EKONOMİ - 03 Mart 2026 Salı 15:48

DSO Başkanı Kasapoğlu: "Teşviklerle değil, yapısal reformlarla güçlenmeliyiz"

A
A
A
DSO Başkanı Kasapoğlu: "Teşviklerle değil, yapısal reformlarla güçlenmeliyiz"

Denizli Sanayi Odası (DSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda, küresel belirsizliklerin iş dünyasına etkileri ve imalat sanayinin mevcut durumu ele alınırken, Denizli Model Fabrika açılışı ve sanayicilerin OSB’lerde yaşadığı sorunlar değerlendirildi. Ayrıca döviz, faiz ve enflasyon gelişmeleri, reel sektör göstergeleri, ihracat ve istihdama ilişkin konular istişare edildi.



Toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, son dönemde artan küresel belirsizlikler ve devam eden savaş ortamının yalnızca siyasi dengeleri değil, ekonomik ve ticari yapıları da derinden etkilediğini ifade etti. Sürekli değişen jeopolitik gelişmelerin tüm sektörlerde dalgalanmalara yol açtığını belirten Konyalıoğlu, özellikle iş dünyası açısından belirsizliği doğru okumak ve etkin biçimde yönetmenin artık en önemli yetkinliklerden biri haline geldiğini vurguladı. Hem Türkiye’nin hem de dünyanın sanayi üretimi ve tedarik zincirleri üzerindeki baskılarına dikkat çeken Konyalıoğlu, dayanıklılık, planlama ve risk yönetiminin bu dönemde her zamankinden daha fazla öne çıktığını söyledi.



"Türkiye, AB-Hindistan STA ile dezavantajlı konumda"


Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının (STA) Türkiye açısından risk oluşturduğunu belirten Kasapoğlu, Türkiye’nin Gümrük Birliği yükümlülükleri nedeniyle dezavantajlı bir konuma düşebileceğini ifade ederek, Küresel rekabet gücümüzü kaybetmemek için Gümrük Birliği’nin güncel hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasının devamında 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6 büyüdüğünü ancak bu büyümenin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade ederek Sanayinin yüzde 2,9 büyüdüğünün açıklandığını ancak sahada birçok sanayicinin daralma yaşadığını belirtti. Tarım sektörünün büyümeye negatif katkı verdiğini, inşaat sektörünün ise yaklaşık yüzde 10’luk büyüme ile ekonomiyi yukarı çektiğini ifade eden Başkan Kasapoğlu, imalat sanayinin ülke ekonomisi içindeki payının yüzde 20’lerden yüzde 15 seviyesine gerilediğini vurguladı. Buna karşılık gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin payının arttığını ifade etti. İhracatın büyümeye katkısının negatif, ithalatın ise artış yönlü olduğunu belirten Kasapoğlu, "Türkiye ekonomisi üreterek değil, tüketerek büyüyor. İhracata dayalı değil, ithalata dayalı bir büyüme modeli ortaya çıkmış durumda" dedi.



"Teşviklerle değil, yapısal reformlarla güçlenmeliyiz"


Sanayinin mevcut ekonomik şartlarda ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu da belirten Kasapoğlu, imalat sanayinin döviz bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir maliyet artışıyla karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi. 2003-2026 dönemine ilişkin verileri paylaşarak, enflasyonun yaklaşık 40 kat, dolar kurunun ise 26 kat arttığını belirterek maliyet dengelerindeki bozulmaya dikkat çekti. Devlet tarafından sağlanan teşvik ve desteklerin önemine değinen ancak bunların kalıcı çözümler oluşturmadığını vurgulayan Kasapoğlu, ihracatta uygulanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinden ise toplam ihracatçıların yalnızca yüzde 18’inin yararlanabileceğini ifade etti. Emek yoğun sektörlerde sağlanan istihdam desteklerinin geçici rahatlama sağladığını ancak yapısal rekabet sorununu çözmediğini belirtti. Bu noktada DSO Teşvik Ofisi’nin çalışmalarına değinen Kasapoğlu, teşvik ve destek mekanizmalarının daha etkin takibi ve sanayicilere daha yoğun rehberlik sağlamak adına çalışmaların hızlandırıldığını vurguladı.



"Denizli sanayicisi için yeni hedef"


Savunma sanayi yatırımlarına da dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli’de hayata geçirilmesi planlanan yatırım kapsamında TEI ile yürütülen temaslara değindi. TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Akşit’in Denizli’ye yatırım konusunda olumlu yaklaşım sergilediğini belirten Kasapoğlu, bu ay içinde üç görüşme gerçekleştirdiklerini, İzmir’deki nikel karışım fabrikasını ve Eskişehir’deki TEI Yerleşkesini yerinde incelediklerini aktardı. Kasapoğlu, Denizlili sanayicilerin katılımıyla kurulacak ortak girişim modeli için, "Denizli geçmişte ortaklık kültürünü başarmış bir şehir. Yeni bir sanayi evrimini üyelerimizle birlikte gerçekleştirebiliriz" mesajını verdi.



Denizli Model Fabrika ile bölge sanayisi için yeni bir dönem başlıyor


DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, geçtiğimiz ayın oda faaliyetleri değerlendirilirken, en önemli etkinliğin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın ve üst düzey Birleşmiş Milletler yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirilen Denizli Model Fabrika açılışı olduğunu vurguladı. UNDP’nin Türkiye’de ikinci kez bir Model Fabrika açılışına katıldığını hatırlatan Başkan Kasapoğlu, teknik ve finansal destek sağlayan UNDP ile birlikte hareket etmenin Denizli sanayisi açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. Bakan Kacır’ın Denizli programı kapsamında Model Fabrika’nın resmi açılışının ardından Denizli Valiliğinde Başkanlarla bir araya gelinerek istişare toplantısı gerçekleştirildiğini aktaran Kasapoğlu, gün boyunca yapılan temaslarda OSB’lerde yaşanan sorunları ve özellikle Denizli Makine İhtisas OSB’nin ağustos ayında birinci etap yer teslimine yönelik hazırlık sürecini Bakan’a doğrudan iletme fırsatı bulduklarını Meclis Üyelerine aktardı.


Meclis Toplantısının ardından iftar programına geçildi. Program sonunda Başkan Selim Kasapoğlu ve Meclis Üyeleri, sürpriz pasta kesimi ile Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun doğum gününü kutladı.



DSO Başkanı Kasapoğlu: "Teşviklerle değil, yapısal reformlarla güçlenmeliyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçelievler’de uyuşturucu operasyonunda jandarmaya ateş açılan olaya ilişkin şüpheli sayısı 5’e yükseldi Bahçelievler’de uyuşturucu sattıkları tespit edilen kişilerle, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ekipleri arasında çıkan çatışmaya ilişkin yakalanan şüpheli sayısı 5’e yükseldi. 1 şahsın savcılık işlemleri sürerken, 5 şüpheli ’tutuklama’ talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Bahçelievler Metin Sokak’ta 28 Şubat günü saat 22.00 sıralarında, Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığınca yürütülen planlı operasyonda, 3 şüphelinin uyuşturucu madde alışverişi yaptığı tespit edilmişti. Bölgede konuşlanan JASAT ekiplerini gören 3 şüpheli ateş açmış ve çıkan sıcak çatışmada 2 jandarma personeli yaralanmıştı. Şüphelilerden H.K. (17) ve O.I. Bağcılar’da İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekiplerince yakalanırken, 3’üncü şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatılmıştı. Yakalanan şüpheli sayısı 5’e yükseldi Yürütülen soruşturma sürerken, olay yerinden kaçan şüphelinin yanı sıra 2 şüphelinin daha yakalandığı öğrenildi. Böylece gözaltına alınan şüpheli sayısı 5’e yükseldi. Emniyette işlemleri tamamlanan 5 şüpheli, Bakırköy Adalet Sarayına sevk edildi. Burada savcılık ifadeleri tamamlanan 4 şüpheli, ’uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti’ ile ’kamu görevlisini görevi sebebiyle öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ’tutuklama’ talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. 18 yaşından küçük olduğu belirlenen diğer şüpheli H.K.’nin ise üzerine atılı toplam 3 suç yönünden tutuklanması talep edildi. SSÇ ve diğer şahısların hakimlik işlemleri sürerken, olaya ilişkin 3 şahsın firari konumda olduğu öğrenildi. Öte yandan, polis ekiplerince olay anında gözaltına alınan O.I., işlemlerinin ardından emniyetten serbest bırakıldı. 3 firari şüpheliyi yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı" Çekmeköy’de lise öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ardından Memur-Sen tarafından yapılan eylemle okullarda artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek, "Bu milletin ve insanlığın selameti için; çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı" çağrısında bulundu. Çekmeköy’de öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için eğitim camiası ayağa kalktı. Sendikalar ve meslektaşları, okul önlerinde "can güvenliği" nöbeti tutarak okullardaki şiddet sorununa dikkat çekti. Genç öğretmenin görevi başında hayatını kaybetmesi yalnızca ailesini değil, tüm eğitim camiasını derinden etkilerken; olayın ardından eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ortak bir ses yükselterek tepkilerini dile getirdi. Okulların adeta "şiddet mahalli" haline gelmesine isyan eden eğitimciler, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için acil olarak çağrıda bulundu. "Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil" Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çekmeköy Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında öğretmenlerin okullardaki can güvenliğinin bir an önce sağlanması için yetkili kurumlara seslenerek, yaşanan olaya ilişkin tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: "Acımız büyük, hüznümüz büyük, yüreğimiz yangın yeri. Meslektaşımızı, Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybettik. En acısı ve en ağırı, insanlığa ailesine ve milletine faydalı olsun diye dişimizi tırnağımıza takarak yetiştirmeye çalıştığımız çocukların canımızı alıyor olması. Bu gerçekten tarifi mümkün olmayan bir acı. Eğitim çalışanları olarak bu memleketin, bu milletin ve insanlığın selameti için çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Okulların güvenliği konusu bizim için en önemli konulardan birisi. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı. Daha kaç Fatma öğretmenimizi bu konuda şiddete kurban vereceğiz? Kocaeli’deki Necmettin öğretmenimizin başına gelenler geldi aklıma. O gün oradaydık, o gün ’bu son olsun’ demiştik ama son olmadı; Fatma Nur öğretmenimizi de şiddete kurban verdik. Onun için bu şiddet sarmalı, bu cinnet ortamı bir an önce bitmeli. Eğitimciler olarak biz işimizi güven ortamı içerisinde yapabilmeliyiz. Az önce öğretmenler odamızı ziyaret ettim; meslektaşlarımın üzüntüsünü gördüm, yüreğim bir kez daha parçalandı. Hepsi o travmayı yaşıyor ve ’bu saatten sonra nasıl alışacağız, nasıl burada hizmet edeceğiz’ diyerek yaşadığı üzüntüyü ifade etmeye çalışıyor. Bu konu hafife alınmaması gereken bir konu. Biz öğretmenler olarak, ’bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" denilen bir mesleğin misyonunu üstlenirken canımızı vermek ve bu konuda hayatımızı kaybetmek, çoluğumuzu çocuğumuzu sahipsiz bırakmak istemiyoruz. Logolarımız farklı olabilir ama acımız aynı. Biz öğretmeniz, eğitim çalışanıyız. Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil. Fatma Nur öğretmenimizin geride bir evladı kaldı ve onun sorumluluğu artık her birimizin üzerindedir."
Manisa Yasav: "Çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisi vardır" Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, öğretmene yönelik şiddetin toplumsal bir çürüme göstergesi olduğunu belirterek, "Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından katledilmesi eğitim camiasını yasa boğdu. Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan olayın münferit bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini ifade etti. Başkan Yasav, "Bugün kelimelerin tükendiği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin, milletine faydalı bir insan yetiştirmek için emek verdiği öğrencisi tarafından katledilmesi acımızı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. Yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorunu haline dönüştüğünü vurgulayan Yasav, öğretmenlere yönelen saldırıların eğitim hizmetini sekteye uğratacak boyuta ulaştığını kaydetti. Yasav, "Eğitimciye yönelen şiddet bir toplumsal çürüme belirtisidir. Eğitimin can güvenliği kaygısına teslim edilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Şiddetin failinin öğrenci olduğu durumların meselenin vahametini daha da artırdığını belirten Yasav, çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisine dikkat çekti. Yasav, aile içindeki ilgisizlik, sevgisizlik ve değersizliğin topluma suç olarak yansıdığını belirterek, çocuk ve genç eğitiminin yanı sıra aile eğitimine de ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü hatırlatan Yasav, okul güvenliğinin sağlanmasının hukuk devleti olmanın gereği olduğunu vurguladı. Caydırıcı yasal düzenlemelerin ve idari tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Yasav, eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Yasav açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu çağrı öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır. Bu çağrı güvenli okul talebidir. Bu çağrı şiddetsiz bir gelecek iradesidir. Fatma Nur öğretmenimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz. Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz."
İstanbul İhlas Ambalaj’a yeşil ekonomi ödülü Ambalaj sektöründe karbon ayak izi sertifikası alan ilk marka olan İhlas Ambalaj’a yeşil ekonomi ödülü verildi. Yeni Arayışlar Girişimi Platformu (YAPDER) tarafından gerçekleştirilen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri töreni İstanbul’da yapıldı. YAPDER Başkanı Celal Toprak, iklim krizinin artık ertelenemez bir sıkıntı olduğuna dikkat çekerek, "İklim değişikliği, şehirlerimizi, ekonomimizi ve hayat tarzımızı doğrudan etkiliyor. Bu sebeple ortak akıl, ortak sorumluluk ve güçlü iş birlikleri her zamankinden daha büyük önem taşıyor" dedi. Toplantıda karbon ayak izi programı COP31 ile ilgili açıklamalar damgasını vurdu. İhlas Gazetecilik ve İhlas Ambalaj’a ambalaj "Sektöründe Karbon Ayak İzi Sertifikası" alan ilk marka olması sebebiyle Yeşil Ekonomi Ödülü verildi. İhlas Matbaacılık ve Ambalaj Genel Müdürü Kadri Yeltekin adına ödülü alan İhlas Gazetecilik ve İhlas Ambalaj Fabrikalar Müdür Yardımcısı İsa Akbal, bu tarz çevreci çalışmalara devam edeceklerini belirterek şöyle konuştu: "İhlas Matbaacılık ve İhlas Ambalaj ailesi adına, böylesine anlamlı bir organizasyonda yer almaktan ve bu özel ödüle layık görülmekten büyük onur duyuyoruz. Bildiğiniz üzere ambalaj sektörü, döngüsel ekonominin ve sürdürülebilirliğin en kilit noktalarından birini oluşturuyor. Bizler, üretimin her aşamasında tabiata olan sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ediyoruz. Bu vizyonun en somut sonucu olarak, ambalaj sektöründe ’Karbon Ayak İzi Sertifikası’ alan ilk marka olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu sertifika, bizim için sadece bir belge değil; gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakma sözümüzün bir nişanesidir." Etkinliğe ev sahipliği yapan ALKO Okulları Kampüs Müdürü Murat Çeliker de "Yaşayan Okul" mottosu ile hareket ettiklerini belirterek, öğrencilere yalnızca sınıf içinde bir öğrenim sunmaktan çok hayatın içinde de olmalarını önemsediklerini söyledi. İstanbul Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Murat Levent ise Kurultayın çok kıymetli olduğunu söyleyerek, "İklim krizi ve küresel ısınmanın gıda arz güvenliğini etkilemekte. İstanbul’un bu konudaki sürdürülebilirliğinde ani hava değişiklikleri ve kuraklık önemli bir yere sahip" dedi. 8. Yeşil Ekonomi Ödülleri’ni alan isimler * İhlas Matbaacılık ve Ambalaj Genel Müdürü - Kadri Yeltekin * İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı - Ahmet Özer * Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı - Alp Önder Özpamukçu * Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı - Bilgehan Engin * Mata Butik Hotel Yönetim Kurulu Üyesi - Cihan Kuruoğlu * Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı - Davut Doğan * Mahkeme Lokantası Kurucusu - Emin Selim Akgül * Oğuz Gıda CEO’su - Enes Örer * Royal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı - Gökhan Türkeş Öngel * Hasan Usta Kebap Sahibi - İzzettin Oral * İMES Yönetim Kurulu Başkanı - Kemal Akar * Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı - Mehmet Önder * Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı - Mehmet Reis * Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı - Mustafa Kürlek * ORGE Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı - Nevhan Gündüz * Red Colour Yönetim Kurulu Başkanı - Oya Sertdemir Düşmez * TGRT Haber Editörü - Özay Erat * Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü - Pelin Kıvrıkoğlu * Bambum Genel Müdürü - Selman Yar