EKONOMİ - 18 Kasım 2025 Salı 16:47

Denizli OSB’de sanayinin geleceği yapay zekayla şekilleniyor

A
A
A
Denizli OSB’de sanayinin geleceği yapay zekayla şekilleniyor

Denizli OSB Teknopark, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) ve Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ev sahipliğinde "Yapay Zeks ile Sanayide Dönüşüm" paneli düzenlendi.




Denizli OSB Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, PAÜ Rektör Yardımcısı ve Denizli OSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ersan Öz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet İnel, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çalışkan, Bölge Müdürü Ahmet Taş, Pamukkale Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Aksel, dekanlar, MYO müdürleri, öğretim üyeleri ve çok sayıda sanayici katıldı.



Denizli OSB yönetime geldikleri günden bu yana Denizli’nin her alanda daha fazla ekonomik, çevre ve sürdürebilirlik anlamında Avrupa standartlarında üretim yapabilmesi için çalıştıklarını belirten OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, "Eğitimler ve çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bizde mevcut Organize Sanayi Bölgesi Teknoparkımızın bugünlerde ihalesi yapılacak firmanın verileceği söz konusu. Kısa sürede bu çalışmamızı bitirmek istiyoruz. Teknopark yönetim kurulu ve Organize Sanayi Yönetim kurulumuz Güney Ege Kalkınma Ajansı’yla (GEKA) yapay zeka konusundaki entegrasyonun bizim sektörde neler sağlayacağı ile ilgili düşüncelerimiz oluştu. Yapacağımız toplantılarla beraber entegrasyonumuzu sağlayacağız. Firmalarımızı ziyaret edeceğiz ve rapor edeceğiz. Organize Sanayisi için verimli bir toplantı oldu. Şuanda DOSTEK kolejimizin bin 40 öğrencisi var. Önümüzdeki günlerde okuldan mezun olan arkadaşlarımız üniversite de okurken bizim fabrikalarda her anlamda yukarıya seviyeye çıkaracaklarını inanıyoruz" dedi.



Türkiye’nin yapay zeka kullanımında Avrupa ülkelerinin gerisinde olduğunu belirten GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı ise "Toplantı oldukça nitelikli geçti. Yoğun bir katılımcı vardı. İçerik olarak yapay zeka konusu sunumlar ile katılımcılara anlatıldı. Uzmanlarımız, yapay zekayı hangi alanlarda nasıl kullanılacağını katılımcılara bilgiler verildi. Program kapsamında 19 başlık altında danışmanlık desteği sağlıyoruz. Türkiye’de ilk defa uygulanacak bir projemiz. Hala yapay zekada Avrupa kullanım oranlarının altındayız. Avrupa’daki büyük işletmeler yüzde 49 oranında kullanım oranına sahip. Türkiye’de ise yüzde 24’deyiz" şeklinde konuştu.



Denizli OSB’de sanayinin geleceği yapay zekayla şekilleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.