EKONOMİ - 16 Ağustos 2025 Cumartesi 11:35

Üzümde fiyat belirsizliği hem üreticiyi hem de çalışanları tedirgin ediyor

A
A
A
Üzümde fiyat belirsizliği hem üreticiyi hem de çalışanları tedirgin ediyor

Türkiye’nin Çekirdeksiz Sultaniye üzümüyle öne çıkan Buldan Ovası’ndaki üzüm üreticileri, TMO ve TARİŞ’in kuru üzüm alım fiyatlarını hâlâ açıklamamasından dolayı tedirgin. Hasatla birlikte yoğun mesai yapan çiftçiler, fiyat belirsizliği nedeniyle ne yapacaklarını bilemediklerini, dışarıdan gelen üzümün de yerli pazarı olumsuz etkilediğini belirtti. Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, bu yıl üreticilerin soğuk, aşırı sıcak, kuraklık ve su yetersizliği gibi zorlu şartlarda mücadele ettiğini belirterek, "Geçen yıl 110 lira olan kuru üzümün bu yıl 140-150 lira seviyesinde açıklanmasını istiyoruz. Fiyat açıklanmadığı için simsarlık giriyor, çiftçinin emeği ucuza alınıyor" dedi.



Türkiye’nin Çekirdeksiz Sultaniye Çekirdeksiz üzümüyle adından en çok söz ettiren bölgesi olan Buldan ovasında üzüm üreticileri fiyat belirsizliği yaşandığını dile getirdi. Üzüm üreticileri, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve TARİŞ’in kuru üzüm alım fiyatlarını bir an önce açıklamasını talep ediyor. Üzüm hasadıyla birlikte bağlarında üzüm kurutmaya başlayan üreticiler yoğun bir çalışma ile birlikte fiyat belirsizliğinden dolayı ne yapacaklarını bilemez durumda olduklarını belirtti. Üreticiler, geçen yıl temmuz başında açıklanan fiyatların bu yıl ağustos ortasına gelinmesine rağmen hâlâ netleşmemesinin, yaş üzüm piyasasında da beklenildiği gibi olmadığını belirtti. Özellikle dışarıdan gelen üzümün yerli üreticinin pazarını baltaladığını belirten çiftçiler, masrafların giderek arttığını ancak satış fiyatlarının bu artışı karşılamadığını ifade etti. Üreticiler, devletin "üretin" çağrısına uyduklarını ancak en büyük beklentilerinin ürünlerinin değerinde alıcı bulması olduğunu vurguladı. "Destek değil, pazar istiyoruz" diyen çiftçiler, fiyatların açıklanmasını bekliyor. Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, bu yıl üreticilerin soğuk, aşırı sıcak, kuraklık ve su yetersizliği gibi zorlu iklim şartlarıyla mücadele ettiğini belirterek, "Geçen yıl 110 lira olan kuru üzümün bu yıl 140-150 lira seviyesinde açıklanmasını istiyoruz. Enflasyon oranında bir fiyat belirlenmesi üreticiyi rahatlatacaktır. Fiyat açıklanmadığı için piyasaya simsarlık giriyor ve çiftçinin emeği ucuz fiyata alınıyor" dedi.



"Kuru üzüm alım fiyatlarını belirleyip bir an önce açıklamasını bekliyoruz"


Buldan Doğan Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Ahmet Boynikar, "Üzüm hasadındayız, üzümlerimizi seriyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tariş’in kuru üzüm alım fiyatlarını belirleyip bir an önce açıklamasını bekliyoruz. Devletimizin üretin çalışın diyor, bizde yerine getiriyoruz. Hükümetimizden destek değil malımıza pazar istiyoruz. Biz yetiştirelim, üretelim ancak satış korkusu yaşamayalım. Kuru üzüm fiyatı açıklansaydı yaş üzüm fiyatı dip yapmazdı, belirsizlik yaşanmazdı" dedi.



"Bin bir emekle yetiştirdiğimiz ürünümüze verdiğimiz emeğin karşılığını almayı bekliyoruz"


Fiyatların belirlenmesini beklediklerini belirten Bölmekaya Mahallesi Muhtarı Ünal Kırmızıoğlu, "Bende bir üzüm üreticisiyim. Bölgemizde A kalite sofralık üzüm yetiştiriyoruz. Üzümlerimiz özenle yetiştirildi, ama değerini bulamadı. Şimdi de sergiye koyuyoruz. Ancak bir muamma yaşıyoruz. Serdiğimiz üzümler daha dört kez daha işlemden geçecek. Kuru üzümün kaç para edeceği, masraflarımızı kurtarıp kurtarmayacağı belli değil. TMO ve TARİŞ’ten biran önce kuru üzüm alım fiyatlarını belirlemesini istiyoruz. Zarar bile etsek artık biz bu üzümü bin bir emekle ve aşkla yetiştirdik. Yaş üzümde pazar olmadı, kuru üzümde bari pazar oluşsun diye bekliyoruz. Derler ya çiftçinin karnında kırk yıl vardır diye bizde her yıl bekliyoruz. Bin bir emekle yetiştirdiğimiz ürünümüze verdiğimiz emeğin karşılığını almayı bekliyoruz" diye konuştu.



"Her uygulamayı dört dörtlük yapıyoruz ama sonuç istediğimiz gibi olmuyor"


Üzümleri kurutmaya başladıklarını ve yetiştirilen üzümlerin organik olduğunu ifade eden Mahmutlu Muhtarı Ekrem Tavşancı, "Üzümlerimizi kurutmaya başladık. Dışarıdan özellikle İran’dan üzüm geldiğini duyuyoruz. Bu bizim üzüm piyasasını baltalıyor. Bu durumun önlenmesi lazım. Biz organik üzüm yetiştiriyoruz, kesinlikle kalıntı olmaz. Her uygulamayı dört dörtlük yapıyoruz ama sonuç istediğimiz gibi olmuyor" ifadelerini kullandı.



"Fiyatların biran önce açıklanmasını istiyoruz"


Çiftçilikle geçindiklerini ve fiyatların açıklanmadığı için ne yapacaklarını bilemediklerini dile getiren üzüm üreticiliği yapan Vedat Yüreci; "Çiftçilikle geçiniyoruz ama memnun değiliz. Ağustosun ortasına geldik ama fiyat belli değil. Geçen yıl Temmuzun başında fiyatlar açıklanmıştı. Bugüne kadar fiyatlar açıklanmalıydı. Ne yapacağımızı bilemez durumdayız. Vahim durumdayız. Fiyatların biran önce açıklanmasını istiyoruz. Üzümleri kurutuyoruz ama fiyatlarını bilmiyoruz. Fiyatların belirsizliğinden dolayı yaş üzümleri meyve suyuna gönderiyoruz" dedi.



"Zor bir yıl geçiriyoruz, çiftçimiz tedirgin"


Zor bir yıl geçirdiklerini ve bu zor şartlarda ürün yetiştirdiklerini belirten Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, "Buldan ilçesi olarak üzüm üreticisinin bol olduğu bir ilçeyiz. Üzümlerimiz serilmeye başladı. Zor bir yıl geçiriyoruz. Bahar aylarında soğuk vurdu. Ardından aşırı sıcaklar, kuraklık ve susuzluk. Üreticimiz bu zor şartlarda ürün yetiştiriyor. Bin bir emekle yetişen ürünler şu anda sergiye yatırılıyor. Bugüne kadar piyasada ve TMO ile TARİŞ te fiyatlar belirlenmedi. Çiftçimiz tedirgin. Acilen yarın değil hemen bugünden kuru üzüm fiyatlarının belirlenerek açıklanması gerekiyor" diye konuştu.



"Geçen yıl 110 lira olan kuru üzümün bu yıl 140 ile 150 lira olmasını istiyoruz"


Fiyatların açıklanmasını ve üreticilerin yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, "Bu yılki yaş üzüm fiyatları, geçen yılın meyve suyu, sirke ve alkol için kesilen üzüm fiyatlarının çok daha altındadır. Buda üreticimize sıkıntı yaşatmaktadır. Ülkemizde yaşanan yüzde 40 enflasyonda geçtiğimiz yıl 700 liraya üzümünü kestiren üreticimiz bu yıl bin 200, bin 300 liraya kestiriyor. Bu sadece amele parası. Bunun yanında ilaç, gübre, su, akaryakıt fiyatları yükselmesine rağmen geçen yıl 16 liraya satılan sirkelik üzüm, 13 liradan başladı, şu anda 16 lira. Geçen yıl meyve suyu olarak 20 lira olan üzüm bu yıl yine 16 ile 20 arasında. Bunun sebebi TMO’nun ve TARİŞ’in fiyat açıklamamasıdır. Piyasaya girmemesidir. Biz fiyatın bir an önce açıklanmasını istiyoruz. Alımları 15 gün, 1 ay sonra da yapabilirler. Bu yıl yedi numara üzümün 140 TL olmasını istiyoruz. Bu piyasanın düzene girmesi ancak bu şekilde olur. Hava sıcaklıklarında bu şekilde gitmesinden dolayı bazı simsarlar çiftçinin emeğini elinden almaya başladılar. Üzüm, eğer üreticinin karnını doyurmazsa, para etmezse gelecek yıl yeniden üretimini nasıl yapacak. Bunun nedeni TMO’nun ve TARİŞ’in fiyatları açıklamamasıdır. Bizler karnımızın doymasını istiyoruz. Enflasyon ölçeğinde fiyatların açıklanması bize yeter. Geçen yıl 110 lira olan kuru üzümün bu yıl 140 ile 150 lira olmasını istiyoruz" dedi.



Üzümde fiyat belirsizliği hem üreticiyi hem de çalışanları tedirgin ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da, ‘Bisiklet Bir Ulaşım Hakkıdır’ çalıştayı Samsun’da, Avrupa Birliği destekli ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda, bisikletin yalnızca bir spor aracı değil, aynı zamanda bir ulaşım hakkı olduğu hatırlatıldı. Samsun’da Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği (EKOBİD) tarafından Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında yürütülen ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi çerçevesinde çalıştay gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı programda şehirde bisikletli ulaşımın geliştirilmesi için yapılabilecek çalışmalar ele alındı. "Bisiklet sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır" Program, EKOBİD Başkanı Tanju Subaşı’nın açılış konuşması ile başladı. Bisikletin sadece bir spor aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Subaşı, "Bisiklet sağlıklı, çevreci ve sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır. Samsun’da bisikletli ulaşımın gelişebilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" dedi. Çalıştayda Samsun’da bisikletli ulaşımın mevcut durumu değerlendirilirken, bisikletli güvenliği, kent içi bisiklet yolları, bisikletli hakları ve katılımcı karar alma süreçleri gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar görüş ve önerilerini paylaşarak şehirde bisiklet kullanımının artırılması ve daha güvenli hale getirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulundu. Çalıştayda ortaya çıkan önerilerin proje kapsamında yürütülecek izleme çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor. Moderatörlüğünü Muhlis Dilmaç’ın yaptığı programda konuşmacı olarak yer alan Tarık Torun ise bisikletli ulaşım konusunda Türkiye ve dünyadan iyi uygulama örneklerini katılımcılarla paylaştı. Programın sonunda katılımcılar iftar programında bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu paylaştı. Çalıştaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden Şube Müdürü Yılmaz Köksal, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Şube Müdürü Yunus Cebeci, Terme Belediyesi’nden Nuri Karadeniz, İlkadım Belediyesi AR-GE Müdürlüğü’nden Sümeyye Çöl ve Gülşah Çakır, Canik Belediyesi’nden Adem Duman, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden Dr. Kadir Tekin Ertekin ile Atakum Belediyesi’nden Elif Ceren Yılmaz ve Cansu Ergül katıldı.