EKONOMİ - 24 Nisan 2026 Cuma 11:13

DTO’da "İş Teftişi Faaliyetleri" toplantısı düzenlendi

A
A
A
DTO’da "İş Teftişi Faaliyetleri" toplantısı düzenlendi

Denizli Ticaret Odası (DTO) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlığı iş birliğinde "İş Teftişi Faaliyetleri Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda, çalışma hayatına ilişkin güncel mevzuatlar, teftiş süreçleri ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen toplantı, iş dünyası için verimli ve yol gösterici oldu.


DTO’nun hizmet binasında büyük bir katılımla gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıda 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde yürütülen teftiş faaliyetleri, sahadaki uygulamalar, sık karşılaşılan riskler ve çözüm önerileri, katılımcılarla paylaşıldı. Uzman başmüfettişler tarafından katılımcıların soruları da yanıtlandı. Toplantının açılış konuşmasında ev sahibi olarak kürsüye gelen DTO Genel Sekreteri Ali Rıza Tekin, Denizli’de üretim ve istihdam süreçlerinin sürdürülebilirliğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Tekin, sürdürülebilir ekonomik yapının yalnızca rakamsal büyüklüklerle değil, aynı zamanda güvenli, huzurlu ve yasalara uyumlu çalışma ortamlarıyla mümkün olacağını da ifade etti. Ayrıca toplantının kamu denetim birimleri ile iş dünyası arasındaki iletişimi güçlendiren bir köprü niteliği taşıdığını da belirten Genel Sekreter Tekin, mevzuatın doğru uygulanmasının hem işverenlerin hem de çalışanların haklarının korunması açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.


"Üyelerimizin gündemden haberdar olup kendilerini güncellemeleri son derece önemli"


Konuklarını başkanlık makamında ağırlayan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, gösterdikleri ilgi ve emeklerinden dolayı teşekkür etti. Oda olarak, iş dünyasının yararına olan her türlü faaliyet ve bilgilendirmeyi önemsediklerini, imkanları dahilinde de katkı verdiklerini belirtti. Erdoğan, "Üyelerimizin gündemden haberdar olup kendilerini güncellemeleri son derece önemli Bu toplantının da bu anlamda verimli geçtiğini ve fayda sağlayacağını düşünüyorum. Yoğun ilgi ve katılımlarından dolayı üyelerimize de teşekkür ediyorum" dedi.


Konukları da Başkan Erdoğan’a kendilerini kırmayıp salonlarını açarak iş birliği yaptığı ve misafirperverliği için teşekkür ettiler.



DTO’da "İş Teftişi Faaliyetleri" toplantısı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Katil zanlısı çocuk, yaşı kadar ceza aldı Nevşehir’de iddiaya göre kız arkadaş meselesi nedeniyle çıkan ve bir çocuğun hayatını kaybettiği bıçaklı kavgaya ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, 14 yaşındaki sanığa 14 yıl hapis cezası verdi. Olay anına ait güvenlik kamera görüntüleri de ortaya çıktı. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya taraf avukatları dışında kimse alınmazken, mahkeme heyeti sanık hakkında önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanığın suç tarihinde 15 yaşından küçük olması nedeniyle ceza, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında 14 yıl hapis cezasına çevrildi. Mahkeme heyeti ayrıca sanık hakkında haksız tahrik, etkin pişmanlık, meşru müdafaa ve iyi hal indirimi uygulamadı. Olay; geçtiğimiz Eylül ayında Emek Mahallesi’nde bulunan Mehmet Gülen Ortaokulu önünde meydana geldi. İddiaya göre, kız arkadaş meselesi yüzünden F.A. (15) ile M.M.K. (14) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine M.M.K., üzerinde bulunan bıçakla F.A.’yı göğsünden bıçakladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan F.A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından şüpheli M.M.K. ise suç aleti bıçakla birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma sürecinde ortaya çıkan savcılık ifadesinde sanık M.M.K.; kavga ihtimaline karşı yanında bıçak bulundurduğunu kabul ederken, kendisini savunmak amacıyla bıçağı kullandığını öne sürdü. M.M.K. ifadesinde, "Kendimi savunmak için bıçağı çıkardım. Kaç kez vurduğumu hatırlamıyorum, 4-5 kez olabilir. Gözüm döndü, nereye vurduğumu hatırlamıyorum" dediği öğrenildi. Olay sonrası eve gittiğini anlatan sanığın, bıçağı çöp konteynerine attıktan sonra polise teslim olduğu ve ’pişmanım’ dediği öğrenildi. Mahkeme kararının ardından hayatını kaybeden çocuğun yakınları adliye çıkışında açıklama yaptı. Aile, olayın akran zorbalığı sonucu gerçekleştiğini öne sürerek verilen cezaya tepki gösterdi. Yapılan açıklamada; "Kardeşimiz akran zorbalığı nedeniyle öldürüldü. Katili 14 yaşında bir çocuk ve 14 yıl ceza aldı. Adalet kesinlikle yerini bulmadı. İstediğimiz ceza bu değildi. Akran zorbalığına hayır diyoruz. Bizim kardeşimiz gitti, başka hiçbir ailenin canı yanmasın" ifadelerine yer verildi.
Mersin 16 yaşındaki Hiranur’un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın otomobilde tabancayla öldürülmesine ilişkin davada mütalaasını açıklayan savcı tutuklu sanıklardan Hüseyin Arda Ş.’nin ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından, 2 sanığın da ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada, Hiranur’un ailesi ve yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkemede bazı tanıklar dinlenirken, cumhuriyet savcısı mütalaasında sanıklardan Hüseyin Arda Ş.’nin ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarında, Mustafa Z. ve Nazmi Ç.’nin ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Taraf avukatlarının beyanlarının ardından söz verilen sanıklar, tahliyelerini istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşmanın ardından Aygar’ın ailesi ve yakınları ile müşteki avukatları, Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir de katılırken, Özdemir baro olarak davayı yakından takip ettiklerini belirterek, "Hiranur davasında adaletin sağlanması adına Mersin Barosunun üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirecek, çocuklara yönelik istismar olaylarında ve kadına yönelik şiddet olaylarında biz avukatlar yılmadan adaletin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması adına mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi. Avukat Derya Demir ise dosyayı başından beri takip ettiklerini belirterek, "Başından beri titizlikle takip ettiğimiz Hiranur dosyasının bugün önemli bir aşamasını geride bıraktık. Savcı mütalaasını açıkladı. Biz elbette ki bu mütalaayı kabul etmeyecek ve buna uzun bir dilekçeyle itiraz edeceğiz. Sevindirici diğer haber üç sanığın da tutukluluk halinin devam etmesi. Biz mücadeleyi sürdüreceğiz, sürecin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. Merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi’nde 1 Eylül 2025’te meydana gelen olayda, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybederken polis, Hiranur’un erkek arkadaşı Hüseyin Arda Ş. (19), M.Z. (27) ile Nazmi Ç.’yi gözaltına almış, 3 şüpheli de sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.
İstanbul UKABDER’in kurduğu meyve bahçesi bir ailenin geçim kaynağı, bir köyün umudu oldu Afrika ülkelerinden Çad’da Uluslararası Kardeşlik Seferberliği Derneği (UKABDER) tarafından hayata geçirilen meyve bahçesi projesi, bir aileye geçim kapısı olurken, çevre köylerin de gıda ihtiyacına katkı sağlıyor Uluslararası Kardeşlik Seferberliği Derneği tarafından kurban bağışçılarının hayrına Afrika ülkelerinden Çad’da hayata geçirilen meyve bahçesi, yalnızca bir yardım çalışması olmanın ötesine geçerek kalıcı bir iyilik modeline dönüştü. Derneğin "geçici değil kalıcı iyilik" anlayışıyla yaptığı proje, hem bir ailenin hayatını değiştirdi hem de çevredeki köyler için üretim ve paylaşım merkezi haline geldi. Çad’ın başkenti Encemine’ye yaklaşık 2 saatlik mesafede bulunan bir köyde eşi ve üç çocuğuyla birlikte bahçenin içinde yer alan iki gözlü evde hayatını sürdüren 55 yaşlarındaki Hamadan ve ailesi UKABDER’in hayata geçirdiği projeyle birlikte hem çalışma imkanına kavuştu hem de düzenli bir geçim kaynağı elde etti. Bir yardım değil, yeni bir hayat Proje ile sadece yardım alan değil, üreten ve çevresine katkı sağlayan bir insan haline gelen Hamadan, bahçede ekim-dikim faaliyetlerini sürdürürken, aynı zamanda burada bulunan ağaçlardan hasır yaparak da ek gelir elde ediyor. Su kuyusundan çıkarılan suyun uzun bir kanal aracılığıyla bahçeye ulaştırılması sayesinde tarım yapılırken, yetiştirilen ürünler ve beslenen kaz, tavuk gibi hayvanlar, ailenin yaşamını çok yönlü şekilde destekliyor. Bahçede patlıcan, bamya, fasulye, pirinç gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra mango, muz ve bölgeye özgü çeşitli sebze ve meyve yetiştiriliyor. Geçtiğimiz yıl ekilen mısırın hasadının da başarıyla gerçekleştirildiği, elde edilen ürünlerin hem aile hem de oradaki halk için önemli bir kaynak oluşturduğu ifade edildi. Geçici değil, kalıcı iyilik Meyve bahçesi, yalnızca Hamadan ve ailesine değil, çevredeki birçok köye de katkı sağlıyor. Üretilen sebze ve meyveler, çevredeki köylerin gıda ihtiyacının karşılanmasına destek oluyor. Dernek ekiplerinin bölgeyi ziyareti sırasında çevredeki köylerin liderlerinin de bahçeye gelerek, bahçeden faydalandıklarını belirterek, projenin önemini dile getirip teşekkür ettiği ifade edildi. UKABDER’in bu projeyle ortaya koyduğu en önemli yaklaşım ise yardım anlayışına getirdiği vizyon oldu. Dernek, yalnızca anlık yardımlar yapmak yerine, insanların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri, üretim yapabilecekleri ve uzun vadede fayda sağlayabilecekleri projeler geliştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda kurban bağışlarıyla hayata geçirilen meyve bahçesi projesi, bir bağışın sadece o günle sınırlı kalmadığını; yıllar boyunca sürecek bir faydaya dönüştürülebileceğini ortaya koydu. Her bağış, geleceğe bırakılan bir eser UKABDER yetkilileri, gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili yaptıkları değerlendirmede, amaçlarının sadece yardım ulaştırmak olmadığını vurgulayarak, "Bizler yaptığımız her çalışmada geçici çözümler değil, kalıcı eserler ortaya koymayı hedefliyoruz. Bir kurban bağışıyla sadece bir sofraya et ulaştırmak değil, aynı zamanda bir ailenin geçimini sağlayacak, bir köyün üretimine katkı sunacak projeler hayata geçirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Dernek tarafından yürütülen bu modelle, yardım faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi ve ihtiyaç sahibi bölgelerde üretimin desteklenmesi amaçlanıyor. UKABDER’in kurban bağışçılarının hayrına hayata geçirdiği meyve bahçesi projesi, sadece bir yardım hikayesi değil; üretimin, paylaşmanın ve kalıcı iyiliğin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.