SAĞLIK - 06 Temmuz 2025 Pazar 10:48

Türk bilim insanları geliştirdi: Bu eldiven sağlık alanında çığır açacak

A
A
A

Çorum Hitit Üniversitesi’nde yürütülen projede ameliyatlarda ve cerrahi operasyonlarda malzemelerin sayımını kolaylaştıracak sayım eldiveni tasarlandı. Ameliyatlarda sağlık personeli için büyük kolaylık sağlayacak eldiven, tasarım tescili aldı.

Makine ve imalat teknolojileri alanında ihtisaslaşan Hitit Üniversitesi’nde sağlık alanında çalışmalar yürüten öğretim üyeleri Prof. Dr. Gülay Yılmazel, Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Çalmaz ve Dr. Öğretim Üyesi Remziye Cici tarafından ameliyatlar sırasında malzeme sayımını kolaylaştıraracak eldiven tasarlandı. Tasarlanan eldiven özellikle ameliyathanelerde sterilitenin korunmasını sağlayarak, sayım işlemlerinin doğru ve güvenli biçimde gerçekleştirilmesini sağlayacak. Ameliyatlarda not alacak alanların az olması sebebiyle sayım eldiveni malzeme sayımı sırasında hem sağlık çalışanları için büyük kolaylık sağlayacak hem de steril alanın korunmasını sağlayacak. Dünyada bir ilk olarak tasarlanan eldiven, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tasarım tescili aldı. Ürünün faydalı model tescili için başvuru sürecinin de devam ettiği belirtildi.

Ameliyatlarda sayım notlarının yazılabileceği alanların az olması sebebiyle sayım eldiveni, malzeme sayımı sırasında hem sağlık çalışanları için büyük kolaylık sağlayacak hem de steril alanın korunmasını sağlayacak. Sayım eldiveni, üst kısmına yerleştirilen bir cep sayesinde işlev görüyor. Steril kalemle cebin üzerine yazılan yazı, içindeki not kağıdına geçiyor. Bu sayede not kağıdı çıkartılmadan steril bir şekilde işlem yapılabiliyor.

Türk bilim insanları geliştirdi: Bu eldiven sağlık alanında çığır açacak

"Sayım eldiveni, sterilitenin korunması ve sayım güvenliğinde avantaj sağlayacak"

Yapılan eldivenle ilgili bilgiler veren Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Yılmazel, "Buluşumuzun adı ’sayım eldiveni.’ İlgili olduğu teknik alan steril eldiven kullanım alanıdır. Steril eldiven, tek kullanımlık, steril paketlerde ambalajlanmış olarak üretilen tıbbi bir sarf malzemesidir. Bu eldiven, vücudun steril alanlarına müdahale edilmesi gereken durumlarda açık bir yara bakımı, idrar sondası takılması ve cerrahi operasyonlar gibi sağlık personeli tarafından giyilmesi zorunlu olan bir üründür. Ayrıca kullanılan tıbbi malzemelerin sterilitesinin korunmasının gerektiği durumlarda da steril eldiven kullanımı şarttır. Bu eldivenlerin, giyme ve çıkarma talimatlarına uygun biçimde kullanılması büyük önem taşır. Aksi takdirde enfeksiyon riski artabilir. Sayım eldiveni buluşumuz, yalnızca ameliyathanelerde değil, sterilitenin korunmasının yanı sıra sayım işlemlerinin doğru ve güvenli biçimde gerçekleştirilmesi açısından da avantaj sağlayacak şekilde tasarlanmıştır" dedi.

Türk bilim insanları geliştirdi: Bu eldiven sağlık alanında çığır açacak

"Sayım eldivenin hem sağlık alanına hem de bilime önemli bir katkı sunması hedeflemektedir"

Ameliyathanelerde yaşadıkları zorluklardan ilham alarak eldiveni tasarladıklarını ifade eden İskilip Meslek Yüksekokulu Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Çalmaz ise, "Sayım eldiveni fikri, ameliyathane ortamındaki çalışmalar sırasında karşılaştığımız kriz yönetimi süreçleriyle yüzleştiğimiz noktada ortaya çıktı. Ameliyathanelerde hasta güvenliği, son derece kritik ve öncelikli bir konudur. Bu alanda yürütülen işlemler sırasında düzenli olarak bir sayım süreci gerçekleştirilir. Ancak bu sayım süreci genellikle yarı steril alanlarda yürütülür. Çünkü tamamen steril alan içerisinde not alınacak yeterli alan bulunmamaktadır. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak sayım eldiveni buluşunu gerçekleştirdik. Bu buluş sayesinde steril alanı yöneten hemşire, aynı zamanda ameliyat sürecinde yaşanabilecek beklenmedik gelişmelere karşı ameliyat süresinin uzaması, personel değişiklikleri veya ek malzeme açılması gibi durumlarda etkin bir kriz yönetimi sağlayabilecektir. Bu sayede hem hasta güvenliği sağlanacak hem de hastaneye yeniden yatış oranları, enfeksiyon riskleri ve sonrasında gelişebilecek komplikasyonlar en aza indirilecektir. Sayım eldiveni, ameliyathane gibi yüksek riskli ortamlarda sağlık personelinin kriz yönetimini kolaylaştıran yenilikçi bir ürün olarak Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tasarım tescili almıştır. Ayrıca, ürünün faydalı model başvuru süreci de halen Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde devam etmektedir. Sayım eldiveni, bu yönüyle hem sağlık alanına hem de bilime önemli bir katkı sunmayı hedeflemektedir" diye konuştu.

Türk bilim insanları geliştirdi: Bu eldiven sağlık alanında çığır açacak

"Sağlık profesyonellerinin üzerindeki stresi azaltmakta"

Sayım eldiveninin ameliyat esnasında yaşanabilecek olumsuz durumların önüne geçmede büyük kolaylık sağlayacağını vurgulayan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Remziye Cici de, "Cerrahi işlemler, çok sayıda malzeme ve aletin kullanıldığı, oldukça komplike alanlardır. Bu nedenle cerrahi hemşirelerin, özellikle ameliyathane hemşirelerinin, kullanılan malzemeleri ameliyattan önce, ameliyat sırasında ve insizyon bölgesi kapatılmadan hemen önce çift sayım yaparak kontrol etmeleri ve bu işlemleri kayıt altına almaları büyük önem taşır. Ameliyatlarda istenmeyen durumların önüne geçmek amacıyla tasarladığımız sayım eldiveni, hasta güvenliğini ön planda tutarak, hem hemşirelerin hem de diğer sağlık profesyonellerinin üzerindeki stresi azaltmakta; sayım sürecini kolaylaştırmakta ve daha güvenli hale getirmektedir" şeklinde konuştu.

Mehmet Can Kör

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Bakan Göktaş: "Kadın emeği artık gizli kalmıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Başiskele Belediyesi tarafından hayata geçirilen projelerin toplu açılış törenine katıldı. Bakan Göktaş, kadın emeğinin üretime ve ekonomiye kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, "Anadolu kadını, tarih boyunca tarlada, atölyede, okulda, hastanede, evinde bitmez tükenmez bir emek ortaya koymuş; aile ekonomisinin gizli kahramanı olmuştur. Artık bu emek gizli kalmıyor. Kadınlar, böylesi desteklerle üretimin öznesi haline geliyor. Emeklerinin karşılığını alıyor" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Başiskele Belediyesi tarafından ilçede hayata geçirilen yatırımların açılış programı kapsamında Kocaeli’ye geldi. Başiskele Körfez Mahallesi Mahmut Çavuş Caddesi’nde düzenlenen törende BAŞ-MEK Kadın El Emeği Mağazası ve Gün Evi, BAŞ-MEK Yeşilyurt Kurs Merkezi ile BAŞ-MEK Çini ve Seramik Atölyesi hizmete alındı. Programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. "Bin 366 yeni kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk’ Programda konuşan Bakan Göktaş, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadınların emeğini görünür kılan, bu tür projelerin ülkemizin kalkınmasının temel dinamiklerinden biri olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, kadın kooperatiflerinin kapasitelerini artırmak ve üretimlerini çeşitlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz. 1.366 yeni kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk. Böylece hem kadınlar gelir elde ettiler hem de bulundukları bölgelerde sosyal dayanışmayı ve toplum refahını büyüttüler. Bunun yanı sıra pazarlama olanaklarını geliştirmek üzere çok yönlü destek mekanizmalarını hayata geçirdik" ifadelerini kullandı. "Faaliyetlerini artırmaları için özel sektörle iş birlikleri kurduk Yapılan çalışmalara da değinen Bakan Göktaş, "Kadın kooperatiflerimizin kurumsal yapısını; eğitim, danışmanlık, yerel iş birlikleri, pazarlama desteği ve deneyim paylaşımı toplantılarıyla güçlendirdik. Kadınların e-ticaret alanındaki faaliyetlerini artırmaları için özel sektörle iş birlikleri kurduk. Ürettikleri yöresel ürünlerin bu topraklara ait olduğunu kanıtlayan coğrafi işaret belgelerini almalarına destek olduk. Bugün açılışını yaptığımız BAŞ-MEK Kadın El Emeği Mağazası, bu anlamda, kadınlarımızın el emeğini ekonomik değere dönüştüren önemli bir adımdır" diye konuştu. "Aile ekonomisinin gizli kahramanı olmuştur" Kadınların emeklerinin karşılığını da aldığını ifade eden Bakan Göktaş, "Anadolu kadını, tarih boyunca tarlada, atölyede, okulda, hastanede, evinde bitmez tükenmez bir emek ortaya koymuş; aile ekonomisinin gizli kahramanı olmuştur. Artık bu emek gizli kalmıyor. Kadınlar, böylesi desteklerle üretimin öznesi haline geliyor. Emeklerinin karşılığını alıyor. Türkiye’nin dört bir yanında, yerel kalkınmaya katkı sunan kadınlarla gurur duyuyoruz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi ‘bir toplum kadınlarıyla güçlüdür.’ Kadınların desteklenmesi bir ülkenin geleceğinin desteklenmesi demektir. Bugün Başiskele’de açılışını yaptığımız bu mekanlar da işte bu büyük anlayışın güçlü bir yansımasıdır" dedi.
Ankara MİT’in istihbari çalışmaları sonucu Şam’da DEAŞ’a bağlı hücre çökertildi: 3 DEAŞ’lı yakalandı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) istihbarat çalışmaları sonucu, Suriye’nin başkenti Şam’da sabotaj eylemleri düzenlemeye hazırlandığı tespit edilen terör örgütü DEAŞ’a bağlı hücre çökertildi, 3 terörist yakalandı. MİT’in istihbari çalışmaları sonucu Suriye’nin başkenti Şam’da DEAŞ’a ait bir hücre tespit edildi. MİT elde ettiği istihbaratı Suriye İç Güvenlik Servisi Komutanlığı ve Suriye Genel İstihbarat Servisi ile paylaştı. Ekipler, hücre üyeleri ve faaliyetleri takibe alarak tam konumlarını tespit etti. Hücreye gerçekleştirilen operasyon sonucu DEAŞ üyesi Ömer Haşim, Muhammed Hamed ve Hüseyin Halef gözaltına alındı. Öte yandan, operasyona eş zamanlı olarak bomba imha uzmanları, uzaktan patlatılmak üzere hazırlanmış ve önemli bir noktaya bırakılmış bir bombalı araca müdahale etti. Araçta büyük bir tahribata yol açacak yüksek miktarda C4 ve TNT bulundu. Gözaltına alınan 3 şahıs, sorgu işlemlerinin tamamlanması ve hücreye destek verenlerle hücrenin muhtemel uzantılarını ortaya çıkarmak üzere Suriye Genel İstihbarat Servisi Terörle Mücadele İdaresi’ne sevk edildi. Geçtiğimiz hafta DEAŞ tarafından paylaşılan ses kaydında örgüt unsurlarının eylem yapmaya hazır olmaları söylendiği belirtilirken Şam’da gerçekleşen bu operasyon ile örgüt tarafından verilen talimat sonrasında yapılması planan eylemin engellendiği ifade edildi.
Kırıkkale Kırıkkale’de Çocuk Meclisi kuruluyor Kırıkkale Belediyesi, çocukların kent yönetimine katılımını sağlamak amacıyla Çocuk Meclisi kurulması için çalışma başlattı. Kırıkkale Belediyesi Mart ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı Ahmet Önal başkanlığında Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Komisyonlardan gelen raporların okunmasıyla başlayan toplantıda, Atatürk Bulvarı’nda kazı çalışması sırasında çıkan yangının neden olduğu hasarın giderilmesi için Belediye Başkanlığına yetki verildi. Toplantıda ayrıca belediyenin yüzde yüz iştiraki olan KırBel Kent Hizmetleri A.Ş.’nin sermaye artırımı da görüşüldü. İmar tadilat talepleri ise değerlendirilmek üzere İmar ve Bayındırlık Komisyonu’na havale edildi. Meclis toplantısında Çocuk Meclisi Kuruluş ve Çalışma Yönetmeliği de ele alındı. Belediye Başkanı Ahmet Önal, Çocuk Meclisi’nin çocukların kent yaşamına dair görüşlerini doğrudan belediye yönetimine iletebileceği önemli bir platform olacağını belirtti. Başkan Önal, "Çocuk Meclisi; park ve oyun alanları, okul çevresi güvenliği, kültür ve sanat faaliyetleri, iklim ve afet bilinci, dijital güvenlik ve erişilebilirlik gibi konularda çocukların önerilerini doğrudan belediyemizin ilgili birimlerine iletebilecekleri bir yapı olacak" dedi. Meclis toplantısını Hayat Çocuk Akademisi’nden bir grup öğrenci de takip etti. Toplantının ardından öğrenciler, Başkan Ahmet Önal’a şehir ve belediye çalışmalarıyla ilgili merak ettikleri soruları yöneltti.