EKONOMİ - 18 Kasım 2024 Pazartesi 18:06

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Üç kredi kuruluşunun iki kademe not artırdığı tek ülke Türkiye”

A
A
A

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Üç tane kredi derecelendirme kuruluşunun iki kademe not artırdığı bir dönem yaşadık. Türkiye bu anlamda tek ülke. Mayıs ayında 75,5 seviyesine gelen enflasyon şimdiye geldiğimiz noktada ise 48,6 olarak belirlendi. Yani 27 puan bir azalma söz konusu. Bu düşüş önümüzdeki süreçlerde de devam edecek" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Denizli’de Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Son ekonomik verileri paylaşan Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji başta olmak üzere bir takım ürünleri zorunlu olarak ithal ettiğini söyledi. Geçmiş döneme oranla ekonomik olarak daha ılımlı ilerlendiğini belirten Yılmaz, “Gelecek yıla ilişkin tüm bunları dikkate aldığımızda yüzde 4 civarında bir büyüme bekliyoruz. 2026 ve 2027 yıllarında ise yüzde 4,5 ve 5 gibi büyümelerle dünya ortalamasının üstünde bir büyüme performansıyla yolumuza devam edeceğimize inanıyoruz. Bu yılın sonunda milli gelirimiz dolar bazında 1,3 trilyon doları geçecek olarak görülüyor. Kişi başına milli gelirimiz ise bu yıl sonu itibarıyla 15 bin doları aşmış olacak. 2027 hedefimiz ise 1,8 trilyon dolar bir ekonomik büyüklük ve kişi başı milli gelir 20 bin dolar olacak şeklinde özetlenebilir” dedi.

İstihdamda da artış yaşandığını vurgulayan Yılmaz, “2024 Eylül ayında bir yıl önceki eylül ayına oranla 1,1 milyon istihdamımızda bir artış var. Bu gerçekten çok takdir edilmesi gereken bir gelişmedir. Toplamda ise 32,8 milyon kişiye ulaşılmıştır. İşsizlik oranımız ise uzun bir süredir tek haneli şekilde ilerlemeye devam ediyor. En son yüzde 8,6’ydı. Önümüzdeki süreçte ise her yıl ortalama 750 bin civarında bir istihdam ile tek haneli rakamların devam etmesini bekliyoruz. Tabii ki dönemsel yükselişler her zaman olabilir ama istihdam piyasamızda bir canlılık olduğunu ifade edebiliriz” şeklinde konuştu.

“İhracatta yılsonu itibarıyla da 264 milyar dolara ulaşacağımızı öngörüyoruz”

Türkiye tarihine bakıldığında kalkınmanın önündeki en büyük sorunun cari açık meselesi olduğunu ve cari açığın korunmasının önemli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, geçen yılın ortalarında yüzde 6’lara çıkan cari açığın 2024 eylül ayı itibarıyla 9,7 milyar dolara düştüğünü söyledi. Yıl sonu ihracat beklentilerini açıklayan Yılmaz, “İhracatta 262,3 milyar dolara geçmiş durumdayız. Yıl sonu itibarıyla da 264 milyar dolara ulaşacağımızı öngörüyoruz. Mal ihracatının yanı sıra hizmet ihracatının büyük bir önemi var. Turizm özellikle çok iyi gidiyor. Turizmde ilk 9 aydaki artış yüzde 6,6 ve 12 aylık geriye gittiğinizde 58,8 milyar dolara ulaşmış durumdayız. Yıl sonu itibarıyla muhtemelen 60 milyar dolar hedefimiz vardı, ulaşacağız gibi görünüyor. Turizmde işler gerçekten çok iyi gidiyor. Turist sayısında da 61 milyona yakın bir sayı ile bu yılı kapatacağız gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

“Üç kredi kuruluşunun iki kademe not artırdığı tek ülke Türkiye”

Kur korumalı mevduat rakamlarını paylaşan ve enflasyondaki son süreci anlatan Yılmaz, “Diğer bir husus ise risk göstergelerinde azalma. Önce enflasyonda zeminin güçlendirilmesi gerekiyor. Yani cari açığı düşüreceksiniz, bütçe açığını düşüreceksiniz ki sağlam zeminde enflasyonla mücadele olsun. Biz de üç safhaya ayırdık: Geçiş süreci, dezenflasyon süreci ve kalıcı istikrar dönemi. Geçiş sürecini bu haziran itibarıyla bitirdik. Rezervlerimizde çok ciddi bir şekilde artış oldu. Geldiğimiz noktada 8 Kasım itibarıyla brüt rakamlarımız 157,3 milyar doları aşmış durumda. Kur korumalı mevduat (KKM) geçen yılın ağustos ayında 126 milyar dolarmış. 8 Kasım itibarıyla 37,9 milyar dolara kadar düşmüş durumda. Her geçen gün KKM erimeye devam ediyor. Bunu da finansal piyasaları bozmadan gerçekleştiriyoruz. Risk birimleri düştü. Geçen yıl 703 baz puan olan ülke risk primimiz 14 Kasım itibarıyla 259 baz puana inmiş durumda. Üç tane kredi derecelendirme kuruluşunun iki kademe not artırdığı bir dönem yaşadık. Türkiye bu anlamda tek ülke. Mayıs ayında 75,5 seviyesine gelen enflasyon şimdi geldiğimiz noktada 48,6 olarak belirlendi. Yani 27 puan bir azalma söz konusu. Bu düşüş önümüzdeki süreçlerde de devam edecek. Gelecek yılın sonbaharına geldiğimizde ise büyük oranda artık enflasyondan bahsetmeyeceğiz. Tek haneli rakamlara gelene kadar mücadelemiz devam edecek” dedi.

“2023 yılındaki 5,2’lik cari açığımızın 3,6’sı deprem harcaması”

2023 yılı bütçesini zorlayan en büyük faktörün 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 kentte yıkıma yol açan depremler olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Geçen yılın ortalarında bütçede zorlu bir perspektifimiz vardı. Emekliliğe hak kazananlara dönük yaptığımız düzenlemelerin bütçeye getirdiği yük. Personele enflasyonun üzerinde önceki bütçede hesaplanmamış artışların getirdiği yük. En önemlisi ise deprem, tarihimizin en büyük depremini yaşadık. 11 ilimizi, 14 milyon nüfusu etkileyen deprem. O dönemki hesaplarımızla 104 milyar dolarlık ek bir maliyet getirdi. 2023 ve 2024’te 2,5 trilyon Türk Lirası deprem için ödenek tahsis ettik. Bu en gelişmiş ekonomileri zorlayacak bir miktardır. Buna rağmen bütçe açığımızı geçen yıl milli geliri oranla yüzde 5,2’de tutmayı başardık. Bu yıl başlangıçta 6,4 demiştik ama gelinen noktada yüzde 4,9 gibi bir rakamla kapatacağımızı düşünüyoruz. Geçen yılki 5,2 açığın 3,6’sı deprem harcaması. Depremi çıkardığınız zaman geçen yılın bütçe açığı milli gelire oranı yüzde 1,6. Bunun olumlu tarafı ise şudur ki deprem harcamaları geçici harcamalardır. Büyük oranda yatırım niteliğindedir. Dolayısıyla yapısal bir bozulma oluşturmaz, dönemsel etki yapar. Bir süre sonra deprem harcamalarının bütçemizden çıkacağını göreceğiz. Önümüzdeki yıl deprem etkisi bütçemizde yarı yarıya düşecek. Bütçemiz çok daha rahatlayacak. Gelecek yıl 3 civarında bütçe açığı öngörüyoruz. Denizli’nin ihracatıyla, yatırımıyla, istihdamıyla, üretimiyle bu perspektife güçlü destek veren illerden bir tanesi olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

Denizli’de merkezi bütçe ile devam eden yatırımlar anlatıldı

Denizli’de sağlık, ulaşım ve hizmet sektörleri gibi diğer alanlarda merkezi bütçe ile devam eden yatırımlardan bahseden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Denizli’de sağlık sektöründe önemli yatırımlar yürütüyoruz. Bin yataklı Denizli Şehir Hastanesi, 425 yataklı iki adet 2. basamak sağlık tesisi, 16 adet 1. basamak sağlık tesisi, Diş Hekimliği Fakültesi Uygulama Hastanesi projesi gibi önemli projelerimiz var. Şu anda Gölhisar-Acıpayam ovası sulaması ikinci kısım işi programımızda ve bu yıl itibarıyla tamamlanacak. 795 milyon liralık bir proje, 2 bin 881 hektar alanı sulayacak. 333 milyon lira maliyetli Buldan sulaması 2. kısım işini ise yüzde 80 tamamlamış bulunmaktayız. Çok önemli projeler hayata geçirildi. Ulaştırmada önemli projelerimiz devam ediyor. Toplamda 1,4 milyar liralık proje olan Muğla-Kale-Tavas yoluna bu yıl 660,3 milyon TL ödenek ayırmışız. Proje tutarı 4,9 milyar lira olan BSK Tek Tüp Karayolu Tüneli projemize 325 milyon lira ödenek ayırmışız. Salihli-Alaşehir-Buldan yolu için yıllık 70 milyon lira, Nazilli-Horsumlu-Karacasu-Tavas yolu için 60 milyon lira, Çivril-Işıklı için 60 milyon lira, Acıpayam-Antalya ayrımı için 30 milyon lira bütçe ayırmışız” dedi.

Bütçe dışından kamu-özel iş birliği modeliyle sürdürülen iki önemli projeye dikkat çekmek istediğini dile getiren Cevdet Yılmaz, “Bütçe dışında kamu-özel iş birliği modeliyle yürüttüğümüz projeler var. Pamukkale Dijital Deneyim Müzesi uygulama projesi ilgili Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanmış olup, uygulama çalışmaları devam ediyor. Denizli-Aydın Otoyolu projesi var. Bu projenin tutarı 1,9 milyar dolar. Büyük oranda tamamlandı, bir takım iyileştirme çalışmaları sürüyor. Muazzam bir zaman tasarrufu sunan bir proje” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleşen iş dünyası buluşmasına Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Ali Erbeği, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, il protokolü ve iş dünyası temsilcileri katıldı.

Fadıl Kösedağ - Burak İlemin


 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir: "Nilüfer’de gelişen bölgelere hastane planlanmalı" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerine hastane ihtiyacı var. Nüfus çok hızla büyüyen bu bölgedeki insanların, hastaneye ulaşımı çok zor" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, belediye olarak yapılan iki yıllık çalışmaları değerlendirilirken, yeni dönem hedefleriyle ilgili de bilgiler verdi. Son günlerde önemli konu maddesi olan hastane alanlarının satışıyla da alakalı konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, "Hastane alanları mevzunu hepimizin duyarlılığı belli. Nilüfer’de de baktığınızda her zaman, mitinglerimizi yaptığımız, aynı zamanda deprem toplanma alanı olan hastane alanıyla birlikte yine 6 ayrı noktadaki hastane alanının satışının hedeflenmesi son derece yanlış bir şey. Yıldırım ilçemizi düşünün, zaten alanı yok. Sokakları bile zor var. Orada yalnızca Eski Tıp Fakültesinin alanın var boş olarak. Bir de Devlet Su İşleri’nin alanı. Şimdi burayı satmaya kalkmak demek Yıldırım’a ihanettir. Ben inanıyorum ki Yıldırım Belediye Başkanı da orayı kurtarmak için mücadele ediyordur. Hastane alanı hiçbir AK Partili arkadaşımızın da buranın satılmasından yana olacağı kanaatinde değilim. Ama bu kararlar merkezden alınıyor ve hepimiz buna direnmeliyiz" dedi. Başkan Özdemir Nilüfer ilçesindeki hastane alanıyla da ilgili şu ifadelere yer verdi: "Eski devlet hastanesini de bu kapsama aldılar. Yani gerçekten sağlığa erişilebilirliği ortadan kaldıracak noktaya gidiyor bu. Bizim devlet hastanelerine, kamu hastanelerine ihtiyacımız var. Hasta olmayan hasta bile yapabilir. O nedenle karşı olmamız lazım. Bizim hastane alanı diye açtığımız alan aslında etrafında 150 bin nüfusun yaşadığı bir alan ve bizim başka bir alanımız yok. Dolayısıyla burada hastane alanı diye planlandığı dönemde orada hastane de yok. Bugün hem Şevket Yılmaz Hastanemiz var orada, hem bir kilometre çap içinde belki 20 tane özel hastane var. Şehir hastanemiz var. Bence Nilüfer’e hastane alanlarına ihtiyaç var. Devlet hastanelerine ihtiyaç var. Ama şehrin ortasında ve batısında ihtiyaç var. Buradaki alanın aslında bir toplumun hizmetine açıp Balkan’da, Görükle’de ya da o oraların etrafında uygun bir alan geliştirip hastaneyi de orada yapmak lazım diye düşünüyorum." "Yeni projeler trafiği daha da artırır" Nilüfer’de devlet hastanesine ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerini düşünürseniz nüfus çok hızla büyüyor. Bu insanların hastaneye ulaşımı çok zor. Birkaç vasıta ile ulaşmak durumunda kalıyor. Zaten sorunlar var. Dolayısıyla orada hastane yapıp burayı hastane alanı dışına taşımak lazım ve belediyeye burasını bence tahsis etmesi lazım. İster Büyükşehir’e ister bize" diye konuştu.
Trabzon Akçaabat Belediyesi yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde belediye tarafından 17 Şubat tarihinde başlatılan yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı. Akçaabat Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen kursun sonunda ilk kursiyerler eğitimlerini tamamlayarak uğurlandı. Kurs süresince öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde temel yüzme tekniklerini öğrenerek önemli kazanımlar elde etti. Çocukların suyla güvenli bir şekilde tanışmaları sağlanırken, doğru nefes alma, su üstünde kalma ve temel yüzme teknikleri gibi birçok beceri uygulamalı olarak öğretildi. Kursun tamamlanmasının ardından düzenlenen programda kursiyerler, eğitmenleri ve velileriyle birlikte bir araya geldi. Eğitim süreci boyunca çocukların gösterdiği gelişim ve özgüven artışı veliler tarafından memnuniyetle karşılanırken, veliler çocuklarının kısa sürede yüzme öğrenmesinden duydukları mutluluğu dile getirerek Akçaabat Belediyesi’ne ve eğitmenlere teşekkür etti. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, çocukların sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekti. Ekim "Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla tanışması bizim için son derece kıymetlidir. Yüzme kurslarımız sayesinde çocuklarımız hem yüzme öğreniyor hem de disiplinli bir spor alışkanlığı kazanıyor. Sporla büyüyen çocuklarımızın hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha güçlü bireyler olacağına inanıyoruz. Belediyemiz olarak çocuklarımızın sağlıklı, özgüvenli ve başarılı bireyler olarak yetişmesi için spor yatırımlarımıza ve eğitim programlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yarı Olimpik Yüzme Havuzumuzda düzenlediğimiz kurslarla çocuklarımızı sporla buluşturmaya devam edecek, her çocuğumuzun sporla tanışmasına imkân sağlamayı sürdüreceğiz. İlk kursiyerlerimizi başarıyla uğurlamanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.