KÜLTÜR SANAT - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 13:32

Tarihi Akhan Kervansarayı Yörük kültürüne ev sahipliği yaptı

A
A
A
Tarihi Akhan Kervansarayı Yörük kültürüne ev sahipliği yaptı

Denizli’de Efe ve Yörük kültürünü yaşatmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Denizli Efeleri ve Yörükleri Kültür ve Dayanışma Derneği, yeni yönetim kurulunu tarihi atmosferiyle dikkat çeken Akhan Kervansarayında tanıttı.



Selçuklu döneminden günümüze uzanan tarihi han içine kıl çadırda kuruldu. Denizli Efeleri ve Yörükleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Muslu Canlı ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen programa AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel, Denizli Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü İbrahim Kasal, Denizli Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürü Hüdaverdi Otaklı, Pamukkale Belediyesi Başkan Yardımcısı Uğur Çizmecioğlu, PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Tok, Türk Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Emre Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.



"Sadece dernek değil, gönül birliği kurduk"


Programın açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Muslu Canlı, Efe ruhunun cesaretini ve Yörük kültürünün özgürlük anlayışını yaşatmak amacıyla Nisan 2022’de kurulan derneğin kısa sürede geniş bir gönül hareketine dönüştüğünü söyledi. Canlı, konuşmasında birlik ve beraberlik mesajları vererek "Bugün burada sadece bir derneğin tanıtımı için değil; köklerimizi hatırlamak, kültürümüzü yaşatmak ve geleceğe güçlü bir miras bırakmak için bir aradayız. Efe demek cesaret demektir, adalet demektir. Yörük demek özgürlük, paylaşım ve dayanışma demektir. Bizler bu iki büyük değeri bir araya getirerek yalnızca bir dernek değil, aynı zamanda güçlü bir gönül birliği oluşturmayı hedefliyoruz." Dedi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Bir milletin kültürü, o milletin kalbidir" sözünü hatırlatan Canlı, amaçlarının Yörük kültürünü tanıtmak, genç nesillere aktarmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek olduğunu vurguladı.



Tarihi mekânda tarih bilinci


Programda konuşan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Tok ise Denizli’nin Türk tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Akhan Kervansarayı’nın Selçuklu mirasının en önemli eserlerinden biri olduğunu belirten Tok, Denizli’nin fethi, Milli Mücadele dönemi ve Yörük kültürünün tarihsel süreçteki rolü hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Denizli’nin 1070’li yıllardan itibaren Türk yurdu haline geldiğini ifade eden Tok, Milli Mücadele döneminde Denizli halkının gösterdiği direnişin yeterince anlatılamadığını söyledi. Tok, "Bu toprakların ruhunda mücadele, bağımsızlık ve dayanışma vardır. Denizli’nin kahramanlık hikâyeleri daha fazla anlatılmalı" dedi.



Kaymakam Demir’den Yörük Kültürü vurgusu


Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir de konuşmasında Yörük ve Türkmen kültürünün Anadolu’nun temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, Akhan Kervansarayı’nın kültürel çalışmalar açısından önemli bir merkez haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Demir, "Burası Yörük-Türkmen kültürünün merkezi olmalı. Üniversitelerin araştırma merkezleriyle iş birliği yapılmalı. Bu kültür yaşatıldıkça geçmişle gelecek arasındaki bağ da güçlenecektir" diye konuştu.


Yeni yönetim kurulu tanıtıldı


Konuşmaların ardından Dernek Başkanı Muslu Canlı tarafından yeni yönetim kurulu üyeleri tek tek tanıtıldı. Yönetimde eğitimcilerden esnafa, muhtarlardan emeklilere kadar toplumun farklı kesimlerinden isimlerin yer alması dikkat çekti. Derneğin bilim ve danışma kurulunda ise Pamukkale Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerden akademisyenlerin bulunması, kültürel çalışmaların bilimsel altyapıyla destekleneceği mesajını verdi.



Börk giydirildi, güvercinler uçuruldu


Programın en dikkat çeken anlarından biri ise Prof. Dr. Turgut Tok’un, Dernek Başkanı Muslu Canlı’ya Börk kıyafeti giydirmesi oldu. Geleneksel kıyafetin giydirilmesinin ardından gökyüzüne güvercinler bırakıldı. Bu anlamlı anlar davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. Tören sonunda çekilen toplu hatıra fotoğrafı geceye damga vururken, ardından düzenlenen müzik dinletisinde Ege ve Yörük yöresine ait türküler seslendirildi. Katılımcılar zaman zaman türkülere eşlik ederek kültürel şölenin coşkusunu yaşadı.



Tarihi Akhan Kervansarayı Yörük kültürüne ev sahipliği yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa "Şampiyon Melekler"in adı Nilüfer’de yaşayacak Nilüfer Belediyesi, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden KKTC’li "Şampiyon Melekler"in adını Beşevler Cimnastik Salonu’nda ölümsüzleştirdi. Duygu dolu anlara sahne olan törende, şampiyonların anısının Nilüferli çocukların umutlarında ve başarılarında yaşayacağı vurgulandı. 6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman’daki İsias Otel enkazında hayatını kaybeden Gazimağusa Türk Maarif Koleji Voleybol Takımının anısı, Nilüfer’de sporla yaşamaya devam edecek. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir törenle, Beşevler Cimnastik Salonu’nun adı "Beşevler Şampiyon Melekler Cimnastik Salonu" olarak değiştirildi. Duygu dolu anların yaşandığı isim verme törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Yarım kalan hayalleri bizim için sorumluluktur" Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ın acısının ilk günkü gibi taze olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, "Adıyaman’da yıkılan binalardan biri olan İsias Otel’in altında çoğu çocuk 35 canımızı yitirdik. Onlar birer şampiyon ve melekti. Nilüfer bir spor kentidir. Bizim en büyük gururumuz, ahlaklı ve sporu yaşam biçimi haline getirmiş gençler yetiştirmektir. Tıpkı Şampiyon Melekler gibi. Onların yarım kalan hayalleri artık bizim için bir sorumluluk. O güzel çocukların adını, yine çocukların sporla büyüyeceği bu salonda yaşatmak istedik. Onların hayalleri buraya gelen her çocuğun hayalinde büyüyecek" dedi. Başkan Şadi Özdemir ayrıca, bu fikrin oluşmasına vesile olan RUMELİSİAD’a teşekkürlerini iletti. "Çocuklarımızın umutlarında olacaklar" CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, Kıbrıs Türkleriyle olan kardeşlik bağına dikkat çekti. Salonun, Nilüfer’in yanı sıra farklı şehirlerden ve uluslararası turnuvalardan gelen sporcuların da Şampiyon Melekler’in hikâyesinin öğreneceği bir mekan olması dileğinde bulunan Öztürk, "Onlar her zaman kalplerimizde ve çocuklarımızın umutlarında olacak" diye konuştu. Deprem haberini alır almaz Adıyaman’a gittiklerini ve oradaki dayanışmayı asla unutamadıklarını belirten Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay ise, zor günlerde her zaman Türkiye’nin desteğini gördüklerini söyleyerek, Nilüfer Belediyesi’ne gösterdiği bu vefa örneği için teşekkür etti. Sürecin mimarlarından RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke de, Kıbrıs’ta düzenlenen bir ekonomi zirvesinde paylaştıkları bu düşüncenin bugün hayata geçmesinden duydukları gururu dile getirdi. "Şampiyonlar asla ölmez" Törende Şampiyon Meleklerin aileleri adına konuşan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, duygu yüklü bir konuşma yaptı. Çocuklarının voleybola ve ülkelerini temsil etmeye tutkuyla bağlı olduğunu belirten Karakaya, "Spor salonları sadece müsabaka yeri değil; dostluğun, dayanışmanın, emeğin ve hayallerin büyüdüğü alanlardır. Çocuklarımızın isimlerinin böyle bir yerde yaşayacak olması bize tarifsiz bir gurur veriyor. Bizler adalet mücadelemizi sürdürürken, onların adlarını sporda ve umut dolu projelerde yaşatmaya devam edeceğiz. Çünkü şampiyonlar asla ölmez" dedi. Konuşmaların ardından Şampiyon Melekler anısına hazırlanan özel bir video gösterimi gerçekleştirildi. Tören, katılımcıların salon girişinde hazırlanan anı duvarına kırmızı karanfiller bırakmasıyla sona erdi.
Aksaray Su kuyusundaki temizlik faciasında ölen 3 kişi son yolculuğuna uğurlandı Aksaray’da temizlik için indiği su kuyusundan çıkmayan şahsın arkasından inen 2 kardeşi ve 1 kuzeni de oksijen yetersizliği nedeniyle fenalaştı. Kuyuya inerek hayatını kaybeden 2’si kardeş 1’i kuzen 3 kişi bugün köy mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı. Olay, dün saat 16.30 sıralarında Aksaray’ın merkeze bağlı Koçpınar köyünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, müstakil evlerinin bahçesinde tarım arazilerini sulamak için kullandıkları yaklaşık 19 metre derinliğindeki su kuyusuna inen Mehmet Yeşildal (30) bir süre sonra çıkmayınca kardeşleri Recep Yeşildal (45), İsmail Yeşildal (50) ile kuzeni Murat Yeşildal (28) da kuyuya indi. Kuyudaki oksijen yetersizliği nedeniyle 2 kardeş ve 1 kuzen de kuyudan çıkamadı. Diğer aile fertleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, itfaiye, Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen kurtarma ekipleri, oksijen maskeleri takarak kuyuya indi. Kuyuda bulunan İsmail Yeşildal yaralı olarak kurtarılırken, kardeşleri Recep ve Mehmet Yeşildal ile kuzeni Murat Yeşildal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri olay yerinde inceleme yaptı. "Mehmet’in arkasından ilk ben indim, 112’yi arayın diye bağırdım" Olayda hayatını kaybeden 2’si kardeş 1’i kuzen 3 kişi bugün köy meydanında kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Kuyuya inip yaralı olarak kurtarılan ve hastaneye kaldırılan İsmail Yeşildal tedavisinin ardından köy meydanındaki cenaze namazına katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yeşildal, "Mehmet dinamoyu kontrol etmeye girmişti. O an aşağıda sendeledi. Sendeleyince ben aşağıya indim. Normalde Mehmet’in arkasından ben indim. Murat ve Recep de inmiş ama onların indiğinden benim hiç haberim olmadı. Mehmet’i düzelttim, kaldırdım sonra 112’yi arayın diye bağırdım. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ben indiğimde aşağıda bir kişi, Mehmet vardı, o da canlıydı. Bu kuyuyu bahçe sulamak için kullanıyorduk. Her sene temizliyorduk. Bu sene böyle dengesizlik oldu. Koku falan yoktu, sadece oksijen yetersizdi. Başka koku falan yoktu. Beni de AFAD çıkarmış. Normalde Mehmet’in arkasından ilk inen benim. Yelek giydirmeye çalıştıklarını hatırlıyorum ama bulanık hepsi. Benim indiğimde 1 metre falan su vardı. Ondan sonra dolmuş" dedi.
Bilecik İl Müdürü Bozkurt: "Bilecik’imizin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt, dünya gastronomisinde Türk mutfağının asırlık tariflerle, zengin kültür senteziyle, geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürü ile önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, "Bilecik’imizi ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. İl Kültür Ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt, 21-27 Mayıs tarihlerinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası ile ilgili kutlama mesajı yayımladı. Bozkurt mesajında, "Böylesine önemli ve zengin Türk Mutfağının dünyaya tanıtılması noktasında Kültür ve Turizm Bakanlığımız yönetiminde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde, 21-27 Mayıs tarihleri ülkemizde Türk Mutfağı Haftası olarak kutlanmaya başlanmıştır. Kültürümüzün bir parçası olan lezzetlerimizin, zengin mutfağımızın tanıtılması ve dünyaya duyurulması noktasında çok önemli olduğunu düşündüğümüz bu haftada 81 ilimizde ülkemizin dört bir yanında binlerce çeşit yöresel yemek kültürümüz ve tatlarımız görücüye çıkıyor. Tatlısından tuzlusuna, çorbasından unlu mamullere, etli yemeklerinden salatasına kadar birçok çeşit ürün ulusal ve uluslararası platformda hem tanıtılacak hem de tadım fırsatı sunulacak" dedi. İl Müdürü Bozkurt açıklamasının devamında, "Bilecik, zengin bir yemek ve gastronomi çeşitliliğine sahiptir. İlimizde her ilçemizin ayrı tatları ön plana çıkmaktadır. Türk mutfağı; sağlıklı, doğal ve köklü yapısıyla dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. İlimizde gerçekleştirilen bu programda yerel üreticilerimizin ve kültürel değerlerimizin görünürlüğünü artırmış, halkımızın yoğun ilgisiyle karşılanmıştır. Emeği geçen başta kaymakamlarımıza, belediye başkanlarımıza, tüm kurum ve kuruluşlarımıza, katkı sağlayan paydaşlarımıza ve kıymetli hemşerilerimize teşekkür ederim. Bilecik’imizi ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.