GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 09:49

İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, davul sesini duyan fırınlara koşuyor

A
A
A

Çorum’un İskilip ilçesinde pişmesi 8 saat süren keşkek, Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor. İftara az bir zaman kala tarihi kaleden davul çalınmasının ardından fırınlardan keşkeğini alan vatandaşlar büyük bir heyecan yaşıyor.

Çorum’un İskilip ilçesinde 8 saatte pişen keşkek iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. İskilip’in her mahallesinde bulunan keşkek fırınları, yüzyıllardır devam eden geleneğe şahitlik etmeye devam ediyor. İftar saatinde fırınların önünde toplanan vatandaşlar, keşkek yemeği ile damaklarını şenlendiriyor. UNESCO’nun Müşahhas Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan keşkeğin 8 saatlik lezzet yolculuğu iftar sofralarında sonlanıyor.

İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, davul sesini duyan fırınlara koşuyor

Fırınlarda yoğunluk oluşuyor

Marka tescili alan ve ilçenin özgün yemeklerinden olan keşkek, meşhur İskilip dolmasından sonra kentin en uzun pişen ikinci yöresel yemeği olma özelliğini taşıyor. İlçedeki hemen hemen her evde hazırlanan keşkek yemeği, buğday yarması ve kemikli etin, domates, soğan, tereyağı ve çeşitli baharatlarla toprak çömlek içerisinde taş fırında uzun süre pişirilmesiyle hazırlanıyor. Sabah saatlerinde evlerde hazırlanan keşkekler, daha sonra ilçedeki fırınlara götürülüyor. Taş çömlek içerisinde saatlerce pişen keşkek, daha sonra fırınların açılmasıyla vatandaşlar tarafından teslim alınabiliyor. Vatandaşlar keşkeklerinin diğer vatandaşlarınkiyle karışmaması için çömleklerin üzerlerine isimlerini yazıyor. Keşkeğin yoğun ilgi görmesi en çok fırın sahiplerinin yüzünün güldürüyor. Yılda bir ay hizmet veren keşkek fırınları, bu ayı en karlı şekilde kapatmak için her türlü imkanı müşterilerine sağlamaya çalışıyor.

İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, davul sesini duyan fırınlara koşuyor

"Bu bizim Ramazan’da olmazsa olmazımız"

İlçede keşkek fırını işleten Ayşe Sarıdoğan, "Bu bizim Ramazan’da olmazsa olmazımız. Her evde olur. Biz bunu sabah erkenden hazırlarız. Her şeyini koyarız. Herkes bunu hazırladıktan sonra ilçedeki fırınlara verir" dedi.

İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, davul sesini duyan fırınlara koşuyor

"Ramazan ayımıza çok farklı bir anlam katıyor"

İlçede keşkek fırını işleten Sabri Çiçekçi de, "Ramazan keşkeği, İskilip’te iftar sofralarının olmazsa olmazı. Keşkek, ülkenin birçok yerinde yapılıyor ama burada uygulama alanı çok farklı. Bizim için gastronomik değerinden çok kültürü çok daha önemli. Sadece Ramazan’ın ve iftar sofralarının olmazsa olmazı olduğu için Ramazan ayımıza çok farklı bir anlam katıyor. Keşkek fırınlarının kapılarının açıldığı saatlerde ortalıkta bir heyecan, koşuşturma olur. Orada Ramazan’ın bu koşturmacasını çok rahat hissedebiliyorsunuz. Hanımlar için bir sosyalleşme ortamı sunuyor. Kadınlar sabahları fırınlara keşkeklerini bıraktığında ya da akşam almaya geldiklerinde sohbet ortamı oluşturuyorlar. Birbirileriyle muhabbet ediyorlar. Bazen keşkek fırınında bazı hanımların oturup kaldıklarını bile görülebilir. Gastronomik olarak da çok kıymetli. İçerisinde yapay hiçbir şey yok. Ham bir buğday, et, yağ, domates ya da salça ve tuzun ötesinde hiçbir şey olmadığı için oldukça besleyici ve mideyi rahat tutar. Büyük de bir kolaylık, hanımlar akşam ne pişireceğini düşünmez" diye konuştu.

İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, davul sesini duyan fırınlara koşuyor

"Davul sesleri bize keşkeklerin piştiğini gösterir"

İlçede yaşayan Kadir Kumcu ise, "Keşkek Ramazan aylarında memleketimizin vaz geçilmez bir iftar yemeği. Sabah hazırlarız, saat 07.00 gibi keşkek fırınına herkes gelir. İftara doğru da davul sesleriyle birlikte İskilip’teki tüm keşkek fırınları açılır. Davul sesleri bize keşkeklerin piştiğini gösterir. Böyle bir geleneğimiz var" şeklinde konuştu.

İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, davul sesini duyan fırınlara koşuyor

"Geceden hanımlar keşkeğin içini hazırlar"

İlçe sakinlerinden Fatih Salli, "Geceden hanımlar keşkeğin içini hazırlar. Toprak çömleklerle fırına bırakırız. Saat, 08.30 gibi fırına girer. Akşam 17.30’da top atışıyla ve davul sesleriyle birlikte fırınlar açılır. Keşkek bizim Ramazan’da olmazsa olmazımızdır" ifadelerini kullandı.

Bilal Arıcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MTÜ’de sürdürülebilirlik temalı Yeşil Kampüs Festivali Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda, Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Yeşil Kampüs Festivali", Yeşilyurt Yerleşkesi Öğrenci Yaşam Merkezi otoparkında gerçekleştirildi. Çevre bilinci ve sürdürülebilirlik temasıyla düzenlenen festival, öğrencileri çeşitli etkinliklerle bir araya getirdi. Türkiye genelinde üniversitelerde çevre duyarlılığını artırmak, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen çok paydaşlı çevre seferberliğinin bir parçası olan festival, kampüste yoğun ilgi gördü. Festivalin merkezinde yer alan Çevre Tırı ise çevre eğitimini yenilikçi ve uygulamalı bir yaklaşımla öğrenci ve ziyaretçilere sunan mobil bir eğitim platformu olarak dikkat çekti. Etkinlik kapsamında sıfır atık, geri dönüşüm ve atık yönetimi konularında görsel-işitsel sunumlar gerçekleştirildi; uygulamalı eğitim atölyeleri, çevre dostu ürün tanıtımları, interaktif eğitim panelleri ve dijital içeriklerle katılımcılara çevre odaklı çok yönlü bir deneyim sunuldu. Festivalde ayrıca düzenlenen bilgi yarışmasında dereceye giren ilk beş öğrenciye çeşitli hediyeler verildi. Festivale MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Orhan Gündüz, Prof. Dr. İlhan Erdem ve Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan, Genel Sekreter Abuzer Gelse, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ersan Çiftci, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri festival alanında kurulan stantları ve atölyeleri ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi Festival alanında geri dönüştürülmüş camdan takı yapımı, karikatür çalışmaları ve VR (sanal gerçeklik gözlüğü) deneyimi gibi çeşitli etkinlikler de katılımcılarla buluşturuldu. Cam sanatçısı İbrahim Özçelik, geri dönüştürülmüş camdan ürettiği boncukları protokol üyelerine hediye etti. Alanda tanıtılan depozito yardım makinesi ise Rektör Prof. Dr. Recep Bentli tarafından uygulamalı olarak incelendi ve öğrencilerin de kullanımına sunuldu. Rektör Prof. Dr. Recep Bentli, festivalle ilgili yaptığı değerlendirmede, "Çevre, doğa ve sıfır atık bilincini öğrencilerimizle buluşturmak amacıyla düzenlenen bu festival, gençlerimizin çevre dostu uygulamaları deneyimlemesine imkan sağlıyor. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen başta Türkiye Çevre Ajansı olmak üzere tüm kurumlara teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gazeteci-yazar Özcan Yemiş ise festivalin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda yürütüldüğünü belirtti. Festivalin 2024 yılında Sakarya’da pilot uygulama olarak başlatıldığını ifade eden Yemiş, geçen yıl 46 ilde 50 üniversitede yaklaşık 100 programla gerçekleştirildiğini, bu yıl ise 64 ilde düzenlenmesinin planlandığını söyledi. Malatya’nın festivalin 24’üncü durağı olduğunu kaydeden Yemiş, etkinliğin gençlerde çevre bilinci oluşturmayı amaçladığını vurgulayarak katkı sunan kurumlara ve öğrencilere teşekkür etti.
İstanbul Kartal’da kaybolan balıkçı 15 gündür aranıyor: Aile ve arkadaşları denize açıldı Kartal’da 28 Mart’ta denize açıldıktan sonra kaybolan 50 yaşındaki Tekin Taşkulu’nu arama çalışmalarıyla ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Daha önce teknesi Sedef Adası açıklarında boş halde bulunan Taşkulu’na ulaşılamazken, resmi ekiplerin arama çalışmalarını sonlandırdığı öğrenildi. Aile ve yakınları ise kendi imkanlarıyla arama faaliyetlerini sürdürüyor. Edinilen bilgilere göre, 28 Mart’ta Kartal Atalar sahilinden balık tutmak amacıyla teknesiyle denize açılan Tekin Taşkulu’nun bir süre sonra teknesi Sedef Adası açıklarında boş şekilde bulunmuş; şahsa ait eşyaların teknede olduğu ancak kendisinin teknede bulunmadığı tespit edilmişti. Olayın ardından Sahil Güvenlik Komutanlığı ve AFAD ekipleri bölgede günlerce arama çalışması yürütürken, aradan geçen 15 günün ardından resmi arama çalışmalarının durdurulduğu belirtildi. Kayıp balıkçının ailesi ve arkadaşları ise umutlarını kaybetmeden arama çalışmalarına devam ediyor. Atalar sahilinde bir araya gelen yakınları, denizden ve karadan arama faaliyetlerini sürdürüyor. "Buradan tüm büyüklerimize sesleniyorum, lütfen bize yardımcı olun" Kayıp balıkçının ağabeyi Özkan Taşkulu, kardeşinden 15 gündür haber alamadıklarını belirterek, arama çalışmalarını kendi imkanlarıyla sürdürdüklerini söyledi. Taşkulu, şu ifadeleri kullandı: "Kardeşim Tekin Taşkulu, 28 Mart’ta Atalar’dan denize açıldı. Yaklaşık dokuz yıllık teknesi vardı. On beş gündür kendisinden haber alamıyoruz. Devletimizin tüm imkanlarına rağmen, Sahil Güvenlik ekiplerinden AFAD ekiplerine, helikopterlerden arama kurtarma ekiplerine kadar herkesin yaptığı çalışmalara çok teşekkür ediyoruz. Ancak şu an arama çalışmaları durmuş durumda. Bugün Atalar sahilinde eş, dost, akraba olarak 15-20 tekneyle denize açıldık. Her tarafı arıyoruz. Çocuklarımız, eşimiz, dostlarımız ve tüm çevremiz sahilleri karadan yürüyerek tarıyor. Devletimizin başka imkanları varsa daha gelişmiş su altı drone’ları, yüksek teknolojili tarama cihazları veya gemilerden yapılan detaylı aramalar gibi, buradan tüm büyüklerimize sesleniyorum, lütfen bize yardımcı olun. Mağduriyetimizin giderilmesi için ellerindeki tüm imkanları bizden esirgemesinler." Tekin Taşkulu’nun akıbeti henüz bilinmezken, aile ve yakınlarının umutlu bekleyişi sürüyor.
Bursa ’Vosvoslar’ otizm farkındalığı için yollarda Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Bursa Otizm Derneği ve ’Vos Garage 16’ grubu tarafından düzenlenen etkinlikte, farkındalık konvoyu ile otizme dikkat çekildi. Otizmli çocuklar ve aileleri, süslenen vosvoslarla şehir turu attı. Toplumsal duyarlılığın artması ve otizme dikkat çekmek isteyen Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Bursa Otizm Derneği ve Vos Garage 16 grubu vosvoslarla düzenlediği şehir turu renkli görüntülere sahne oldu. Yılların eskitemediği araçlarıyla Bursa, Balıkesir, İstanbul ve çevre illerden gelen vosvos tutkunları ve klasik minibüsler Beşevler Meydanı’nda otizmli çocuklar ve aileleriyle buluştu. Araçlarını süsleyen vosvos tutkunları, daha sonra araçlarına aldıkları otizmli çocuklar ve aileleriyle şehir turu attı. Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal’ın da yer aldığın etkinlikte konuşan Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Güney, "Otizmli insanların farkında olmalıyız. Otizmli insanlar, eğitimde, sosyal hayatın içinde, ekonomide, sporda her yer de olsun. Yapılan araştırmaya göre, 36 kişiden 1’i otizmli olarak dünyaya geliyor. Biz farkına varırsak, bu kişilerin yapamayacağı şey yok. İyi bir eğitim aldıkları sürece hayatın içerisinde yer alacaklarına inanıyorum" dedi. Bursa Otizm Derneği Başkanı Emel Kanberoğlu, "Vos Garage 16 ailesi ve Bursa Aile ve Sosyal İl Müdürlüğü ile birlikte otizm farkındalığı şehir turumuzu yapıyoruz. Evinden çıkamayan yüzlerce aile var. Toplumun huzuru kaçmasın diye evde hapisler. Toplum ne kadar kabullenirse biz de aileler olarak o kadar rahat ederiz" diye konuştu.