ASAYİŞ - 20 Nisan 2024 Cumartesi 11:49

Zehir tacirinin evi uyuşturucu serası çıktı

A
A
A
Zehir tacirinin evi uyuşturucu serası çıktı

Denizli’de evinde arama yapılan zehir tacirinin bir odasını uyuşturucu serasına çevirdiği ortaya çıktı. Çok sayıda uyuşturucu madde ve imalatında kullanılan malzeme ele geçirilirken, zehir taciri ise tutuklandı.Denizli’de evinde arama yapılan zehir tacirinin bir odasını uyuşturucu serasına çevirdiği ortaya çıktı. Çok sayıda uyuşturucu madde ve imalatında kullanılan malzeme ele geçirilirken, zehir taciri ise tutuklandı.

Denizli’nin Bozkurt ilçesinde narkotik timleri uyuşturucu madde yaptığı tespit edilen şüpheliyi bir süre takibe aldı. Şüphelinin yakalanması için adresine düzenlenen operasyonda zehir taciri kıskıvrak yakalandı. Polis ekipleri ikamette yaptıkları aramalarda karşılaştıkları manzara karşısında hayrete düştü. Tek tek evin odalarında arama gerçekleştiren norkotik timleri kapısını açtıkları bir odanın adeta zehir serasına dönüştürüldüğünü tespit etti.

Zehir tacirinin evi uyuşturucu serası çıktı

Zehir tacirinin oda içerisinde özel malzemeler ile yani bir oda daha oluşturduğu görüldü. Yapılan aramalarda 2 parça halinde bin 50 gram esrar, 70 kök farklı boylarda kenevir bitkisi, 1 çadır, 16 adet fanlı led aydınlatma, 1 adet termometre, 2 adet hava kompresörü, 4 adet vantilatör, 1 adet havalandırma motoru, filtresi ve borusu ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Fadıl Kösedağ - Ömer Akkoyun

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Son bir haftada, 48 terörist etkisiz hâle getirildi Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil, son bir haftada, 48 teröristin etkisiz hâle getirildiğini açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını millet ile birlikte gerçekleştirilen birçok anlamlı ve özel etkinlikle kutladıklarını hatırlattı. Aktürk, Cumhuriyetin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle andı. Aktürk, 17 Mayıs’ta Pençe-Kaplan Operasyonu bölgesinde şehit olan kahraman Piyade Sözleşmeli Onbaşı Recep Kabala ve 22 Mayıs’ta Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde şehit olan kahraman Piyade Sözleşmeli Er Vedat Zorba ile, 160 yıl önce (21 Mayıs 1864) ana yurtlarından sürgün edilerek hayatını kaybeden Çerkes kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diledi. Terörle mücadele harekâtı Aktürk, kesintisiz bir şekilde ve kararlılıkla uyguladığı terörü kaynağında yok etme stratejisi ile Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil, son bir haftada, 48 terörist etkisiz hâle getirildiğini bildirdi. Aktürk, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hâle getirilen terörist sayısının bin 48 olduğunu ifade etti. Hudut güvenliği Hudut güvenliğine ilişkin konuşan Aktürk, “Birçok ülke tarafından örnek alınan, çok yönlü ve katmanlı güvenlik sistemiyle kesintisiz bir şekilde korunan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 364 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 10’u terör örgütü mensubudur. bin 390 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 01 Ocak’tan itibaren hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 4 bin 345’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 55 bin 507 olmuştur” ifadelerini kullandı. 7 Ekim’den bu yana Filistin halkına yönelik orantısız ve acımasız saldırılarını sürdüren İsrail’in daha fazla masum Filistinli ölmeden bir an evvel saldırılarını durdurmalısı gerektiğini Filistin halkının ihtiyacı olan insani yardımların girişine izin verilmesi gerekliliğine vurgu yapan Aktürk, “Tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan bu zulme uluslararası toplumun artık dur demesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor; bazı Avrupa ülkelerinin Filistin Devleti’ni tanıma kararlarını uluslararası hukuk, adalet ve vicdanın bir gereği olarak memnuniyetle karşılıyoruz. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafya bütünlüğüne sahip bir Filistin, sadece barış için değil, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için şarttır” diye konuştu. Eğitim-tatbikat faaliyetleri / uluslararası görevler Türk Silahlı Kuvvetlerinin kapsamlı eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam ettiğine vurgu yapan Aktürk sözlerini şu şekilde sürdürdü: “45 ülke ve yaklaşık 11 bin personelin katıldığı ve bölgede icra edilen en büyük ‘Birleşik Müşterek Tatbikat’ olan EFES-2024’ün Fiilî Atışlı Arazi Safhası Batı Anadolu, Orta Ege, İzmir Körfezi ve Doğanbey Atış ve Tatbikat Bölgesi’nde başarıyla devam etmektedir. Fiilî Atışlı Arazi Safhası 9 Mayıs’ta başlayan EFES-2024’ün Seçkin Gözlemci Günü’nün 29-30 Mayıs tarihlerinde icra edilmesi, tatbikat kapsamında; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkinlik ve caydırıcılığının artmasına katkı sağlayan yerli, millî ve modern teknolojiyi haiz savunma sanayisi ürünlerimizin fuar anlayışı içerisinde sergileneceği ‘Savunma Sanayi Sergisi’ açılması planlanmaktadır. 28 Mayıs’ta Doğanbey Atış ve Tatbikat Bölgesi Seferihisar/İzmir’de açılacak sergiye 48 savunma sanayi firması katılacaktır. Ayrıca, İtalya’da Mare Aperto-Polaris/Italian Minex ile, Konya’da Türkiye-Katar ILGIN-2024 tatbikatları icra edilmekte, 21-23 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Deniz Aslanı tatbikatına katılım sağlanmaktadır. 27-31 Mayıs tarihleri arasında Belçika’da Snow-Master ve ülkemiz sınırları içerisinde Ramstein Guard-24 tatbikatları gerçekleştirilecektir. 17-21 Mayıs tarihleri arasında NATO Güvence Tedbirleri kapsamında, Romanya hava sahasında Havadan İhbar Kontrol uçağımız tarafından uçuş görevi icra edilmiş, 28 Mayıs’ta ise Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Doğu Akdeniz’de uçuş görevi planlanmaktadır. Malezya’nın ardından 17-19 Mayıs tarihleri arasında Jakarta/Endonezya’ya liman ziyaretinde bulunan TCG KINALIADA korvetimiz, bugün de Bangkok/Tayland’a liman ziyareti gerçekleştirmektedir. Korvetimiz, 25 Mayıs’ta ise bir sonraki liman olan Hong Kong/Çin’e doğru seyre başlayacak ve Japonya intikaline devam edecektir.” Ege ve Akdeniz liman ziyaretleri kapsamında TCG NUSRET müze gemisinin; 26-31 Mayıs tarihleri arasında Alanya, Antalya ve Fethiye’ye; Haziran’ın 4’ünde Didim’e, 8’inde ise Ayvalık’a ziyaret gerçekleştireceğini açıklayan Aktürk, “Öte yandan, Bakanlığımıza bağlı birlik ve kurumlarımıza; 16-19 Mayıs tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti Millî Savunma Üniversitesi heyeti tarafından ziyarette bulunulmuş, Birleşik Krallık Kraliyet Savunma Çalışmaları Akademisi heyeti tarafından 18 Mayıs’ta başlayan ziyaret devam etmekte, 26-30 Mayıs tarihleri arasında ise 144’üncü Dönem NATO Savunma Koleji Kıdemliler Kursu heyeti tarafından ziyaret yapılması planlanmaktadır. 19 Mayıs’ta Samsun’da icra edilen Türkiye Yarı Maraton Ligi Finali’nde şampiyon olan TSK Spor Gücü Kır Koşusu Takımımız ile, 15-19 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da icra edilen Uluslararası Türkiye Açık Kick Boks Dünya Kupası’nda 20 madalya; 1’inci Uluslararası Akdeniz Kick Boks Şampiyonası’nda ise 13 madalya kazanan TSK Spor Gücü Kick Boks Takımımızı ve başarı elde eden sporcularımızı bir kez daha tebrik ediyoruz. 20-31 Mayıs tarihleri arasında Isparta/Eğirdir’de 14 ülkenin katılımıyla 4’üncü Uluslararası En İyi Keskin Nişancı Timi Yarışması icra edilmektedir” şeklinde konuştu. Doğal afetlerle mücadele / İnsani yardım faaliyetleri Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından insani yardım faaliyetlerine yurt içinde ve dışında ilgili bakanlık ve kurumlarla tam bir koordinasyon içerisinde destek verildiğine dikkat çeken Aktürk, “Afganistan’da meydana gelen sel felaketi sebebiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle hazırlanan yaklaşık 23 ton (22,5) insani yardım malzemesi A400M uçağımız ile 17 Mayıs’ta bölgeye sevk edilmiştir. İran makamlarının talebi, Dışişleri Bakanlığımız ile yapılan koordine ve Sayın Cumhurbaşkanımızın onayı üzerine İran Cumhurbaşkanı ve heyetinin kaza kırıma uğrayan helikopterini arama kurtarma faaliyetlerine Akıncı İHA ve bir gece görüş kabiliyetli Cougar tipi helikopterimiz görevlendirilmiştir. Bu vesileyle; yaşanan elim kaza sonucu hayatını kaybeden İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve heyette bulunanlarla, Afganistan’daki sel felaketinde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet; Afgan ve İran halkına başsağlığı diliyoruz” diye konuştu. Savunma sanayi, envantere giren yeni silah sistemleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, hemen her alanda geliştirilen ve üretilen yerli ve millî savunma sanayi sistemlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetleri daha da arttığına dikkat çeken Aktürk, “Sayın Bakanımız, 20 Mayıs’ta ASELSAN’ın Ankara Gölbaşı’ndaki tesislerinde gerçekleşen ‘Taşınabilir Erken İkaz Radar Sistemi Teslim Törenine’ katılmıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca; muhtelif miktarda Mini Akıllı Mühimmat (MAM-L), Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sistemi, Kaska Entegre Görüntüleme Sistemi (AVCI) ile Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsizin (ÇBSMT) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. Sonuç olarak başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası misyonlardan insani yardım faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanda, kendisine verilen tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Denizli Sınav kaygısı öğrencilerin omuzlarında yüksek bir yük Denizli Özel Tekden Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Bahtiyar, sınav kaygısının öğrencilerin omuzlarında yüksek bir yük oluşturduğunu belirterek; “Kaygıyla başa çıkmak mümkündür. Önemli olan, gençlere duygusal destek sağlamak ve onlara kaygıyla başa çıkma becerilerini geliştirmektir” dedi. Yaklaşan sınav dönemi öncesinde sık sık karşılaşılan sınav kaygısıyla ilgili olarak önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Gökhan Bahtiyar, “Bugünün gençleri, belki de hiçbir zaman olmadığı kadar büyük bir baskı altında yaşıyorlar. Üniversite ve lise giriş sınavları, gençlerimizin hayatında kritik bir dönem işaret ediyor. Ancak, bu sınavlar sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda yoğun bir duygusal yükü de beraberinde getiriyor. Bugün üniversite ve lise giriş sınavları ile ilişkili kaygıyı ele almak istiyorum. Öncelikle, sınav kaygısının ne olduğunu anlamak önemlidir. Sınav kaygısı, öğrencilerin sınavlara ilişkin endişe, korku ve stres yaşamasına neden olan bir durumdur. Bu kaygı, sınav performansını olumsuz yönde etkileyebilir ve gençlerde psikolojik sorunlara yol açabilir. Üniversite ve lise giriş sınavları, gençlerin hayatlarında büyük bir dönüm noktasıdır. Bu sınavlar, gençlerin gelecekleri hakkında önemli kararlar almalarını gerektirir ve bu da beraberinde büyük bir stres getirir. Özellikle, ailelerin ve toplumun beklentileriyle başa çıkmak, gençlerin üzerinde ek bir baskı oluşturabilir” dedi. “Gençlere duygusal destek sağlanmalı” Bir uzman olarak sınav kaygısı yaşayan gençlerle çalışırken sık sık ‘mükemmeliyetçilik’ sorunuyla karşılaştığının altını çizen Uzm. Dr. Gökhan Bahtiyar, “Birçoğu, sadece başarılı olmakla kalmak istemez, aynı zamanda mükemmel olmak zorundadırlar. Bu, onların duygusal sağlığını olumsuz etkileyebilir ve kaygıyı artırabilir. Ancak, bu kaygıyla başa çıkmanın yolları vardır. Öncelikle, gençlerin sınav kaygısını kabul etmeleri ve bunun bu süreçteki herkeste belirli bir oranda varolan normal bir duygu olduğunu anlamaları önemlidir. Ardından, kaygıyla başa çıkma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmak önemlidir. Bu, düzenli fiziksel aktivitelerde bulunmak, derin nefes alma egzersizleri yapmak ve stres yönetimi tekniklerini uygulamak gibi stratejileri içerebilir. Ayrıca, gençlere duygusal destek sağlamak da önemlidir. Aileler, öğretmenler ve okul rehberlik servisleri, gençlerin duygusal ihtiyaçlarını anlamak ve onlara destek olmak için önemli bir role sahiptirler. Ayrıca, profesyonel yardım almak da önemlidir. Bizler ruh sağlığı uzmanları olarak gençlere kaygıyla başa çıkma stratejileri öğretmeye ve duygusal destek sağlamaya çalışıyoruz. Son olarak, üniversite ve lise giriş sınavları ile ilişkili kaygı, gençlerin hayatlarında önemli bir konudur. Ancak, bu kaygıyla başa çıkmak mümkündür. Önemli olan, gençlere duygusal destek sağlamak ve onlara kaygıyla başa çıkma becerilerini geliştirmektir. Yakında sınava girecek tüm öğrencilere başarılar diliyor, sonuçtan bağımsız olarak sürece odaklanmalarını öneriyorum” diye konuştu.
Tokat "Köşeyi dönme" deyimi Tokat’ta bulunan 6 asırlık bu handa ortaya çıktı Tokat’ta, Çelebi Mehmet ve oğlu 2’nci Murat döneminde inşa edilen Deveciler Hanı, tarihte önemli bir yer tutuyor. Hanın girişindeki sadaka nişlerinden doğan "köşeyi dönmek" deyimi, Orta Asya’dan gelen tüccarların bıraktığı sadakalarla ihtiyaç sahiplerine yardım etme geleneğine dayanıyor. Tokat’ta bulunan Çelebi Mehmet ve oğlu 2’nci Murat döneminde yapıldığı düşünülen Deveciler Hanı, tarihte önemli bir yer tutuyor. 16. yüzyılda inşa edilen bu han, günümüzde ilginç bir hikâyenin kaynağı olarak dikkat çekiyor. Hanın girişindeki iki köşede yer alan sadaka nişleri, zamanla ünlü bir deyimin doğuşuna ev sahipliği yaptı. Orta Asya’dan develeriyle gelen tüccarlar, Deveciler Hanı’na geldiklerinde bu sadaka nişlerine sadakalarını bırakırlardı. İhtiyaç sahipleri ise, bu nişlerden sadece ihtiyaçları kadar parayı alarak köşeden dönüp giderlerdi. Bu durum, zamanla “Köşeyi dönmek” deyiminin ortaya çıkmasına neden oldu. Günümüzde, bu deyim çok fazla para kazanan, ani bir zenginleşme yaşayan kişiler için kullanılsa da asıl anlamı ve kökeni Tokat Deveciler Hanı’ndaki bu sadaka nişine dayanıyor. “Köşeyi dönmek deyimi Tokat’taki bu handan çıkmaktadır” Konuyla ilgili şu açıklama yapan tarih araştırmacısı Aybike Gazme Gazioğlu, “Köşeyi dönmek deyiminin ilk çıktığı noktadayız. Fatih Mehmet Paşa Hanı’ndayız. Bir diğer adıyla Deveciler Hanı’ndayız. Eskiden Orta Asya’dan gelen tüccarlar develeriyle birlikte bu hana gelirlerdi ve bu hanın tam köşesinde sadaka nişi bulunmaktaydı. Hali vakti yerinde olan tüccarlar, bu sadaka nişine sadaka bırakırlardı. Ardından ihtiyaç sahipleri gelip bu sadaka nişinden ihtiyaçları kadar para temin ederlerdi ve oradan köşeden dönüp giderlerdi. Bu zamanla günümüze farklı bir şekilde evrildi. Fakat o dönemde kullanılan manası budur. Günümüzde ise çok fazla para kazanan, bir anda zenginleşen insanlar için kullanılıyor. Lakin bu deyimin asıl manası budur. Hikayesi de Tokat Deveciler Hanı’ndan çıkmadır. Biraz o dönemleri yad edelim diyorum ve bu sadaka nişine, Orta Asya’dan gelen tüccarlar gibi sadaka bırakmak istiyorum” dedi. Deveciler Hanı ve bu özel sadaka nişi, sadece bir tarihi yapı değil, aynı zamanda kültürel mirasımızın önemli bir parçası olarak günümüzde de anılmaktadır.
Bolu Taylandlı turist Türkiye’yi motosikletiyle şehir şehir geziyor Tayland’dan 9 bin 677 kilometre yol aşarak Türkiye’ye gelen ve motosikletiyle şehir şehir gezen 66 yaşındaki Kajzar Chrestophe, Bolu’nun Mudurnu ilçesine ulaştı. Türkiye’de yaklaşık 25 bin kilometre yaptığını ifade eden Chrestophe, “Türkiye’ye yıllar önce geldim. İnsanlar çok mutluydu. Şimdi herkes üzgün görünüyor” dedi. Tayland’da Makine Mühendisliği yapan 66 yaşındaki Kajzar Chrestophe, 10 yıl aradan sonra motosikletiyle 9 bin 677 kilometre aşarak Türkiye’ye geldi. Türkiye’de yıllar önce aldığı motosikletiyle şehir şehir gezen Kajzar Chrestophe, Türkiye’de 25 bin kilometre yaptı. Gittiği il ve ilçelerde kamp kurarak Türkiye’nin gezilecek yerlerini, gezen Chrestophe, Türkiye’nin çok gezilecek yeri olduğunu belirtti. Eşini Tayland’da bırakarak motosikletiyle birlikte Türkiye’nin gezilmedik yerini bırakmayan Chrestophe, Bolu’nun Mudurnu ilçesine ulaştı. Burada mola veren Chrestophe tercüman aracılığıyla Türkiye hakkındaki yorumlarını paylaştı. Türkiye’de eskiden insanların mutlu olduğuna değinen Kajzar Chrestophe, şimdi ise insanların daha üzgün bir halde olduğunu ifade etti. Son kez Türkiye turu yapacağını dile getiren 66 yaşındaki Chrestophe, yaşlandığını söyledi. Makine Mühendisliği yaptığını söyleyen Chrestophe, “Şuana kadar 25 bin kilometre yaptım. Türkiye’ye yıllar önce geldim. İnsanlar çok mutluydu. Şimdi herkes üzgün görünüyor. Türkiye’de çok değişiklik olmuş. Binalar çoğalmış. Türkiye çok güzel. Görülecek çok değeri var. Yaşanacak bir yer. Motosikletimi uzun zaman önce 15 bin avroya aldım. Şehir şehir gezdim. Artık 66 yaşındayım bu benim son seyahatim, yaşlandım. Eşim Tayland’da benimle gelmek istemiyor. Gittiğim yerlerde kamp kuruyorum eşim rahat edemiyor” dedi. (EÖ-RFK