KÜLTÜR SANAT - 24 Ağustos 2025 Pazar 10:40

Kalehisar’da Selçuklu tarihinin izlerini öğrenciler gün yüzüne çıkartıyor

A
A
A
Kalehisar’da Selçuklu tarihinin izlerini öğrenciler gün yüzüne çıkartıyor

Çorum’un Alaca ilçesindeki Kalehisar ören yerinde, yapılan kazı çalışmalarına katılan üniversite öğrencileri teorik bilgilerini sahada pratiğe dönüştürme imkanı buluyor.


Anadolu Selçuklu döneminin önemli kentlerinden birisi olan Çorum’un Alaca ilçesi Mahmudiye köyünde bulunan Kalehisar ören yerinde arkeolojik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Sanat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin’in vProf. Dr. Mustafa Kemal Şahin başkanlığında devam eden kazı çalışmalarında, üniversite öğrencileri görev alıyor. Ören yerinde arkeolojik kazılarda çalışan öğrenciler teorik bilgilerini uygulamalı olarak da pekiştirme fırsatı buluyor. Adnan Menderes Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi gibi üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler ya da mezun olan öğrencilerin yer aldığı kazı çalışmaları, tarihi yapıların zarar görmemesi için büyük bir titizlikle yürütülüyor.



"Bu yerin benim açımdan manevi değeri de oldukça yüksek"


Hitit Üniversitesi Uzman Sanat Tarih alanında yüksek lisansını tamamlayan Esra Erkan, 2021 yılından itibaren kazı çalışmalarında görev yaptığını ifade ederek, "Burada hem arazi çalışmalarına katılıyor hem de seramik çizimleri gerçekleştiriyorum. Aynı zamanda Alaca Mahmudiye köyünden olduğum için bu yerin benim açımdan manevi değeri de oldukça yüksek. Burada bulunmaktan ve ekip arkadaşlarımla birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yürüttüğümüz bu çalışmalar, hem Çorum için hem de sanat tarihi açısından, geçmişimizi genç kuşaklara aktarmak ve tarihimizin yaşatılması bakımından büyük önem taşımaktadır" dedi.


Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde eğitim gören Aylin Ece Engin de, "Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin hocama, bizlere daha öğrencilik yıllarımızda bu fırsatı tanıdığı için içtenlikle teşekkür ediyorum. Ayrıca farklı alanlardan değerli hocalarımla tanışma ve onlarla birlikte çalışma imkanı bulduğum için de büyük mutluluk duyuyorum" diye konuştu.



"Çıkan hayvan kemiklerin detaylı incelemesini yapıyoruz"


Kazı çalışmalarında görev alan Andan Menderes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi mezunu olan Mustafa Ataberk Bal ise, "Bu alanda yaklaşık 3 yıldır Erkut hocamla beraber çıkan hayvan kemiklerin detaylı incelemesini yapıyoruz. Buradan da bu imkanı sunduğu için Mustafa hocamıza teşekkür ediyorum" ifadelerinde bulundu.



"Çalışmamın sonunda ortaya güzel bir tez çıkaracağıma inanıyorum"


Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat Tarihi yüksek lisans öğrencisi Gamze Dilsiz de alanda çalıştığı için mutlu olduğunu belirterek, "Tez konum olarak bu yıl, 2025 yılı Kalehisar seramikleri üzerine Mustafa hocam ve değerli ekiple birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Çalışmamın sonunda ortaya güzel bir tez çıkaracağıma inanıyorum. Bu tez ile hem Anadolu Selçuklu dönemine katkı sağlamayı hem de Kalehisar Kazısı’nın tanıtımına destek olmayı hedefliyorum" ifadelerine yer verdi.


Süleyman Demirel Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun olan Mehmet Gebizli, ise, "Kalehisar kazı çalışmalarına ilk kez 2025 döneminde katıldım. Kalehisar, Anadolu Selçuklu dönemi için önemli bir kenttir. Biz de bu değerli kenti gün yüzüne çıkarmayı ve aynı zamanda ülkemize kültürel anlamda katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.



Kalehisar’da Selçuklu tarihinin izlerini öğrenciler gün yüzüne çıkartıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da Türkiye’nin en büyük giyilebilir ayakkabısı üretildi: Tam 222 numara Bolu’nun Gerede ilçesinde meslek yüksekokulu öğrencileri ve bir tekniker tarafından 222 numara ayakkabı üretildi. Tam kalıp ölçülerine göre hazırlanan ayakkabı, Türkiye’nin en büyük numaralı giyilebilir ayakkabısı olarak öne çıktı. Türkiye’nin önemli deri üretim merkezlerinden ilçede, Gerede Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı Bölümü Teknikeri Ahmet Çetinkaya ve öğrencileri dikkati çeken bir projeye imza attı. Almanya’daki bir firmanın bahçesinde gördükleri devasa çizmeden esinlenen ekip, Türkiye’nin giyilebilir en büyük numaralı ayakkabısını tasarladı. "Ölçüsü tam bir kalıp ölçüsüdür" Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Tekniker Ahmet Çetinkaya, öğrencilerden Zekeriya Atmaca öncülüğünde başlayan çalışmaya diğer öğrencilerin de destek verdiğini belirtti. Çetinkaya, "O dönem sınıfta yaşı en büyük öğrenci de oydu. Onunla birlikte birkaç öğrenci de destek verdi. Böyle bir şey tasarlandı. Daha sonra straforlarla ayakkabının iç kalıbını hazırladık. Onun üzerine alçı yaparak sertleşmesini bekledik. Normal kullanabileceğimiz bir kalıp ortaya çıktı. Kalıbın üzerine yine stampa çıkardık, modelini oluşturduk. Bunu parçaladıktan sonra 7 kanat deriyle kesimini yaptık. Alt tabanında kösele kullandık. Ayakkabıyı 222 numara ölçüyle büyüttük. Yani ölçüsü tam bir kalıp ölçüsüdür" dedi. "Biz daha büyüğünü yapmayı hayal etmiştik" Daha büyük ölçülerde ayakkabı yapmayı hayal ettiklerini fakat 222 numara ölçüsünde çıktığını aktaran Ahmet Çetinkaya, "Gerede’deki deri fabrikalarından bize hediye edilen derilerle yaptığımız bir ayakkabı. Giyilebilir durumdaki en büyük ayakkabı. Tabii kimsenin ayağı 222 numara değil ama gerçekten ayağı 222 numara olan birisi olsa bu ayakkabıyı çok rahatlıkla giyebilir. Biz daha büyüğünü yapmayı hayal etmiştik. Almanya’da bir firmanın bahçesinde çok büyük bir çizme görmüştük. Bundan yola çıktık. Aslında bizim hayalimiz bundan daha büyük bir ayakkabıydı. Mevcut şartlarda en büyük bunu yapabildik" şeklinde konuştu.