SPOR - 26 Nisan 2026 Pazar 11:07

Sokaklardan sahalara uzanan başarı hikayesi: Memurluğu bırakıp hayalindeki kulübü kurdu

A
A
A
Sokaklardan sahalara uzanan başarı hikayesi: Memurluğu bırakıp hayalindeki kulübü kurdu

Denizli’de 20 yıldır futbol antrenörlüğü yapan Yunus Emre Fidan, 8 yaşında sokaklarda başladığı futbol serüvenini kendi kulübünü kurarak hayata geçirdi. Uzun yıllar devlet memurluğu yapan Fidan, genç sporculara daha fazla katkı sağlamak adına görevinden istifa ederek tüm zamanını futbola adadığını belirterek, "Çocukluktaki hayalimi başardığım için kendimle çok gurur duyuyorum" dedi.


Futbola 8 yaşında başlayan Yunus Emre Fidan, Denizli’de çeşitli kulüplerde hem amatör hem de profesyonel olarak forma giydi. 18 yaşında Eskişehir’de bir kulüpte oynama fırsatı yakalayan Fidan, kısa süre sonra yeniden memleketine dönerek kariyerine devam etti. Futbolculuk sürecini eğitimle desteklemek isteyen Fidan, üniversite eğitimini tamamladıktan sonra Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) elde ettiği başarıyla Denizli Adliyesi’nde zabıt katibi olarak göreve başladı. Memuriyet hayatı boyunca futboldan kopmayan Fidan, hafta sonlarını amatör kulüplerde gönüllü antrenörlük yaparak geçirdi. 2016 yılında Denizli’nin Zeytinköy Mahallesi’nde Bağbaşı Spor Kulübü olan kendi spor kulübünü kuran Fidan, başlangıçta sınırlı sayıda öğrenciyle çıktığı yolda kısa sürede büyüme kaydetti.



Antrenörlük alanında da destek sağlıyor


Antrenmanlarını hafta içi ve hafta sonu yoğun bir tempoyla sürdüren Fidan, yetiştirdiği sporcularla birlikte liglerde önemli dereceler elde etti. Aynı zamanda birçok genç futbolcunun farklı kulüplere transfer olmasına da katkı sağladı. 39 yaşında devlet memurluğundan istifa eden Fidan, artık tüm mesaisini gençlere ayırdığını belirterek, "Hayalim kendi kulübümü kurmak ve özgürce antrenman programlarımı uygulamaktı. Bugün geldiğimiz noktada hem başarılar elde ediyoruz hem de gençlerin önünü açıyoruz" dedi. Gençlere hedeflerinden vazgeçmemeleri çağrısında bulunan Fidan, azim ve istikrarla çalışmanın başarıyı getirdiğini vurguladı.


Gençleri yetiştirmekle kalmayan aynı zamanda UEFA A lisansa sahip antrenör Yunus Emre Fidan, minik sporcuların futbol gelişimine katkı sağlarken, üniversitelerin antrenörlük bölümlerinde eğitim gören gençlere de tecrübelerini aktararak antrenörlük alanında destek veriyor.



"Her çocuğun hayali olduğu gibi biz de sokaklarda başladık"


Futbola sokaklarda başladığını ve profesyonel olarak farklı kulüplerde oynadığını belirten Yunus Emre Fidan, "20 yıldan beri futbol antrenörlüğü yapmaktayım. 8 yaşında her çocuğun hayali olduğu gibi bizde sokaklarda başladık. Sonrasında ise Denizli’de bir futbol kulübünde sporcu olarak başladım. Sonrasında Denizli içinde hem profesyonel hem de amatör olarak futbolculuk yaptım. 18 yaşında ise Denizli dışına çıkarak Eskişehir’de bir futbol kulübünde futbol oynamaya gittim. Sonrasında ise kısa süre içerisinde Denizli’ye gelerek futbol oynamaya devam ettim. Aynı süre zarfında üniversite sınavlarına hazırlandım. Bu futbolu çocuklarımızı ve gençlerimizi daha iyi anlatabilmek ve daha iyi uygulayabilmek adına üniversitesini bitirdim. Üniversite sürecinin ardından ise tabi futboldan hiç bir zaman kopmadık. Üniversitenin ardından KPSS sınavına girdim ve iyi bir sonuç aldım. Ama bunun sonucunda kendi bölümümden ayrı bir mesleğe geçtim. Ama bu süre zarfında futboldan veya herhangibi bir spordan kopamadık. KPSS’den aldığım puan neticesinde Denizli Adliyesinde zabıt katibi olarak göreve başladım. Göreve başladıktan sonra da hala daha amatör kulüplerde antrenörlük yapmaya devam ediyordum" diye konuştu.



"39 yaşına geldiğimde devlet memurluğundan istifa ederek, gençlerimiz ile antrenmanlar yapıyoruz"


39 yaşına geldiğinde devlet memurluğundan istifa ederek hayali olan futbol kulübünü devam eden antrenör Fidan, "Devlet memuru iken hala daha cumartesi ve pazar günleri gönüllü olarak birçok kulüpte antrenörlük yaptım. 2016 yılında ise kendi adıma kulüp açtım. Çok az öğrencim vardı ama belli bir süre sonra öğrenci sayım baya bir yükselmişti. Devlet memurluğunu devam ederken gençlerimizi önünü açmak adına hafta sonları ve hafta içi olmak üzere yoğun bir tempoda antrenmanlarımızı sürdürmekteydik. 39 yaşına geldiğimde devlet memurluğundan istifa ederek gençlerimiz ile birlikte haftanın 7 günü boyunca çok yoğun bir tempoda hazırlıklarımızı ve antrenman sürecimizi sürdürüyoruz. Burada çok yetenekli çocuklarımız yetişiyor. Hem ligde maçlarda şampiyonluklar yaşayarak hem de birçok öğrencimizi farklı kulüplere veriyoruz" ifadelerini kullandı.



"Çocukluk hayalimi başardığım için kendimle çok gurur duyuyorum"


Çocukluktaki hayalini gerçekleştirdiği için çok mutlu olduğunu ve şimdiki gençler için hayallerinin peşinden koşması gerektiğini belirten Fidan, "Çocukluktaki en büyük hayalim belki de çok uzak bir hayaldi, bir futbol kulübü kurmaktı ve bu futbol kulübünün antrenörü olmaktı. Hiç kimseye bağlı kalmaksızın sadece kendi antrenman periyotlarımı yansıtmak en büyük hayalimdi. Ve bunu başardığım için de kendimle çok gurur duyuyorum. Hiçbir zaman hiçbir evladımız hedeflerinden şaşmasınlar. Bu hayata bir defa geliyoruz her zaman ideallerimizi mutlaka yaşamamız gerekiyor" diye konuştu.



Sokaklardan sahalara uzanan başarı hikayesi: Memurluğu bırakıp hayalindeki kulübü kurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Feci kaza baba ve 2 oğlunu hayattan kopardı Gaziantep’te otomobilin tıra arkadan çarptığı kazada ölü sayısı 3’e yükseldi. Kazada hayatını kaybeden sürücü baba ve büyük oğlunun ardından hastanede tedavisi devam eden küçük oğlu da müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kaza, önceki gün gece saatlerinde Gaziantep-Nizip D-400 kara yolu Çaybaşı Mahallesi mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, İbrahim Açıkgöz idaresindeki (50) 02 KN 523 plakalı otomobil, Hasan Ö. (27) kontrolündeki 63 AFK 958 plakalı tıra arkadan çarptı. Feci kaza sonrası otomobil hurda yığınına dönerken araçtaki sürücü İbrahim Açıkgöz ile oğulları Ahmet (20) ve Baran Açıkgöz (14) ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. Baba ve büyük oğlu defnedildi Olay yerine gelen sağlık ekipleri, kazada ağır yaralanan sürücü İbrahim Açıkgöz ile oğulları Ahmet ve Baran Açıkgöz’ü ilk müdahalenin ardından çeşitli hastanelere kaldırdı. Yaralılardan İbrahim Açıkgöz ile büyük oğlu Ahmet Açıkgöz, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden baba-oğulun cenazeleri, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemler sonrası Karkamış ilçesi Teketaş Mahallesi Açıkgözler mezrasında defnedildi. Ağır yaralanan küçük oğul da hayatını kaybetti Kazada ağır yaralanan ve Gaziantep Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisi devam eden küçük oğul Baran Açıkgöz de gece saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Baran Açıkgöz’ün cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazenin, önceki gün defnedilen babası ve ağabeyinin yanına defnedileceği öğrenildi. Kazada hayatını kaybeden esnaf baba ve 2 oğlunun hafta sonunu köylerinde geçirmek için yola çıktıkları ve kazanın meydana geldiği öğrenildi. Tır sürücüsü Hasan Ö.’nün tutuklandığı kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor.
Trabzon Fatih Tekke’den çifte üstünlük Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Trendyol Süper Lig’de hem Konyaspor hem de Teknik Direktör İlhan Palut ile oynadığı karşılaşmalarda mağlup olmuyor. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final karşılaşmasında Samsunspor’u penaltılar sonucu eleyerek yarı finale yükselen ve moral depolayan Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında yarın saat 20.00’de deplasmanda Konyaspor ile karşı karşıya gelecek. Zirve ve Avrupa hattını yakından ilgilendiren haftada, iki takım Konya Büyükşehir Stadyumu’nda kozlarını paylaşacak. Konyaspor’a karşı bileği bükülmedi Fatih Tekke’nin çalıştırdığı takımlar, Konyaspor’a karşı oynadığı son 4 Süper Lig müsabakasında mağlubiyet yüzü görmedi. Bu süreçte 2 galibiyet ve 2 beraberlik elde eden Tekke’nin ekipleri, rakip fileleri 7 kez havalandırırken, kalesinde sadece 4 gol gördü. Fatih Tekke, Trabzonspor ile sahasında Konyaspor’u 3-1 mağlup ederken, Corendon Alanyaspor ile 2-2, İstanbulspor ile ise 1-1 ve 1-0’lık skorlar aldı. İlhan Palut’a karşı üstünlük Fatih Tekke’nin dikkat çeken bir diğer başarısı ise meslektaşı İlhan Palut karşısındaki performansı oldu. İki teknik adamın bugüne kadar oynadığı 4 Süper Lig maçında da Tekke’nin yönetimindeki takımlar kazandı. İlhan Palut ise bu rekabette galibiyet sevinci yaşayamadı. Bu süreçte Trabzonspor, Çaykur Rizespor’u 2-1 ve 2-0 mağlup ederken; Tekke’nin bir dönem çalıştırdığı Alanyaspor da Palut yönetimindeki Çaykur Rizespor’u 1-0 ve 2-1’lik skorlarla geçti. Söz konusu karşılaşmalarda Fatih Tekke’nin takımları 7 gol kaydederken, İlhan Palut’un ekipleri 2 gol attı. Fatih Tekke’nin hem rakip takım bazında hem de teknik adam rekabetinde önemli bir avantajı bulunuyor. Özellikle oyun planındaki disiplin, geçiş hücumlarındaki etkinlik ve maç içindeki hamle gücü, Tekke’nin bu başarılarında belirleyici rol oynuyor. Süper Lig’de her puanın kritik önem taşıdığı dönemde, bu veriler Trabzonspor adına teknik anlamda güven veriyor. Halil Umut Meler düdük çalacak Konyaspor ile Trabzonspor arasında oynanacak mücadeleyi Halil Umut Meler yönetecek. Meler’in yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ve Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi Yusuf Adnan Kendirciler olacak.
Kahramanmaraş Okul saldırısında hayatını kaybetmişti, o gün okula abdestli gittiği öğrenildi Kahramanmaraş’ta okula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik için mevlit programı düzenlendi. Oğlunun manevi yönünün güçlü olduğunu dile getiren baba İsmail Şişik, "Ramazan’dan beri namazına daha çok önem veriyordu. O gün de abdest alarak okula gitti" dedi. Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu’nda öğretmen Ayla Kara ile 8 öğrenci hayatını kaybetmiş, 8 öğrenci ise yaralanmıştı. Saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik için Boğaziçi Mahallesi’nde yemekli mevlit programı düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Bayram Nabi için dualar edildi. Saldırıda evladını kaybeden baba İsmail Şişik, oğlunu gözyaşları içinde anlattı. Oğlunun hassas, duyarlı ve ailesine düşkün bir çocuk olduğunu belirten baba, "Bizim üzülmemize hiç dayanamazdı. Küstüğümüz zaman kısa sürede barışmak isterdi" dedi. Bayram’ın sporu çok sevdiğini; tekvando, yüzme ve futbol yaptığını anlatan baba, akademik olarak da başarılı olduğunu söyledi. Olay günü matematik dersinden 100 alan öğrencilerin ön sıraya oturtulacağının konuşulduğunu belirten baba, oğlunun da en önde oturduğunu ve yakın arkadaşıyla birlikte ders dinlediğini ifade etti. Evladının manevi yönünün güçlü olduğunu dile getiren baba, "Ramazan’dan beri namazına daha çok önem veriyordu. O gün de abdest alarak okula gitti" diye konuştu. Saldırı haberini iş yerindeyken aldığını belirten baba, okula ulaştıklarında yaşanan panik ortamını gördüklerini ve dakikalar geçtikçe umutlarının azaldığını söyledi. Olayın araştırılması gerektiğini vurgulayan baba, aile fertleri ve ilgili kişiler hakkında şikayetçi olduklarını ifade etti. Acılı baba, "Başka çocukların başına gelmemesi için mücadele ediyoruz" dedi.