EKONOMİ - 31 Mayıs 2024 Cuma 10:50

Kirazın ardından çilek üreticileri de düşen fiyatlara tepki gösterdi

A
A
A
Kirazın ardından çilek üreticileri de düşen fiyatlara tepki gösterdi

Denizli’de Honazlı kiraz üreticilerinin ardından Buldanlı çilek üreticileri de düşen fiyatlara tepki gösterdi. Sezon başında tarlasından toptan 30 TL’den satılan çilek fiyatı 20 TL ye düştü. Üreticiler çilek toplamaktan vaz geçti.



Denizli’de geçtiğimiz hafta meşhur Honaz kirazı alım fiyatının 200 TL’ den 80 TL’ye düşmesinin ardından kiraz üreticileri tepki göstermiş. Kendine has aroması ve rengiyle bilinen ‘Buldan’ bölgesine ait organik çilek üreticileri de sezon başında kilogramını 30 TL’den tarlasından sattıkları çileğin fiyatının 20 TL’ye düşürülmesine tepki gösterdi. Buldan İlçesine bağlı Yeniçam Mahallesi’nde yıllardır organik çilek üretimi yapan Hüseyin Yangöz, girdi maliyetlerinin yükselmesine rağmen çilek fiyatının düşmesinin, üreticiye ölüme itmek olduğunu savundu.



Sezon başı 30 TL’den satıldı


Buldan da çilek hasadının mayıs ayının ilk haftalarında başladığını, o dönem pazarlarda kilogramı 80-100 TL’den satılan çileği tarlada tüccara kilogramı 30 TL’den verdiklerini hatırlatan çilek üreticisi Hüseyin Yangöz, “Bölgemizde çilek hasadına mayıs ayının ilk haftasında başladık. Çilek fiyatına o zaman 30 lira dediler. O dönemde pazarlarda 80-100 liradan satılan çileği bizden 30 liradan almaya başladılar. Mayıs ayının sonuna gelirken şu anda çileğin toptan fiyatı 20-25 lira. Komisyoncu geliyor elindeki çilekte erginlik olgunluk varsa istediği fiyatı söylüyor. Belirli bir fiyat uygulaması yok. Üretici de ürettiği malı satmak zorunda olduğu için tek kelime konuşmadan malını vermek zorunda kalıyor. Çileği ameleler topluyor, amele fiyatı sürekli artıyor. Dün 25 kasa çileği 5 kişi ile topladım. Bin bir emekli toplayıp sattığım çileğin parası anca amele parasına yetiyor. Üreticiye bir şey kalmıyor. Yani komisyoncu tamamını götürüyor” dedi.



“6 ay gece gündüz çalışıyoruz”


Çilek tarlasını sezona hazırlamak için altı ay boyunca gece gündüz çalıştıklarını, yabancı otları yolup, ilaçlama yaptıklarına dikkat çeken Hüseyin Yangöz, “Çilek üretmek, üretilen çileği toplamak çok zor bir iş, çilek meyvesi çok narin. Çilek ermeye başladığında toplanıp, hızla tüketiciye ulaştırılması gerekiyor. Çileği toplamasak dalında çürüyüp gidiyor, toplayıp satamasak kasada çürüyüp gidiyor. Tüccarda bunu çok iyi bildiği için her şeyi bahane edip çilek fiyatını düşürüyor. Her şeyin fiyatı artarken bizim alın terimizle ürettiğimiz çileğin fiyatı düşüyor. Komisyoncu fiyat düşürdüğü için elimize az para geçiyor. Az parayı da ameleye dağıtıyoruz. Üreticiye bir şey kalmıyor” dedi.



“Ameleden daha çok çalışıyorum”


Kendi tarlasında ameleden daha çok çalıştığını anlatan Yangöz, tarladaki çileğin mutlaka toplanması gerektiğine dikkat çekti. Yangöz, “Tarlamda çilek çok belki 2 ton çilek çıkabilir. Ama ben artık ameleye çilek toplatmayacağım. Aşırı yüksek girdi maliyetleri nedeniyle bu sene çilek sezonunu kendi adıma kapatıyorum. Bu yıl hava şartları güzel gitti. Bu yıl çilek üretim yılıydı. Ama geçen yıl çilekten çok büyük zararlar ettik. Üretici ile tüketici arasındaki aracılardan sıkıntı yaşıyoruz. Devletimiz bu aracıları ortadan kaldırmalı. Üretici ile tüketici buluşturulmalı. Esas kazancı aracılar yapıyor” ifadelerini kullandı.



Maliyetler ağır çalışacak işçi de yok


Gençlerin artık tarlalarda çalışmadığını, tarlaya çalışmaya gelen amelenin yaş ortalamasının yüksek olduğunu ve hepsinin emekli olduğunu anlatan Yangöz, şöyle konuştu:


“Çilek üretimin de maliyetimiz çok yüksek, işçi fiyatları çok yüksek. Tarlama çalışmaya gelen amelinin hepsi emekli, yaşlı. İşçi sıkıntısı çok büyük. Ekonomik kriz emekliyi şu anda perişan duruma soktu. Üretici üretemez duruma geldi. Tarlamda 15 dönüm çileğim vardı, 7 dönümünü bozdum neden bozdum işçi sıkıntısı, gübre sıkıntısı bunların hepsi beni etkilediği için. Geçen yıl 5 dönüm çilek tarlamdan hiç çilek almadan tarlada bıraktım. Sırf gübre alamadım ilaç atamadım komisyoncularda fiyatı 10 liraya 8 liraya düşürdü tarlada terk ettim çileğimi”



“Verim düşük kaldı”


Bu yıl hava şartlarının çilek üretimi acısından iyi gitmesine rağmen pahalı gübre fiyatları nedeniyle çileklere gübre veremediklerini, bu yüzden de verimin düşük kaldığının altını çizen Yangöz, “Çileklerimizde bu yıl yeterince gübre kullanamadık. Neden kullanamadık geçen yıl 500 liraya aldığımız gübre bu yıl 2000 lira olmuş. Nasıl kullanırsın. Olduğu kadar dedik, olana bereket dedik karnımızı doyurmayı düşündük. Niye öyle dedik, çünkü yapamıyoruz üretemiyoruz işçi bulamıyoruz maliyetler yüksek olduğu için isteyerek yapmıyoruz. Şu anda üzerinde çilek var ama toplamaktan vazgeçiyorum sırf sıkıntılar var diye. Büyük şehirlerde duyuyorum bizim verdiğimiz fiyatın 3 katına çilek satılıyor. Kimler kazanıyor komisyoncular kazanıyor. Zenginler kazanıyor devletin üreticiyle bu ekonomik krizi çözmesi için ne yapması gerekirdi aracıları ortadan kaldırıp belirli maliyetlerle üreticiden aldığını tüketiciye buluşturması gerekir. Ama maalesef biz komisyoncuların, aracıların elindeyiz. Üretici günden güne zayıflıyor. Yoksulluğa sefalete itilmiş durumda” ifadelerini kullandı.



Kirazın ardından çilek üreticileri de düşen fiyatlara tepki gösterdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Havza’da "afet bölgesi" çağrısı: Vatandaşlardan belediye önünde tepki SAMSUN (İHA) – Samsun’un Havza ilçesinde sel felaketinin ardından vatandaşlar toplanarak Havza’nın afet bölgesi ilan edilmesini istedi. Kalabalık önce belediyeye yürüyüp Havza Belediye Başkanı Murat İkiz’e tepki gösterdi, ardından taleplerini dile getirdi. Havza’da etkili olan yoğun yağış sonrası taşan Hacı Osman Deresi ilçeyi adeta savaş alanına çevirdi. Çok sayıda iş yeri ile araç sular altında kalırken, vatandaşlar yaşanan büyük zararın ardından ilçenin afet bölgesi ilan edilmesi talebiyle yürüyüş düzenledi. Cuma namazı sonrası Kevser Camii önünde bir araya gelen vatandaşlar adına açıklamayı Havza Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Saffet Ergin yaptı. Açıklama sırasında da Başkan İkiz’e yönelik tepkiler dinmedi. Açıklamanın ardından kalabalık belediye binasına yürüdü. Belediye önünde toplanan yüzlerce kişi, "Havza Belediye Başkanı nerede?" ve "Başkan gelecek hesap verecek" sloganları atarak belediye yönetimine tepki gösterdi. Daha sonra hükümet konağı önüne yürüyen vatandaşlar burada da afet bölgesi taleplerini yineledi. "3 günde neden afet bölgesi ilan edilmedi diye böyle yapmak olmaz" Tepkili vatandaşlar daha sonra Havza’da yolu trafiğe kapattı. Burada vatandaşların taleplerini dinleyen Mustafa Ayvat ise hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirterek açıklamalarda bulundu. Kaymakam Ayvat, "Havza’nın afet bölgesi olması yönündeki taleplerinizi çok iyi biliyoruz. Bununla alakalı süreç erkendir. Hasar ve zarar tespit çalışmaları devam ediyor. Bunların hepsi raporlanacak. Araçlardaki ve iş yerlerindeki zararlar tespit edilecek. Her şey raporlanacak. Afet bölgesi ilan edilip edilmeyeceği yönünde kararlar verilecek. Mecliste reddedilen önerge o değildir. Afetin üzerinden daha 2 buçuk-3 gün geçti. Çalışmalar devam ediyor. Bu noktada devlet çalışıyor ama ‘3 günde neden afet bölgesi ilan edilmedi’ diye böyle yapmak olmaz" diye konuştu. "418 esnafımız ve 217 aracımız zarar gördü" Kevser Camii önünde konuşan Saffet Ergin, "Hepimiz büyük bir facia yaşadık. Bu faciada 418 esnafımız ve 217 aracımız zarar gördü; her şey adeta yok oldu. Esnafımızın elinde hiçbir şey kalmadı. Bizler Havzalılar olarak bunun altından kalkabilecek ne ekonomik güce ne de yeterli bütçeye sahibiz. Bu yaraları ancak devlet büyüklerimizin desteğiyle sarabiliriz. Bundan başka yapabileceğimiz bir şey yoktur. Havza tamamen ekonomik olarak çökmüştür. Bu üç gün içerisinde, Allah razı olsun, devletimiz hemen yardıma koştu; bir miktar yaralarımızı sardı. Gönderilen destekler bize ulaşmaya devam ediyor. Devletimiz yanımızda olduğu sürece sırtımız asla yere gelmez. Zarar gören esnafımızın yanında Havzalılar da duracaktır. Havza’nın afet bölgesi ilan edilmesi için Cumhurbaşkanımızın yanına gideceğiz" dedi.
Kars Kars’ta şehirlerarası otobüs firmalarına sıkı denetim Kars Valiliği koordinasyonunda, Ticaret İl Müdürlüğü ile Kars Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmalarına yönelik denetim gerçekleştirildi. Vatandaşların güvenli, adil ve mevzuata uygun hizmet almasını sağlamak amacıyla yapılan uygulamada, özellikle bilet fiyat tarifeleri mercek altına alındı. Kent genelinde faaliyet gösteren otobüs firmalarında gerçekleştirilen denetimlerde, firmaların uyguladığı bilet ücretlerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından belirlenen tavan fiyat tarifelerine uygun olup olmadığı kontrol edildi. Ekipler, yolcu biletleri, fiyat listeleri ve firma kayıtlarını inceleyerek usulsüzlüklerin önüne geçmeyi hedefledi. Yetkililer, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına ulaşım sektörüne yönelik denetimlerin belirli aralıklarla sürdürüleceğini belirterek, fahiş fiyat uygulamalarına kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. Denetimlerde kurallara aykırı uygulama tespit edilmesi halinde ilgili firmalara gerekli idari işlemlerin uygulanacağı bildirildi. Özellikle yaz sezonunun yaklaşması ve şehirlerarası yolculukların artmasıyla birlikte gerçekleştirilen denetimlerin, hem tüketici haklarının korunması hem de sektörde adil rekabet ortamının sağlanması açısından önem taşıdığı vurgulandı. Vatandaşlardan da herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmaları halinde ilgili kurumlara ihbarda bulunmaları istendi.
İzmir Özgür Özel Bornova’da toplu açılış törenlerine katıldı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Bornova ilçesinde gerçekleştirilen Sarnıç Mescid-i Aksa Camii, Doğanlar Kent Bostanı ve Dijital İkiz Tabanlı Akıllı Şehir Operasyon Merkezi açılış törenlerine katıldı. Tören kapsamında ilk olarak Sarnıç Mescid-i Aksa Camii’nin açılışı yapıldı. Ardından kentin içinde tarım yapılmasına imkan tanıyan 24 metrekarelik alanlara bölünmüş Doğanlar Kent Bostanı ile ilçe yönetimi ve acil durum müdahalelerinin önceden planlanmasını sağlayacak Dijital İkiz Tabanlı Akıllı Şehir Operasyon Merkezi hizmete alındı. Açılışların ardından katılımcılara seslenen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, partisinin yerel seçimlerde gösterdiği başarıyı ve kente yönelik projeleri değerlendirdi. Özel, son yerel seçimlerde büyük bir başarı elde ettiklerini belirterek, "O büyük mağlubiyetin üzerinden 10 ay geçmişken Cumhuriyet Halk Partisi söz verdiğimiz gibi 47 yıl sonra yeniden Türkiye’nin birinci partisi oldu. Biz bu işi sadece Cumhuriyet Halk Partililerle değil, ülkenin bütün demokratlarını kucaklayarak başardık. İzmir’de 31 belediye başkanı adayı gösterdik, 29’u seçildi. Bu gidişle siz kalelerinizi kaybedeceksiniz diyenlere, İzmir’in bizden vazgeçmeyeceğini ve İzmir’in demokratların kalesi olduğunu herkese gösterdik. Bu inanç ve azimle en büyük zaferlerden birini İzmir’de elde ettik" dedi. "Söz verdiğimiz gibi camimizi hizmete sunduk" Sarnıç bölgesine daha önce verdikleri sözleri yerine getirdiklerini hatırlatan Özel, "Sarnıç’a yakışır bir cami, köy evi ve kütüphane yapacağımıza dair söz vermiştik. O günlerde acı günleriydi İsrail mezaliminin ve biz Filistin’le dayanışmamızı, Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya olan saldırılara karşı tepkimizi göstermek istedik. Tüm kutsal dinler için anlamlı Kudüs’te Mescid-i Aksa’yı model alan bir cami yapalım, adını da Mescid-i Aksa Camii koyalım demiştik. O gün verdiğimiz söz tutuldu. Cuma namazımızı hep birlikte kıldık ve camiyi köyün hizmetine sunduk" ifadelerini kullandı. "Ev ekonomisine ve kadınlara destek sağlanıyor" Kentin içinde hayata geçirilen kent bostanı projesine değinen Özel, "Bugün 24 metrekarelik parçalara bölünmüş, burada tarım yapmak isteyen kentin kadınları arasında öncelik kurası çekilmiş alanlar tahsis edildi. Fideler verildi, sulamalarına destek olundu. Ürettiklerini sadece kendi evlerinin değil, komşularının ekonomilerine katkı sağlamak üzere götürüyorlar. Bu sadece bir mini tarım uygulaması değil. Aile bütçesine katkının ötesinde kadınların hem birbirleriyle sosyalleştikleri, kendilerine verilen imkan dahilinde üretimin bir parçası oldukları ve doğa ile iç içe sağlıklarını korudukları önemli bir yaklaşım kent bostanları" şeklinde konuştu. "Trafik ve afet yönetimi için dijital merkez açılıyor" Açılışı yapılan teknoloji merkezinin önemini vurgulayan Özel, "Çağ, artık şehirlerin belli oranlarda dijital ikizlerinin oluşturulması, kentin yönetiminin, krizlerin ve Allah vermesin afetlerin yönetiminin yapıldığı, kolaylaştığı ve hatasız planlandığı bir dönem. Türkiye’de bazı alanlarda dünyada bir ilkin gerçekleştiği, ilçenin tam bir sanal modelinin oluşturulduğu bir projeyle merkezimizi açıyoruz. Bunun üzerinden ilçe yönetimi ve acil durum müdahaleleri simüle edilerek gerekli önlemler daha yaşanmadan alınıyor. Teknolojinin ihmal edilmemesi ve vatandaşın her türlü talebinin karşılanması halkçı belediyeciliğin olmazsa olmazıdır" dedi. "Yemek fabrikalarının dev kepçeleriyle alıp çay kaşığı ile bile vermiyor" İktidarın İzmir’e yönelik mali yaklaşımlarını eleştiren Özel, "İzmir’den 951 milyar lira geçen sene vergi toplamışlar. Neredeyse 1 trilyon. Peki İzmir’e ne kadar yatırım yapmışlar, 32 milyar lira. Yani 30 alıyor, bir veriyor. Yemek fabrikalarının dev kepçeleri var, onunla alıyor İzmir’den çay kaşığı ile bile vermiyor. Aldığının otuzda birini İzmir’e yönlendiren, İzmir’i adeta sömüren ve İzmir’e üvey evlat muamelesi yapan biri var. Hiç dokunmasa, İzmir’in vergisi İzmir’de kalsa bunun 30 katıyla İzmir’e hizmet edilebilir. Yatırımın beş katını faize ödeyen bir iktidar var ama biz belediye kaynaklarımızı faize değil yatırıma harcıyoruz" ifadelerine kullandı. "Gelince balyoz operasyonu yapacağım otoban gişelerine" Özel, İzmir ve çevresindeki otoban geçiş ücretlerine tepki göstererek, "İzmir’den Çeşme’ye kadar gidiyorsunuz 50 lira para veriyorsunuz. Metropol sınırları içinde ise hiç para vermiyorsunuz. Ama bu sistemle İzmir’den Çeşme’ye gidersen 50 lira, aynı yolu bu tarafa Akhisar’a kadar gidersen 350 lira veriyorsun. Doğrusu, yapım maliyeti çıktıktan sonra otobanların bedava olması lazım. Şimdi otoban gişelerine ve çıkışlarına yeni gişe koymaya niyetlenmişler. Yaparlarsa hukuk yoluyla mücadele edeceğiz. Allah izin versin iktidara geldiğimizde, o şehrin kahrını çekene otoban bedava olacak. Gelince balyoz operasyonu yapacağım otoban gişelerine" diyerek sözlerini tamamladı.