SAĞLIK - 11 Kasım 2024 Pazartesi 09:30

Pasif içicilik akciğer kanserinde önemli bir risk unsuru oluşturuyor

A
A
A
Pasif içicilik akciğer kanserinde önemli bir risk unsuru oluşturuyor

Denizli Özel Egekent Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Nail. Özhan, akciğer kanserinin en önemli risk faktörlerinden birinin sigara içmek olduğunu belirterek; “Kanser hücrelerinin belirli özelliklerine yönelik olarak geliştirilmiş ilaçlar, daha az yan etkiyle çok daha yüksek başarıyla sonuçlanabiliyor” dedi.



Denizli Özel Egekent Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Nail. Özhan, 1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayına dolayısıyla yaptığı açıklamada önemli uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Nail. Özhan “Her yıl Kasım ayında, dünya genelinde akciğer kanseri farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Akciğer kanseri, en yaygın kanser türlerinden biri olup, dünya genelinde kanser kaynaklı ölümlerin en büyük nedenidir” dedi.



Akciğer kanserinin en önemli risk faktörlerinden birinin sigara içmek olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Nail. Özhan, “Pasif içicilik, hava kirliliği, zararlı kimyasallara maruz kalma ve genetik yatkınlık gibi diğer etmenler de hastalığın gelişiminde rol oynamaktadır. Kişilerin, belirtilerini göz ardı etmemesi ve düzenli kontroller yaptırması hayati önem taşımaktadır. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı bir diyet uygulamak ve sigara içmeyen bir çevre oluşturmak, akciğer sağlığını korumak için önemlidir. Erken teşhis, tedavi sürecinde büyük bir fark oluşturabilir ve yaşam kalitesini artırabilir” ifadeleriyle erken teşhisin önemine vurgu yaptı.



Akciğer kanseri tedavisinden de bahseden Uzm. Dr. Nail. Özhan, şu tavsiyelerde bulundu:


“Hastalığın evresine, türüne ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Genel olarak, cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Erken evrelerde, cerrahi olarak tümörün çıkarılması en etkili yöntemlerden biridir. İleri evrelerde ise kemoterapi ve radyoterapi tedavilerinin yanı sıra son yıllarda hızla gelişmekte olan hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapi tedavileri ile tümörün büyümesi ve çoğalması kontrol altına alınmaya çalışılır. Hedefe yönelik tedavi yöntemleri, kanser hücrelerinin belirli özelliklerine yönelik olarak geliştirilmiş ilaçları içerir ve bu sayede yan etkiler daha az görülmekle birlikte çok daha yüksek başarı sonuçlarına ulaşılabilir. Tedavi süreci, multidisipliner bir ekip tarafından planlanmalı ve hastanın ihtiyaçlarına göre özelleştirilmelidir” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.