EĞİTİM - 10 Aralık 2024 Salı 14:23

PAÜ personelleri refah payı talep etti

A
A
A
PAÜ personelleri refah payı talep etti

DENİZLİ (İHA) – Denizli’de Pamukkale Üniversitesi önünde açıklama yapan sendika üyesi kamu görevlileri, açıklanan enflasyon rakamına tepki göstererek, kendilerine refah payı ödenmesini talep etti.



Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Kınıklı Yerleşkesi önünde yapılan basın açıklamasına Hürriyetçi Eğitim Sendikası Denizli Şube Başkanı Ersin Dede, Üniversite Şube Başkanı Ferit Yıldız ve Hürriyet Sağlık Sendikası İl Başkanı Selda Zenger ile PAÜ’nün farklı birimlerinde görev yapan sendika üyeleri katıldı.



Toplumun tüm kesimlerinin ağır bir ekonomik kriz ile karşı karşıya bulunduğunu belirten Denizli Şube Başkanı Ersin Dede, “Açıklanan enflasyon rakamlarıyla, yaşadığımız hayat pahalılığının yakından uzaktan alakası yoktur. Açıklanan rakamların aksine emekli ve memur kapkara ekonomik şartlarda yaşamaktadır. Bağımsız kuruluşların açıkladığı enflasyon ile ifade edilen rakam arasında neredeyse iki kat fark bulunmaktadır. Memur, emekli ve diğer çalışanların gelirleri, çarşı pazar enflasyonu ne olursa olsun ve alım gücünüz ne kadar düşmüş olursa olsun, açıklanan enflasyona göre artış yapılacaktır. Konfederasyonumuz tarafından yapılan ankete göre, ankete katılanların yüzde 97,5’i açıklanan rakamlardan daha fazla enflasyon olduğuna inandığını, yüzde 90,1’i aldığı maaş ile tasarruf yapma imkanı bulamadığını belirtmiştir. Yine aynı ankete göre memurların yüzde 85,6’sı kredi ve kredi kartı borçlusudur. Memur, emekli ve halkımızın gerçek ekonomik durumuna baktığımızda alım gücü ise hızla düşmektedir” dedi.



2025 yılının daha zor geçeceğini savunan Üniversite Şube Başkanı Ferit Yıldız ise “Açıklanan enflasyon verilerine göre ocak ayında memur ve memur emekli maaşlarına yüzde 12 civarında bir artışı yapılacaktır. Mademki devlet 2025 yılında alacağı harç ve benzeri alacaklarını yüzde 43.93 olarak artıracak o halde, yüzde 6’lık toplu sözleşme zammı ve üzerine gelecek olan enflasyon farkı da hesap edilerek 2025 yılında memur ve emeklilere aynı oranda bir artış yapılmalıdır. Bu durumda refah payı yüzde 32 oranında olacaktır. Bu oran 2025 Ocak ayında yüzde 16, 2025 Temmuz ayında yüzde 16 olarak 2 taksit halinde ödenebilir. Bu yapıldıktan sonra, her yıl düzenli olarak belirlenecek oranda refah payı artışı ödenmeye devam edilmelidir. Şu an 12 bin 500 TL olan en düşük emekli aylığı ise 1 asgari ücret ile eşitlenmelidir” diye konuştu.



PAÜ personelleri refah payı talep etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Akbaş Barajında doluluk oranı yüzde 82’ye ulaşarak son 9 yılın en yüksek seviyesine çıktı Denizli’nin içme suyu ve tarımsal sulama açısından hayati öneme sahip Akbaş Barajı’nda doluluk oranı yüzde 82’ye ulaşarak son 9 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Kuraklık nedeniyle alarm veren barajdaki yükseliş, çiftçilerin ve vatandaşların yüzünü güldürdü. Denizli’nin can damarı olarak nitelendirilen Akbaş Barajı’nda kış ve ilkbahar yağışlarının etkisiyle su seviyesi önemli ölçüde arttı. 2017 yılında su tutmaya başlayan barajda yapılan son ölçümlerde doluluk oranının yüzde 82 bandına yükseldiği tespit edildi. Bu oran, barajın hizmete girdiği tarihten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeler arasında yer aldı. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesindeki düşüş endişe oluştururken, 2026 yılı yağışları tabloyu tersine çevirdi. Uzun süredir düşük su seviyesi nedeniyle tedirginlik yaşanan kentte, barajdaki yükseliş memnuniyetle karşılandı. Denizli’de son iki yılda etkili olan kuraklığın tarımsal üretim ve içme suyu kaynakları üzerinde baskı oluşturduğu, Akbaş Barajı’ndaki artışın ise hem tarımsal sulama hem de şehir su yönetimi açısından önemli rahatlama sağladığı belirtildi. Uzmanlar, doluluk oranındaki artışın düzenli yağış rejiminin sonucu olduğunu ifade ederken, mevcut seviyenin yaz ayları öncesinde stratejik avantaj sunduğunu vurguladı. Yetkililer ise su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanılması konusunda uyarılarda bulundu.
Antalya 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali Yörük Göçü ile başladı Antalya’nın Kumluca ilçesinde bu yıl 27’ncisi düzenlenen Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali, "Geleneksel Yörük Göçü" ile başladı. 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali, Atatürk Anıtı’na Festival Çelenk sunumu ve ardından düzenlenen "Geleneksel Yörük Göçü" ile start aldı. Geleneksel kıyafetler, yöresel müzikler, süslenmiş atlar, develer ve yüzlerce katılımcı eşliğinde gerçekleştirilen temsili Yörük Göçü, Belediye Hizmet Binası önünden başlayarak Orhan Okulu Caddesi’nde tamamlandı. Kumluca’nın dört bir yanından katılım sağlayan gruplar; Yörük kültürünü sergileyerek korteje zenginlik kattı. Göçe katılan mahalleler için ayrı bir anlam taşıyan kortejde, kura ile belirlenen sıralama bu yıl da göç ruhuna heyecan kattı. Kortejdeki yer alan oğlaklar ve at yavruları özellikle çocuklar ve izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü. Yörük çocukları ise yürüyüşün en neşeli ve coşkulu anlarına renk kattı. Yörük Göçü’ne katılan gruplar, programın devamında protokolü geçit töreniyle selamladı. Kültürel değerlerin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen etkinlik, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Göçü izlemek üzere şehir dışından gelen misafirler de etkinliğe büyük ilgi gösterdi. Kortejin ardından obalarına yerleşen katılımcılar, festival süresince çadırlarında misafirlerini ağırlayarak geleneksel Yörük yaşamını gün boyu etkinlikleriyle yaşatacak. 28 Nisan Salı günü sona erecek festivalin açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Milletvekili Atay Uslu, Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, Kumluca Belediye Başkanı Uzm. Dr. Mesut Avcıoğlu, İlçe Cumhuriyet Başsavcı Vekili Burak Yazıcı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Böcek, kamu kurum ve kuruluşlarının daire amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda Yörük vatandaş katıldı. Festivalin açılışında konuşan ve yörük kültürünün gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Antalya Valisi Hulusi Şahin "Yörüklerimiz maziden atiye, Uzak Asya’dan Anadolu’ya "yörüyerek" geldiler. Yörüklerin serüveni Türk Milleti’nin serüveni. Yörük dediğiniz zaman Türklüğü, milletimizin aslını, esasını ve özünü söylemiş oluyorsunuz. Yörükler bin yılları aşan bir sürede yapmış oldukları bu göçte sadece kendilerini ve sürülerini getirmediler. Heybelerinde milli kültürümüzün bütün unsurlarını getirdiler ve bu değerlerini Anadolu’yu Türkleştirmek ve Müslümanlaştırmak için kullandılar. Bugün eğer Anadolu bir Türk yurduysa bunu Yörüklerin göçüne borçluyuz. Böyle güzel bir kültürün de bugünden atiye taşınması gelecek nesillere aktarılması lazım. Artık yeni göçümüzün buradan yaylalara değil, yeni nesillerin kalplerine olması gerektiğini düşünüyorum "dedi. Geleneksel Yörük Göçü ile başlayan 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali Yörük Obaları Açılışı ve Yörük Ateşi, Halk Oyunları Şenliği, Şehitlerimize ve Gazilerimize Vefa Gecesi / Kur’an Ziyafeti, Acı Biber Yeme Yarışması, İrem Derici konseri, Kadınlar Matinesi, Özlem Şahin konseri, Poizi konseri ve Geleneksel Kumluca Yağlı Pehlivan Güreşleri gibi etkinliklere ev sahipliği yapacak.
Bursa Prof. Dr. Taluğ: "İnsan dışı memeli biyokütlesinin yüzde 94’ünü çiftlik hayvanları oluşturuyor" Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ, küresel iklim kriziyle mücadelede tarımın kritik bir role sahip olduğunu belirterek, dünyadaki yaşanabilir arazilerin yarısının ve tatlı su kaynaklarının yüzde 72’sinin tarımsal faaliyetler için kullanıldığını vurguladı. Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi"nde konuşan Taluğ, insanlığın doğa üzerindeki egemenliğinin artmasıyla birlikte ortaya çıkan çevresel sorunlara dikkati çekti. Tarım ve gıda üretiminin küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 26’sını oluşturduğunu ifade eden Taluğ, tarımın aynı zamanda iklim değişikliğinin en büyük mağduru olduğunu söyledi. Biyokütle dengesi değişiyor Dünyadaki biyokütle dağılımındaki çarpıcı verilere değinen Taluğ, "İnsan dışı memeli biyokütlesinin yüzde 94’ünü çiftlik hayvanları oluşturuyor. Kuş biyokütlesinin ise yüzde 71’i kümes hayvanlarından ibaret. Tarımı görmezden gelerek iklim kriziyle mücadele edemezsiniz. Bu süreçte riskler ve belirsizlikler artık çok yüksek seviyeye ulaşmıştır" dedi. "Tarımda yapboz olmaz" Tarım ve gıda etiğinin, insan onurunu ve doğayı önceleyen bir sistem geliştirilmesi noktasında pusula görevi gördüğünü belirten Taluğ, şunları kaydetti: "Tarım etiği kavramı dünyada çok geç doğdu ancak günümüzde hayati bir önem taşıyor. Sanayici şalteri indirebilir ama çiftçi bunu yapamaz. Bu nedenle tüketici olarak tarımı sahiplenmek ve korumak zorundayız. Teknoloji tarımın ana ekseninde olmalı ancak mutlaka etik değerlerle harmanlanmalıdır. Doğadaki varlıkları ve sulak alanları korumak; üniversiteler, devlet, basın ve yurttaşların ortak sorumluluğudur."