POLİTİKA - 25 Mart 2024 Pazartesi 09:57

Acıpayam’a çıkarma yapan Başkanı Güngör, Yeşilyuva’ ya müjde verdi

A
A
A
Acıpayam’a çıkarma yapan Başkanı Güngör, Yeşilyuva’ ya müjde verdi

DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Acıpayam ilçesini ziyaret eden AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, ilçeye bağlı ürettiği ayakkabılarıyla ünlü Yeşilyuva Mahallesi’ne daha büyük daha modern ayakkabı imalat sanayi sitesi kurulacağını müjdeledi.



Denizli’de AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, yerel seçime kısa bir süre kala ilçeleri ziyaret ediyor. İlçe teşkilatlarının yerel seçim hazırlıklarını yerinde gören İl Başkanı Güngör, başkan adaylarına da destek veriyor. Geçtiğimiz gün ilk ziyaretini Acıpayam ilçesine yapan İl Başkanı Güngör, yeniden aday gösterilmeyen Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan’ı makamında ziyaret etti. 15 yıldır Acıpayam’a vermiş olduğu hizmetlerden ötürü teşekkür etti.



İlçeye bağlı ürettiği ayakkabılarıyla ünlü Yeşilyuva Mahallesi’ne de giden Güngör, Yeşilyuva Mahallesi’ne daha büyük daha modern ayakkabı imalat sanayi sitesi kurulacağını söyledi. Mahalle sakinlerinin büyük sevgisi ve desteğiyle karşılanan Güngör, daha sonra Bozkurt ilçesine geçti. İnceler Mahallesi’nde vatandaşların kendi imkânlarıyla başlattığı iftar yemeği hazırlıklarında kolaylıklar dileyen Güngör, bir süre keşkek kazanının başında tahta kaşıkla keşkek dövdü.



Şehit ailesini unutmadı


İl Başkanı Güngör, aynı günde Sarayköy İlçesini de ziyaret ederek seçim koordinasyon merkezinde görevli partililerle bir araya geldi. Devam eden seçim çalışmalarıyla ilgili bilgiler aldı. Vatandaşlarla sohbet eden ve esnaf ziyareti yapan Güngör, Şırnak’ta elim bir trafik kazası sonucu şehit olan polis memuru Fırat Der’in ailesine taziye ziyaretinde bulundu.



Bir güne dört ilçe ziyareti sığdıran İl Başkanı Yücel Güngör, Külliye Camisinde AK Parti İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Gençlik Aşkıyla İftar Programına katıldı. Gençlere yemeklerini kendi dağıtan Başkan Güngör, binlerce kişiyle birlikte oruç açıp iftar yaptı. Güngör, “Seçime kadar durmadan dinlenmeden çalışmaya devam edeceğiz. Tüm teşkilat üyelerimizle birlikte sahadayız. 20’de 20’ye kararlıyız. Çünkü bizim ustamız genel başkanımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Onun gösterdiği hedefe emin adımlarla aziz milletimizle birlikte ilerliyoruz. Kazanan Cumhur ittifakı olacak. Kazanan AK Parti, kazanan Denizli olacak” dedi.



Acıpayam’a çıkarma yapan Başkanı Güngör, Yeşilyuva’ ya müjde verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı, GUHEM’de uzay yolculuğunu anlattı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Bursa’ya kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. T’Ufkun Ötesinde: Türkiye’nin İlk İnsanlı Uzay Misyonu’ programına Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı katıldı. Programda Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, görev süresince edindiği deneyimleri, misyon kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların süreçlerini ve elde edilen çıktıları gençlerle paylaştı. Ayrıca etkinlik kapsamında kurulan sergide; uzay teknolojilerindeki gelişimi simgeleyen ekipmanlar, misyon yolculuğuna ait hatıralar, fotoğraflar, etkileşimli alanlar ve videolar katılımcılarla buluşturuldu. Türkiye’nin uzay yolculuğunu gözler önüne seren program ve sergi, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, "Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz" dedi. "Uzay yarışında yer almalıyız" Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, "Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı hayreti ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır" diye konuştu. "GUHEM’in alternatifi yok" Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Ufkun Ötesi" sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, "Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam" şeklinde konuştu. Millî Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, "Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında, bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum" dedi. Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, "2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Bursa Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Nilüferlilerle buluştu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Bir Yönetmen Bir Söyleşi’ etkinliğinin bu ayki konuğu, Altın Portakal Film Festivali’nden 7 ödülle dönen "Tavşan İmparatorluğu" filminin yönetmeni Seyfettin Tokmak oldu. Konak Kültürevi’ndeki film gösteriminin ardından düzenlenen söyleşi, sinemaseverlerden yoğun ilgi gördü. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bir Yönetmen Bir Söyleşi’ etkinliğinin konuğu 7 dalda Altın Portakal alan "Tavşan İmparatorluğu" filminin yönetmeni ve senaristi Seyfettin Tokmak oldu. Konak Kültürevi’ndeki programda ilk olarak Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğlu, Emrullah Çakay’ın rol aldığı film gösterildi. 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesine odaklanan film izleyicilerden büyük alkış aldı. Film gösteriminin ardından yönetmen Tokmak, seyircilerle söyleşi gerçekleştirdi. Sinemada çocukluk üzerine çok çalıştığını anlatan Seyfettin Tokmak, " Çocuklarla ilgili yaptığım çalışmaların filmde çok etkisi oldu. Göçmen çocuklarla, yetiştirme yurdundaki çocuklarla çalıştım. Pandemi öncesine kadar 3 yıl gönüllü olarak Ümraniye Çocuk Cezaevi’nde çalıştım. Orada çocuklara kısa filmlerle ilgili eğitimler veriyordum. Musa’nın aslında bu kadar direnişçi bir karakter olmasının benim oradaki çocuklarda gördüklerim üzerinden çok şekillendiğini düşünüyorum. Çünkü o çocuklarda çok fazla depresif bir dünya deneyimlemiştim. Onun sanırım bende öfkesi oluştu. Yani "Bu çocuklardan bu dünya ne istiyor diye" düşündüm. Filmin yolculuğunun belli kısmı oradaki süreçlerden oluştu. Edebiyattan ve sinemadan çok fazla etkileri de var. Hikayenin oluşumu, yazım süreci 2-3 yıl gibi zaman aldı" dedi. Filmde kadınların az olmasının sorulması üzerine Tokmak, "Filmin çekiminden 5-6 ay öncesinde çıkardım. Bunu yaparken de bir risk aldım aslında. Çünkü ben böyle bir barbar erkeklik dünyası anlatmak istedim. Yani kadınlar dünyadan çıktığında geri ne kalıyor? Kadın olmadığında bu coğrafyalar neye benziyor yani? Geriye ne kalıyor göstermek istedim" diye konuştu. Filmde Musa karakterini canlandıran Alpay Kaya’nın aslında çobanlık yaptığını anlatan Tokmak, "Onu Kars’ın bir köyünde buldum. Mesela neden onu seçtim derseniz de, 12 yaşındayken 300 tane hayvana tek başına bakabilen bir çocuktu. Onun da o hayvan ilişkisi o kadar güçlüydü ki yani onlarla teması çok iyiydi. Zaten film bence gösteriyor" dedi. Zamansız ve mekansız bir film yapmaya çalıştığını söyleyen Tokmak, çok iyi bir ekibin olduğunu ve herkesin filme gönlünü koyduğunu söyledi. Söyleşi sonunda ise yönetmen Seyfettin Tokmak’a plaket takdim edildi.
Tokat Tokat’ta ’dur’ ihtarına uymayan araçta firari hükümlü yakalandı Tokat’ın Erbaa ilçesinde uygulama noktasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan araç polis takibiyle yakalanırken, araçtaki bir şahsın 14 yılın üzerinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari olduğu ortaya çıktı. Sürücüye ise çeşitli ihlallerden 215 bin TL ceza uygulandı. Edinilen bilgilere göre, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı D-100 Karayolu üzerindeki uygulama noktasında peş peşe gelen iki araçtan 34 TC 6448 plakalı otomobil sürücüsü ekiplerin "dur" ihtarına uyarak durdu. Bu sırada arkasından gelen 34 NGC 273 plakalı diğer araç, yapılan ikaza uymayarak uygulama noktasından kaçtı. Kaçan araç, Erbaa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince takibe alındı. Yapılan kovalamaca sonucu araç Karayaka bölgesinde yakalanırken, araç içerisinde bulunan şahıslar gözaltına alındı. Araçta yapılan kimlik sorgulamasında şahıslardan İ.T.’nin büyükbaş hayvan hırsızlığı suçundan 14 yıl 26 ay 98 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve ayrıca cezaevi firarisi olduğu tespit edildi. Şahıs gözaltına alınarak işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Öte yandan sürücü İ.M.’ye, trafik kanununa aykırı şekilde "dur" ihtarına uymamak, kırmızı ışık ihlali ve tehlikeli araç kullanmak suçlarından toplam 215 bin TL idari para cezası uygulanırken, ehliyetine 2 ay süreyle el konuldu. Araç ise 2 ay süreyle trafikten men edildi. Firari hükümlü İ.T. Çamlıbel Cezaevi’ne teslim edilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İstanbul İstanbul’da ’hanutçuların güzellik merkezi bahanesiyle senet imzalattığı’ iddiası Esenyurt’ta bazı şahısların hanutçuluk yöntemiyle yoldan geçen insanlara ’güzellik merkezinde işlem yapalım’ bahanesiyle senet imzalattığı iddia edildi. Vatandaşlar ise icraya verildiğini öğrenince şok yaşadı. Olay, İstanbul Esenyurt’ta meydana geldi. İddiaya göre ilçe meydanlarında yürüyen vatandaşları durduran özellikle öğrenci olduğunu söyleyen hanutçular, güzellik merkezlerine müşteri çekmeye çalıştı. Şahısların mağdur vatandaşları genellikle "En azından bir görüşme yapın, prim kazanalım" diyerek kandırdığı iddia edildi. Güzellik merkezinde ise ön kayıt adı altında sözleşme imzaladığını zanneden vatandaşlar senetler imzalatılarak borca sokuldu. Avukatları arattılar Mağdur vatandaşlar güzellik merkezinden hizmet almadıkları halde sözde avukatlar tarafından aranarak farklı rakamlarda "cayma bedeli" istenerek icraya verilmekle tehdit edildi. Mağdurların ailelerini bile aradığı öne sürülen avukatlar, borcunu ödemeyen vatandaşları ise ellerindeki senetlerle icraya verdi. "Lütfen yukarı gelin diyerek para talep ediyorlar" Esenyurt meydandan geçen bir vatandaş yaşanan durumla ilgili, "Geliyorlar, ’pardon bir bakar mısınız, lütfen yukarıya gelir misiniz’ diyorlar. Sonrasında ise para talep ediyorlar. Ben kabul etmedim" dedi. "10 bin lira istediler. Vermezsek ’mahkemeye vereceğiz’ dediler" Başka bir vatandaş ise, "Benim annemin başına geldi. Aldılar annemi güzellik merkezine götürdüler. Senet imzalatmışlar. Yaklaşık bir 10 bin lira talep ettiler. Parayı vermezsek mahkemeye vereceklerini ifade ettiler ama parayı vermedik. Burada çok rahatsız ediyorlar" diye konuştu. "Psikolojik baskı uyguladılar. İmzalamak zorunda kaldım" Bir işletme tarafından kendisine sözleşme diyerek 3 defa senet imzalatıldığını ifade eden Kader Ünlü, "Aslında ne olduysa meydanda yürürken oldu. Bir çocuğa rastladım ve o şekilde tuzaklarına düştüm. Yukarıya çıktığımda da indirim olduğunu söylediler ve psikolojik baskı uyguladılar. İmza atmak zorunda kaldım. Ertesi gün de bu parayı ödeyemeyeceğimi söylediğimde beni tehdit ettiler. Avukata veririz seni icralık olursun dediler. İlkinde bu şekilde oldu. Bir gün seansıma girmek için geldiğimde bana çay içirdiler, bilmiyorum o çayın içinde ne varsa ikinci imzayı da atmış oldum. Üçüncü imzada da bilmiyorum imzamı mı taklit ettiler, ben mi imza attım hatırlamıyorum ama attığımı hatırlamıyorum. Bu şekilde dolandırıldım. Çünkü ben geçen sefer sustuğum için bu defa onlar benim tepeme bindiler. Ben tek değilim birçok kişi var benim gibi mağdur olan. Ben hakkımı savunmak için bu yola çıktım. Ben normalde 14 bin liralık paket aldım. Onlar benden 45 bin lira para istediler. İlk ödemeyi saymıyorum aramızda halletmiştik ama ikinci seferde beni dolandırmaya çalıştılar. Benim durumumda olan çok kişi var. Korkmasınlar gereken yerlere şikayetçi olsunlar. Şu an senetlerim de çantamda. Caymak istediğimde ücret istediler. Ben de bu ücreti ödeyemeyeceğimi söyledim. Ayrıca kalkıp beni tehdit ettiler. ’Ben buraya eşimle gelirim’ dedim. Onlar da bana, ’eşinle gelirsen eşine iftira atarım’ dediler. Sonra da ’senin imzan bizim elimizde, istediğimiz gibi seni suçlarız’ dediler" şeklinde konuştu. "Kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu" Mağdur vatandaşların hangi hukuki yollara başvurabileceğini anlatan Avukat Melih Özmen, "Kişiler özgür iradeleriyle birlikte kanun çerçevesinde sözleşme yapabilirler. Ama burada kişilerin iradesinin sakatlandığı anlaşılıyor. Sözleşme adı altında aslında iradelerini sakatlayarak senet imzalattıklarını ifade ediyorlar. Öncelikle kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu ama burada tabi ispat hukuku devreye giriyor. Kişi, iradesinin sakatlandığını ispat etmeli ki söz konusu senet geçersiz kılınabilsin. Ama ispat noktasında genelde somut vakalarda sorun yaşandığından dolayı kişiler senet borcunu ödemek zorunda kalabiliyor. Burada şu gündeme gelebilir, hukuk sistemimizde menfi tespit dediğimiz bir dava var. Kişinin karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti aslında bu dava. Burada kişiler, senet karşılığı herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını ispat edebilirlerse mahkeme nezdinde bu menfi tespit davası kabul edilir ve senet karşılığı borçlu olmadıkları mahkeme kararıyla tespit edilip hüküm altına alınabilir" dedi. "Vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağı okumalı" Öte yandan, vatandaşların bir belgeyi imzalamadan önce dikkatle okumasını tavsiye eden Avukat Özmen, "Burada öncelikle vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağıya okumalı. Kendilerine bir metin verildiğinde karşı tarafa tamamen güvenip imza atmamalı. Orada sözleşmenin herhangi bir maddesine gözden kaçırılabilir düşüncesiyle kötü niyetli kişilerce tüketici aleyhine olumsuz bir madde ekleyebilir. Dolayısıyla, vatandaşlarımız sözleşmeyi baştan aşağıya okusunlar. Oldubitti olacak şekilde hemen imzalayın biz size bir hizmet sunmayacağız, sizden bir para istemiyoruz, biz burada, ’öğrenciyiz, harçlığımız çıksın’ gibi vicdani sebeplerle bu tuzaklara düşmesinler. Dolayısıyla önlerine konan metni baştan sona okuyarak öyle imzalasınlar. Hatta, imzalayacakları metinlerin bir nüshasını da kendilerinde bulundursunlar. Yarın bir gün yaşanacak olumsuzluklarda durumu hatırlamak için bir belge bulundurmaları vatandaşlarımızın lehine olur. Eğer senet imzalayacaklarsa ki bu noktada imzalamamaları gerekiyor. Çünkü senet karşılığı verilen bir ürün yoksa bu durumda sadece hizmet alacaklarsa yalnızca sözleşmeyi imzalasınlar. Burada iradeleri sakatlanıp iş dolandırıcılık noktasına girdiği için savcılık aracılığı ile suç duyurusunda bulunabilirler" diye konuştu.