SAĞLIK - 11 Haziran 2024 Salı 13:48

Bayramda hızlı kilo alımına karşı dikkatli olunmalı

A
A
A
Bayramda hızlı kilo alımına karşı dikkatli olunmalı

Diyetisyen Emine Ayvaz kurban bayramında hızlı kilo alımına karşı uyarılarda bulundu.



Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Diyetisyen Emine Ayvaz kurban bayramında et ve tatlı tüketiminin artmasıyla mide bağırsak sorunları ile birlikte kısa zamanda kilo alımının yaşanabileceğini dikkat çekti. Hızlı kilo alımına karşı yapılması gerekenleri anlattı;


“Kurban Bayramının vazgeçilmezleri arasında olan kavurmalar, içine kuyruk yağı veya tereyağı eklenmeden kısık ateşte kendi yağı ile pişirilmelidir. Yoğun et tüketiminin vücutta neden olabileceği toksin etkisini azaltmak için bol miktarda C vitamininden ve antioksidanlardan zengin taze sebzeler tüketilmelidir Kurban etleri kesildikten kısa bir süre sonra meydana gelen kimyasal değişimler sebebiyle geçici süreliğine ölüm katılığı oluşur. Enzimlerde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 1-2 gün beklettikten sonra etler yumuşar ve tüketime uygun hale gelir. Etlerimizin ateşe yakın mesafede pişirilmesi hem kanserojen öğelerin oluşumuna neden olur, hem de B1, B12, folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açar. Bu nedenle mangal planınız var ise; etler ateşten 14-15 cm uzakta ve kömürler, köz halini aldıktan sonra pişirilmelidir. Etin hem içinin, hem de dışının iyi pişmiş olması çok önemlidir. Etin çiğ veya az pişmiş olması, kalitesini düşürür ve besin zehirlenmelerine de yol açabilir. Bayram süresince et tüketiminde aşırıya kaçılmamalıdır. Öğünlerde 3-4 porsiyon (90-120 gram) et tüketimi yeterli miktarlardır. Yağlı et tüketimi ile birlikte kan yağlarında ve ürik asit düzeyinde artış yaşanabilmektedir. Bu nedenle kırmızı et tüketiminde sıklık ve miktar azaltılıp haşlama öncelikli olmak kaydıyla, fırınlama veya ızgara veya sebzelerle birlikte az yağda sote yöntemleri kullanılarak pişirilmesi gerekir Servis sırasında et yemeklerinin yanında mutlaka mevsim salatası veya semizotu-maydanoz olmalıdır. Etler, büyük parçalar şeklinde değil kıymalık, kuşbaşılık, olarak hazırlanmalıdır. Günlük pişirilecek miktarlara bölünmeli ve buzdolabı poşetine sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda ( -18’) 6 aya kadar saklanabilir Buzluktan çıkarılan etler çözündükten sonra 1-2 gün içerisinde tüketilmeli, tüketilmeyen etler tekrar buzdolabına kaldırılmamalıdır. Bayramların bir diğer vazgeçilmezi arasında tatlılar yer alır. Şerbetli tatlılar toplumumuzda daha çok tüketilmektedir ancak bu tatlılar yerine meyveli ve sütlü tatlıların tercih edilmesi daha uygun olacaktır” diye vatandaşı uyardı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."