KÜLTÜR SANAT - 21 Ekim 2025 Salı 11:23

Babadağ’ın dokuma kültürü, DOSTEK Koleji’nin tasarımlarıyla sahneye taşındı

A
A
A
Babadağ’ın dokuma kültürü, DOSTEK Koleji’nin tasarımlarıyla sahneye taşındı

Babadağ’ın köklü dokuma geleneği, DOSTEK Koleji öğrencilerinin çağdaş tasarımlarıyla "Tarihin Kumaşa Dokunuşu" defilesinde yeniden hayat buldu.



Babadağ Belediyesi ile Denizli Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Vakfı’na (DOSAV) bağlı DOSTEK Koleji iş birliğinde düzenlenen BABAFEST 2025 etkinliğinde gerçekleştirilen defile, izleyicilerden tam not aldı. Defilede, DOSTEK Koleji Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, Babadağ’ın el tezgâhlarında özenle dokunan yerel kumaşlardan ve Babadağlı tekstil sanayicilerinin firmalarında dokunan kumaşlardan hazırladıkları 65 tasarımdan oluşan koleksiyonla sahneye çıktı. Her biri kendi özgün çizgisini yansıtan tasarımlar, geleneksel dokuma kültürünü modern moda anlayışıyla harmanlayarak bölgenin kültürel mirasına yeni bir soluk kazandırdı. Bu özel proje sayesinde öğrenciler hem tasarım ve üretim süreçlerinde edindikleri bilgi birikimini sahneye taşıma fırsatı buldu hem de profesyonel defile deneyimi yaşayarak mesleki gelişimlerine değerli bir katkı sağladı.



DOSTEK öğrencilerinden Tuğçe Kandemir’e hediye


Festival kapsamında sahne alan sanatçı Tuğçe Kandemir’e, DOSTEK Koleji Moda Tasarım Bölümü öğrencilerinin tasarlayıp diktiği etol hediye edildi. Sanatçı el emeği hediye için DOSTEK Koleji öğrencilerine teşekkür etti.


"Eğitimle üretim güçlü bir bütündür"


Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "DOSTEK Kolejimiz, sanayimizin geleceğini şekillendirecek gençleri yetiştirirken, aynı zamanda kültürümüzü ve yerel değerlerimizi yaşatmaya da öncülük ediyor. Öğrencilerimizin Babadağ’ın köklü dokuma geleneğini modern tasarımlarla buluşturmaları, eğitimle üretimin nasıl güçlü bir bütün oluşturduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu başarı, yalnızca öğrencilerimizin değil, aynı zamanda bölgemizin vizyonunun da bir yansımasıdır. Emeği geçen tüm paydaşlarımıza, öğrencilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum."



Babadağ’ın dokuma kültürü, DOSTEK Koleji’nin tasarımlarıyla sahneye taşındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.