POLİTİKA - 12 Eylül 2025 Cuma 20:11

Bakan Bayraktar: "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı"

Denizli Organize Sanayi Bölgesi Teknik (DOSTEK) Kolejinde sanayiciler ve öğrencilerle buluşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Enerjide ve madenlerde Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtarıp ve Türkiye’yi enerjide ve madende bağımsız hale getirebilirsek Türkiye’nin önünde muazzam bir gelişme potansiyeli var" dedi.


Bir dizi ziyaret kapsamında Denizli’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Denizli Organize Sanayi Bölgesi DOSTEK Koleji’ni ziyaret etti. Teknofest 2025’te 4 ana kategoride ödül alan öğrenciler, okula gelen Bakan Bayraktar’ı Ecogreen Enerji’nin destekleriyle ürettikleri elektrikli araç ile karşıladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, burada gençlerden araç hakkında bilgi alarak bir süre sohbet etti, kolejin konferans salonunda sanayiciler, öğretmenler ve öğrenciler ile bir araya geldi.


Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Uğurlu, Denizli OSB’nin 5,6 milyon metrekare alan üzerine kurulu, 217 firmanın faaliyet gösterdiğini ve 30 bini aşkın çalışanının olduğunu ifade etti. Denizli OSB’nin yıllık 45 milyon metreküp doğalgaz tüketiminin, 77 megavat çatı tipi güneş enerji üretimi tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Uğurlu, "Yatırımına başladığımız güneş enerjisi üretim santrali tesisimizde enerji üretmeyi hedefliyor, maliyetlerimizi düşürürken, yeşil dönüşüme katkı sağlıyoruz. Dünya Bankası finansmanıyla inşa edilecek olan Gelişmiş Atık Su Arıtma Tesisimizle çevreye duyar üretim vizyonumuzun somut örneklerinden biridir. Ayrıca diğer odalarla beraber kuruyor olduğumuz Teknopark projemizle sanayimizi yüksek teknolojiyle buluşturacak girişimcilerimize ve gençlerimize güçlü bir Ar-Ge ortamı sunacağız. Burada buluştuğumuz DOSTEK Kolejimiz tamamen sanayicilerimizin ve Milli Eğitim Bakanlığımızın destekleriyle faaliyetlerini sürdüren ve bizler için ayrı bir gurur kaynağı olan eğitim kurumumuzdur. Yaklaşık bin 100 öğrencimizle sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü yetiştiren okulumuz gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlamaktadır. Denizli OSB Sanayicileri olarak uluslararası pazarda rekabet gücümüzü artırmak ve yeşil dönüşünü gerçekleştirebilmek adına hal hazırda kapasitesini tamamen kullanıyor olduğumuz 77 megavatlık TEİAŞ bağlantı gücümüzün arttırılması ve hiçbir sanayicimizin çatısının boş kalmaması adına desteğinizi istiyoruz" dedi.



"Sadece yenilenebilir enerji yetmiyor Türkiye’nin diğer kaynaklara da ihtiyacı var"


Türkiye’nin Dünya’da satın alma payı olarak 11. Dünya ekonomisinde ise 17. sırada olduğunu hatırlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin dünyada petrol ve doğalgaz rezervinin 3’te 2’sine sahip bir bölgede olduğunu vurguladı. Türkiye’nin en büyük gücünün insan kaynağı olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "En önemli gücümüz üreten bir tüm ülke olmamız, sanayicilerimiz, müteşebbislerimiz. Denizli bu anlamda Türkiye’nin adeta göz bebeği çok önemli bir şehri. Hakikaten pırıl pırıl, Organize Sanayi Bölgesi. Aynı zamanda bu tesisiyle ve eminim başka tesisleriyle bahsettiğiniz enerji tesisleriyle de Türkiye’ye örnek olabilecek bir tesis. Şimdi Türkiye’nin bu üretim gücü destekleyecek en önemli unsurlardan bir tanesi elbette ki enerji, hayatımızın olmazsa olmazı. Biz insan olarak da enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ekonomilerimiz ihtiyaç duyuyor. Enerjisiz hiçbir şekilde hayatın mümkün olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla bizim görevimizde Türkiye’de enerjiyi, tüketicilere, sanayicilerimize, ev hanelerimize, halkımıza efendim, okullarımıza, öğrencilerimize kesintisiz kaliteli ucuz bir şekilde sunabilmek. Bu söylerken kolay yaparken çok zor bir iş. Zira enerji çok kolay elde edilmiyor. Enerjiyi elde ederken bir de Türkiye’nin önemli açmazlarından bir tanesi maalesef ithalata olan bağımlılığı yani Türkiye evet yenilenebilir enerjisini kullanmaya başladı. Güçlü bir şekilde bunu yeni projelerle yeni santrallerle artırmaya devam ediyor. Denizli jeotermal ile güneşiyle, rüzgarıyla çok önemli bir aslında enerji üretim merkezi. Ama sadece yenilenebilir enerji yetmiyor Türkiye’nin diğer kaynaklara da ihtiyacı var. 2002 yılında sadece 5 tane organize sanayi bölgesinde doğalgaz vardı. Şimdi buradaki OSB’de olduğu gibi Türkiye’de 220’nin üzerinde OSB de organize sanayi bölgesinde doğalgaz var" dedi.



"Türkiye’yi enerji ve madenlerde bağımsız hale getirebilirsek muazzam gelişme potansiyelimiz var"


Türkiye’nin enerji ihtiyacındaki dışa bağımlılığına vurgu yapan Bakan Bayraktar, "Türkiye’nin her gün 42 milyon haneye elektrik götürmesi lazım. Bir milyar kilovat/saat elektrik üretmemiz lazım ve onu dağıtmamız, taşımamız lazım. 22 milyon haneye bizim doğalgaz götürmemiz lazım. Her gün 32 milyon araca bizim yakıt bulmamız lazım. Dolayısıyla bu zorlu bir süreç. Bunun kaynağının bulunması, o iletiminin sağlanması, taşınması, bunların hepsi başlı başına sorunlar ama işin özündeki soruna geldiğimizde Türkiye’nin ekonomideki de bugün en önemli açmazlarından bir tanesi. Aslında buradaki sanayicilerimizi de en çok ilgilendiren tarafı Türkiye’nin enerji ithalatından dışa ödediği yüksek miktardaki rakamlar. Biz maalesef petrol ve doğalgazla neredeyse yüzde 85 hâlâ dışa bağımlıyız. Gabar’a rağmen Sakarya Gaz sahasındaki üretimimize rağmen çok büyük bir ihtiyacı ithal yolla karşılıyoruz. Bu her zaman için bizim ekonomimizi üzerinden maalesef bir kırılganlık oluşturuyor. Enerjide ve madenlerde Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtarıp ve Türkiye’yi enerjide ve madende bağımsız hale getirebilirsek Türkiye’nin önünde muazzam bir gelişme potansiyeli var. Bizi birçok ülkeden ayıran farklı bir özelliğimiz var. Bugün petrol zengin ülkeler var. Özellikle Ortadoğu da bizim civarımızda ekonomileri sadece petrole dayanan veya yeraltı kaynaklarına dayanan ülkeler var" ifadelerini kullandı.



"Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı"


Sadece petrol ve doğalgaz ile ekonominin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ekonomisi petrol ve doğalgaz üzerine kurulu olan ülkelerin Türkiye’deki sanayicileri ülkelerine çekmeye çalıştığını belirterek, "Şimdi onlar yavaş yavaş şunu anlamış durumdalar ya biz bu sadece petrolle bu ekonomiyi sürdürebilmemiz mümkün değil. Onun için bakıyorsunuz Suudi Arabistan çok büyük projeler açık ve Türkiye’deki sanayicileri oraya çekmek için Türkiye’deki çelik üreticilerine diyor ki "Gelin burada yatırım yapın." Biz size şu teşvikleri vereceğiz. Çünkü biliyorlar ki üretmeden öyle sadece yeraltı kaynağıyla petrolle doğalgazla bu iş sürdürülebilir değil. Bir yıl petrol fiyatları düşer. O sene bütün bütçeleriniz mahvolur. Eğer siz o anlamda ekonomik istikrarı sağlayamazsanız ülkenizde siyasi istikrarı da sağlıklı halde sürdürme şansına sahip değilsiniz. Şimdi şöyle bir Türkiye hayal edin, bu kadar güçlü bir üretim kapasitesi olan bir ülkenin, bir de bunu tabii kaynaklarla yani kendi petrolüyle, doğalgazıyla, kendi madenleriyle desteklediğini düşünün. Biraz önce örnek verdiğim ülkeler petrol, doğalgazın yani tabii kaynaklar zeminin üzerine sanayi inşa etmeye çalışıyor. Böyle kolay bir şey değil. Türkiye bunun için on yıllardır büyük bir aşama kaydetti. Denizli bugünlere bir günde gelmedi elbette ki. Dolayısıyla biz şimdi bu üretim altyapısını temel alacağız onun üzerine inşallah enerjide bağımsız bir ülke kaynaklarını çoklaştırmış, üretmiş bir ülke olursak işte o zaman gerçekten bizim önümüzde hiçbir şey duramaz. Tabi burada dünyanın nereye gittiğini de iyi takip etmemiz lazım. Dünya büyük bir hızla elektrikleşmeye doğru gidiyor. Onun için bana dışarıda elektrikli araç gösterdiniz değil mi? Bugün artık iletişim enerjisiz, elektriksiz olmuyor. İnternet yoksa iletişim yok öyle değil mi? Her şey elektrikleşmeye başladı. Yapay zeka herkesin tahmininin ötesinde hızlı bir şekilde geliyor. 5 yıl sonra çok farklı işler konuşacağız. Dijitalleşme her alanda konuşuluyor. Dolayısıyla yeni dünyada farklı bir ekonomik modele doğru gidiyoruz. Türkiye’nin bunu ıskalamaması ve buna hazır olması lazım ama bunun önündeki en kıymetli şeylerden bir tanesi Enerji altyapısının güçlü olması. Her şeyde elektriğe ihtiyaç var ve bunun kesintisiz bir şekilde ucuz bir şekilde bu tüketim noktalarına ulaşması lazım. Hedefimiz bunu sağlamak, bunu sağlarken de dışa bağımlı olmadan sağlamak. Onun için Türkiye Gabar’da kendi mühendisleriyle, kendi sondajda çalışan teknisyenleriyle, jeologlarıyla, petrol mühendisleriyle petrol arıyor. Bir zamanlar terörden girilemeyen yerler buralar. Şimdi oralarda dağlarda 550 kilometre yol yaptık. Terörle mücadele ediyorduk orada, şimdi artık Türkiye’nin ve dünyanın en kaliteli petrolünü günde 80 bin varil üretiyoruz. Yıllık ekonomimize katkısı ne kadar biliyor musunuz? 2 milyar dolar şu andaki üretim. Sıfırdı, yoktu ama o petrol milyonlarca yıldır ordaydı. Ne zaman ki Türkiye o terörden sıyrıldı. O bölgeler emniyetli hale geldi. O ekonomik çabaların içerisine girme şansımız ve bu neticeleri alma şansımız oldu. Kimsenin inanamadığı anlamakta zorluk çektiği Türkiye karadan 170 kilometre mesafede Karadeniz’de o hırçın dalgalı Karadeniz’de. Pandeminin tam ortasında ve yine kendi çocuklarıyla cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptı. Deniz derinliği, 2 bin 100 metre, karaya uzaklık, 170 kilometre ve deniz tabanından sonra da yine binlerce metre sondaj yapıyoruz ve denizin derinliklerindeki doğalgazı şimdi artık evlerimizde 4 milyon hanede artık kendi gazımızı üretir ve kullanır hâle gelmiş durumdayız. İnşallah daha çok arttıracağız. Üretim bizi 2028’de bunun 4 katına çıkaracağız ama bize yeni keşifler lazım" ifadelerini kullandı.



"Türkiye artık kendi sınırlarının ötesinde petrol ve doğalgaz aran güçlü bir ülke haline geldi"


Türkiye’nin Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile daha güçlü yoluna devam edeceğine ifade eden enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Akdeniz’de, Karadeniz’de ve şimdi artık farklı coğrafyalara gidiyoruz. Somali’de petrol, doğalgaz arayan bir Türkiye, Libya’da, Irak’ta farklı coğrafyalarda Orta Asya’da, Türk Cumhuriyetlerinde, Pakistan’da. Türkiye artık kendi sınırlarının ötesinde çok daha güçlü bir şekilde ama bu kabiliyeti kazandık ve kendi insanımıza, kendi mühendislerimize sizlere güvendik ve bu başarıları inşallah artırarak devam edeceğiz. Türkiye’nin 70 yıllık rüyasını şimdi Akkuyu’da artık hayata geçirirken, nükleer enerjiye sahip bir ülke olarak Türkiye çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Biz de buradan elde ettiğimiz kazanımları biraz önce ifade ettiğim gibi işte sanayicimize daha ucuz enerjiyi nasıl sağlayabiliriz? Kesintisiz şekilde onların rekabet gücüne nasıl katkıda bulunabiliriz bu çabayı ortaya koyuyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonumuz bizim Türkiye hayalimiz, özlemimiz budur. Son olarak şunu da ifade etmem lazım. Denizli aynı zamanda önemli bir maden kenti. Aslında işte kromu özellikle mermeri ile hakikaten ihracat yapan bir şehrimiz. Dolayısıyla bir taraftan da Türkiye’nin yeraltı kaynaklarında yani madenlerinde büyük bir fırsat var. Büyük bir potansiyel var. Bunu da hayata geçirerek Türkiye’yi özellikle sanayinin ihtiyaç duyduğu metalik madenleri kendimiz üretmek suretiyle ve onları sizlerle nihai ürüne döndürerek katma değerli bir ihracata doğru inşallah hep birlikte ülkemizi götürürüz diyorum" şeklinde konuştu.



Bakan Bayraktar: "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
Zonguldak Diyanetin atadığı 5 yeni imam göreve başladı Zonguldak’ın Alaplı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen atama süreci kapsamında Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’lerine 5 yeni imam atandı. Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’ne atanan din görevlilerine cübbe ve sarıklarını giydirerek görev ve sorumlulukları hakkında tavsiyelerde bulundu. Törenin açılışında İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, imam olarak görev yapmanın taşıdığı sorumlulukları ve manevi yükümlülükleri vurgulayarak, din görevlilerinin toplum içindeki önemli rollerine dikkat çekti. Ardından, yeni atanan din görevlilerine mesleki görevleri sırasında uymaları gereken prensipler hatırlatıldı. Din görevliliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve emanet olduğuna dikkat çeken Müftü Çelik, "Atanan değil, adanan din görevlileri olmalısınız" ifadeleriyle yeni görevlilere seslendi. Toplumun her kesimine rehberlik eden örnek şahsiyetler olunması gerektiğini vurgulayan Çelik, görevlerin ilim, hikmet ve güzel ahlak çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek başarı dileklerinde bulundu. Program, yapılan dua ile sona erdi.
Zonguldak Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 19 Kasım 2023 tarihinde yaşanan şiddetli fırtınada askeri mendireğe çarparak batan "Kafkametler" adlı kuru yük gemisiyle ilgili davanın görülmesine devam edildi. Facia sonrası 3 gemi sahibinin yargılanmasına devam edildi. Gemi kaptanının kızı babasına yönelik suçlamalara sert tepki gösterdi. Kdz. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, haklarında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen gemi sahipleri S.Ö., G.Ö. ve K.Ö. katılmazken, mağdur aileleri ve sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan gemi kaptanı Cemal Turan’ın kızı Meltem Turan, hazırlanan bilirkişi raporunda babasının kusurlu gösterilmesine isyan etti. Turan, gemideki teknik yetersizliklere dikkat çekerek, "Geminin elektrik sisteminin çöktüğü ve ciddi eksiklikler olduğu biliniyor. Babam yardım çağrısında bulunmuştur. Ancak bilirkişi raporu babamı suçlu gibi gösteriyor. Bu bize yönelik ağır bir iftiradır ve haksız bir ithamdır. Biz bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı. Ayrıca, geminin 3. kaptanı Berke Çamurtaş’ın babası Güngör Çamurtaş da mahkemeden, olay günü izinli olan diğer personelin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Karadeniz Ereğli ve Karasu limanlarından gelen ses ile görüntü kayıtlarının dökümlerinin yapılmasına, dosyadaki eksik noktaların tamamlanmasına karar verdi. Sanıkların adli kontrol şartlarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay Rusya’dan yüklediği yükü İzmir’e götürmek üzere yola çıkan Türk bayraklı "Kafkametler" gemisi, fırtına nedeniyle sığındığı Ereğli Limanı’ndan ayrıldığı sırada kontrolden çıkarak mendireğe çarpmış ve kısa sürede batmıştı. Olayda 12 kişilik mürettebattan bugüne kadar sadece 5 işçinin naaşına ulaşılabildi; aralarında Kaptan Cemal Turan’ın da bulunduğu 7 denizciyi arama çalışmaları ise sonuçsuz kaldı.