YEREL HABERLER - 19 Eylül 2016 Pazartesi 16:27

Diyarbakır’da ‘karpuz’ paneli

A
A
A
Diyarbakır’da ‘karpuz’ paneli

Diyarbakır Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nce, “Diyarbakır Karpuzu” adlı panel düzenlendi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen panele, Vali Yardımcısı Haktan Gökçekuyu, İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, Dicle Üniversitesi (DÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Songül Akın, kurum çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Atalar, Diyarbakır’ın özellikle Türkiye’deki tarımı ve hayvancılığı büyük olan ilk 10 il arasında yer aldığını belirterek, “İlimizdeki tarım ve hayvancılığının geliştirilmesi ile ilgili faaliyetlerimiz sürmektedir. Diyarbakır toplam 15 milyon dekar araziye sahip olan bir ildir. Bunun yaklaşık 7 milyon dekarı tarım arazisi. Bu tarım arazisinin de 250 bin dekarında sebze, 154 bin dekarında meyve üretilmektedir. Diyarbakır, küçükbaş hayvan sayısı 1 milyon 250 bin adet, büyükbaş hayvanımız da 370 bin adettir. Manda üretiminde de Türkiye’de ikinci sırada yer alan Diyarbakır’da, 11 bin 200 adet manda bulunmaktadır. Diyarbakır karpuzunun yaklaşık olarak 45 bin dekarda ekimi ve yetiştirme çalışmaları yapılıyor. Bunun da 500 dekarı Diyarbakır çeşidi dediğimiz çeşitlerle yapılmaktadır. Bu konuda faaliyet gösteren çiftçilerimizin desteklenmesi, Diyarbakır ile özdeşleşmiş bu ürünün tarımını devam ettirmelerini amaçlayarak bu festival ve etkinliklerle konuyu canlı tutmaya çalışıyoruz. Karpuz ağırlıkları ortalama 50 kilo olan Diyarbakır çeşitleri yeterince bilinmemektedir. Buradaki amacımız bu değeri Türkiye ve Dünyadaki diğer insanlara da göstermek” dedi.
“Karpuz aslında bir sebze”
Panele konuşmacı olarak katılan Yrd. Dr. Songül Akın ise, doğru bilinen yanlışlardan birinin karpuzun bir meyve olarak bilinmesi olduğunu belirterek, aslında karpuz bir sebze olduğunu kaydetti. Dünyada karpuz üretimi açısından Türkiye’nin ikinci sırada yer aldığını anlatan Akın, şunları kaydetti:
“Diyarbakır’ın sembolü olmasına rağmen maalesef Diyarbakır, Türkiye içerisinde 4’ncü sırada yer alıyor. Adana yaklaşık yüzde 20’lik oranla 1’inci, Antalya yüzde 11’lik oranla 2’nci, İzmir yüzde 6,5’lik oranla 3’üncü ve Diyarbakır ise 4’üncü sırada yer almaktadır. Turfanda döneminde İran’dan yapılan ihracat yerli karpuz üreticisinin belini bükmekte. Bu konu ile ilgili tarım politikasına yönelik çalışmalar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda yapılmaya başlandı. Market fiyatı ile üretici fiyatı arasında yüzde 66’lık bir fark söz konusu. Bu durumda üreticinin çok fazla para kazanması mümkün değil. Bunu Diyarbakır için konuşuyorum. Diyarbakır için şu sembol olma meselesi her şeyden daha önemli bence. Her ne kadar biz karpuzdan ekmek yemesek de karpuzun sembolü olan il karpuzun peşinin bırakmamalı ve karpuzu lansmanlarında kullanması bizim için son derece önemli.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’daki köprülü kavşakta genişletme çalışmaları Kütahya’da trafiğin yoğunlaşması ve artan trafik kazaları nedeniyle Kütahya-Eskişehir yolundaki köprülü kavşakta genişleme çalışması başlatıldı. AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay ve AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, yapılan çalışmalarla köprüye ek şeritler ekleneceğini ifade ettiler. Kavşağın Türkiye’nin ilk kavşaklarından bir tanesi olduğunu dile getien AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay, "Burada katılım şeritlerinin olmaması sebebiyle kazaların meydana geldiği, trafiğin aksadığını, trafik yoğunluğunun meydana geldiğini zaten hepiniz biliyorsunuz. Uzun dönemden beri bununla ilgili şikayetler alıyorduk. Son iki yılda Karayolları Bölge Müdürlüğü nezdimizde Sayın Vekillerimizle birlikte yaptığımız girişimlerle buraya ek şeritlerin yapılmasıyla ilgili inşaat işinin yatırım programına alınmasını sağladık. Mart ayı içerisinde buranın ihalesi gerçekleştirildi. Yapa İnşaat ihaleyi aldı. Kendilerine bayram sonrası inşaata başlama talebinde bulunduk. Nasip olursa dün itibarıyla buraya makineler gelmeye başladı. İnşallah Pazartesi günü itibarıyla burada inşaata başlanacak. Buradaki toplam yatırım 65 Milyon Lira. Bunun bizim için şöyle bir anlamı var, şu andaki mevcut köprüyü hem koruyoruz hem de yanına eklemelerimizle burayı modern bir köprü haline getireceğiz" diye konuştu. AK Parti Kütahya Milletvekili Adil Biçer, "Tıpkı geçen sene Zafertepe Kavşağında başlatılan akıllı kavşak çalışmasından sonra, AK Parti Kütahya milletvekilleri ve il başkanımızla birlikte Kütahyamızın her ne ihtiyacı varsa takibini yapacağız" dedi. AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, ayrıca bir çevre yolu projesi olduğunu, onun üzerinde çalıştıklarını dile getirdi. AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir de, çalışmaların bir aksilik olmaması halinde yaz sonunda biteceğini belirtti.
İstanbul Yıldız Holding’in hedefi değişimi sorumlu liderlikle yöneterek iş dünyasına öncülük etmek Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Mehmet Tütüncü ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Dönüşüm ve Teknoloji Lideri Yahya Ülker, Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde konuştu. Tütüncü, "Değişimden etkilenen değil, değişimi yöneten bir şirket olarak iş dünyasına öncülük etmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullanırken Ülker ise, “Sorumlu iş modellerine yatırım yaparak sadece bugün için değil gelecekte de anlamlı olacak çalışma modelleri geliştiriyoruz” dedi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Mehmet Tütüncü ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Dönüşüm ve Teknoloji Lideri Yahya Ülker, Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik” ana temasıyla Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde konuştu. Ekonomi Zirvesi’nin ikinci günü gerçekleşen “Liderlerin Gelecek Vizyonu: Yarının Şirketi için Yenilikçi Yaklaşımlar, Yatırımlar ve Hedefler” başlıklı panelde konuşan Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding’in 80 yılının arkasındaki sürdürülebilir başarı stratejisini katılımcılarla paylaştı. Değişimin sürekli ve mutlak olduğu günümüzde, belirsizliği yönetmenin şirketler için en kritik yetkinliklerden biri olarak belirten Tütüncü, "Belirsizliği genellikle olumsuz bir durum olarak görüyoruz. Diğer yandan belirsizlik, riskler kadar fırsatları da içinde barındırıyor. Burada önemli olan bakış açımızı, düşünce sistemimizi değiştirerek yalnızca risklere odaklanmak yerine fırsatları da görebilmek. Ben bu dönemi yönetirken ‘temkinli iyimserlik’ ile hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum. Bir yandan hızlı değişen şartlarda, stratejinin de dinamik olması lazım. Bir başka deyişle akışkan stratejiler üretmeliyiz. Gıda ve perakende gibi iki önemli sektörde faaliyet gösteren bir Holding olarak, ekosistemdeki dönüştürücü rolümüzün bilinciyle; tüm paydaşlarımızın güven ortamında hareket ettiği, inovasyona ve verimliliğe katkı sağlayan bir kurum kültürüyle sürdürülebilir başarıyı hedefliyoruz. Değişimden etkilenen değil, değişimi yöneten bir şirket olarak iş dünyasına öncülük etmeyi amaçlıyoruz. Gelecek, varılan bir nokta değil, gelecek bir süreç. Dolayısıyla geleceği inşa edebilmek için değişimi kucaklamamız lazım. Bunu da ekosistemdeki sorumluluğumuzun bilinciyle paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor. Biz 80 yıldır olduğu gibi, tüm paydaşlarımız için, onlarla birlikte değer üretmeye, ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ felsefemiz ışığında toplumsal faydayı artırmayı sürdürürken, yeni coğrafyalara yapacağımız yatırımlarla da pozitif etkimizi büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Aynı gün “Girişimcilik: Yeni İşler, Trendler ve Teknolojiler” panelinde konuşan Yıldız Holding Dönüşüm ve Teknoloji Lideri Yahya Ülker ise, Yıldız Holding’in gıda ve perakende sektörlerinin geleceğini dönüştürmedeki etkisinin altını çizerek, "Ana iş kollarımız olan gıda ve perakende sektörlerinin geleceğini inşa ederken, ekosistemde değer oluşturma sorumluluğumuzu ön planda tutuyoruz. Pozitif etki yapan ve sürdürülebilir bir geleceğe ilham veren yenilikçi fikirleri destekliyor, paydaşlarımızla birlikte ekosistemi dönüştürmeyi önceliklendiriyoruz. Sorumlu iş modellerine yatırım yaparak sadece bugün için değil gelecekte de anlamlı olacak çalışma modelleri geliştiriyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek için inovasyona daha fazla kaynak ayırarak, amaç odaklı ürün ve iş modelleri tasarlıyoruz. 2030 yılına kadar sürdürülebilirlik odaklı inovasyon yatırımlarımızı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Diğer taraftan ‘değer oluşturma hedefi’ doğrultusunda, kadın girişimciliğini güçlendirme konusunda önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Yıldız Ventures’ın kuruluşundan bu yana dünya genelinde 85’ten fazla kadın girişimciye 5 milyon doları aşan finansal destek sağlayarak, Girişim Sermayesi Fonları aracılığıyla önemli katkı sunuyoruz” dedi.
Mersin Çağdaş Atan: "Avrupa’ya gidebilmek için ipler bizim elimizde" RAMS Başakşehir Teknik Direktörü Çağdaş Atan, Hatayspor galibiyeti sonrası yaptığı açıklamada, çok iyi bir takıma karşı kazandıklarını belirterek, "Şu an 4. sıraya yükselmiş vaziyetteyiz. Bütün ipler bizim elimizde Avrupa’ya gidebilmek için, 4 tane final maçımız kaldı. Kendi maçlarımızı kazanırsak, kayıtsız şartsız Avrupa’ya gidebileceğiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Başakşehir, Mersin Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Hatayspor’u 2-1 mağlup etti. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Başakşehir Teknik Direktörü Çağdaş Atan, yaklaşık 20 maçtır final maçları oynadıklarını söyledi. Bugünkü maçın da hem kendileri hem de Hatayspor için çok önemli olduğunu kaydeden Atan, "Çok zor olacağını biliyorduk. Çünkü Hatayspor için kırılma maçlarından bir tanesi. Çok iyi bir takıma karşı kazandığımızı söyleyebilirim. Oyunu son dakikaya kadar bırakmadılar. Forse etmeye çalıştılar. Uzun topla bizi ceza sahamıza ittirmeye çalıştılar. Oyuncularımla gurur duyuyorum gerçekten. Şu an 4. sıraya yükselmiş vaziyetteyiz. Bütün ipler bizim elimizde Avrupa’ya gidebilmek için, 4 tane final maçımız kaldı. Kendi maçlarımızı kazanırsak, kayıtsız şartsız Avrupa’ya gidebileceğiz. Bu bizim için büyük bir heyecan. Bunu geçen hafta da söyledim. Çünkü başlangıç noktasından bugüne gelinen noktaya bakarsak eğer, çok büyük mesafe kaydettik. Oyuncularıma da söyledim, ben onlarla gurur duyuyorum ama onların kendileriyle gurur duyması gerekiyor. Çünkü çok çok uzun ve zorlu yoldan bir dönüş yaptılar. Çok büyük irade koydular, pes etmediler, kırılmadılar. Bize inandılar, sadık kaldılar planlara ve ikna oldular" diye konuştu. Çok önemli bir maçı kazanmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Atan, "Ama onun yanında da Hatayspor’a ve Volkan Hocaya, bu iyi takıma başarılar diliyorum. Bundan sonraki maçlarında çok zorlu bir süreç, umarım istediklerini alırlar. Diğer bütün düşme potasındaki takımlara da başarılar diliyorum. Çok zorlu maçlar, bizde 2-3 haftadır sürekli aşağıdaki takımlarla da oynuyoruz. Gerçekten oynaması zor, rekabetçi maçlar oluyor. O yüzden bütün takımlara başarılar diliyorum" şeklinde konuştu.
İstanbul Türkiye’de konser verecek olan Kızılordu Korosu’na protesto Çoğulcu Demokrasi Partisi, önümüzdeki günlerde Türkiye’de konserler verecek olan Kızılordu Korosu’nu protesto etti. Çeşitli pankart ve dövizlerin açıldığı eylemde konuşan partinin Genel Başkanı Faruk Arslandok, "Bu yas ve anma günlerine denk gelen tarihlerde, soykırım ve sürgünlerin uygulayıcısı Rus ordusunun korosuna böyle bir organizasyonun yapılmış olması utanç vericidir" dedi. Çoğulcu Demokrasi Partisi, Mayıs ayında Türkiye’de konserler verecek olan Rus Kızılordu Korosu’nu, Kırım Tatar ve Çerkez halklarının sürgün ve soykırım kurbanlarını andığı günlerde konser vereceği gerekçesiyle protesto eylemi düzenledi. Beyoğlu’nda düzenlenen eylemde ’Kanımızı içtiniz, hiç olmazsa yasımıza saygı gösterin’, ’Kafkasya ve Kırım Yas Tutarken Kızılordu Baykuşları Çatımızda Ötemez’ gibi yazıların olduğu dövizler ve pankartlar açılarak koro için tepki gösterildi. "Soykırım ve sürgünlerin uygulayıcısı Rus ordusunun korosuna böyle bir organizasyonun yapılmış olması utanç vericidir" Konuya ilişkin açıklama yapan Çoğulcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Faruk Arslandok, "Çerkes’ler ve Kırım tatarları Rus çarlığı tarafından anayurtları işgal edilmiş, Rus çarlığı ve Sovyet Rusya tarafından farklı zamanlarda soykırıma ve sürgüne uğratılmış iki halktır. Çerkes’ler Rus Çarlığı’nın anavatanlarını işgal girişimine karşı 101 yıl yurtlarını ve özgürlüklerini korumak için, bu orantısız güce karşı destansı bir özgürlük mücadelesi vermişlerdir. Bu mücadele sırasında Rus Çarlığı’nın devasa imparatorluk ordusu orantısız bir güçle, yurdunu ve özgürlüğünü savunan Çerkes halkına acımasız bir soykırım uygulamıştır. Bu yıl da, Çerkes’ler ve Kırım Tatarları, önceki yıllarda olduğu gibi Soykırım ve sürgün anmalarına hazırlanırken çok talihsiz bir gelişme gündeme gelmiştir. Rus Kızıl Ordu Korosu’nun tam da bu anma tarihlerine denk gelen bir organizasyonla, 14 - 25 Mayıs tarihleri arasında, ülkemizde bir dizi konser vereceği duyurulmuştur. Çerkes ve Kırım Tatarları için çok büyük anlamı olan bu yas ve anma günlerine denk gelen tarihlerde, soykırım ve sürgünlerin uygulayıcısı Rus ordusunun korosuna böyle bir organizasyonun yapılmış olması utanç vericidir" ifadelerini kullandı.