EĞİTİM - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 14:16

Denizli Kurslar Birliği merdiven altı eğitime karşı mücadele başlattı

A
A
A
Denizli Kurslar Birliği merdiven altı eğitime karşı mücadele başlattı

Denizli’de faaliyet gösteren kurs merkezleri, kayıt dışı ve merdiven altı eğitim faaliyetlerine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen basın toplantısında bir araya geldi. Denizli Kurslar Birliği Dönem Sözcüsü İsmail Cirit, özellikle denetimsiz eğitim yapılarının öğrenci güvenliği, ahlaki gelişim ve akademik başarı açısından ciddi riskler taşıdığını belirterek velilere "MEB’e bağlı, resmi ve denetlenen kurs merkezlerini tercih edin" çağrısında bulundu.



Denizli’de faaliyet gösteren kurs merkezinin temsilcileri, Denizli Gazeteciler Cemiyetinde düzenlenen basın toplantısında bir araya geldi. Denizli Kurslar Birliği adına açıklamayı yapan Dönem Sözcüsü İsmail Cirit, kayıt dışı eğitim faaliyetleri, merdiven altı kurslar ve öğrenci güvenliği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıda özellikle resmi denetim dışında faaliyet gösteren yapıların öğrenci ve veliler açısından ciddi risk oluşturduğu vurgulanırken, velilere yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ve denetlenen kurs merkezlerini tercih etmeleri çağrısı yapıldı. Konuşmasına kurs merkezlerinin eğitim alanındaki rolünü anlatarak başlayan İsmail Cirit, yıllardır Denizli’de eğitim kalitesinin artması için çalıştıklarını ifade ederek, "Burada 30 civarında kurs merkezi olarak Denizli eğitimine yıllardır emek veren kıymetli arkadaşlarım adına konuşuyorum. Denizli’de eğitim-öğretimin daha iyi ve başarılı olabilmesi için yıllardır büyük bir özveriyle çalışmaktayız. Herkes tarafından iyi bilinmelidir ki bizler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı, Milli Eğitim Müdürlüğümüzün emrinde, müfettişlerimizin teftiş ettiği, SSK, vergi olarak katkılarda bulunan, istihdam sağlayan önemli kurumlarız. Dün de böyleydik, bugün de böyleyiz, yarın da böyle olacağız. Çünkü bizler kimsenin tartışamayacağı, hepimizin göz bebekleri olan çocuklarımıza hizmet ediyoruz" dedi.



"Çocuklarımız dijital dünyada savruluyor"


Yeni neslin dijital platformların etkisi altında kaldığını belirten Cirit, öğrencilerin sosyal hayattan uzaklaştığını ve kontrolsüz dijital içeriklerin gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getirdi. Çocukların başıboş bir dijital dünyanın içine sürüklendiğini ifade eden İsmail Cirit, "Kitaptan uzaklaşan, her şeyi dijitalde arayan, sosyallikten uzaklaşan, zamanını iyi kullanamayan çocuklarla karşı karşıyayız. Özellikle sınav dönemlerinde stres seviyesi çok yükselen öğrencilerimizin doğru yönlendirmeye ihtiyacı var. İşini iyi yapanların yanında, fenomenlerle ve sosyal medya üzerinden kendisini pazarlayan sözde dijital eğitimciler de ortaya çıkmış durumda" diye konuştu.



"En güvenli yerler resmi kurs merkezleridir"


Kurs merkezlerinin yalnızca akademik başarı değil, aynı zamanda disiplin, güvenlik ve öğrenci takibi açısından da önemli görev üstlendiğini ifade eden İsmail Cirit, velilere çağrıda bulundu. Kurs merkezlerinin önemine dikkat çeken İsmail Cirit, "Bu başıboşluğu da, planlı çalışmayı da, dijital takibi de, bireysel çalışmaları da en iyi yapan devletimizin resmi parçası olan kurs merkezlerimizdir. Velilerimizin gönül ferahlığıyla, güvenliğiyle, sosyalliğiyle, disiplinli ve profesyonel takibiyle işini layıkıyla yapan, kapısının kenarında QR kodu olan kurs merkezlerine gelmesini tavsiye ediyoruz. Korona döneminde düzensizliğin ve yüz yüze eğitimin ne kadar kıymetli olduğunu hep birlikte gördük" ifadelerini kullandı.



"Merdiven altı yapılar büyük risk oluşturuyor"


Basın toplantısının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise kayıt dışı faaliyet gösteren eğitim yapılarıyla ilgili açıklamalar oldu. İsmail Cirit, resmi olmayan yapıların ciddi güvenlik ve ahlaki sorunları beraberinde getirdiğini savunarak, "Resmi olmayan, illegal olan ve merdiven altı kurslar diye nitelendirilen yerler maalesef uzun yıllardır varlığını sürdürüyor. Bu yerlerin ne saati var, ne planı var ne de eğitime verdiği değer var. Sadece evden uzaklaşan çocuklarımızın rastgele zaman geçirdiği yerler haline geliyor. Çok büyük güvenlik sorunları oluşturuyor. Kamu yararına olmayan bireylerin oluşturduğu mekanlar haline gelmesi bizleri ve bilinçli velileri çok üzüyor" şeklinde konuştu.



"Kaçak yapılarla ilgili şikayetler yapıldı"


Denizli Kurslar Birliği’nin tespit ettiği bazı kaçak yapılar ve usulsüz faaliyetler hakkında resmi başvurularda bulunulduğunu açıklayan İsmail Cirit, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de teşekkür ederek, "Tespit ettiğimiz yerleri Milli Eğitim’e bildirdik. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve şube müdürlüklerimize teşekkür ediyorum. Gereğini yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. Bizlere tam destek vererek yanımızda olduklarını hissettirdiler" dedi.



"Öğretmenlerin yönlendirdiğini duyuyoruz"


Cirit ayrıca bazı öğretmenlerin öğrencileri resmi olmayan yapılara yönlendirdiğini öne sürerek; "Milli Eğitim okullarında çalışıp aynı zamanda anlaştığı kurslara öğrenci gönderen öğretmenleri de tespit ederek şikayetler yaptık. Hiçbir öğrencimiz okulundaki öğretmenin yönlendirmesiyle resmi olmayan yapılara devşirilemez. Bu her şeyden önce bir ahlak sorunudur. Herkes işini yapsın ve işini layıkıyla yapmaya çalışsın" ifadelerini kullandı.



"Bu durum güvenlik sorununa dönüşebilir"


Bazı illegal yapıların "kurslara gitmeyin, zaman kaybı" sloganlarıyla öğrenci toplamaya çalıştığını ifade eden Cirit, bunun ciddi toplumsal risk oluşturabileceğini söyledi. Cirit; "Kendi evlerine, kendi kaçak ofislerine çocuklarımızı davet ederek beyinlerini etkiliyor olabilirler. Bu gerçekten ülkemiz adına bir güvenlik sorununu beraberinde getirebilir. Güvenliğin yanında ahlaki sıkıntılar da ortaya çıkabilir. Bunlar kamuoyunun yararına olan şeyler değildir" şeklinde konuştu.



Velilere Çağrı: "QR Koduna ve MEB Kaydına Bakın"


Velilere önemli uyarılarda bulunan İsmail Cirit, kayıtlı ve denetlenen kurumların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bilmediğiniz, kare kodu olmayan, MEB sitesinde yer almayan yerlere sırf tanıdık diye çocuklarınızı göndermeyin. ‘Akşama kadar orada kalıyor’ denilen yerlerden sonra ailelerin ‘çocuğumuz değişti, kötü alışkanlıklar edindi’ gibi serzenişlerini daha sık duymaya başladık" dedi.



"Bize güvenin, onlara değil"


Açıklamasının sonunda resmi kurs merkezlerinin sunduğu imkanları anlatan Cirit, "Bizler kurs merkezleri olarak; devletin denetimi altında olan, öğrenciyi takip eden, denemesini yapan, eksiğini gören, akademik başarısını sağlayan, bireysel ve grup dersleri sunan, etütleri olan, dijital takip, koçluk ve PDR hizmeti veren kurumlardır. Üstelik daha ekonomiktir ve velilerin gözü asla arkada kalmaz. Bize güvenin, onlara değil. Biz size yeteriz" diye konuştu.



Denizli Kurslar Birliği merdiven altı eğitime karşı mücadele başlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa "Şampiyon Melekler"in adı Nilüfer’de yaşayacak Nilüfer Belediyesi, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden KKTC’li "Şampiyon Melekler"in adını Beşevler Cimnastik Salonu’nda ölümsüzleştirdi. Duygu dolu anlara sahne olan törende, şampiyonların anısının Nilüferli çocukların umutlarında ve başarılarında yaşayacağı vurgulandı. 6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman’daki İsias Otel enkazında hayatını kaybeden Gazimağusa Türk Maarif Koleji Voleybol Takımının anısı, Nilüfer’de sporla yaşamaya devam edecek. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir törenle, Beşevler Cimnastik Salonu’nun adı "Beşevler Şampiyon Melekler Cimnastik Salonu" olarak değiştirildi. Duygu dolu anların yaşandığı isim verme törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Yarım kalan hayalleri bizim için sorumluluktur" Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ın acısının ilk günkü gibi taze olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, "Adıyaman’da yıkılan binalardan biri olan İsias Otel’in altında çoğu çocuk 35 canımızı yitirdik. Onlar birer şampiyon ve melekti. Nilüfer bir spor kentidir. Bizim en büyük gururumuz, ahlaklı ve sporu yaşam biçimi haline getirmiş gençler yetiştirmektir. Tıpkı Şampiyon Melekler gibi. Onların yarım kalan hayalleri artık bizim için bir sorumluluk. O güzel çocukların adını, yine çocukların sporla büyüyeceği bu salonda yaşatmak istedik. Onların hayalleri buraya gelen her çocuğun hayalinde büyüyecek" dedi. Başkan Şadi Özdemir ayrıca, bu fikrin oluşmasına vesile olan RUMELİSİAD’a teşekkürlerini iletti. "Çocuklarımızın umutlarında olacaklar" CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, Kıbrıs Türkleriyle olan kardeşlik bağına dikkat çekti. Salonun, Nilüfer’in yanı sıra farklı şehirlerden ve uluslararası turnuvalardan gelen sporcuların da Şampiyon Melekler’in hikâyesinin öğreneceği bir mekan olması dileğinde bulunan Öztürk, "Onlar her zaman kalplerimizde ve çocuklarımızın umutlarında olacak" diye konuştu. Deprem haberini alır almaz Adıyaman’a gittiklerini ve oradaki dayanışmayı asla unutamadıklarını belirten Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay ise, zor günlerde her zaman Türkiye’nin desteğini gördüklerini söyleyerek, Nilüfer Belediyesi’ne gösterdiği bu vefa örneği için teşekkür etti. Sürecin mimarlarından RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke de, Kıbrıs’ta düzenlenen bir ekonomi zirvesinde paylaştıkları bu düşüncenin bugün hayata geçmesinden duydukları gururu dile getirdi. "Şampiyonlar asla ölmez" Törende Şampiyon Meleklerin aileleri adına konuşan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, duygu yüklü bir konuşma yaptı. Çocuklarının voleybola ve ülkelerini temsil etmeye tutkuyla bağlı olduğunu belirten Karakaya, "Spor salonları sadece müsabaka yeri değil; dostluğun, dayanışmanın, emeğin ve hayallerin büyüdüğü alanlardır. Çocuklarımızın isimlerinin böyle bir yerde yaşayacak olması bize tarifsiz bir gurur veriyor. Bizler adalet mücadelemizi sürdürürken, onların adlarını sporda ve umut dolu projelerde yaşatmaya devam edeceğiz. Çünkü şampiyonlar asla ölmez" dedi. Konuşmaların ardından Şampiyon Melekler anısına hazırlanan özel bir video gösterimi gerçekleştirildi. Tören, katılımcıların salon girişinde hazırlanan anı duvarına kırmızı karanfiller bırakmasıyla sona erdi.
Aksaray Su kuyusundaki temizlik faciasında ölen 3 kişi son yolculuğuna uğurlandı Aksaray’da temizlik için indiği su kuyusundan çıkmayan şahsın arkasından inen 2 kardeşi ve 1 kuzeni de oksijen yetersizliği nedeniyle fenalaştı. Kuyuya inerek hayatını kaybeden 2’si kardeş 1’i kuzen 3 kişi bugün köy mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı. Olay, dün saat 16.30 sıralarında Aksaray’ın merkeze bağlı Koçpınar köyünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, müstakil evlerinin bahçesinde tarım arazilerini sulamak için kullandıkları yaklaşık 19 metre derinliğindeki su kuyusuna inen Mehmet Yeşildal (30) bir süre sonra çıkmayınca kardeşleri Recep Yeşildal (45), İsmail Yeşildal (50) ile kuzeni Murat Yeşildal (28) da kuyuya indi. Kuyudaki oksijen yetersizliği nedeniyle 2 kardeş ve 1 kuzen de kuyudan çıkamadı. Diğer aile fertleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, itfaiye, Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen kurtarma ekipleri, oksijen maskeleri takarak kuyuya indi. Kuyuda bulunan İsmail Yeşildal yaralı olarak kurtarılırken, kardeşleri Recep ve Mehmet Yeşildal ile kuzeni Murat Yeşildal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri olay yerinde inceleme yaptı. "Mehmet’in arkasından ilk ben indim, 112’yi arayın diye bağırdım" Olayda hayatını kaybeden 2’si kardeş 1’i kuzen 3 kişi bugün köy meydanında kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Kuyuya inip yaralı olarak kurtarılan ve hastaneye kaldırılan İsmail Yeşildal tedavisinin ardından köy meydanındaki cenaze namazına katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yeşildal, "Mehmet dinamoyu kontrol etmeye girmişti. O an aşağıda sendeledi. Sendeleyince ben aşağıya indim. Normalde Mehmet’in arkasından ben indim. Murat ve Recep de inmiş ama onların indiğinden benim hiç haberim olmadı. Mehmet’i düzelttim, kaldırdım sonra 112’yi arayın diye bağırdım. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ben indiğimde aşağıda bir kişi, Mehmet vardı, o da canlıydı. Bu kuyuyu bahçe sulamak için kullanıyorduk. Her sene temizliyorduk. Bu sene böyle dengesizlik oldu. Koku falan yoktu, sadece oksijen yetersizdi. Başka koku falan yoktu. Beni de AFAD çıkarmış. Normalde Mehmet’in arkasından ilk inen benim. Yelek giydirmeye çalıştıklarını hatırlıyorum ama bulanık hepsi. Benim indiğimde 1 metre falan su vardı. Ondan sonra dolmuş" dedi.
Bilecik İl Müdürü Bozkurt: "Bilecik’imizin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt, dünya gastronomisinde Türk mutfağının asırlık tariflerle, zengin kültür senteziyle, geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürü ile önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, "Bilecik’imizi ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. İl Kültür Ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt, 21-27 Mayıs tarihlerinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası ile ilgili kutlama mesajı yayımladı. Bozkurt mesajında, "Böylesine önemli ve zengin Türk Mutfağının dünyaya tanıtılması noktasında Kültür ve Turizm Bakanlığımız yönetiminde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde, 21-27 Mayıs tarihleri ülkemizde Türk Mutfağı Haftası olarak kutlanmaya başlanmıştır. Kültürümüzün bir parçası olan lezzetlerimizin, zengin mutfağımızın tanıtılması ve dünyaya duyurulması noktasında çok önemli olduğunu düşündüğümüz bu haftada 81 ilimizde ülkemizin dört bir yanında binlerce çeşit yöresel yemek kültürümüz ve tatlarımız görücüye çıkıyor. Tatlısından tuzlusuna, çorbasından unlu mamullere, etli yemeklerinden salatasına kadar birçok çeşit ürün ulusal ve uluslararası platformda hem tanıtılacak hem de tadım fırsatı sunulacak" dedi. İl Müdürü Bozkurt açıklamasının devamında, "Bilecik, zengin bir yemek ve gastronomi çeşitliliğine sahiptir. İlimizde her ilçemizin ayrı tatları ön plana çıkmaktadır. Türk mutfağı; sağlıklı, doğal ve köklü yapısıyla dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. İlimizde gerçekleştirilen bu programda yerel üreticilerimizin ve kültürel değerlerimizin görünürlüğünü artırmış, halkımızın yoğun ilgisiyle karşılanmıştır. Emeği geçen başta kaymakamlarımıza, belediye başkanlarımıza, tüm kurum ve kuruluşlarımıza, katkı sağlayan paydaşlarımıza ve kıymetli hemşerilerimize teşekkür ederim. Bilecik’imizi ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
Kayseri Uluslararası Türkoloji Zirvesi’ne üst düzey katılım Talas Belediyesi, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını geleceğe taşımayı hedefleyen önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım’ın himayelerinde gerçekleştirilecek ’Uluslararası Türkoloji Zirvesi’, 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Talas’ta düzenlenecek. Türk dili, ortak alfabe çalışmaları, kültürel birliktelik ve Türk dünyasının gelecek vizyonunun ele alınacağı zirveye; başta TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım olmak üzere Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, KKTC Aksakalı Oktay Öksüzoğlu, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin TÜRKSOY nezdindeki temsilcileri ve çok sayıda üst düzey diplomatın katılması bekleniyor. Türkiye başta olmak üzere Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’dan bakan yardımcıları, akademisyenleri, kültür insanlarını, bilim adamlarını ve sanatçıları bir araya getirecek zirve, Türk dünyasının kültürel hafızasına önemli katkılar sunacak. Talas Belediyesi tarafından geçen yıl düzenlenen Türk Dünyası Yazar ve Şair Buluşmalarıyla kültürel birlikteliğe güçlü katkılar sağlanırken, Uluslararası Türkoloji Zirvesi ile bu çalışmalar daha geniş ve uluslararası bir boyuta taşınmış olacak. Özellikle 1-4 Kasım 2025 tarihleri arasında Talas’ta gerçekleştirilen Türk Dünyası Yazar ve Şairleri Buluşması programı, Türk coğrafyasından gelen fikir ve edebiyat insanlarını aynı çatı altında buluşturarak büyük yankı uyandırmıştı. Zirve çerçevesinde Türkçe Sokağı gezisi, Ortak Alfabe Anıtı’nın açılışı, akademik oturumlar ve ’Türk Dünyasında Ortak Dil ve Kültürel Gelecek’ konulu panel gerçekleştirilecek. Programlarda Türk devletleri arasındaki kültürel iş birliği, ortak alfabe süreci ve kültürel entegrasyon konuları masaya yatırılacak. Türk dünyası müzik ve halk dansları gösterisi Zirvenin kültürel ayağında ise Talas Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu sahne alacak. 20 Mayıs Çarşamba saat 20.00’de Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek gösteride Türk dünyasının farklı coğrafyalarına ait ezgiler ve halk dansları vatandaşlarla buluşacak. Programda ortak kültürün müzik ve folklor yoluyla sahneye taşınması hedefleniyor.