ASAYİŞ - 10 Haziran 2024 Pazartesi 13:24

Evladı yakılarak kuyuya atılan anne, karar duruşmasına oğlunun resmi basılı tişörtle geldi

A
A
A
Evladı yakılarak kuyuya atılan anne, karar duruşmasına oğlunun resmi basılı tişörtle geldi

Denizli’de iki gencin silahla öldürüldükten sonra 30 metrelik kuyuya atılarak yakıldığı cinayet davasında sanıklara ceza yağdı. Öldürülen gençlerden Hasan Akköse’nin annesinin üzerinde oğlunun resmi basılı tişörtle katıldığı davada, olayın baş faili 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Davanın diğer 4 sanığına ise yaşları ve suça iştirakleri bakımından çeşitli oranlarda cezalar uygulanırken, delileri karartma suçundan ise tüm sanıkların yeniden yargılanmasına karar verildi.



Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın karar duruşmasında, sanık Hakan Özmen ve Ali İhsan Yıldırım, sanık ve müşteki avukatları salonda hazır bulundu. Tutuklu sanıklar Mustafa Akköse, Osman Çolak ve Hakan Özmen ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdi. Sanık ailelerinin yer aldığı duruşmaya, ölen Hasan Akköse’nin annesi Aynur Kumral üzerinde oğlunun fotoğrafının bulunduğu baskılı tişört ile katıldı.



Yaklaşık 3 saat süren yargılama sonunda mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sabıkası olan sanıklara takdir indirim uygulamayan mahkeme, olayın baş faili Mustafa Akköse’ye Hasan Akköse yönünden ‘Tasarlayarak öldürme’, İsmail Yalçın yönünden de ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.


Olay sırasında yaşı 18’den küçük olan sanıklardan Hakan Özmen’e ise Hasan Akköse’yi ‘Tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Fakat yaş küçüklüğü nedeniyle cezası önce 18 yıla ardından takdir indirimiyle 15 yıla düşürüldü.



3 sanığa farklı cezalar


Olayın baş faili Mustafa Akköse dışındaki davanın diğer 4 sanığı, olay yerine tesadüfen geldiği için İsmail Yalçın’a karşı olan suçlardan beraat etti. Fakat olay yerine çağırılarak öldürülen Hasan Akköse yönünden ceza aldı. Sanıklardan Mehmet Görünmez, Hasan Akköse’ye karşı eyleminden önce müebbet hapis cezası aldı, yardım ettiği yönünden cezası 12 yıla düşürüldü. Sanıklardan Ali İhsan Yıldırım da önce müebbet ardından aynı gerekçe ile cezası 12 yıla düşürüldü. Sanığın sabıkası olmaması nedeniyle takdir indirimleri ile cezası 10 yıla düşürüldü.


Olay sırasında yaşı küçük olan sanıklardan Osman Çolak da önce müebbet hapis cezası aldı. Yardım yönünden cezası 12 yıla, yaş küçüklüğünden de 8 yıla düşürüldü. Diğer yandan olay sırasında delilleri karartma suçundan tüm sanıklar hakkında yeni bir yargılama yapılacağı öğrenildi.



"En yüksel cezaları almalarını sağlayacağız"


Hukuk mücadelelerini zaferle taçlandırdıklarını betimleyen avukat Fersu Ege Kandemir, istenilen kararın alındığını söyledi. Sanıkların aldıkları cezalar ve diğer aleyhte yaptırımlar ile gerçekleştirdikleri eylemin olumsuz etkilerini iliklerini kadar hissedeceklerini ifade eden Avukat Kandemir, adaletin tecellisinden yana çok mutlu olduklarını dile getirdi. Sanıkların tahliye olacaklarına inandıkları ve müdafilerinin beraat etmelerini talep etmelerini ilginç bulduğunu söyleyen Kandemir, “Bu zafer Hasan Akköse’nindir, İsmail Yalçın’ındır, onların annelerinindir. İki çocuğu hunharca öldürüp, benzin dökmek suretiyle yakıp, kuyuya atıp, üzerine taşla çimentoyla betonla toprakla doldurup, cesetleri ulaşılamayacak kadar derine gömüp, canavarca hislerle bir cinayeti işleyip 8 ay yatıp tahliye olacağına nasıl inanırsın. Mustafa Akköse ve diğerleri oraya çocukları dövmek için getirdiklerine dair savunmaları çok ilginçti. Akla sığmayan bir durum. Siz yedi adam askeri nizamda mevzilenip, konuşlandınız. Her biriniz belirli koordinatlarda siper aldınız. Birinizin bitiremediği öldürme eylemini gerçekleştirmesi için hepiniz silahlandınız, öldürme eylemi için bulunuyorsunuz. Sonra da ’Biz çocukları aslında dövmek için çağırdık’ diyorsunuz. Yapmayın Allah aşkına. 7 silahlı adam iki tane ana kuzusunu dövmek için mi oradaydınız. Suç delillerini yok etmek ve gizlemek suçundan haklarında bir yargılama daha açılıyor. İkinci bir yargılama dosyası, ikinci bir mahkeme, ikinci bir hukuk mücadelesi daha onları bekliyor. Buradan da inşallah çok yüksekten cezalar aldıracağız” dedi.



Karar duruşmasına üzerinde oğlunun fotoğrafı olan tişörtle katıldı


Öldürülen gençlerden Hasan Akköse’nin annesi Aynur Kural ise mahkemeye üzerinde oğlunun fotoğrafı basılı olan üzerinde ’adalet’ yazılı tişörtle katıldı. Yargılama süreci için uzun bir yol olduğunu ifade eden Kural, “Bir anne için birçok şey yaşadım. Bu yüzden cezaevine atıldım ama ben yine vazgeçmedim, vazgeçmeyeceğim. Çünkü bu çocukları kazayla öldürmediler. Yedi kişi bir araya toplandılar, tuzak kurarak öldürdüler, yaktılar. 30 metrelik su kuyusundan çıkardım oğlumu. Hiç tanımadığım insanlar düşman oldular. Çok şükür bugün ceza aldıklarını gördüm. Günyüzü göremeyecekler, başka hiç kimsenin de canını yakamayacaklar. Benim oğlum geri gelmeyecek biliyorum ama bu adalet sayesinde içim biraz soğudu. Çok şükür verdiğimiz çabaların verdiğimiz emeklerin sonucunu aldık. Yolumuz daha bitmedi, istinafa da gideceğiz” ifadelerini kullandı.



Olayın geçmişi


Denizli’nin Serinhisar ilçesinde 9 Haziran 2022 Perşembe günü otomobille evden ayrılan 17 yaşındaki İsmail Yalçın ve 19 yaşındaki Hasan Akköse’den daha sonrasında haber alınamadı. İki gencin öldürülerek atıldıkları belirlenen Serinhisar’ın Cumhuriyet Mahallesi’ndeki 30 metrelik su kuyusunda gerçekleştirilen 45 saatlik çalışma sonucu İsmail Yalçın ve Hasan Akköse’nin cansız bedenlerine kaybolduktan 5 gün sonra ulaşıldı. Cesetleri attıktan sonra kuyuyu ateşe verdikleri belirlenen ve aynı zamanda Hasan Akköse’nin akrabası olan Mustafa A. ile birlikte suça karıştıkları tespit edilen 9 şüpheliden 7’si tutuklanmıştı.



Evladı yakılarak kuyuya atılan anne, karar duruşmasına oğlunun resmi basılı tişörtle geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye Türkiye, Avrupa Taekwondo Şampiyonası’nda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya kazanarak şampiyon oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nın son gününde milli sporcular 5 madalya kazandı. Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen şampiyonanın dördüncü ve son gününde taekwondoda 4, para taekwondoda ise 2 sıklette müsabakalar yapılırken, 8 milli sporcu madalya mücadelesi verdi. Milli sporcular son günde, 1 altın, ve 4 bronz olmak üzere toplam 5 madalya kazandı. Milli taekwondocu Elif Sude Akgül kadınlar 49 kiloda Avrupa şampiyonu olmayı başardı. +73 kiloda Nafia Kuş Aydın da bronz madalya kazandı. Para taekwondoculardan erkekler +80 kiloda Adem Arda Özkul ve Osman Ertürk ile kadınlar +65 kiloda Fatma Nur Yoldaş da bronz madalya elde etti. Türkiye, Avrupa’nın zirvesinde Türkiye dört gün süren şampiyonayı, 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplamda 22 madalyaya ile tamamladı. Taekwondoda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya eden Türkiye genel sıralamada Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Türkiye, 27. kez düzenlenen Avrupa şampiyonalarında toplamda 9. kez takım halinde şampiyon oldu. Türkiye kadın takım olarak da kürsünün en üst basamağında yer aldı. Türkiye, 1976 yılından bu yana yapılan Avrupa şampiyonalarında toplamda 66 altın madalyaya ulaşarak 64 madalyada kalan İspanya’yı geride bıraktı ve bu alanda da ilk sıraya yerleşti. Para taekwondocular ise şampiyonayı 3 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere 14 madalya ile tamamladı. 2022 ve 2024’te takım halinde şampiyon olan Türkiye, bir kez daha Avrupa’nın zirvesine çıktı. Para taekwondocular hem kadın hem erkek takım olarak da şampiyonluğu elde etti. Millilerin kazandığı madalyalar şöyle: Altın: Elif Sude Akgül (Taekwondo 49kg), Merve Dinçel Kavurat (Taekwondo 53kg), Berkay Erer (Taekwondo 68kg), Mahmut Bozteke (Para Taekwondo 63kg), Yusuf Yünaçtı (Para Taekwondo 70kg),Gamze Özcan (Para Taekwondo 57kg) Gümüş: Emine Gögebakan (Taekwondo 46kg), Sude Yaren Uzunçavdar (Taekwondo 73kg), Nurcihan Ekinci Gül (Para Taekwondo 47kg), Meryem Betül Çavdar (Para Taekwondo 52kg) Bronz: Hatice Kübra İlgün (Taekwondo 57kg), Nafia Kuş Aydın (Taekwondo +73kg), Enes Kaplan (Taekwondo 58kg), Büşra Emire (Para Taekwondo 47kg), Tuana Çelik (Para Taekwondo (57kg), Zehra Orhan (Para Taekwondo 65kg), Fatma Nur Yoldaş (Para Taekwondo +65kg), Ali Can Özcan (Para Taekwondo (58kg), Hamza Tarhan (Para Taekwondo (58kg), Emre Bulgur (Para Taekwondo 80kg), Adem Arda Özkul (Para Taekwondo +80kg), Osman Ertürk (Para Taekwondo +80kg)
Düzce Kurbanlıklarda stres, besleme ve ayak sağlığına dikkat DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların strese maruz bırakılmadan geçireceği süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyeceğini söyledi. Veteriner Hekim Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların beslenme ve bakımının önemli olduğunu belirterek "Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlıklarımızın seçim, bakım, besleme ve barınma konuları daha bir önem arz etmektedir. Zira bakım, besleme ve barınma konularındaki uygun olmayan şartlar tedavi amaçlı ilaç kullanımını zorunlu hale getirebilir. Gıda olarak değerlendireceğimiz kurbanlıklarımız için artık ilaç kullanım seçeneklerimiz iyice daralmaktadır. Kurban bayramına yaklaştığımız bugünlerde gıdada yasal arınma süresi uzun olan ilaçları kullanamayacak olmamız nedeniyle hastalıkların tedavi şansı azalacaktır. Kalan süreyi doğru yönetip değerlendirmek noktasına odaklanmalıyız. Öncelikle sağlıklı hayvanları seçmeliyiz. Dış bakıda ağız-burun akıntısı olmayan tüyleri parlak, yarasız, bakışlar canlı bir Veteriner Hekim muayenesinden geçmiş raporlu olan hayvanlar alınmalı. Yeni alınan hayvanlar alınan ortamda tutulmalı ya da aynı ortam şartları oluşturmalı ki solunum ve sindirim sorunları yaşamayalım. Hayvanları bakıp beslediğimiz ortamlarda hava cereyanı olmamalı, ahırlar iyi havalandırılmalı. Damızlık değeri olan dişi hayvanlarımızı kurban etmemeli, damızlık değeri olmayan ya da kaybetmiş dişi hayvanların gebelik kontrolleri yapılıp kurban vesilesi ile kurbanlığa ayrılıp verimli hayvanlarımızın sayısı artırma fırsatı olarak süreç değerlendirilmeli. Su baskınları yaşadığımız şu günlerde, sel ve su baskını yaşanan araziden hayvanlarımıza gıda amaçlı ot gibi gıda maddelerini tedarik ederken çok dikkatli olmalı, uzman desteği alınmalı, mümkün ise bu alanlardan istifade edilmemeli. Zira bu alanların ortamda yıllarca canlılığını devam ettiren sporlu bakterilerle ki bunlar hayvanlardan insanlara geçen zoonoz dediğimiz hastalık etkenleri bulaşık olabileceği hatırda tutulmalı. Kurbanlık beslemenin son ayında önerdiğimiz yüksek enerjili yemler, aynı zamanda tırnak ve ayak problemlerinin artması için zemin oluşturmaktadır. Zira bu enerji yemleri (arpa, buğday mısır gibi) hayvanlarımızda gizli asidoz dediğimiz beslenme hastalığını oluşturmakta, tırnaklarda Laminitis dediğimiz yangıyı oluşturup hassasiyet ve ağrılı yaralar oluşturmaktadır. Bu problemlerin görülmeye başladığı hayvanlarımızda veteriner hekim kontrolünde ya da danışmanlığında gıdada kalıntı yapmayan fosfor ve E vitaminleri kullanılıp, çayır ve yonca gibi kaba yem oranı rasyonda artırılmalı, yemek sodası diye bildiğimiz sodyum bikarbonat ilave edilmeli, tırnaklara tazyikli soğuk su tutulmalı ki ilaç kullanmak zorunda kalınmasın. Strese maruz bırakılmadan geçirilecek bu süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyecektir. Patojen mikroorganizmalar ve tıbbi ürünlerle kirlenmemiş gıdaların kurban sürecinde sofralarımız ya da ikramlılarımızda bulunması, bereketli kurbanlıkların arzı temennimizdir" ifadelerinde bulundu.