GENEL - 28 Nisan 2012 Cumartesi 16:47

DİYARBAKIR`DA YENİ ANAYASA SEMPOZYUMU

A
A
A
DİYARBAKIR`DA YENİ ANAYASA SEMPOZYUMU

Eğitimde Ortak Çözüm Derneği tarafından organize edilen ve Türkiye`nin 40 ilinden 50 üniversite öğrencisinin katıldığı `Yeni Anayasa Sempozyumu` Diyarbakır`da yapıldı.
Eğitimde Çözüm Derneği`nin organizesiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Heinrich Böll Stiftung Derneği`nin destek verdiği "Yeni Anayasada; Yerinden Yönetim, Kadın, Gençlik-Üniversite, Kimlik, Anadilde Eğitim ve Dünya Modelleri" paneli Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu`nda gerçekleşti. Panelin açış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, böylesi bir organizasyona gençlerin ev sahipliği yapmasına, büyükşehirin de paydaş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Çocukların, gençlerin çok hızlı büyüdüğünü, yaşlarından çok büyük işler yapmak zorunda kaldığını belirten Baydemir, "Kürt sorunu, Kürtlerin millet olmaktan kaynaklanan haklarını kullanamama sorunudur. Bu coğrafyada özgürlükler mutlaka yaşam bulacaktır" dedi.
Moderatörlüğünü gazeteci yazar Yıldırım Türker`in yaptığı sempozyumda BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder "Yeni Anayasa sınıfsal ayrımlara çözüm mü?" başlığı ile bir sunum yaptı. Daha önce Anayasayı ortadan kaldırmaya tam teşebbüsten 12 yıl hapis yattığını belirten Önder, şimdi de 12 kişilik Yeni Anayasa Hazırlık Komisyonu içinde yer aldığını belirterek bunda bir çelişki olduğunu söyledi.
Türkiye`nin Cumhuriyet döneminde de öncesinde de demokratik bir Anayasayı hayata geçiremediğini belirten Önder, "1921 `çerçeve anayasası` ile başlayan modernist Türkiye`nin anayasa serüveni her seferinde çerçevenin daraltılması yahut genişletilmesi tartışmalara arasında geçmiş, ancak çerçevenin içine konacak fotoğraf asla kestirilememiştir" diye konuştu.
"ANAYASA DEVLETİN HALKI YÖNETME KILAVUZU DEОİLDİR"
Anayasaya internet erişimi temel haktır şeklindeki bir madde eklendiğinde ortaya çıkan tablonun `Devlet halkın internet erişiminden sorumludur, her yurttaş internete erişmelidir` demek arasındaki farkın sansür olduğunu belirten Önder, "Türkiye`de anayasalar bugüne dek hep ikinci cümlenin gölgesinde yazılmıştır, devlet anayasadan bir tahakküm alanı çıkarmaktadır. Oysa anayasalar yurttaşların devlete karşı haklarını arayabilecekleri ve devleti değiştirebilecekleri sözleşme metinleridir, devletin halkı
yönetme kılavuzları değil" dedi.
"70 FARKLI ETNİK GRUP ASİMİLE EDİLDİ"
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu da Türkiye`deki Kürtler hariç 70`in üzerindeki farklı etnik grubun tamamının asimile edilerek Türkleştirildiğini ileri sürdü. AK Parti`nin üç seçimdir oyunu arttırarak seçimi aldığını, son seçiminde yeni anayasa yapımı vaadiyle yapıldığını belirten Ensarioğlu, Batı Trakya Türkleriyle Dayanışma Derneği`ne üye olduğunu Kürtlerin istediği her talebin onlar tarafından da dile getirildiğini söyledi. Bu taleplere AK Parti, CHP ve MHP`li milletvekillerinin sahip
çıktığını belirten Ensarioğlu, yeni anayasanın Mayıs ayında yazılacağını belirtti.
"KÜRT SORUNU OLMAZSA ANAYASA YAPMAK KOLAY"
100 madde olarak düşünülen yeni anayasanın en fazla 5 maddesi üzerinde ihtilaf olduğunu belirten Ensarioğlu, "Kürt sorunu olmasa bir haftada yeni bir anayasa yapılabilir. 2012`de yeni anayasayı yapamazsak, 2013`te yapmak zordur. Çünkü mahalli seçim sürecine giriyoruz" dedi.
Toplantının sonunda soru cevap bölümüne geçildi. Soru bölümünde söz alan eski Siirt Milletvekili Osman Özçelik 1982 Anayasası`nın faşizan olduğunu ifade ettiği için cezaevinde kaldığını, referandumda hayır demenin yasak olduğunu anekdotlarla anlattı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Zeytin sektörünün büyük buluşması İzmir’de başladı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Üretimden sofraya uzanan dev buluşmanın önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" dedi. İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, 100’ün üzerinde katılımcı ve 5 ülkeden sektör temsilcilerinin katılımı ile Fuar İzmir’de başladı. 2 Mayıs’a kadar çeşitli etkinliklerle devam edecek olan fuarın açılışına CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, EBSO Yönetim Kurulu Üyesi İdil Yiğitbaşı, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, bürokratlar, akademisyenler, sektör profesyonelleri katıldı. "Değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor" Dünyanın en güzel zeytinyağının bu topraklarda üretildiğini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, tarım yapmaya başladığı toprakların mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek, hakkını vererek bunu işlemek, emeğe, ürüne, markaya dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamak gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anlamda İzmir’e görev olarak verdiği fuarlar şehri kimliğini düşününce böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok şehrimize yakışırdı. Görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz" dedi. "Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" Fuarların zorlu şartlarda gerçekleştiğini söyleyen Tugay, başarılı bir katılım olduğunu ifade etti. Çok katmanlı ve paydaşlı bir fuar düzenlendiğini kaydeden Tugay, markalaşmaya, teknolojiye, pazarlamaya vurgu yaparak, "Türkiye’de 200 milyondan fazla zeytin ağacımız, 3 milyon 750 bin ton zeytin üretimimiz var. Yılda ortalama 300 bin ton zeytinyağı, 700 bin tonun üzerinde sofralık zeytin üretiyoruz. 400 bin ailemiz geçimini doğrudan zeytinden sağlıyor. Dünya sıralamasına baktığımızda sofralık zeytinde üretim ve ihracatta ilk üçteyiz. İspanya ve Mısır ile rekabet halindeyiz. Zeytinyağında aynı şekilde hem üretimde hem ihracatta ilk beş içindeyiz. 120 ülkeye zeytinyağı, 130 ülkeye sofralık zeytin ihraç ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir Türkiye. Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de bu sorumluluğun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. İzmir, bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çaba gösteren şehirlerimizden biridir. Yağlık zeytin üretiminde Türkiye’nin birinci kenti. Türkiye genelindeki zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 14’ünü, yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık 520 bin ton toplam zeytin üretimimiz var. Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" dedi. "Bunlar boş sözler değil" Zeytin Konseyi’ne sahip olduklarını, herkesin destek olabileceğini söyleyen Tugay, markalaşmanın da irdelenmesi gerektiğini söyledi. Tugay, "Ürettiğimiz ürünleri başka ülkelere markasız olarak toplu ihraç ediyoruz. Onlar marka haline getiriyor. Kendi ürünleri olarak satıyor. Bizim 1 liraya sattığımız şeyi onlar 5-10 liraya satıyor" dedi. Geçen yıl kooperatiflere 694 milyon lira destek verdiklerini söyleyen Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu görevin başındayım. İnsanlarımız istediği sürece bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zamanlar bu ülkenin başka evlatları burada olacaklar. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" şeklinde konuştu. "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz" CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ise, "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’de üretilen ancak markalaşamayan ürünlere vurgu yapan Solakoğlu, "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Çok çalışıp para kazanmamamızın da en büyük sebebi, biz hiçbir zaman desteklenmiyoruz. Zeytinyağımızı, peynirimizi markalaştıramamışız, hep fasonculuğa kaçmışız. Standardın olmadığı yerde markalaşmanın olması mümkün değil. Bu konuda hiçbir destek yapılmıyor" diye konuştu. Solakoğlu, Türk mutfağının dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi. 100’ün üzerinde katılımcı Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları oluşturmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 100’ün üzerinde katılımcının yer aldığı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunuyor. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuar, zengin etkinlik programıyla da dikkat çekiyor. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak.
Gaziantep Malatya’nın dolu hasarı ve sanayi yatırımları TBMM gündeminde AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, TBMM’de yaptığı açıklamada 26 Nisan’da Malatya’da etkili olan dolu yağışı sonucu yaklaşık 20 bin dekarlık tarım alanında yüzde 5 ile 40 arasında değişen oranlarda zarar oluştuğunu, hasarın ise lokal düzeyde kaldığını belirtti. Ölmeztoprak, Meclis’te Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile gerçekleştirdiği görüşmede Malatya’nın kalkınma süreci, 6. Bölge teşviklerinin devamı ve yatırım başlıklarını gündeme taşıdı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada Malatya’da etkili olan dolu yağışı ve sanayi yatırımları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Ölmeztoprak dolu hasarı ve yeni sanayi sitesini meclis gündemine taşıdı 26 Nisan’da Malatya’da etkili olan dolu yağışına ilişkin sahadan elde edilen ilk verileri paylaşan Ölmeztoprak, "26 Nisan’da Malatya’mızda etkili olan dolu yağışı sonrası bazı ilçelerimizde tarım alanlarında lokal düzeyde etkilenmeler meydana gelmiştir. İlk tespitler yaklaşık 20 bin dekar alanda yüzde 5 ile 40 arasında değişen etkilenmelere işaret etmektedir. Ancak bu durum il geneline yayılmış bir tablo değildir. Sahada teknik ekiplerimiz çalışmalarını tamamlamış, kesin tespitler kısa süre içerisinde netleşecektir. Diğer taraftan, Malatya’mızda asrın afetini asrın ihyasına dönüştürme gayreti ve üretimi yeniden ayağa kaldırma iradesiyle Altay Kışlası alanında kurulan yeni sanayi sitesi şehrimiz için önemli bir kazanımdır. 714 iş yeri teslim edilmiş, 192 iş yerinin daha temeli atılmış, 600’ün üzerinde yeni dükkânın planlaması sürmektedir. Çiftçilerimizin de esnafımızın da emeğini korumak için var gücümüzle, süreci kararlılıkla takip ediyoruz. Bakanlıklarımız, bürokrasimiz, komisyonlarımız, belediyelerimiz ve Valimiz ile iletişim ve koordinasyon içerisinde çözü odaklı yaklaşım ve adımlarla gayret göstermeye devam ediyoruz" dedi. Bakan Kacır ile kapsamlı görüşme Milletvekili Ölmeztoprak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile bir araya gelerek Malatya’nın kalkınma süreci ve yatırım planları üzerine kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Görüşmede, Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Malatya için hazırlanan projeler, üretim altyapısını güçlendirecek sektörler ve planlanan yatırımların teknik ile mali boyutları değerlendirildi. Üretim kapasitesini artıracak ve istihdama katkı sağlayacak projelerin hızlandırılması talep ettiklerini belirten Ölmeztoprak, Malatya’nın 6. Bölge teşviklerinden yararlanmaya devam etmesinin önemine dikkat çekti. Bu desteklerin 2026 yılı sonrasında da sürdürülmesi gerektiğini Bakan Kacır’a iletti. Teşviklerin özellikle deprem sonrası toparlanma sürecinde sanayi yatırımları ve istihdam açısından önemli rol oynadığı ifade edildi. Ölmeztoprak, Altay Kışlası alanında yürütülen çalışmaların mevcut durumunu, dükkân sayısının artırılması, farklı sektörlerin aynı alanda planlanması ve inşa sürecinin daha hızlı ilerlemesine yönelik talepleri dile getirdi. Fırat Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütülen çalışmaların da ele alındığını belirten Ölmeztoprak, bölgedeki yatırım süreçleri, finansal imkânlar ve destek mekanizmaları üzerine değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Malatya’nın üretim gücünü artırmaya yönelik adımların güçlendirilmesi için taleplerin iletildiğini kaydetti. TBMM’de Malatyalıları ağırladı Milletvekili Ölmeztoprak, TBMM’de Malatya’dan gelen heyetleri de ağırladı. Arapgir İlçe Başkanı Ali Fikri Konukçu, Akçadağ Doğanlar Mahalle Muhtarı İbrahim Doğan ve Battalgazi Hacı Abdi Mahalle Başkanı Cumali Meşe ile bir araya gelen Ölmeztoprak, vatandaşların taleplerini dinlediklerini ifade etti. AK Parti grup toplantısından önemli mesajlar AK Parti Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitaplarını takip ettiklerini belirten Milletvekili Ölmeztoprak, gündeme ilişkin öne çıkan başlıkları da paylaştı. Ölmeztoprak, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bölgemizin içinden geçtiği sancılı dönemde köken, meşrep, mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz" ifadelerine dikkat çekmiştir. Bizler de bu anlayışla hareket etmenin önemine inanıyoruz" dedi. Ölmeztoprak, "Cumhurbaşkanımızın "Rabbim ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız" sözleriyle ifade ettiği gibi ‘hizmet anlayışımızın önümüzdeki süreçte de devam edeceğine inanıyoruz. Ayrıca Türkiye’nin uzun yıllardır hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuştuğu ve bundan geriye dönüş olmayacağını bu kazanımın korunarak sürdürüleceği yönündeki değerlendirmelerini de çok kıymetli buluyoruz" ifadelerine yer verdi.