GÜNDEM - 31 Temmuz 2024 Çarşamba 11:28

Türkiye’de ilk kez rastlandı...Balatlar Kilisesi kazılarında Hacı Dimitrakis yazısı bulunan erkek kafatası bulundu

A
A
A
Türkiye’de ilk kez rastlandı...Balatlar Kilisesi kazılarında Hacı Dimitrakis yazısı bulunan erkek kafatası bulundu

Sinop’ta Balatlar Kilisesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarda üzerinde “X ∆ΗΜНТРАΚΗΣ” (Hacı Dimitrakis) yazılı kafatası bulundu.


Prof. Dr. Gülgün Köroğlu’nun başkanlığında yürütülen kazılarda kilisenin kemiklik olarak değerlendirilen bölümde bulunan kafa tasının Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor.


Bilim adamları tarafından yapılan incelemede kafatasının hacı olmak için Kudüs’e giden Ortodoks bir din adamına ait olduğu tespit edilirken, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde üç boyutlu tomografisi çekilen kafatası üzerinde yapılan paleopatolojik araştırmada üzerinde tümöre rastlandı.


“X ∆ΗΜНТРАΚΗΣ” yazıtlı kafatası binlerce yıl öncesine ait kafatası kültünün Anadolu’da en geç örneklerinden birisi olmasının yanında en ilginç uygulamalarından birisi olarak da bilim dünyası için önemli bir yer tutuyor. Yazıtlı kafatası, Anadolu coğrafyasında kültürlerin binlerce yıl sonra bile değişse de yok olmadığını ve şekil değiştirerek farklı topluluklarda devam ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.


Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tolga Çırak, Sinop’ta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülgün Köroğlu’nun başkanlığında yürütülen Balatlar Yapı Topluluğu arkeolojik kazılarında kemiklik olarak değerlendirilen bölümde “Hacı Dimitrakis” (X ∆ΗΜНТРАΚΗΣ) yazılı kafatası bulunduğunu belirterek, yazıtlı kafatasının Türkiye’de başka bir örneğinin bulunmadığını açıkladı.


Kurulma aşamasında Roma İmparatorluk hamamı olarak kullanılan kilisenin M.S. 4’cü yüzyıl itibariyle 20’ci yüzyılın sonuna kadar kilise olarak hizmet veren bir yapıya dönüştüğünü anlatan Doç. Dr. Mustafa Tolga Çırak, “Tarihi yapı halk arasında hamam olarak değil daha çok kilise olarak biliniyor. Roma dönemi, Bizans dönemi, Selçuklu ve Osmanlı döneminde yapı topluluğu hizmet alanı olarak kullanılmış. Balatlar Kilisesi geç Osmanlı döneminde 17. Yüzyıldan 20’ci yüzyıla kadar mezarlık alanına dönüşmüş. Özellikle kilesinin bahçesine ve iç taraflarına yoğun bir şekilde gömü yapılmış. Kilise, Ortodoksların mezarlığı haline gelmiş” dedi.


2011 yılında kazı çalışmaları sırasında yapı evresi altı yada kemiklik olarak adlandırılan ilginç bir alanla karşılaşıldığını dile getiren Doç. Dr. Çırak, “İçerisinde bol miktarda insan iskeletlerinin kafa taslarının bulunduğu bu alanda Anadolu’da daha önce rastlamadığımız bu kafatasının üzerinde “Hacı Dimitrakis” (X ∆ΗΜНТРАΚΗΣ) yazılı bir kafatası bulundu. Kafatası üzerinde antropolojik analizler yaptığımızda bireyin 55-60 yaşlarında bir erkeğe ait olduğunu tespit ettik. “Hacı Dimitrakis” isminin özellikle kişinin belli bir dönemde hacı olmak için Kudüs’e gidip gelen bir Ortodoks’a bir din adamına ait olduğu daha sondaki değerlendirmelerde ortaya çıktı. Kafatası üzerinde yaptığımız analizlerde bir takı simetrik bozukluklar ve bir takım patolojilerinde var olduğu tespit ettik. Kafatasında iyi huylu tümör olduğunu gördük. Bunun dışında bilgisayarlı tomografi çekimlerinde kafa tası kemiklerinde incelme olduğunu tespit ettik” şeklinde konuştu.


“Hiçbir kazı böyle bir örneğe rastlanmadı”


Anadolu’da hiçbir kazıda yazıtlı kafatası örneğine rastlanmadığına dikkat çeken Çırak, “Kafatası üzerine yazı yazma geleneğine Anadolu’da rastlanmamıştı. Hiçbir kazıda böyle bir örnek ele geçmemişti. Ama Yunanistan ve Mısır’da buna benzer örneklerin olduğunu biliyorduk. Ancak Anadolu’da ilk olması nedeniyle bizim için önemli bir bulgu. Kafatası üzerine yazı yazma ritüeli önemli bir Ortodoks ölü gömme geleneklerinden bir tanesi. Bu geleneğe göre ölen kişinin kafatası bulunduğu yerden çıkarılıyor daha sonra kişinin ismi sert bir cisimle kafatasına yazılıyor. Burada da gördüğünüz kafatası üzerine muntazam bir şekilde isim yazılmış. Yazı yazma işleminin ardından kafatası sergilenmek üzere kilesinin ilgili bölümündeki rafa konulmuş. Bunun örneği Yunanistan ve Mısır’da mevcut” şeklinde konuştu.


Kafatasıyla yapılan ritüelleri Neolotik döneme kadar görüldüğünü kaydeden Çırak, “Eski dönemlerde başları vücutlarından ayrılarak farklı bir alana gömülürler yada sergilenirlerdi. Kültürel anlamda bu Ortodokslarda bir ritüel olarak kendisine bir yer bulmuş. Kafatasının M.S. 19. Yüzyıl’a ait olduğu tespit edildi. Yanında bulunan bir takım arkeolojik objeler, sikkeler bu bireyin 19. Yüzyıl’da yaşamış olduğunu söylüyor. Bu çalışmanın gerçekleşmesinde bize katkı sunan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kazı Başkanı Prof. Dr. Gülgün Köroğlu ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk’e teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep 1-31 Mayıs cilt kanseri farkındalık ayı Güneş ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmanın, cilt kanseri riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Halil İbrahim Gazioğlu, özellikle yaz aylarına yaklaşırken toplumun bilinçlenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Dr. Halil İbrahim Gazioğlu, cilt kanserinin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, erken teşhis sayesinde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ifade etti. "Benlerdeki değişiklikler dikkate alınmalı" Ciltte sonradan oluşan lekeler, iyileşmeyen yaralar, renk ve şekil değiştiren benlerin mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Gazioğlu, "Özellikle açık tenli bireyler, ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunanlar ve uzun süre güneşe maruz kalan kişiler risk grubunda yer alıyor. Erken fark edilen cilt kanserlerinde tedavi süreci çok daha başarılı ilerliyor" dedi. "Güneşten korunma hayati önem taşıyor" Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmanın cilt kanserine karşı en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurgulayan Dr. Gazioğlu, "Güneş ışınlarının yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalınmamalı. En az 30 SPF içeren güneş koruyucu ürünler düzenli kullanılmalı. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu kıyafetler tercih edilmeli. Solaryum kullanımından kaçınılmalı. Ben ve cilt değişiklikleri düzenli olarak takip edilmeli" şeklinde konuştu. Toplumda farkındalığın artırılmasının önemine değinen Dr. Halil İbrahim Gazioğlu, düzenli dermatolojik muayenenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Cildinizde fark ettiğiniz her değişikliği önemseyin. Erken teşhis hayat kurtarır" ifadelerini kullandı.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, çağın gereklerine hakim, milli ve manevi değerlerine bağlı, çalışkan ve üretken gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Baran, mesajında "19 Mayıs 1919, milletimizin bağımsızlık yolunda attığı en önemli adımlardan biri, Cumhuriyetimizin kuruluşuna uzanan sürecin başlangıcıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı bağımsızlık meşalesi, milletimizin azmi, kararlılığı ve vatan sevgisiyle kısa sürede tüm Anadolu’ya yayıldı ve İstiklal Mücadelemiz zaferle sonuçlandı. Büyük Önder Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi, gençliğe duyduğu güvenin ve verdiği değerin en güçlü göstergesidir. ‘Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir’ sözleriyle gençlere seslenen Atatürk, Cumhuriyetimizin geleceğini de gençlerimize emanet etmiştir" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz" Baran, bugün gençlerin elde ettikleri başarılarla ülkenin yarınlarına umut olduklarını belirterek, "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, çağın gereklerine hakim, milli ve manevi değerlerine bağlı, çalışkan ve üretken gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz. İş dünyası olarak gençlerimizin önünü açmayı, onların fikirlerini, projelerini ve girişimcilik ruhunu desteklemeyi ülkemizin geleceğine yapılan en önemli yatırım olarak görüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirmek, üretimimizi artırmak, ülkemizi daha müreffeh yarınlara taşımak için hep birlikte çalışıyoruz. Gençlerimizin enerjisi, azmi ve vizyonu ile Türkiye’nin her alanda daha güçlü bir konuma ulaşacağına yürekten inanıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, İstiklal Mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, milletimizin ve gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlar diliyorum" açıklamasında bulundu.
Ankara TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "19 Mayıs 1919, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "19 Mayıs 1919, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin ilk adımı, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Rifat Hisarcıklıoğlu, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye hedefine gençlerin enerjisi ve vizyonuyla ulaşılacağını ifade etti. "19 Mayıs 1919, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır" Hisarcıklıoğlu mesajında şu ifadeleri kullandı: "19 Mayıs 1919, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin ilk adımı, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesi, aziz milletimizin birlik ve beraberlik ruhuyla zafere ulaşmış; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu açmıştır." "Güçlü Türkiye hedefimize gençlerimizin enerjisi ve vizyonuyla ulaşacağız" Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu günün, sadece bir bayram değil; aynı zamanda gençlere duyulan güvenin ve geleceğe olan inancın en güçlü ifadesi olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Ülkemizin yarınlarını şekillendirecek olan gençlerimizin; bilimde, teknolojide, üretimde, sporda ve girişimcilikte daha güçlü bir Türkiye için önemli başarılara imza atacağına yürekten inanıyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve girişimcilik ekosistemine katılımına destek vermeyi ülkemizin geleceğine yapılan en değerli yatırım olarak görüyoruz. Güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye hedefimize gençlerimizin enerjisi ve vizyonuyla ulaşacağız." Hisarcıklıoğlu, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla anarak, aziz milletin ve geleceğin teminatı gençlerin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
Zonguldak Karadon’da facianın 16. yıldönümünde, 30 maden şehidi törenle anıldı Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessesesi’nde 17 Mayıs 2010’da hayatını kaybeden 30 maden işçisi, facianın 16’ncı yıldönümünde düzenlenen bir programla anıldı. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi’ne bağlı Kilimli İşletmesi’nde, 16 yıl önce bir taşeron firmanın faaliyet yürüttüğü alanda meydana gelen grizu patlamasında yaşamını yitiren 30 madenci için anma töreni gerçekleştirildi. Tören, facianın yaşandığı Karadon Yenikuyu maden ocağı önünde, 18 Mayıs Pazartesi günü gündüz vardiyası başlamadan önce yapıldı. Anma programında, hayatını kaybeden madenciler ve tüm maden şehitleri için Kur’an-ı Kerim okunarak dua edildi. Törene TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz ve GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil’in yanı sıra kurum ve sendikanın yöneticileri ile maden işçileri katıldı. Katılımcılar arasında sendika Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa, Genel Mali Sekreter Yalçın Yiğit, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir ile TTK Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu da yer aldı. Yeşil,16 yıl önce Karadon’da eksi 540 kodunda 30 madencinin hayatını kaybettiği faciayı hatırlattı. Yeşil, bu olayın taşeronlaşma ve özelleştirme girişimlerinin bir sonucu olduğunu belirterek, sendika olarak bu tür uygulamalara karşı mücadelelerinin sürdüğünü ifade etti.