GÜNDEM - 08 Nisan 2026 Çarşamba 11:42

Ulayıcılık ve dokuma gençler tarafından ilgi görmüyor

A
A
A
Ulayıcılık ve dokuma gençler tarafından ilgi görmüyor

Denizli’nin Buldan ilçesinde baba mesleğini devam ettiren ulama ustası, ulayıcılık mesleğinin vatandaşlar tarafından ilgi görmediğini ve mesleğin son zamanları olduğunu belirtti.


Denizli’nin Buldan ilçesinde 59 yaşındaki dokuma ve ulama ustası Ahmet Salih Gümüşkaya, baba mesleğini devam ettiriyor. 6 yaşından beri dokumacılıkla uğraştığını belirten Gümüşkaya, ulama mesleğinin artık vatandaşlar tarafından heves eden olmadığı dile getirdi. El tezgahlarında Buldan bezi, peştamal, şal, fular gibi ürünleri dokuduğunu ifade eden usta Gümüşkaya, "Bizde elimizden geldiğince, sağlığımız elverdiğince bu ata mesleğimizi sürdüreceğiz" dedi.


"Yeni nesil yetişmiyor, şu anda çalışanlar 60 ve üstü yaşlardaki dokumacılar"


45 yıldır hem dokumacılık hem de ulayıcılık yaptığını belirten Ahmet Salih Gümüşkaya, "Ulayıcılık, dikkat, sabır, el çabukluğu ve iyi bir göze sahip olmakla gerçekleşir. Ben bu işi babamdan öğrendim. 6 yaşından beri dokumacılıkla uğraşıyorum. Hem ulayıcılık hem de dokumacılık baba mesleğimdir. Buldan kültüründe dokumacılık çok önemlidir. Yumak bittiğinde dokumacılar beni arar haber verirler. Zaten şu anda bu işi yapan kişiler çok azaldı. Zamanında ulayıcılıktan çok ekmek yedim. El tezgahları ve motorlu tezgahlarda azaldı. Artık eskisi gibi dokumacılığa heves eden yok. Yeni nesil yetişmiyor. Şu anda çalışanlar 60 ve üstü yaşlardaki dokumacılar. Bu meslekte artık eski bir sanat oldu. Otomatik tezgahlarda çok daha fazla üretim yapıldığı için el tezgahlarında ve kara tezgahlarda dokuma yapan sayısı azaldı. El tezgahlarında Buldan bezi, peştamal, şal, fular dokunuyor. Bizde elimizden geldiğince, sağlığımız elverdiğince bu ata mesleğimizi sürdüreceğiz" diye konuştu.


(Bİ-MB-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’den Filistin’e destek Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısı yönelik basın açıklamasında Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar tespit edilebildiği kadarıyla 72 binin üzerinde insan katil İsrail rejimi tarafından şehit katledilmiş vaziyette. Buna ek olarak çeşitli raporlar özellikle batı kaynaklı birçok üniversite buradaki göçüğün kaldırması ve gerekli araştırmaların yapılması sonrasında bu rakamın yüz binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor" dedi. Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısına yönelik protesto gerçekleşti. Basın açıklamasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar şehit edilen Filistinlilerin 21 bininden fazlası çocuk, bunların 450’si bebek, bin 29’u 1 yaş altında, 5 bin 31’i 5 yaş altında, toplam yaralı sayısının 170 bin üzerinde olduğunu biliyoruz. Yaralıların da 45 bininin çocuklardan oluştuğunu görüyoruz. İsrail saldırıları sonucu yaralanan çocukların 10 bin 500’ü kalıcı sakatlık yaşadılar. Aynı şekilde binden fazlası uzuv kaybı yaşadı. Gazze’de sağlık sistemi sistematik olarak hedef alındı ve soykırım amacı olarak İsrail tarafından sağlık, hastaneler, sivil altyapılar aktif bir şekilde kullanıldı. Bugün, sağlık sisteminin tamamen çökme noktasına geldiği görece ateşkese rağmen katil İsrail’in çocukları, kadınları hedef almaya devam ettiği bir süreçteyiz. Bu kırılgan ateşkes sürecinin içerisinde, İsrail’in ihlal ettiği kırılgan ateşkes sürecinde 4 bin çocuğun canları hala hazırda çok büyük risk altında. Gazze şeridinde 58 binden fazla çocuk, İsrail’in katliamı sonrasında ebeveynlerinden en az birini kaybetmiş durumda. Birleşmiş Milletler’in raporu sadece Şubat 2026’da 3 bin 700’den fazla çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye yatırıldığını ortaya koyuyor. Bunlardan 600’den fazla çocuk ağır yetersiz beslenme nedeniyle ve uzun vadeli gelişim riski gibi hastalıklarla yüzleşmek durumunda. Gazze’de çocukların yüzde 64’ü günde 2 veya daha az besin grubuna erişebilirken yüzde 90’dan fazlası yeterli derecede çeşitli besinlerle beslenememekte. Gazze’de 2026 yılı tahminlerine göre 37 bin hamile ve emziren kadın, 25 bin bebek, 101 bin 5 yaş 6 çocuk, 120 bin 5-17 yaş arası çocuk acil beslenme desteğine muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler’in kendi raporlarına göre 100 okul direkt olarak İsrail tarafından hedef alındı. Öğretim yılına başlamış olan 700 bin öğrencinin eğitim hakkından eksik kaldığı ve 39 bin öğrencinin ise lise bitirme sınavlarına dahi giremediği günlerden geçiyoruz" dedi. Filistinlilere yönelik çıkarılan idam yasasının uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını belirten Taşçı, "Batı Şeria’daki Filistinli esirlerin idam edilmesinin önünü açan yasa meclislerinde onaylandı. Katil, soykırımcı hükümetin, soykırımcı bakanı Itamar Ben-Gvir henüz dün ‘hayatlarını da ellerinden alacağım’ diye utanmadan açıklama yaptı dünyanın gözlerinin içerisine bakarak. İşgalci İsrail yönetiminin Filistinli siyasi tutukluları idam etmeye yönelik yeni yasası yalnızca tartışmalı bir düzenleme değil. Yine açık ve aleni bir şekilde uluslararası hukukun ve evrensel vicdanın zedelendiği ayaklar altına alındığı bir süreçtir. İsrail Meclisi, İran’a yönelik saldırıları fırsat bilerek Filistinli esirlere idam cezasını getirmiş, Netanyahu ve katil kabinesinin iktidar hırsı, siyasi ikbali sebebiyle İran saldırılarından bile adeta bir nebbaş ahlakıyla kendilerince ganimet üretmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullandı. Taşçı, sözlerine şöyle devam etti: "Son 2,5 sene Gazze ödediği bedelle beraber bunu İsrail ve insanlık arasındaki bir çatışmaya dönüştürmüştür. O yüzden insanlığın ortak mirasına, vicdanına, ahlakına sahip çıkmak için daha önce çokça şehitler vermiş, yine ceberutlardan kendisini kurtarmış olan Çanakkale’den, bu şuheda şehrinden kardeşlerimize selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. Onlar özgür kalana dek. Filistin kendi devletini kurana dek, uluslararası sistem bütün aktörler bu gerçekliği kabul edene dek hiçbirimizin susmayacağını buradan hepinize deklare ediyoruz." Basın açıklaması sonrasında Filistin halkına destek temalı kısa bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.