oluşturdu. Okulun salon ve koridorlarında kurulan masalarda öğrenciler aileleriyle birlikte iftar saatini bekledi. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen programda Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. 12. sınıf öğrencisi Damla Nur Öz, organizasyonun kendileri için farklı bir deneyim olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir ortam var. Herkes evinde hazırladıklarını getirdi. Aile arasında yapıyorduk ama burada arkadaşlarımızla birlikte olmak çok güzel. Kendi aramızda büyük bir etkinlik oldu" dedi. İftar öncesinde yapılan duada katılımcılar hep birlikte ellerini açarak, "Milletimizi her türlü belalardan, musibetlerden uzak eyle. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cennet olan Ramazan’ı hayırlı eyle Ya Rabbi" duasına amin dedi. Okul yönetimi ve velilerin iş birliğiyle gerçekleştirilen imece usulü iftar programı, yalnızca bir yemek organizasyonu olmanın ötesine geçerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan ayının manevi ikliminde aynı çatı altında buluşan öğrenciler ve aileler, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.